Hayatını yalan üzere bina edenlerin yanında en ufak bir yalandan dahi sakınarak hayat sürenler de vardır. Yalanla, dünyasını ve ahiretini mahvedenlerin yanında; doğrulukla, hem dünyasını hem de ahireti mamur edenler de vardır. Mana sultanlarından büyük veli Abdulkadir Geylani Hazretleri, henüz çocuk yaşlarındaydı.
İlim tahsili için Bağdat'a gitmeye karar verir. Annesi onu yolcu ederken ceketinin içine 40 altın diker. "Evladım, bunu muhafaza et, ihtiyacın olursa harcarsın. Ancak sana tavsiyem o ki asla doğruluktan şaşmayasın" der ve duayla onu yolcu eder.
Abdulkadir Geylani, kervanla yola çıkar. Yolculuk esnasında kervanın önünü bir eşkıya gurubu keser. Kervandaki herkesin neyi var, neyi yok alırlar. Eşkıya başı sorar; "kimsenin üzerinde bir şey var mı? Bu arada Abdulkadir Geylani ceketinde dikili olan 40 altının yerini gösterir. Eşkıya başı hayretler içinde neden böyle davrandığını sorunca "annem bana asla doğruluktan şaşma" demişti.
Abdulkadir Geylaninin bu davranışı eşkıya başını irşat etmiş; "şu çocuk annesinin sözünden çıkmamak için doğruluktan şaşmıyor, biz ise Allah'ın haram kıldığı bir işi yapıyoruz. Yazıklar olsun bize, ben şu andan itibaren eşkıyalıktan vaz geçiyorum" diyerek mahiyetindekileri serbest bırakmış, kendisi de tövbe ederek hidayete ermiştir.
Böylece hadisi şerifte haber verilen "Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir…" buyruğu tecelli etmiştir. Yalan söyleyenler, kendilerini hem bu dünyada rezil bir hayatın, hem de ahirette şiddetli azabın beklediğini idrak etseler, belki de yalandan sakınırlardı.
Ama maalesef dünya menfaati onların gözlerini adeta kör ettiğinden dolayı, geçici dünyanın geçici kazanımlarını tercih ediyorlar. Maide suresi 119. Ayette yüce Allah doğruların cennette elde edeceği makamları şöylece işaret etmektedir: "Allah, şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür."
Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır." Ahzab Suresi 70. ve 71 Ayetlerde de doğru söz söyleyenlerin Allah tarafından işlerinin düzeltileceği ve günahlarının bağışlanacağı müjdesi de verilmiştir.
"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır."
Bu bilgiler ışığında, yalandan sakınıp doğruya gönül vermeli; böylece hem dünyada barış, sağlık ve mutlulukla yaşamanın yollarını bulmalı, hem de Allah'ın rızasına kavuşmalıyız. Aksi takdirde, geçici dünya nimetleri için kalıcı ahiret yurdunda türlü türlü azaplara çarptırılacağımızı unutmamalıyız. Tercih sizin değerli okurlarımız.
İlim tahsili için Bağdat'a gitmeye karar verir. Annesi onu yolcu ederken ceketinin içine 40 altın diker. "Evladım, bunu muhafaza et, ihtiyacın olursa harcarsın. Ancak sana tavsiyem o ki asla doğruluktan şaşmayasın" der ve duayla onu yolcu eder.
Abdulkadir Geylani, kervanla yola çıkar. Yolculuk esnasında kervanın önünü bir eşkıya gurubu keser. Kervandaki herkesin neyi var, neyi yok alırlar. Eşkıya başı sorar; "kimsenin üzerinde bir şey var mı? Bu arada Abdulkadir Geylani ceketinde dikili olan 40 altının yerini gösterir. Eşkıya başı hayretler içinde neden böyle davrandığını sorunca "annem bana asla doğruluktan şaşma" demişti.
Abdulkadir Geylaninin bu davranışı eşkıya başını irşat etmiş; "şu çocuk annesinin sözünden çıkmamak için doğruluktan şaşmıyor, biz ise Allah'ın haram kıldığı bir işi yapıyoruz. Yazıklar olsun bize, ben şu andan itibaren eşkıyalıktan vaz geçiyorum" diyerek mahiyetindekileri serbest bırakmış, kendisi de tövbe ederek hidayete ermiştir.
Böylece hadisi şerifte haber verilen "Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir…" buyruğu tecelli etmiştir. Yalan söyleyenler, kendilerini hem bu dünyada rezil bir hayatın, hem de ahirette şiddetli azabın beklediğini idrak etseler, belki de yalandan sakınırlardı.
Ama maalesef dünya menfaati onların gözlerini adeta kör ettiğinden dolayı, geçici dünyanın geçici kazanımlarını tercih ediyorlar. Maide suresi 119. Ayette yüce Allah doğruların cennette elde edeceği makamları şöylece işaret etmektedir: "Allah, şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür."
Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır." Ahzab Suresi 70. ve 71 Ayetlerde de doğru söz söyleyenlerin Allah tarafından işlerinin düzeltileceği ve günahlarının bağışlanacağı müjdesi de verilmiştir.
"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır."
Bu bilgiler ışığında, yalandan sakınıp doğruya gönül vermeli; böylece hem dünyada barış, sağlık ve mutlulukla yaşamanın yollarını bulmalı, hem de Allah'ın rızasına kavuşmalıyız. Aksi takdirde, geçici dünya nimetleri için kalıcı ahiret yurdunda türlü türlü azaplara çarptırılacağımızı unutmamalıyız. Tercih sizin değerli okurlarımız.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Mescid-i Kubâ: İlk adımın bereketi / 28.09.2026
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026























































