HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 OCAK 2022, PERŞEMBE

Denizin çığlığı

08.06.2021 00:00:00
'Denizin çığlığı' seslendirme dosyası:

Yaradan insanlara akıl vermiş. 

Gönderdiği kitapta ilk emir 'OKU'…

Okumak ve yazma kbir medeniyet göstergesi… Gezici köy öğretmenlerinin zaman mekan gözetmeksizin insanları aydınlatmak için devlet görevlisi olarak kar, yağmur, çamur demeden görev yaptıkları dönem henüz unutulmadı. Köy Enstitüleri bile bugün konuşulmasına rağmen benzeri bir uygulama başlamadı. Köy okulları kapanıp, taşımalı sisteme geçildiğinden beri pek çok köy; önce okulsuz, sonra bayraksız ve Milli Bayramlarda törensiz kaldı. Tabii, İstiklal Marşı'nın kıtaları da unutuluyor. 

Akıl danışacak olan okuldaki öğretmen hanıma veya öğretmen beye müracaat eder; ondan tavsiye alırlardı. Verilen akla uymasalar bile dinlerlerdi. Şimdi kime danışıyorlar dersiniz? Tüm köylerde ebe var mı? Tüm köylerde basit bir rahatsızlıkta müdahale edilecek sağlık ocağı var mı? Öyle köyler var ki, yolu yok…

Yıllar önce Marmara'nın şirin bir ilçesi olan eski ismi Kios, yeni adı ile Gemlik'te evlerin önüne tekneler bağlanır, balığa çıkılır. Hatta bazı evlerin altındaki hangarlara çekilirlerdi. Gemlik'ten öteye Kumluk sahiline inilir, daha ileride Bursa'nın dört Ali'sinden biri olan Karacaali eskinin sahil sonu olarak bilinirdi.  

Gemlik'ten sonra zeytinliklere giden toprak bir at arabası yolu vardı. İhtiyaçlar genellikle tekneler ile denizden balıkçı tekneleri ile taşınır, gündüz büyük sandallardan atılan ağlar, gece karaya çekilirdi. Körfez'deki balık bolluğunu anlatamam. Hele bir karidesler çıkardı ki, tadı ve boyutları ile çok özeldi. 

Sonrasında her şey azaldı. Bir gün geldi dip balıkları dışında gezgin balıklar Körfez'e uğramaz oldu. Eski palamutlar, zarganalar, barbunlar, lüferler kayboldu. Bir de baktık ki elimizde, yüzüne bakmadığımız; cıva bakımından zengin çıplak mezgitten başka bir şey kalmamış…

Önce İznik Gölü'nün kerevitleri, yayınları yok oldu. Sazanların cinsi değişti, İsrail menşeili canavar sazanlar yakalanmaya başladı. İlik balıkları, pavuryalar, yengeçler yok oldu. Gölün sodalı suyu karardı. Bir zamanlar yarışlar yapılırken teknelerin beyaz gövdeleri ve yelkenleri beyazın en temiz tonlarına döner, su boşaltmakta kullanılan çamçaklar ile gölün suyu susayanlarca içilirdi. 

Sonra bir gün gölü neyin kirlettiğine, ürünlerin neden yok olduğuna bakmak aklımıza geldi. Gördük ki, göle bağlantısı olan tüm dereler fabrika atıkları ve tarım ilaçları ile kirleniyor, toplu balık ölümleri görülüyordu. Suçu köylerden ve civardan derelere karışan evsel atıklara yıkmaya çalıştılar. Oysa zaman içinde evsel atıkların en tehlikesizi olduğu ortaya çıktı. Çünkü bakteriler evsel atıkları yiyor ve gaz haline çevirerek havaya karışıyordu.  Kimyasallar ise yok olmuyor, aksine karıştığı bölgede suyun etkisi ile çoğalıyordu. 

Yine bir defasında Karacabey boğazından Marmara'ya dökülen Koca dereyi Airbot ile dolaşırken Nilüferin kollarının ne kadar kirli aktığına, koca depolara sahip tankerlerin kirli sularını nasıl görünmez bir köşeden deşarj ettiklerine şahit olduk. Koca derenin suya karıştığı yerdeki kirlilik Mudanya ve Gemlik Körfezi'ne doğru adeta kalemle çizilmişçesine ayrılıyordu. 

Marmara Denizi'nde başlayan kirliliği kapalı kapılar ardında kamuoyundan gizleyerek tartışan belediyelerin tercihlerini, atık sularını Marmara'ya bırakan sanayi tesislerinden yana kullandıkları, "Bizden sonra tufan" diyerek görev yaptıkları bir gerçek. 

Yıllar önce Tuna Nehri'nin döküldüğü noktadan başlayan atık haritası, sadece Karadeniz kıyılarını değil, bugün Ayvalık, Aliağa, İzmir gibi bölgelere kadar genişlemiş durumda. Akdeniz kıyıları da kendi yok oluşunu yaratıyor.  

Çevreciler 2050 yılında okyanuslarda balıktan çok naylon olacağının müjdesini verirken daha fazla geç olmadan tedbir alınmasını istemekte haklılar. 

Denizlerimiz Salya-Sümük ağlarken; fırtınalar, hortumlar ve zamansız su baskınları ile sesini duyurmaya, çığlık çığlığa bağırmaya devam ediyor…

Biz de üç maymunu oynamaya devam ediyoruz. 

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.06.2020, 08.06.2019, 08.06.2018, 08.06.2017, 08.06.2016, 08.06.2015, 08.06.2014, 08.06.2013, 08.06.2012, 08.06.2011, 08.06.2010, 08.06.2009, 08.06.2008, 08.06.2007, 08.06.2006, 08.06.2005, 08.06.2004, 08.06.2003, 08.06.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.