HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

Doğruları konuşmak

14.10.2017 00:00:00
İnsan olarak en önemli görevlerimizden biri; doğru bilgileri doğru kişi veya yerlerden elde etmek, elde ettiğimiz bilgilerin doğruluğunu teyit ettikten sonra da aynen aktarmaktır. 
Hakikatlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmak ve hakikatleri gizlememek hem insani hem de imani bir görevdir. Bizler; anne-baba veya akraba aleyhinde dahi olsa doğru şehadetimizi gizlememeliyiz. Bu şahitliğimizle zengin, şöhret sahibi birisi veya fakir birisi hakkında olsa da hüküm vericiyi yanıltmamak için mutlaka doğruyu anlaşılır bir şekilde ifade etmeliyiz. Adaletin ortaya çıkmasında gerçeği çarpıtmak veya şahitlikten vaz geçmek de kabul edilebilir bir durum değildir. 
Sosyal medyadaki durum da bundan farklı değildir. Yazdığımız, beğendiğimiz veya paylaştığımız bir bilgi veya haberden dolayı birinin hakkı yendiyse veya o bilgiden dolayı birisi incindiyse yazan, beğenen ve paylaşan bundan sorumludur. Hem de bu konu kul hakkına girer ki; Allah'ın şirk ve zulüm kabul ettiği bir durumdur. Allah onu affetmediği gibi peşini de bırakmaz. Dünyada iken intikamını alır.
Yanlış bir haberi yazmak, konuşmak, beğenmek ve paylaşmak nasıl sorumluluğu gerektiriyorsa, doğru olarak bildiğimiz bir şeyi de gizlemek, konuşmamak, yazmamak ve paylaşmamak daha da büyük sorumluluğu gerektirir. Bundan dolayı Cenab-ı Hak, "? Allah'tan kendine ulaşmış bir tanıklığı gizleyenden daha zalim kim vardır" (Bakara: 140) buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir. 
Bundan yola çıkarak Prof. Dr. Haydar Baş Bey gizlenen ve inkar edilen Ehl-i Beyt ve M. Kemal Atatürk gibi olmazsa olmaz şahsiyetlerin hem anlatılması hem de örnek alınması gereken kişiler olduğunu beyan etmiştir. Toplumun bunlardan istifade etmesinin şart olduğunu da ilan etmiştir. Ayrıca Sayın Baş; Dinlerarası Diyalog çalışmalarının yanlışlığını ortaya koymuş, dış kaynaklı mezhep ve tarikatların da deşifre edilip açıklanması gerektiğini bütün insanlara anlatmıştır.
Bizler Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili veya Osmanlı hakkında konuşacağımız zaman onların neler yaptığına, neler konuştuğuna ve neler yazdığına bakmamız lazım. Yaptıkları doğruları kabul edip yanlışlarından   da ders alarak bu yanlışları reddedeceğiz. Müslüman olmamız hasebiyle de bunların doğru ya da yanlış olduğunu Kur'an gerçeğine ve Ehl-i Beyt yaşantısına bakarak anlayacağız. Kim onlara uygun davrandıysa haklıdır, kim davranmadıysa da haksızdır.
Atatürk ile günümüzü kıyaslarken de aynı mercie müracaat edeceğiz. Bunun yanında, toplumun menfaatini de göz ardı etmeyeceğiz. Zaten toplumun menfaatinin bunlarla çatışması mümkün değildir. Osmanlı ve Selçuklu'yu kuran iradeye nasıl bakıyorsak Atatürk'e de öyle bakacağız. Çükü O da yıkılan bir Osmanlı Devletinden Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuştur. Yani birilerinin zannettiği gibi Osmanlı'yı yıkarak üzerine yeni bir devlet inşa etmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Devletini ele aldığımız zaman; İslami açıdan ilk yapılan işlerin başında Kur'an'ın anlaşılması ve yaşanması için; Kur'an'ın meal ve tefsirinin Elmalılı Hamdi Yazır'a yaptırıldığını görüyoruz. Zaten Kur'an anlaşılmak için indirilmiştir. İslam'ın ilk emri oku olmasına rağmen Osmanlı'da okur yazar oranı çok düşük ama M. Kemal Atatürk Türkiye'sinde neredeyse yüzde yüz oranındadır. Osmanlı'da Müslüman nüfus yüzde elli sekizken Cumhuriyette yüzde doksan dokuzdur.
Atatürk dönemi ve günümüzü kıyasladığımız zaman; en başta nüfus cüzdanımızda din hanesi Atatürk döneminde İslam iken şimdi ise öyle bir hane yoktur. Atatürk devrinde kasaplarda domuz eti satışı yasak iken, şimdi ise serbesttir. İki bin dört yılına kadar zina suç iken şimdi serbesttir. Atatürk zamanında ibadet için sadece cami ve mescidler inşa edilebilir iken, şimdi kiliseler de inşa edilebiliyor. Bursa'da bir kız kolejinde iki kız çocuğu Hıristiyan oldu diye o okulu kapatan adamdır M. Kemal Atatürk. Atatürk Ruhban Okulunun açılmasına müsaade etmeyen, Mason localarının kapattırılmasının emrini veren adamdır. Bu örnekleri çoğaltmamız mümkün. 
Bizler Osmanlı, Atatürk ve günümüze bakarken objektif, taraf tutmadan, hakikatleri gizlemeden, doğru şahitlik yaparak karar vermemiz ve doğrunun yanında, yanlışın da karşısında durmamız gerekir. Yine günümüzde tezi olan, milletin kalkınması için mücadele eden Prof. Dr. Haydar Baş'ı da olduğu gibi, gizlemeden anlamamız ve anlatmamız gerekmektedir.
 
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Haydar Baş hocamın arzusu / 19.04.2022
- Kadınlar Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden mi yaratıldı? / 12.03.2021
- Hasan Hüseyin Dede / 04.03.2021
- Gara Operasyonu ve 16 şehidimiz / 24.02.2021
- Hak davanın savunucuları / 18.02.2021
- Fıtratı bozulan hakikati anlayamaz / 10.02.2021
- İnananların şehidi Kasım Süleymani / 07.01.2020
- Hakikati ortaya koymayan zalimdir / 02.01.2020
- AB’nin işgal yöntemi / 28.12.2019
- ‘Babalar gibi satarım’ / 12.12.2019
- Ata'ya dizilerde de yer yok! / 17.03.2018
- İslam'ın güncellenmesi tesadüf mü? / 13.03.2018
- İslam neye göre güncellenecek? / 12.03.2018
- Doğruları konuşmak / 14.10.2017
- 2016'dan 2017'ye bakış / 04.01.2017
- Cihad ve Atatürk / 17.11.2015
- Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler / 25.08.2015
- İmandan sonra inkarın sonucu / 11.08.2015
- Nerede yanlış yaptık? / 02.07.2015
- Zina ve faiz helak sebebidir / 12.05.2015
- Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi / 15.01.2015
- 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' / 25.12.2014
- Rızık / 13.12.2014
- Allah'tan başkalarını rab edinmek / 29.11.2014
- Kendi elimizle kazandıklarımız / 24.11.2014
- Emir ve yasaklara razı olmak / 20.11.2014
- Allah'ı sever gibi sevmek / 17.06.2014
- Adaletin tecellisi / 14.06.2014
- Emaneti ehline vermek / 29.05.2014
- Doğruya isabetin yolu / 10.04.2014
- Dünyalık için değmez / 21.02.2014
- En güzel vesile / 01.02.2014
- Müslümanın düşmanı şeytan / 11.01.2014
- Hayra dua eder gibi şerre dua eden insan / 03.01.2014
- İman ibadetsiz korunamaz / 28.12.2013
- 'Müslümanım' demek bir iddia / 19.12.2013
- Müslüman olmak ya da olduğunu sanmak / 14.12.2013
- Hidayet / 05.12.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.10.2016, 14.10.2015, 14.10.2014, 14.10.2013, 14.10.2012, 14.10.2011, 14.10.2010, 14.10.2009, 14.10.2008, 14.10.2007, 14.10.2006, 14.10.2005, 14.10.2004, 14.10.2003, 14.10.2002, 14.10.2001, 14.10.2000, 14.10.1999, 14.10.1998


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.