HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 07 AĞUSTOS 2022, PAZAR

Çözümün adresi ne?

07.04.2021 00:00:00
'Çözümün adresi ne?' seslendirme dosyası:
İnsan Eşrefi mahlûk - en şerefli varlık olarak yaratıldı, Yeryüzünde ve gökyüzünde ne varsa insanın emrine sunuldu. Yine yeryüzünde her şeye hâkim olma hakkı İnsana verildi. Fakat insan da Allah'a kulluk için yaratıldı ve O'na döndürülecektir. İşte bundan dolayı yeryüzünde bulunan bütün düzenler ve yönetimlerin merkezinde mutlaka insan olmalı. Ve böylece insanın mutluluğu ve huzuru sağlanmalı. İşte böyle bir yaşam insanın dünya ve ahiret mutluluğunu sağlar.

Fakat tarih boyunca yine insanlar tarafından icat edilen düzenler insanları köleleştirmiştir. Mutlu bir azınlık hükmeden, çoğunluk hükmedilen olmuştur. Dünya tarihi bunun sayısız örnekleriyle doludur.

Günümüzde bu daha modern bir şekilde vahşi kapitalizmin sömürü düzeni olarak uygulanmaktadır. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler gibi İnsana hoş gelen kavramlarla kitleler uyutulmaktadır. Maalesef güzel ülkemizde bu düzenden nasibini almakta… 

Atatürk'ten sonra bizleri yönetenlerin, bağımsız milli çözümler üretememesi yıllar içinde, her yönüyle bağımlı hale gelmemize sebep olmuştur.

Bugünlerde NATO'ya girmemizin 69. yılı oldu. 1952'de Demokrat Parti iktidarında NATO'ya resmen girdik. Fakat 1949'dan itibaren CHP'nin iradesi de bu ittifaka girmek şeklindeydi.

Atatürk'le kurtulduğumuz mandacı politikalar maalesef Onun vefatından sonra Türkiye'de sağ sol iktidarlar tarafından hep adım adım uygulamaya konuldu.

AB mutlak hedefimiz oldu. Bu uğurda batının çıkarları için ilk sınav Kore'de Mehmetçiğin kanıyla verildi. Ödül olarak Marshall yardımları, Turuman doktrinleri çerçevesinde bir lütuf olarak milletimize sunuldu. İktidarlar Batı'nın bu şekilde yardımlarını halkımıza bir lütuf olarak takdim etti ve tanıttılar. Bu süreçte kaybeden hep milletimiz oldu. Fakat koltuklar bu uygulamalardan dolayı birileri için hep sağlamlaştı. Ara sıra aykırı ses çıkarmak isteyenler olduysa da hemen kulakları ambargolarla çekildi, hizaya getirildiler.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra Türkiye de sağcı, solcu, milli görüşçü bütün yönetimler hep politikalarını ve çözümlerini kendi renkleriyle (yeşil, kırmızı, beyaz) boyatıp kapitalizmin ekonomik, siyasi ve kültürel yansımaları şeklinde uygulanmıştır. Yeni Dünya düzeninde ise BOP eş başkanlığı görevini üstlenen Türkiye ne kadar bağımsız acaba.

Geçmişte Anavatan Partisi ile uygulamaya koyulan alicengiz oyunu seçim sistemi hiçbir iktidar tarafından asla değiştirilmedi. Çünkü işlerine bu seçim sistemi yarıyordu. En son AK Parti ile iktidarda kalmanın en önemli aracı olarak seçim sistemi hep güçlendirildi. Bu sayede halkın oylarıyla ekonomik, siyasi ve kültürel çözümsüz politikalar iktidarda kalmaya devam ediyor.

Bugün sonuçlarına baktığımızda dünyada kapitalizmin güçlenmesini sağlayan pandemik süreç ülkemizde de en derin şekilde etkisini gösteriyor. Ekonomik çöküş her kesimde kendini en derin bir şekilde gösteriyor. Toplumun her kesimi ümitsiz ve mutsuz… İşsizlik, enflasyon, işyerlerinin iflas ile kapanması daha niceleri saymakla bitmez.

Maalesef bu pandemi vesilesiyle çifte standart uygulamalar herkesin gözü önünde devam ediyor. Hastanelerde yatak bulamadığı için sıra beklerken hayatını kaybedenlerin yanında, yandaş olunca özel ambulans uçaklarla her türlü imkânlardan yararlananlar. Herkese yasak Ak partiye serbest lebalep kongreler, mitingler, açılışlar, cenazeler vs.

Liyakatsiz insanlardan sırf yandaş oldukları için Türkiye'de seçkin bir sınıf oluşturuldu. Bunlar için hiçbir şekilde geçim derdi sıkıntısı yok. Sülale boyu her türlü maaş ve imkânlardan faydalanan bir güruhun varlığı artık saklanamaz bir gerçek.

Örnek olarak eski Ak partili milletvekili, 25'in üzerinde kişi hiçbir devlet tecrübesi olmadan devletin elçisi olarak yabancı ülkelere atandı. Bunların içinde çok ilginç görüş sahibi örnekler mevcut. İlim yuvası olması gereken Üniversitelerimize en az 21, eski Ak Partili milletvekili rektör olarak atandı. Ve daha niceleri, örnekler çok. 

Bunlar devam ederken bir de sanki bir başka yere gitmeyin dercesine, bize oy verin diye ortaya çıkan eski Ak Partililer de var. Ahmet Davutoğlu 2010 yılında stratejik derinlik teorisi(!) ile hükümetteki görevi gereği komşularla sıfır sorun dedi, Bütün komşularımızla bizi düşman etti. Ülkemizi ekonomik ve siyasi olarak batağın içine sürükleyen yanlış ve ferasetsiz yaklaşımlarıydı.

Ali Babacan 2003'te Irak'a ilk bomba düşer düşmez 8,5 milyar dolarlık bir para dilimi de gelmiş olacak dedi ve Müslüman kanından politikalar üreten insanlar olarak tarihe geçtiler. Daha nice örnekler verilebilir fakat bu yazı ona yetmez.

Demek istediğimiz bize ait olmayan, bizi birilerinin kulu, kölesi, sömürü aracı yapan politikalar maalesef bizim yöneticilerimiz tarafından çözüm üretemedikleri için, bilerek bilmeyerek acı reçetelerle milletimize uygulanıyor. Sanki başka çare çözüm yolları yokmuş gibi.

Çare var, çözümü ortaya koyan Bağımsız Türkiye Partisi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yetiştirildiği kadrolar, genel başkanı Hüseyin Baş'la milletimizin önünde dimdik çözümün adresi olarak duruyor. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ile insanımıza sunduğu reel, gerçek hayatımıza yönelik ekonomik, sosyal, kültürel çözümler değişik platformlarda ve Yeni Mesaj gazetemizin köşe yazılarında yıllardan beri her yönüyle ortaya konuyor.

Dünya Haydar hocanın Milli Ekonomi Modelini uyguluyor, bu sayede hem devletlerini, hem de insanlarını kurtarıyorlar.

Bugün Türkiye'de herkesim; işçi, emekli, memur, esnaf, sanayici, çalışan, çalışmayan, kadın, erkek, genç, çocuk herkes büyük sıkıntılar içinde. Tarif edilmez maddi manevi kayıplar tüm kesimler tarafından en acı bir şekilde yaşamakta. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş Bey'in söylediği gibi, ekonomi denilen şey insanımızı mutlu etmedikten sonra, huzurunu ve refahını sağlamadıktan sonra ne işe yarar. Milletine çözüm olmayan, başkalarının servetine servet katan ekonomik çözümler nasıl iyilik olarak kabul edilebilir ki.

Bugün piyasaların paraya ihtiyacı var. Vatandaşın cebinden gelen para ile piyasaların canlanmaya ihtiyacı var. Buda ancak Prof. Dr. Haydar Baş'ın milli ekonomi modelinin uygulanmasında olur.

Asgari ücretin en az 10.000 TL olması, ev hanımı maaşı, vatandaşlık maaşı, faizsiz esnaf, çiftçi, sanayici kredileri, faizsiz evlilik kredileri ve bunlar gibi, tamamen kendi öz kaynaklarımıza karşılık senyorajın arttırılması ile piyasaların ihtiyacı olan para, mutlu olacak vatandaşlar vasıtasıyla piyasaya sürülebilir.

Bunların detayı on yıllardan beri Prof. Dr. Haydar Baş hocamız ekibiyle birlikte uluslararası ve ulusal bazda hem anlattı, hem de dünyada uygulamasını sağladı. 

Türk milleti isterse bu milli ekonomi modeli Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'la ülkemizde uygulayabilir.  

Artık bu çözümsüz iktidar ve muhalefet siyasilerini dinlendirelim. Vatandaş olarak kendinizi işinizi, aşımızı koruyalım, ülkemizi kurtaralım. Var bir hayalimiz diyen kadrolarla birlikte, çocuklarımız için Bağımsız şerefli yarınlar inşa edelim.

 



 
Ömer Turan / diğer yazıları
- Tehlikeli oyunlar / 27.01.2022
- Ekonomi hangi sistemle değişir? / 19.01.2022
- Ekonomide gerçek / 30.12.2021
- Hz Mevlana ve kutlu yolu / 22.12.2021
- BTP Türkiye’nin geleceği / 15.12.2021
- Dini anlamada ve yaşamada yöntemimiz / 08.12.2021
- Kendini milletine adamış lider / 10.11.2021
- Dilimiz ve alfabemiz Türkçe / 03.11.2021
- Kaybolan değerlerimiz! / 27.10.2021
- Siyaset çözüm üretemiyor / 20.10.2021
- Mevlid kandilimiz / 14.10.2021
- Trabzon’da BTP coşkusu / 12.10.2021
- Yaşanan gerçek geçim sıkıntısıdır / 06.10.2021
- Milletin doğan güneşi / 29.09.2021
- Kandırıldık! / 15.09.2021
- Dostlardan haberler / 10.09.2021
- Eğitim öğretim üzerine / 09.09.2021
- Peygamberimizin davet mektupları ve Dinlerarası Diyalog / 05.09.2021
- Hz Hüseyin’in ashabının ışık tutan halleri / 25.08.2021
- Hz. Hüseyin’in (a.s) kıyamının sebebi / 11.08.2021
- Peygamberimizin mirası / 28.07.2021
- İnsan istediğine ulaşır / 24.07.2021
- İşsizlik, yoksulluk ve demokrasi / 15.07.2021
- Örnek model Ehl-i Beyt / 07.07.2021
- Karanlıklarda aydınlık yüzleri çıkaran lider / 30.06.2021
- Milletin geleceği kimin elinde? / 23.06.2021
- Allah’ın güzel kulu / 16.06.2021
- Birlik ve kardeşlik için / 10.06.2021
- Milleti Atatürk’ünü hep rahmetle anıyor / 02.06.2021
- Geleceğimiz için varlıklarımızı koruyalım / 26.05.2021
- Helalleşelim mi? / 19.05.2021
- Bayramımız Bayram Olsun / 13.05.2021
- İnsanca yaşamak / 05.05.2021
- Çocuklar sevinsinler / 28.04.2021
- Ramazan iklimi / 21.04.2021
- 14 Nisan, hasret bir yıl / 14.04.2021
- Çözümün adresi ne? / 07.04.2021
- Günümüzde güzel ahlak / 01.04.2021
- Güzel ahlak için onu yaşayan örnek şart / 24.03.2021
- Çanakkale’de başlayan Kurtuluş Savaşı / 18.03.2021
- Birlik ve beraberlik ruhu / 12.03.2021
- Kutlu Mirac Kandiliniz mübarek olsun / 10.03.2021
- Tevhid-i Tedrisat’ın 97. yılı / 05.03.2021
- Sessiz devrimle başlayan Milli Ekonomi Modeli çağı / 03.03.2021
- Toplumsal barış nasıl sağlanır? / 26.02.2021
- Atatürk ve din / 24.02.2021
- Liderler gençleri anlayabiliyor mu? / 19.02.2021
- Gençlerin insanlığa yön vermesi / 17.02.2021
- Dünya hayatı zulüm mü? (2) / 11.02.2021
- Dünya hayatı zulüm mü? (1) / 10.02.2021
- Millet olarak varlığımızı sürdürmenin yolu -2- / 04.02.2021
- Millet olarak varlığımızı sürdürmenin yolu -1- / 03.02.2021
- Birliğin adresi Kur’an ve onun canlı örneği Ehl-i Beyt / 28.01.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

07.04.2020, 07.04.2019, 07.04.2018, 07.04.2017, 07.04.2016, 07.04.2015, 07.04.2014, 07.04.2013, 07.04.2012, 07.04.2011, 07.04.2010, 07.04.2009, 07.04.2008, 07.04.2007, 07.04.2006, 07.04.2005, 07.04.2004, 07.04.2003, 07.04.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.