Herşey rayına girdi, ekonomi düze çıktı...
Başbakan böyle konuşuyor.
Fakat milletimizin anlamıyor? İşçi anlamıyor, memur anlamıyor. Köylü hiç anlamıyor. Sanayici, ihracatçı bitkisel hayattayız, diye feveran ediyor.
Başbakan, bakanlar düze çıktık diyorlar. Memur hâlâ zam istiyor, 2003 alacağı istiyor. Başbakan dedi ya, herşey rayına girdi diye? Daha ne diye zam-mam isteniyor ki?!
Evet, IMF ile oturduk, borçlarımızı taa 2006'ya öteledik. Borç ödedik mi hiç, borç? Hayır. Ödemedik, ama faiz karşılığı tekrar öteledik. Bunun neresi güzel, diyenler olsa bile; herşey rayında.
İşsizlik azaldı mı? Yok.
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
Fabrikalar, imalathaneler açılmaya başlandı mı? Hayır.
Sanayide, tarımda, yan sanayide imalat başladı, üretim arttı mı? Hayır, hayır.
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
Milletimizin, artık örümcek bağlamış cebi para gördü mü? Köylü, çiftçi para yüzü gördü mü? Yooo?
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
IMF, fındığımızdan, tütünümüzden, şekerpancarımızdan, "illâki özelleştireceksiniz" diye peşini bırakmadığı stratejik kurum ve kuruluşlarımızdan, bankalardan, Hazineden, Maliye'den elini-eteğini çekti mi, tasını tarağını topladı mı? Hayır. Aksine yoğun bakımda bitkisel hayattaki hasta gibi tablolarımızı takip ediyorlar.
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
Diyorlar da; deme ile bu iş oluyorsa, hep beraber "Türkiye düzeldi, düzeldi, Türkiye" diye nümayiş yapalım, olsun bitsin.
Ankara'dakiler, milletimize diyor ki, işler düze çıktı. IMF şefleri diyor ki, yakanızı bırakmayız.
IMF'nin Türkiye temsilcisi Brekk, "Hükümet yüzde 6.5'luk hedefi tutturmak için, Temmuz sonunda GSMH'nin yüzde 0.7'si oranında ek kaynak sağlayıcı önlemler açıkladı. Fakat, (yılın geri kalan kısmı için) bundan sonra bütçedeki gelişmelere daha çok odaklanmak ve ihtiyaç halinde gerekli adımların atılması gereği vardır. Bu yüzde 6.5'luk hedefin tutturulması için gereklidir'' diyor.
IMF'nin Brekk'i, sanki Başbakan'ın milletimize çizdiği pembe tabloya katran döker gibi, "Açıkçası, 2004 yılında yüzde 6.5'luk hedefin tutturulması için, iddialı bütçe önlemlerinin alınması gerekecek. Biz, bu konuyu 6. gözden geçirmede hükümet yetkilileriyle görüşeceğiz. Kamu mali yönetimi ve denetim yasasının hazırlanması, yeni bankacık düzenlemeleri ve müdahale edilen bankalara ilişkin mahkeme prosüdürünün hızlandırılması, Türk Telekom'un özelleştirilmesine yönelik hazırlıklar, 6. gözden geçirmenin önde gelen konuları olacaktır'' diyor.
Sadece bununla yetinse? Memur zamlarına da karışıyor. Zannediyor musunuz ki, memura yüzde 10-12'den fazla verirsek enflasyon hortlar, ekonomi tekrar çöker, şeklinde konuşan Devlet Bakanı M. Ali Şahin, kendinden konuşuyor. Kendinden konuşamaz; IMF kulağına ne üflerse o zuhur ediyor.
Brekk, kamu çalışanların tablosundan memur zammı için mesaj veriyor: "Kamudaki işçi ücretlerine ilişkin anlaşma, beklenenden daha cömert bir anlaşma oldu. Fakat hükümet bunun yüzde 6.5'luk hedefi bozmaması için telafi edici önlemleri de almış bulunuyor'' diyor.
Bakanlar Kurulu, Uzlaştırma Heyeti'nin yüzde 18 olarak belirlediği rakamı niye onaylayamadı? Hani, ekonomi rayında idi?
IMF, müsaade etmedi de ondan?
Hortumculardan gayrı, kimse yemeyecek, kimse içmeyecek, kimse giymeyecek. Hatta imalatçı imal etmeyecek, sanayici üretmeyecek, çiftçi ekmeyecek-biçmeyecek? Eeee, böylece herkes kaskatı vaziyette bekleyecek; enflasyon aşağı düşecek. Bu tablo karşısında, siz, "Böyle düşük enflasyon ancak mezarda olur" teşhisi yapan muhterem Cevdet Öztürk beye hak vermez misiniz?
O halde çare; BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi, önce IMF'ye geri dön marş marş deyip ardından Milli Ekonomi Modeli ile her alanda, tarımda, sanayide üretim seferberliği başlatmak... Çalışmadan, üretmeden, yorulmadan kalkınma olmaz, ülke kur-tul-maz?
Ya hu, tamam ama IMF'ye geri dön marş marş dersek halimiz nice olur diye korkanlar, hiiiç korkmasınlar. Önceki hafta IMF Başkanı Horst Köhler, dünyayı kasıp kavuran 1997-98 Asya krizinde "IMF'ye geri dön marş marş" diyen Malezya'nın elini öptü. Köhler, "Anladık ki, Malezya'nın kararları yanlış değilmiş" demek zorunda kaldı.
Ankara'dakilerin, Türkiye düzeldi, düzeliyor diye kendi kendilerini ve milletimizi kandırmayı bırakıp, IMF'ye geriye dön marş marş deyip üretim seferberliği başlattığımız ve alın terimizle çalışmaya başladığımız zaman ekonomimiz kurtulmaya başlayacak. IMF, işte o zaman, bükemediği bileğimizi, bizim de elimizi öpecek. BTP Genel Başkanı işte bunu anlatıyor? Anlayana.
Şimdi IMF, Ankara'dakileri istediği tarafa çekip çevirip dans ettiriyor. IMF'nin bir tek etek giydirmediği kaldı.
Ekonomi düzeldi ise bu ne iş?
Başbakan böyle konuşuyor.
Fakat milletimizin anlamıyor? İşçi anlamıyor, memur anlamıyor. Köylü hiç anlamıyor. Sanayici, ihracatçı bitkisel hayattayız, diye feveran ediyor.
Başbakan, bakanlar düze çıktık diyorlar. Memur hâlâ zam istiyor, 2003 alacağı istiyor. Başbakan dedi ya, herşey rayına girdi diye? Daha ne diye zam-mam isteniyor ki?!
Evet, IMF ile oturduk, borçlarımızı taa 2006'ya öteledik. Borç ödedik mi hiç, borç? Hayır. Ödemedik, ama faiz karşılığı tekrar öteledik. Bunun neresi güzel, diyenler olsa bile; herşey rayında.
İşsizlik azaldı mı? Yok.
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
Fabrikalar, imalathaneler açılmaya başlandı mı? Hayır.
Sanayide, tarımda, yan sanayide imalat başladı, üretim arttı mı? Hayır, hayır.
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
Milletimizin, artık örümcek bağlamış cebi para gördü mü? Köylü, çiftçi para yüzü gördü mü? Yooo?
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
IMF, fındığımızdan, tütünümüzden, şekerpancarımızdan, "illâki özelleştireceksiniz" diye peşini bırakmadığı stratejik kurum ve kuruluşlarımızdan, bankalardan, Hazineden, Maliye'den elini-eteğini çekti mi, tasını tarağını topladı mı? Hayır. Aksine yoğun bakımda bitkisel hayattaki hasta gibi tablolarımızı takip ediyorlar.
Ama herşey rayında; Ankara'dakiler öyle diyor.
Diyorlar da; deme ile bu iş oluyorsa, hep beraber "Türkiye düzeldi, düzeldi, Türkiye" diye nümayiş yapalım, olsun bitsin.
Ankara'dakiler, milletimize diyor ki, işler düze çıktı. IMF şefleri diyor ki, yakanızı bırakmayız.
IMF'nin Türkiye temsilcisi Brekk, "Hükümet yüzde 6.5'luk hedefi tutturmak için, Temmuz sonunda GSMH'nin yüzde 0.7'si oranında ek kaynak sağlayıcı önlemler açıkladı. Fakat, (yılın geri kalan kısmı için) bundan sonra bütçedeki gelişmelere daha çok odaklanmak ve ihtiyaç halinde gerekli adımların atılması gereği vardır. Bu yüzde 6.5'luk hedefin tutturulması için gereklidir'' diyor.
IMF'nin Brekk'i, sanki Başbakan'ın milletimize çizdiği pembe tabloya katran döker gibi, "Açıkçası, 2004 yılında yüzde 6.5'luk hedefin tutturulması için, iddialı bütçe önlemlerinin alınması gerekecek. Biz, bu konuyu 6. gözden geçirmede hükümet yetkilileriyle görüşeceğiz. Kamu mali yönetimi ve denetim yasasının hazırlanması, yeni bankacık düzenlemeleri ve müdahale edilen bankalara ilişkin mahkeme prosüdürünün hızlandırılması, Türk Telekom'un özelleştirilmesine yönelik hazırlıklar, 6. gözden geçirmenin önde gelen konuları olacaktır'' diyor.
Sadece bununla yetinse? Memur zamlarına da karışıyor. Zannediyor musunuz ki, memura yüzde 10-12'den fazla verirsek enflasyon hortlar, ekonomi tekrar çöker, şeklinde konuşan Devlet Bakanı M. Ali Şahin, kendinden konuşuyor. Kendinden konuşamaz; IMF kulağına ne üflerse o zuhur ediyor.
Brekk, kamu çalışanların tablosundan memur zammı için mesaj veriyor: "Kamudaki işçi ücretlerine ilişkin anlaşma, beklenenden daha cömert bir anlaşma oldu. Fakat hükümet bunun yüzde 6.5'luk hedefi bozmaması için telafi edici önlemleri de almış bulunuyor'' diyor.
Bakanlar Kurulu, Uzlaştırma Heyeti'nin yüzde 18 olarak belirlediği rakamı niye onaylayamadı? Hani, ekonomi rayında idi?
IMF, müsaade etmedi de ondan?
Hortumculardan gayrı, kimse yemeyecek, kimse içmeyecek, kimse giymeyecek. Hatta imalatçı imal etmeyecek, sanayici üretmeyecek, çiftçi ekmeyecek-biçmeyecek? Eeee, böylece herkes kaskatı vaziyette bekleyecek; enflasyon aşağı düşecek. Bu tablo karşısında, siz, "Böyle düşük enflasyon ancak mezarda olur" teşhisi yapan muhterem Cevdet Öztürk beye hak vermez misiniz?
O halde çare; BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi, önce IMF'ye geri dön marş marş deyip ardından Milli Ekonomi Modeli ile her alanda, tarımda, sanayide üretim seferberliği başlatmak... Çalışmadan, üretmeden, yorulmadan kalkınma olmaz, ülke kur-tul-maz?
Ya hu, tamam ama IMF'ye geri dön marş marş dersek halimiz nice olur diye korkanlar, hiiiç korkmasınlar. Önceki hafta IMF Başkanı Horst Köhler, dünyayı kasıp kavuran 1997-98 Asya krizinde "IMF'ye geri dön marş marş" diyen Malezya'nın elini öptü. Köhler, "Anladık ki, Malezya'nın kararları yanlış değilmiş" demek zorunda kaldı.
Ankara'dakilerin, Türkiye düzeldi, düzeliyor diye kendi kendilerini ve milletimizi kandırmayı bırakıp, IMF'ye geriye dön marş marş deyip üretim seferberliği başlattığımız ve alın terimizle çalışmaya başladığımız zaman ekonomimiz kurtulmaya başlayacak. IMF, işte o zaman, bükemediği bileğimizi, bizim de elimizi öpecek. BTP Genel Başkanı işte bunu anlatıyor? Anlayana.
Şimdi IMF, Ankara'dakileri istediği tarafa çekip çevirip dans ettiriyor. IMF'nin bir tek etek giydirmediği kaldı.
Ekonomi düzeldi ise bu ne iş?
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019





























































