Gelişmiş, modern, insan haklarının en ön planda olduğu toplumlarda, vatandaşların devlete karşı görev ve sorumlulukları vardır. Fakat devletin de daha çok, esas olarak tüm vatandaşlarına karşı hiç bir üstünlük olmadan, eşit görev ve sorumlulukları vardır.
İnsanı merkeze koyan sosyal devlet anlayışı budur. Ki anayasamızda da güvence altına alınan sosyal devletin karşılığı bu anlayışın hakim olduğu bir sistemle mümkün olur. Bu da Türk kültür ve medeniyetinde vardır.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, kurucu irademiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bu anlayışla kurulmuştur. Vatandaşın insani ve sosyal yaşam kalitesinin yüksek olmasıyla, güçlenen devlet.
Atatürk'ün vefatından sonraki süreçte. Modern dünyada, sanki uygarlığın bir gereğiymiş gibi taktim edilen, kapitalist ekonomik sistem anlayışı. Tüm toplumları olduğu gibi milletimizde emperyalizmin sömürü kucağına itmiştir.
Bunda en büyük sorumluluk ülkemizi yöneten sağ veya sol hükümetlerin kapitalist ekonomiye dayalı politik tercihleridir.
Dünyada bu anlayışa dur diyen, tek sistem Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünyada kabul gören, Milli Ekonomi Modeli sistemi ve bu sistemin uygulaması olan sosyal devlet, milli devlet anlayışıdır.
Aylardan beri yüzde kaç artışla, kaç lira olacağı tartışılan asgari ücret ve emekli maşı halkımızın beklentisinin çok altında kalarak, ümidi tükenmiş kitleleri daha da mutsuz etti. Çünkü geçim sıkıntısı hat safhada olan dar gelirlilerin şu seçim atmosferinde düşüncesi "Reis bir güzellik yapar" şeklindeydi.
Belki de esas sorun bu anlayışta ve bu anlayışı vatandaşlar olarak, çaresizce kabul etmemizde yatıyor. Milleti yönetenler de sanki devletin sahibi ve milletin efendisiymiş gibi, alın size %25, hadi bir beş daha, halinize şükredin!
Bu anlayışı kabul eden toplumlar ezilmeye, sürünmeye mahkûmdur. Bu anlayış kapitalist ekonomik sistemdir. Dün bizi yöneten iktidarlar ve geçmişin muhalefet partileri, 20 yıldır ve bugün bizi yöneten Ak Parti ve karşıtı yeni-eski muhalefet partileri, ülkemizin ekonomik sorunlarının çözümünün biricik yolunun 'modern iktisadi anlayış' rengi yeşil, kırmızı vs. olsa da kapitalizmde olduğunu kabul edip benimsemişlerdir. İşte esas sorun da tam olarak bu, kapitalist ekonomik anlayışın çözümsüzlükleri.
Kapitalist ekonomik sistemin kendisi sömürü için icat edilip, geliştirilen, uygar olmanın, modern ve çağdaş olmanın gereği diye okutulup, dayatılan yaklaşımlardan ibarettir.
Bütün halkımıza ve çalışanlara ve emeklilere tekrar söylüyorum Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünyada uygulanan Milli Ekonomi Modeli vatandaşa şerefle yaşayacağı, çözümlerin olduğu tek modeldir.
Birçok uluslararası kongrelerde dünyanın tanınmış iktisatçıları bunu deklere etmiştir. Mesela Parma Üniversitesi'nden İtalya Prof. Dr. Francesco Daveri, "MEM'de yaşlılar - emekliler - ekonomiye yük değil" anlayışını ve çözümlerini geniş bir sunumla batı dünyasına anlatmıştır.
Yine Amsterdam Üniversitesi'nden Prof. Dr. Cornelia Versteegh de uluslararası sunumunda MEM kitabının tamamını okuyunca AB'nin çözemediği çevre, işsizlik, gelir dağılımında adaletsizlik gibi sorunların Milli Ekonomi Modelinin sunduğu perspektifle aşılabileceğini bildirdi.
Emekliler asla devletin sırtında yük değildir. Baş tacıdır ve ekonominin canlanması ve gelişmesi için en önemli tüketen kesimdir. 25-30 sene çalışıp devlete her türlü katkıyı sağlayan ve bu arada emekli olduğu zamanda alacağı parayı SGK primi ve çeşitli vergilerle önceden devlete emanet eden kesimdir emekliler. Bunu emeklilere geri veriyoruz. Neden, kendilerine ihsanda bulunuyoruz yaklaşımı, yöneticilerimizde hâkim? Anlamak mümkün değil.
Çalışanlara ve emeklilere sosyal devletin gereği olan, tüm sosyal ve insani ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir geliri sunmak hükümetlerin birinci vazifesidir.
"Emekliler emekli mi?" diye düşündüğümüzde, evet en güzel şekilde ihtiyaçlarını giderecek bir yaşamla yaşarken, çalışma sahasını gençlere devredip onların istihdamına imkân sağlayan ve yaşam boyu ihtiyaçlarını giderirken, tüketerek ekonomimize katkı sağlayan, baş tacı vatandaşlarımızdır emekliler. Bu anlayış insanı her yönüyle kıymetli gören bir sistemin ürünü olabilir.
Bunu yapmanın tek yolu hem üretimi ve hem de tüketimi destekleyecek politikalar, çözüm yolları üreterek milleti yönetmekle olur. Bu çözümleri ortaya koyan tek lider Hüseyin Baş.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş bütün platformlarda milletin her kesiminin ve devletin refahını sağlayacak, gerçekçi çözümleri net bir şekilde ortaya koyuyor. Çünkü parti programında var olan Milli Ekonomi Modeli çözümlerini biliyor.
- Bayrama bir de buradan bakalım / 05.06.2025
- Kültürel değerlerimizin korunması / 11.05.2025
- Prof. Dr. Haydar Baş’ın vuslatının 5. yılında duam / 16.04.2025
- AKP yasa çıkardı, ‘evime, mülküme çökme’ / 06.12.2023
- Eğitim ve adalet / 29.11.2023
- BOP mu, Atatürk’ün Ortadoğu projesi mi? / 21.11.2023
- Kaybolan değerlerimiz / 15.11.2023
- Gençliğe hitabenin ışığında 10 Kasım / 13.11.2023
- 10 Kasım’da okuduğum Hutbe / 12.11.2023
























































