logo
10 ŞUBAT 2026

Eğirdir Gölü'ndeki kuraklık kısıtlama getirdi

Isparta'daki Eğirdir Gölü için tarımsal sulamada kısıtlama kararı verilirken, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı (TTKD) Dr. Erol Kesici, bu kararın belirli açılardan fayda sağlayabileceğini ancak temel sorunları çözmeyeceğini savundu.

21.05.2021 14:25:00
Eğirdir Gölü'ndeki kuraklık kısıtlama getirdi
Eğirdir Gölü'ndeki kuraklık kısıtlama getirdi
Isparta'daki Eğirdir Gölü için tarımsal sulamada kısıtlama kararı verilirken, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı (TTKD) Dr. Erol Kesici, bu kararın belirli açılardan fayda sağlayabileceğini ancak temel sorunları çözmeyeceğini savundu. Kesici, 'Eğirdir Gölü'nün son 60 yıllık hidrolojik dengesine baktığımız zaman su bütçesi devamlı negatif durumdadır. Burada gölün suyunun korunamadığını görmekteyiz' dedi.

Türkiye'nin yedi renkli gölü olarak bilinen Eğirdir Gölü'nde son yıllarda kirlilik ve kuraklık nedeniyle ciddi boyutlarda su kaybı yaşanıyor. Yaşanan su kayıpları göldeki çekilmelerle gözle görülür şekilde artıyor. Devlet Su İşleri(DSİ) 18. Bölge Müdürlüğü tarafından 2020 yılının Aralık ayında yapılan ölçümde su kodu 915.55 olarak belirlenmişti. Bu rakam göldeki son 60 yılın en düşük seviyesine sahip Aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Kış ve ilkbahar mevsiminde de beklenen yağışların gelmemesi, göldeki durumu daha da kritik hale getirdi. Gölün minimum su kodu 914.62 metre olarak bilinirken, bu seviyeye ulaşması durumunda su alımlarının tamamen durdurulması gerekiyor.

Tarım arazisi sulamasında 'kısıtlama kararı'

Eğirdir Gölü'nde yaşanan kuraklık ve kirlilik nedeniyle su kayıplarının artması üzerine DSİ. 18. Bölge Müdürlüğü sulama sezonunun başladığı bu günlerde önemli bir kararı duyurdu. Alınan karara göre Eğirdir Gölü'nden tarım arazisi sulaması için kısıtlı oranda su verilecek. Verilecek olan su miktarını yine bölge müdürlüğü belirleyecek.

Su istek formuyla su verilecek

Alınan bu kararı bölgedeki sulama birlikleri de üyelerine bildirdi. Gelendost Sulama Birliği'nden yapılan açıklamada, 'Isparta ili Eğirdir Göl havzasında yaşanan kuraklık nedeniyle DSİ. 18. Bölge Müdürlüğü tarafından 2021 yılı sulama döneminde uygulanmak üzere kısıtlı sulama programı çalışmaları başlatılmıştır. Sezon boyu eşit ve adil su dağıtılabilmesi için birlik personellerine sezon boyunca su istek formu verilecektir' denildi.

'Gölün suyunun korunamadığını görmekteyiz'

Eğirdir Gölü'yle ilgili alınan kısıtlı sulama kararını değerlendiren Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı (TTKD) Dr. Erol Kesici, gölün ülkenin en önemli tatlı su kaynaklarından biri olduğunu belirterek, öncelikli amacının içme su kaynağı olması gerektiğini kaydetti. Göldeki en önemli faktörün su seviyesinin korunması olduğuna değinen Dr. Kesici, 'Son yıllarda artan kuraklık ve son 20 yıl içerisinde göldeki giderek azalan su seviyesi gölde ciddi sorunları meydana getirmiştir. Örneğin Eğirdir Gölü'nün son 60 yıllık hidrolojik dengesine baktığımız zaman su bütçesi devamlı negatif durumdadır. Burada gölün suyunun korunamadığını görmekteyiz' dedi.

'Göl çevresindeki üretimin sınırlandırılması gerekecektir'

Göldeki su seviyesinin azalmasının ciddi durumları ortaya çıkardığına değinen Kesici, tarım arazilerinin sulanmasıyla ilgili alınan kısıtlama kararının belirli açılardan faydalı olabileceğini söyledi. Kesici, 'Ama daha önce yapılması gerekenlerin başında göldeki hidrolojik su dengesinin korunması gerekirdi. Eğirdir Gölü'ne baraj muamelesi yaptığınız zaman gölün doğallık özelliği kaybolmakta, bu da son 30 yılda gölde biyolojik çeşitlilik açısından büyük kayıplar meydana gelmiştir. Gölün yaşayabilmesi gölün su seviyesine bağlıdır. Kısıtlamaları meydana getirmek elbette çözüm ama çiftçilerin bu konuda çok iyi bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Yakında yağmur yağar gölün su seviyesi artar şeklindeki yaklaşımlar yanlıştır. Göl çevresindeki üretimin sınırlandırılması gerekecektir. Belli zamana kadar aşırı su isteyen meyve ve bitki üretimine son verilmesi gerekecektir' diye konuştu.

'Vahşi sulama devam ettikçe göldeki sorunlar bitmeyecektir'

Suyun kullanımıyla ilgili bireysel sorumlulukların geliştirilmesi ve çiftçi ile üreticilerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erol Kesici, vahşi sulamanın devam ettiği sürece göldeki sorunların bitmeyeceğini savundu. Kesici, ileriki yıllarda kuraklığın devam etmesi durumunda suya olan talebin daha da artacağına dikkat çekti.

'Sulama birlikleri iyi hesaplamalar yapmalıdırlar'

Kesici, gölden su alımıyla ilgili popülist yaklaşımlardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti. Bu konuda sulama birliklerine göreler düştüğünü ifade eden Dr. Erol Kesici, 'Sulama birlikleri göldeki su kullanımıyla ilgili hesaplamaları ve yönetimi çok iyi yapması gerekir. Belediyelerin gölün kıyısındaki işgallere son vermesi gerekir. Örneğin gölün kuzey kısmında çok geniş alanların kuruması sonucu buraların tarım alanı haline dönüştürülmesi göle vurulan en büyük tehlikedir. Bu da kirliliğin artmasına neden olmaktadır' dedi.

'Damlama sulama sistemine geçilmesi gerekir'

Dr. Kesici, şunları kaydetti:

'Eğirdir Gölü'nden Kovada kanalı vasıtasıyla su verilmesi mutlak koşuldur. Ama bu suyun tarımda kullanılması gerekir, hidrolojik santrallere verilmemesi gerekir. Ama bölgede kullanılan suyun damlama sulama sistemine geçilerek kullanılması gerekir. Her ne kadar damlama sulama var ise de üretimin şekli, eski ağaçların olması, suya talebin artması sonucu havzada halen salma sulama sistemiyle tarım yapılmaktadır.

'Ortalama su seviyesi 14 metreden 4 metrelere düşmüştür'

Göle giren su miktarından aşırı miktarda su verilmemesi gerekir. Dünden bugüne yaşananlar budur. Göle bir birim su giriyorsa son 60 yılda 1-5 birim artarak su miktarı verilmiştir. Gölün ortalama su seviyesi 14 metreden 4 metrelere düşmüştür. Mayıs ayında Eğirdir Gölü'nün su seviyesinin doğal göl olarak 13 metre olması gerekirken, şu anda su seviyesi 7-8 metreyi bulmamaktadır. Bunun nedenlerinden birisi de gölün dibinde aşırı şekilde çamur birikimi vardır. Suyu akılcı kullanmamız gerekir. Gelecek kuşaklara bırakabilecek en önemli şey temiz su, temiz gıda ve yaşanabilecek doğa olmalıdır.'İHA

İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.

Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı

Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi olarak kayıtlara geçti

10.02.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları'nı açıklamıştı. Buna göre, 2024 yılı itibarıyla 85 milyon 664 bin 944 olan ülke nüfusu, geçen yıl 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükseldi.

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Diyarbakır'ın nüfusu ise 1 milyon 853 bin 356 kişi olarak belirlendi. Bunun 935 bin 763 kişi erkek, 916 bin 593'ü kadın. Merkez Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi ise, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi unvanını korudu. Bir önceki yıl 157 bin 422 olarak belirlenmişti.

İlçenin nüfusu ise 402 bin 275 kişi olarak kayıtlara geçti. Bağcılar Mahallesi, nüfus yoğunluğuyla 167 bin 531 Artvin, 138 bin 807 Gümüşhane, 85 bin 83 Tunceli, 82 bin 836 Bayburt, 90 bin 392 Ardahan ve 157 bin 363 nüfusuyla Kilis gibi illeri geride bıraktı.

Bağcılar Mahalle Muhtarı Şehmuz Şirdenli, İHA muhabirine, Türkiye nüfusunun 86 milyonu geçtiğine değinerek, Bağcılar Mahallesi'nin de 160 bini devirdiğini söyledi. Nüfuslarının 6 ilden daha yoğun olduğunu belirten Şirdenli, gittikçe geliştiği ifade etti.

Muhtar Şirdenli, şu anda yeni yapılan inşaatlar olduğunu aktararak, "Bu inşaatlar bitse eminim bunlar 200 bini de bulur. Burada 7 yıl oldu. Ben de bu mahallede muhtarlık yapıyorum. Mahallemiz güzel, ve modern. Bağlar dediğimiz zaman batı tarafından kardeşlerimiz Bağlar nasıl bir şey diyorlar. Bağlar'a gitmek istemeyenler var. Bu da Bağlar'ın bir mahallesi. Bağcılar, modern bir mahalledir" dedi.

Tek başına olduğunu kaydeden Şirdenli, "Yoğunluğumuz çok. Bunu daha önceden de yetkililere de ilettim. İki dönemdir muhtarlık yapıyorum. Mahallemde de memnunum. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Sitede de herkes saygılı. Gençlerimizden, yaşlımıza kadar hepsi birbirine saygılı. Bu şekilde de seviyorum. Böyle devam edene kadar muhtarlık yapacağım" ifadelerini kullandı.

İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi

İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı

10.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.

Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, bireysel silahlanmaya karşı yürütülen çalışmalar çerçevesinde, bir şahsın ruhsatsız tabanca satışı yaptığı bilgisine ulaştı.

[31]

İstihbari çalışmaların ardından harekete geçen ekipler, belirlenen adrese operasyon düzenledi. İkametin giriş katında bulunan güvercin kümesinde yapılan aramalarda; 124 adet ruhsatsız tabanca, 76 adet tabanca sürgüsü, 28 adet tabanca namlusu ile 39 adet icra mili ve yayı ele geçirildi.

Operasyon kapsamında U.K. (41), A.K. (41) ve E.Y.K. (19) yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemleri sürüyor.

Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4 tutuklu sanığın tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti

09.02.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedildi.

Mahkemenin tahliye kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tahliye kararına itiraz etti.

Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor

Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

09.02.2026 17:29:00
İhlas Haber Ajansı
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca, Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle soruşturma başlatıldı.

Kabaş'ın, 'X' isimli sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar üzerine 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından Sedef Kabaş'ın yargılanmasına başlanacak.

Serbest bırakılmıştı

Sedef Kabaş, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle 26 Ocak tarihinde "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçları kapsamında gözaltına alınmış, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi, Diyarbakır, Batman ve Siirt için sağanak yağmur ve kar yağışı uyarısında bulundu

09.02.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Bölge müdürlüğünden yapılan açıklamada, yapılan son değerlendirmelere göre 10 Şubat'ta Siirt il geneli, Diyarbakır'ın kuzeydoğusu (Kulp, Lice, Silvan, Hazro) ve Batman merkez ve kuzey ilçelerinde (Kozluk, Sason, Beşiri) sağanak yağmur ve karla karışık yağmur beklendiği belirtildi.

Açıklamada, "Yağışların 1700 metre rakım üzeri yükseklerde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde olması beklenmektedir. Ulaşımda aksamalar, yükseklerde tipi, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu

Uzun yıllardır Eyüp Aksu’nun yönettiği İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nda büyük değişim! İsmet Dalcı, 2 bin 455 oyla zafer kazandı, Aksu’nun dönemi sona erdi. Esnaf odaklı şeffaf yönetim ve komisyon sınırlamaları vaadiyle yeni bir sayfa açılıyor

08.02.2026 22:00:00
Haber Merkezi
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanlığı seçimlerinde İsmet Dalcı zafer kazandı. Yaklaşık 20 bin plaka sahibini temsil eden odada, iki dönemdir başkanlık yapan Eyüp Aksu'nun dönemi sona erdi. Seçim, 8 Şubat 2026 Pazar günü Haliç Kongre Merkezi'nde yoğun katılım ile gerçekleştirildi.

Seçim süreci ve adaylar

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın olağan genel kurulu, taksi sektörünün uzun süredir beklediği bir değişim fırsatı olarak görüldü. Seçime üç aday katıldı: 

- Mevcut Başkan Eyüp Aksu (yeniden aday), 

- İsmet Dalcı (değişim ve şeffaflık vurgusuyla öne çıkan aday), 

- Davut Hanoğlu. 

Seçim öncesi dönemde İsmet Dalcı, "RANT DEĞİL, ESNAF KAZANACAK" sloganıyla kampanya yürüttü. Dalcı, taksi plakalarının değer kaybı, uygulama firmalarının yüksek komisyonları, SGK mevzuatındaki mağduriyetler ve oda yönetiminin şeffaflığı gibi konuları sıkça gündeme getirdi. Eyüp Aksu ise iki dönemlik yönetiminin devamını savunmuştu.

Seçim sonuçları

Yoğun katılımlı genel kurulda kullanılan oylar sonucunda net sonuçlar şöyle açıklandı: 

- İsmet Dalcı: 2455 oy 

- Eyüp Aksu: 1471 oy 

- Davut Hanoğlu: 74 oy 

Bu sonuçlarla İsmet Dalcı, taksi esnafının büyük çoğunluğunun desteğini alarak yeni başkan seçildi. Eyüp Aksu'nun yönetimi ise genel kurulda ibra edilmedi.

Eyüp Aksu döneminin sonu

Eyüp Aksu, uzun yıllardır İstanbul taksiciliğini temsil eden odanın başında bulunuyordu. Döneminde taksi ücretlerindeki zam talepleri ve sektördeki bazı uygulamalar tartışma konusu olmuştu. Seçim sürecinde ise yönetiminin bazı kararları (örneğin taksi aplikasyonu satışıyla ilgili iddialar) ve Ticaret Bakanlığı müfettiş raporlarında belirtilen fazla maaş ödemeleri gibi konular gündeme gelmişti. Seçimin ardından Eyüp Aksu dönemi resmen sona erdi ve yönetim değişikliğiyle yeni bir sayfa açıldı.

İsmet Dalcı'dan ilk mesajlar ve beklentiler

Yeni Başkan İsmet Dalcı, Nevşehirli kökenli bir isim olarak esnaf arasında tanınıyor. Seçim zaferinin ardından tebrik mesajları yağarken, Dalcı'nın vaatleri arasında şunlar öne çıkıyor: 

- Uygulama firmalarına komisyon üst sınırı getirilmesi, 

- Taksiciye özel SGK düzenlemeleri, 

- Oda kaynaklarının şeffaf kullanımı ve esnaf odaklı projeler (örneğin İTEO'ya ait uygulama devreye sokulması), 

- Plaka değerlerinin korunması ve taksicilik itibarının yeniden yükseltilmesi. 

Dalcının "esnafın emeğini ve yatırımını koruma" odaklı vizyonu, sektörde değişim beklentisini artırıyor.

Sektör için ne anlama geliyor?

İstanbul'da taksi taşımacılığı, trafik yoğunluğu, korsan taşımacılık, dijital uygulamalar ve ücret düzenlemeleri gibi sorunlarla boğuşuyor. Yeni yönetimin bu kronik sorunlara çözüm üretmesi, hem esnaf hem de yolcu açısından kritik önem taşıyor. İsmet Dalcı'nın başkanlığı, uzun süredir devam eden Eyüp Aksu yönetiminden sonra taksi sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede


 
Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa’nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya’nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya’da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

07.02.2026 19:50:00
AHMET TURAN YİĞİT
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede

Can Yayınları şubat ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor. Yayınevinden bu ay çıkacak bazı kitaplar şunlar:

Laszlo Krasznahorkai, Yeşaya Geldi (çev. Leyla Önal)

2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai imzalı "Yeşaya Geldi", yazarın insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş'ın başkahramanı György Korin'in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik.

Gaye Keskin, İçimdeki Kilitleri Tek Tek

Gaye Keskin, ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, Madam Violet'ten Mümtaz'a, Eleni'den Neriman'a uzanan yolculukta okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor.

Guido Morselli, İnsanlığın Sonu (çev. Leyla Tonguç Basmacı)

Guido Morselli'nin kendi hayatına son vermeden hemen önce tamamladığı ve insansız bir dünyayı tasvir ettiği romanı "İnsanlığın Sonu", modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki kırılganlığını sorgulayan sarsıcı bir kıyamet tablosu.

Jacqueline Harpman, Erkek Nedir Bilmeyen Ben (çev. S. İpek Ortaer Montanari)

Jacqueline Harpman, "Erkek Nedir Bilmeyen Ben" romanında uygarlığın çöküşünü, iktidarın doğasını ve cinsiyetler arasındaki görünmez sınırları yalın ama ürpertici bir dille sorgularken, distopyayla felsefi anlatıyı ustalıkla birleştiriyor.

Eiji Yoshikawa, Musashi: I. Kitap - Kılıç ve Delikanlı (çev.   Fatma Çelik İto)

Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa'nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya'nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya'da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

Atiq Rahimi, Sakalar (çev. Soner Sezer)

Atiq Rahimi, Bamyan'daki Budaların yıkıldığı gün iki farklı şehirde iki Afgan erkeğinin kesişen hikâyesi üzerinden sürgünü, belleği ve inancı çağrışımlarla örülü, şiirsel bir dille anlatıyor. Sakalar'ın geçmişten kaçan karakterleri suyun doğasına benzer biçimde dönüp dolaşıp kendi özlerine varıyor. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.