HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 OCAK 2022, PERŞEMBE

Düzen sokaktan başlar

06.07.2021 00:00:00
'Düzen sokaktan başlar' seslendirme dosyası:

Denizlerimiz Ganj nehrine, şehirlerimiz Lahor kentine benzeyecek diye korkuyorum. 

Pandemi yasakları kalkınca insanlarımız olan bitenden ders almamış olsa gerek, kazıktan kurtulmuşçasına deniz kenarlarına, parklara, kırlara koşturmaya başladılar. 

Oysa tehdit henüz sona ermiş değil. Müsilaj belasına çözüm bulunmuş değil. Buna rağmen Marmara'da avlanan balıkları yemeye, kıyılarda 'bir şey olmaz' diyerek denize girmeye devam ediyoruz. 

Meşhur bir benzetme var: "Sizin özgürlüğünüzün başladığı yerde, bir başkasının özgürlüğü kısıtlanıyor ise bu özgürlük değildir…" diye.

Oldum olası devletin kendini hissettireceği yerin sokaklar, caddeler olduğuna inanmışımdır. Eğer 50 kilometre hız sınırının olduğu bir yerde, sırf son model diye bir araba 120-150 yaparak araçların arasında kayak yapar gibi makas atıyorsa, dilenciler her kırmızı ışığı mesken tutup para istiyorlarsa, birileri pis bir bez parçası ve içinde ne olduğu belli olmayan bir sıvıyı camınıza sıkıp silmeye çalışıyorsa, ya da eliniz kolunuz dolu olduğu halde kucağında bir çocukla kadının biri gelip sizden yardım istiyorsa bunların tümü taciz ve özgürlük haklarınıza tecavüze girer. 

Ters tarafınıza gelip kavgaya tutuştuğunuzda ise muhtemelen haksız çıkar, üstüne üstlük köşeye gizlenmiş çobanları tarafından dövülürsünüz. Siz güçlü çıkar döverseniz de hakkınızda suç duyurusunda bulunulur. Hele hele yaşı 18 in altındaysa yandınız.

Geçenlerde adamın biri elindeki çöp poşetlerini arabadan karayoluna çok büyük bir fütursuzluk içinde fırlatıp attı. Bizi teğet geçti, arkadaki arabanın camına yapıştı. Adam önünü göremediği için durmak ve cama çarpan çöpleri temizlemek zorunda kaldı. Bir şey olup olmadığını merak ettiğim için sağa çekip yardıma gittim. Arabayı kullanan kadın o kadar sinirlenmişti ki, kocası zor zapt etti. Kaçıp giden arabanın yanına kâr kalmasını içine sindiremiyordu. Neyse ki plakanın son rakamını almıştım. Sonrasını bilmiyorum tabii…

Küllüğünü yola boşaltanlar, çocuklarının kirli bezini atanlar, etrafı maske tarlasına çevirenler çoğunlukta.  Hatalı park yapan, sokakları daraltanlar, caddelerde ikinci hatta üçüncü sırayı oluşturanlar görüyoruz. 

Mazeret asla yeterli otopark olmadığı şeklindeki gerekçe olmamalıdır. Her şehrin kaldırabileceği bir araç yükü var iken yeni vasıtaların trafiğe çıkmasına izin vermek niyedir bunu da anlamak mümkün değil. 

Alış veriş merkezleri günlük otoparka dönerken, yol kenarlarına tek sıra park yasağına göz yumulmasını da anlamak mümkün değil. 

Milyarlarca lira verilerek alınan araçların geceleri sokaklara bırakılmasını da çözemiyorum. 

* * *

Yukarıda bir kaçını dillendirdiğim sorunlar kemikleştikçe, insanlar inatlaşarak intikam almak istercesine davrandıkça daha da içinden çıkılmaz hale gelecek. 

Bu ülkede şikâyet mekanizması sonunda kan davasına neden oluyor. Aykırı bir davranış ve olayın müdahalecisi devlet olduğunda ancak çözüm getirilebilir. 

Hiçbir vatandaşın, düzeni korumak gibi bir iddia ile bir diğerine müdahale etme, devletin yetkisini kullanma hakkı yoktur. Vatandaş gördüğü yanlışla ilgili isimsiz ihbar hattını kullanmakla mükelleftir. 

Her birimiz birbirimize karşı sorumluyuz. 

Ancak kanun uygulayıcı değiliz. Olmamalıyız da…

Devlet; belediye veya kolluk kuvvetleri ile topluma karşı işlenmiş suçları takibe çalışır. Suç işleyenleri affetmeye veya hoş görü göstermeye yetkili değildir. 

Bu nedenle düzeni korumaya önce sokaktan başlamak zorundasınız. 

Aksi halde en başta da yazdığım gibi bir gün ölülerin yüzdüğü denizlere, çöp dağları arasında yürüdüğünüz sokaklara, kontrol edemediğiniz kent ve kasabalara izin vermiş, arabaların tren vagonu gibi gıdım gıdım ilerlediği trafikle karşı karşıya kalırsınız…

Bizden söylemesi…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

06.07.2020, 06.07.2019, 06.07.2018, 06.07.2017, 06.07.2016, 06.07.2015, 06.07.2014, 06.07.2013, 06.07.2012, 06.07.2011, 06.07.2010, 06.07.2009, 06.07.2008, 06.07.2007, 06.07.2006, 06.07.2005, 06.07.2004, 06.07.2003, 06.07.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.