Düşmeyen süt dişleri gelecekte sorun çıkarabilir
Çocukluk döneminin doğal bir parçası olarak görülen süt dişleri, belirli bir yaşa gelindiğinde yerlerini daimi dişlere bırakıyor
Ahmet Turan Yiğit





Birçok aile, "Nasıl olsa düşer" düşüncesiyle uzun süre beklemeyi tercih ediyor. Oysa uzmanlar, yaşıtlarına göre belirgin şekilde ağızda kalmaya devam eden süt dişlerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Süt dişinin uzun süre ağızda kalmasının nedenleri araştırılmalı
Süt dişinin zamanında düşmemesi her zaman tek bir nedenle açıklanamıyor. Bazı durumlarda alttan gelecek daimi dişin sürmesinde gecikme yaşanırken, bazı vakalarda ise daimi diş hiç gelişmemiş olabiliyor.
Uzmanlara göre bu nedenle yalnızca ağız içi muayene yeterli olmayabiliyor. Gerekli görüldüğünde radyolojik incelemelerle alttaki dişin durumu detaylı şekilde değerlendirilmeli. Çünkü gerçek neden ortaya çıkmadan yapılacak müdahaleler yanlış kararların alınmasına yol açabiliyor.
Yetişkinlikte kalan süt dişleri dikkate alınmalı
Uzmanlar, yetişkin yaşta hâlâ ağızda bulunan süt dişlerinin yalnızca "düşmemiş bir diş" olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor.
Uzun yıllar boyunca ağızda kalan süt dişi; komşu dişlerin konumunu değiştirebiliyor, diş sıralanmasını etkileyebiliyor ve kapanış bozukluklarına zemin hazırlayabiliyor. Bazı durumlarda alttaki daimi dişin sürme yolunu da etkileyerek gömülü kalmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle özellikle uzun süredir ağızda kalan süt dişlerinin düzenli kontrollerle takip edilmesi önem taşıyor.
Her süt dişi çekilmeli mi?
Toplumda yaygın olan yanlış inanışlardan biri de ağızda kalan her süt dişinin mutlaka çekilmesi gerektiği düşüncesi.
Uzmanlara göre karar verirken sadece yaş faktörüne bakmak doğru değil. Eğer süt dişi sağlıklıysa, çürük veya enfeksiyon oluşturmuyorsa, çiğneme görevini yerine getiriyorsa ve çevresindeki dişlerin gelişimini olumsuz etkilemiyorsa uzun yıllar ağızda kalabilir.
Özellikle daimi dişin hiç oluşmadığı bazı bireylerde sağlıklı bir süt dişinin korunması tedavi açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor.
Çekim sonrası oluşan boşluk kendiliğinden kapanmayabilir
Bir süt dişinin çekilmesiyle her sorunun çözüldüğü düşünülmemeli. Uzmanlar, çekim sonrasında oluşan boşlukların her zaman kendiliğinden ve doğru şekilde kapanmadığını belirtiyor.
Bazı vakalarda komşu dişler boşluğa doğru kayabiliyor veya eğilebiliyor. Bu durum ilerleyen dönemde ortodontik problemlere yol açabiliyor. Bu nedenle diş çekimine karar verildiğinde, sonrasında oluşacak boşluğun nasıl yönetileceği de planlanmalı.
Erken değerlendirme büyük avantaj sağlıyor
Çocukluk döneminde zamanında yapılan bir değerlendirme, ileride ortaya çıkabilecek birçok sorunun önüne geçebiliyor.
Uzmanlar, süt dişinin beklenen yaşta düşmemesi halinde yapılacak kontroller sayesinde daimi dişin gelişiminin ve sürme yönünün değerlendirilebildiğini ifade ediyor. Böylece olası bir problem erken dönemde tespit edilerek daha kontrollü bir tedavi süreci yürütülebiliyor.
Gerçekten de erken fark edilen sorunların çözümü çoğu zaman daha kolay oluyor. Bu nedenle uzun süre ağızda kalan süt dişlerini görmezden gelmek yerine uzman değerlendirmesine başvurmak öneriliyor.
Düzenli takip ihmal edilmemeli
Ağızda kalan süt dişleri de diğer dişler gibi çürük, diş eti hastalığı ve aşınma riski taşıyor. Özellikle temizliği zor olan bölgelerde plak birikimi arttığında çeşitli ağız sağlığı problemleri ortaya çıkabiliyor.
Uzmanlar, süt dişlerinin ağızda kalıp kalmayacağına ya da çekilip çekilmeyeceğine her hasta için ayrı karar verilmesi gerektiğini belirtiyor. Dişin sağlığı, daimi dişlerin durumu, kapanış ilişkisi ve ağız yapısı birlikte değerlendirildiğinde en doğru yol haritası oluşturulabiliyor.












































































