Geçen sene pandemiden dolayı yapılamayan yüz yüze eğitim, bu sene tartışmalarla da olsa başladı. 2021/2022 eğitim öğretim yılı hayırlı olsun.
Hem tüm ulusumuz, hem de gençlerimiz için en önemli meselemiz eğitim ve öğretimdir. Ülkenin ve milletin teminatıdır.
Maalesef ülkemizde Türk milli eğitimi hep tartışma konusu oldu.
Geleceğimizin teminatı gençlerimizin Türk milletinin örf, adet, gelenek ve göreneklerine uygun, çağdaş normlar çerçevesinde Atatürk ilke ve inkılaplarının yol göstericiliğinde eğitim öğretim görmesi birinci önceliğimiz olmalı.
Cumhuriyetimizin, devletimizin kurucusu Atatürk eğitim konusundaki eksikliği ve diğer milletlerle olan uçurumu gördüğü için, bu konuyu ivedilikle ele almış, gerekli adımları atmıştır.
Çok kısa zamanda okuma yazma seferberliği başlatmış örgün ve yaygın eğitimle ulusumuzun muasır medeniyetler seviyesine çıkmasını sağlamıştır. Hatta bu sayede ulusumuz birçok sahada dünya milletlerine örnek olmuştur.
Şu bir gerçek, bağımsızlığımızı korumamızın yolu milli eğitim ve öğretimden geçer. Başkalarının etkisiyle dizayn edilen eğitim anlayışı bizi genelde çıkmazlara sokar. Atatürk'ten sonra hep bunun sıkıntılarını yaşadık.
Atatürk kendi değerlerimize ait milli politikalar geliştirip önümüze özgün Türk milli eğitimini koymuş olmasına rağmen buna uymadık.
Dünyanın gıpta ile baktığı her kalkınma ve atılım hamlelerimizde olduğu gibi. Köy Enstitülerini, birçok milli eğitim uygulamalarını ABD baskı ve propagandalarıyla komünist, dinsiz uygulamadır diye terk ettik.
Zaman içinde taklitçi, ezberci, kopyala-yapıştır eğitim anlayışını sorgulamadan uygular hale geldik.
En çok değiştirilen bakanlarımız maalesef milli eğitim bakanlarımızdır. En son Milli Eğitim Bakanımız 67. sırada.
Yıllar boyu milletimize yol gösteren bir kutlu lider olan Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız milli eğitimin nasıl olması gerektiğini somut projelerle hep ortaya koydu.
Bir eğitimci, öğretmen olarak, "Milli eğitimde önümüzde, bir Türk hanım efendisi modeli, bir Türk beyefendisi modeli olmalıdır, bunun yokluğu bizi yanlış eğitim politikalarına itiyor" derdi.
Özellikle 1980 sonrasında dayatılan yeni dünya düzeni çerçevesinde sömürücü kapitalist düşünceye uygun toplumsal bir yapı dizaynı toplumumuzu çok hızlı değiştirmiştir.
İyi görünümlerin içine saklanmış mankurtlaştırmayı okuyamayan yöneticilerle toplumumuzun kimyası olumsuz yönde bozulmuştur. Bunu her sahada örneklendirmek mümkün olmakla beraber milli eğitimde çok daha fazla yaşıyoruz. Çünkü nesilleri bu şekilde kolay yönlendirilir hale getiriyorlar.
İlk ana sınıfından itibaren, üniversite sonuna kadar günlük siyasetten uzaklaştırılmış bir milli eğitime şiddetle ihtiyacımız var. Süslü sözlerle eşitlik, özgürlük, demokrasi, insan hakları, kadın hakları vb birçok kavramları kullanarak bizleri sömürmelerine müsaade etmemeliyiz.
Atatürk'ün yaptığı gibi milli kimliğini koruyan her yönüyle bağımsızlığını önde tutup, bu sayede her biri kendi sahasında ehliyetli, vatanına hizmet eden vatandaşların yetiştirilmesini sağlamamız lazım.
Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet anlayışı Türk milli eğitimininde kurtuluş reçetesidir.
Bu projelerden bazıları şunlardır:
Eğitim ve öğrenim hayatında, ilk ana sınıfından itibaren üniversite sonuna kadar, her ihtiyaç devlet tarafından tek kuruşuna kadar karşılanacak şekilde dizayn edilmelidir.
Eğitim ve öğretim milli, manevi, örf, adetlerimize uygun, Atatürk ilkeleri çerçevesinde yürütülmeli.
Kendine güvenen atılımcı çalışkan bir genç nesil yetiştirilmeli.
Okul hayatından sonra iş bulma kaygısının olmadığı bir projenin devlet tarafından uygulanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı.
Hiç bir vatandaş okul hayatından sonra görüşlerinden dolayı iş ve hizmet alma kaygısı asla taşımamalı ve devlet bunu sağlayacak sistemi günlük siyasi çekişme ve politikaların dışında uygulamalı.
Üniversitelere giriş sınavsız olacak şekilde düzenlenmeli. Sınavsız üniversite hakkı mutlaka gençlerimize sağlanmalı.
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan Milli Ekonomi Modeli'nde sosyal devlet projeleri içinde yer alan bu ve benzeri çözümlerin tümünü uygulamak şarttır.
Bunu uygulayacak BTP lideri Hüseyin Baş'la birlikte olmak milletin önündeki tek çözümdür. Karanlığa mum değil projektör tutmanın yolu budur. Geleceğimiz olan gençlerimizin geleceği, onları anlayabilecek genç lider Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'la birlikte olmalarından geçiyor. Bu sosyal projelerin uygulanması için BTP saflarında yer almak, onu desteklemek, seçimlerde oy vermek, önümüzdeki tek çıkıştır.
- Bayrama bir de buradan bakalım / 05.06.2025
- Kültürel değerlerimizin korunması / 11.05.2025
- Prof. Dr. Haydar Baş’ın vuslatının 5. yılında duam / 16.04.2025
- AKP yasa çıkardı, ‘evime, mülküme çökme’ / 06.12.2023
- Eğitim ve adalet / 29.11.2023
- BOP mu, Atatürk’ün Ortadoğu projesi mi? / 21.11.2023
- Kaybolan değerlerimiz / 15.11.2023
- Gençliğe hitabenin ışığında 10 Kasım / 13.11.2023
- 10 Kasım’da okuduğum Hutbe / 12.11.2023


























































