Her cumartesi, Bağımsız Türkiye Partisi İstanbul ilçe teşkilatları bir araya gelerek seçili ilçelerde esnaf ziyareti yapıyor. 3'ncü bölge teşkilatları, bu cumartesi Bakırköy ve Büyükçekmece ilçelerinde çalışma yaptılar. Timoma ameliyatı sebebiyle bu hafta evde istirahatteyim.
Namaz için abdest alırken, banyonun menfezi ile balkon kapısı arasında oluşan hava akımı sebebiyle, kapı altından kış soğuğunu tüm ihtişamıyla hatırlatan bir uğultu oluştu. Aklıma birden saha çalışması yapacak teşkilatlar geldi. Kışın bu ayazında, kapı kapı dolaşıp esnafa kendimizi hatırlatmak çabası içinde olacaklar. O an, şöyle bir nefsimi yokladım. Gerçekten de, sıcacık evinden çıkıp, sahaya böyle bir çalışma için inmek insanın nefsine ne kadar da ağır geliyor. Benim şu an bahanem var, ameliyatlıyım ama eminim ki her insanın bir bahanesi olabilir.
Sonra düşündüm. BTP teşkilatları gerçekten deli olmalı, ya da aşık olmalı. Zaten her aşık, deli değil midir? Kışın ayazında, hiçbir menfaat beklentisi olmadan, bir insanı sokaklara dökecek olan ancak aşktır. BTP teşkilatlarında bu, vatan ve millet aşkıdır. Gelecek nesillere, onurlu yaşayabilecekleri bir vatan bırakma sevdasıdır. Bu aşk, herkese nasip olmaz. Bu bir seçilmişliktir, bu bir ayrıcalıktır. Bunun kıymeti bilinmelidir.
Bazen insanlar, bu karşılıksız fedakarlığın sebebini çok merak ediyor. Anlayamıyorlar, işin altında bir bit yeniği arıyorlar. Benim kişisel motivasyonum şu şekilde. Ben, dünya zevkleri içinde yüzerken ölmek istemiyorum. Son nefesimi, Yaradana kavuşmak arzusuyla vermek istiyorum. Yani, son nefesimi verirken dünyaya sımsıkı sarılmak istemiyorum. Bana göre bu, acı bir son. İşte bu duygularla vatan ve millet için mücadele ederken ölmek istiyorum. Eminim ki, BTP teşkilatlarının her bir neferinde buna benzer bir duygu hakim.
Ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş hocamız, "Ben son nefes için siyaset yapıyorum" derdi ve bundan dolayı da bazen "Allah benden razı oğlum, bundan endişeniz olmasın" derdi.
Yine Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'a çıktığı gün "Yalnız Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu milli kuvvete, Türk milletine güvenerek işe başladım" demiştir. İşte bu duyguya iman denir.
- İktidar olmadan istihdam / 12.01.2026
- Deli miyiz, âşık mıyız? / 11.01.2026
- Navilerin istiklal mücadelesi / 05.01.2026
- Evlilik eğitimi / 05.08.2025
- Gadir-i Hum Bayramı neden önemli? / 02.08.2025
- Kaçınılmaz arz fazlası / 14.04.2025
- Vasiyet ve sözleşme / 13.04.2025
- Chat Gpt ile MEM üzerine / 04.04.2025
- Gençlerin yurt dışı hayalleri / 03.02.2025



























































































