logo
18 EKİM 2026

Geçim derdi insanı yalnız ve çaresiz bırakmamalıdır

18.10.2026 00:00:00
 
Değerli dostlar,

Geçtiğimiz günlerde geçim sıkıntısından dolayı borçlarını ödeyemeyen bir esnaf camide kendi canına kıydı. Gaziantep'te bir camide yaşanan bu acı olay, geçim sıkıntısı ve borç yükü altında ezilen insanların durumunu yeniden düşünmemize vesile oldu. Bir insanın hayatını kaybetmesi, ailesi ve yakınları için tarifsiz bir acıdır. Böyle olayları yalnızca üzüntüyle karşılayıp ardından gündemimizden çıkarmak yerine, toplum olarak hangi sorunları görmezden geldiğimizi sorgulamalıyız.

Elbette bir insanın hayatına son vermesinin nedenlerini yeterli bilgi sahibi olmadan tek bir sebebe bağlayamayız. Ancak ekonomik sıkıntıların, borç baskısının ve geleceğe dair umutsuzluğun insan hayatı üzerinde oluşturabileceği ağır yükü de görmezden gelemeyiz.


Çalışmak yetmiyorsa sorun nerede?


Bugün birçok insan sabah evinden ekmek parası kazanmak için çıkıyor. Kimi iş bulamıyor, kimi çalıştığı hâlde geçinemiyor. Kira, faturalar, mutfak masrafları, çocukların ihtiyaçları ve borç taksitleri derken alın teriyle kazanılan para daha ele geçmeden tükeniyor.

İnsan ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamadığında, borçlarını ödeyemediğinde ve yarına güvenle bakamadığında kendisini baskı altında hissedebilir. Üstelik bu sıkıntıları çevresine anlatamıyorsa yalnızlık duygusu daha da ağırlaşabilir.

Burada sormamız gereken soru şudur: Bir insan çalıştığı hâlde insanca yaşayamıyorsa, bütün sorumluluğu o insanın omuzlarına mı yükleyeceğiz, yoksa ekonomik düzeni de sorgulayacak mıyız?


Milli Ekonomi Modeli: İnsan için ekonomi


Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, ekonominin merkezine insanı yerleştiren bir anlayış sunmaktadır. Bu modelde üretim kadar üretilen değerin adil paylaşılması, vatandaşın satın alma gücünün korunması, tam istihdamın sağlanması ve sosyal devletin sorumluluklarını yerine getirmesi önemlidir.

Çünkü yalnızca üretmek yetmez; üretilen mal ve hizmetleri satın alabilecek bir toplum da gerekir. İnsanların gelirleri ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa üretim artsa bile refah toplumun bütün kesimlerine ulaşamaz.

Milli Ekonomi Modeli'nin çözüm yaklaşımı, insanın emeğinin karşılığını almasını, üretime katılmasını ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir gelir gücüne kavuşmasını hedefler. Devletin görevi de yalnızca ekonomik göstergeleri takip etmek değil, vatandaşının insanca yaşama imkânlarını korumaktır.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da savunduğu bu ekonomik yaklaşımın temelinde, ekonomik krizlerin yükünü dar gelirli vatandaşın sırtına bırakmamak ve adil gelir dağılımını sağlamlaştırmak vardır. Çözüm, insanları yalnızca sabretmeye çağırmak değil; geçim şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirmektir.


Fakirliği kader, çaresizliği sonuç kabul edemeyiz


Daha önce toplumsal meseleler karşısında duyduğum kaygıyı dizelerle de dile getirmiştim. "Bir Gün Hesap Sorulur" şiirimde şöyle seslenmiştim:

Dağı taşı oydular

Madenleri soydular

Bizi fakir koydular

Bir gün hesap sorulur (Nazarî)

Bu dizeler, ekonomik kaynakların kimlerin elinde toplandığı ve toplumun ürettiği zenginlikten kimlerin yararlandığı sorusunu gündeme getiriyor. Bir ülkenin kaynakları da emeği de insanının huzuru ve refahı için değerlendirilmelidir.


İnsanı yaşatmak hepimizin sorumluluğudur


Ekonomik tedbirler kadar toplumsal dayanışma da önemlidir. Borç içinde olan, işini kaybeden veya ağır sıkıntılar yaşayan insanları yargılamak yerine dinlemeli; ihtiyaç duyduklarında yardım isteyebilecekleri güvenli bir çevre oluşturmalıyız. Ruhsal açıdan zorlanan insanların profesyonel desteğe ulaşmasını da kolaylaştırmalıyız.

Gaziantep'te yaşanan acı olaydan çıkaracağımız ders, yalnızca üzülmek olmamalıdır. İnsanların geçim derdiyle baş başa kalmadığı, emeğinin karşılığını aldığı, geleceğe umutla baktığı bir toplum için çalışmalıyız.

Çünkü ekonominin gerçek başarısı, birkaç kişinin ne kadar zenginleştiğiyle değil, toplumun ne kadarının insanca yaşayabildiğiyle ölçülür.

İnsanı merkeze almayan bir ekonomi eksiktir. İnsanı çaresiz bırakan sorunlara çözüm üretmeyen bir toplumsal düzen ise hepimizin yeniden düşünmesi gereken bir düzendir. Vesselam…
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.