Son günlerde dünya kamuoyunda yayınlanan ve ülkemizde yankı bulan makaleleri analiz edelim. Söz konusu yazıların yazarları, uluslararası çapta ve batının görüşlerini yansıtması açısından da dikkate alınmalıdır. * * * Birincisi, Seymour Hersh. Pulitzer ödüllü ABD'li gazeteci Seymour Hersh, "The Red Line and The Rat Line" (Kırmızı Hat ve Gizli Hat) adlı makalesinde geçen yıl Ağustos ayında Suriye'de düzenlenen kimyasal saldırının arkasında Türkiye hükümetinin olduğunu yazdı. Hersh, elinde ABD devlet kaynaklı bilgilerinin olduğunu söylüyor. * * *İkincisi, Robert Fisk. Deneyimli Orta Doğu muhabiri Fisk, ABD'li gazeteci Seymour Hersh'in iddiasına destek veriyor. İfadesine göre, Şam yakınlarında kullanılan kimyasal malzeme Suriye rejiminin cephaneliğinde yok. İngiliz gazetecinin kaleme aldığı makalenin başlığını merak edebilirsiniz. "Erdoğan: Model güçlü adamdan sıradan diktatöre" isimli başlık Erdoğan için düşünülen akıbet hakkında da ipucu niteliği taşıyor. * * * Üçüncüsü, Patrick Cockburn. İngiliz Gazeteci "MI 6, CIA ve Türkiye'nin Suriye'deki Kurnaz Oyunları" başlıklı makalesinde, ABD Dışişleri Bakanı ve Birleşmiş Milletler'deki büyükelçisinin Suriye'deki "silahlı gruplara" daha fazla destek sağlanması amacıyla yoğun çabalar ve baskılar uyguladıklarını yazdı. Bu konuda İngiltere, ABD ve Türk hükümetinin işbirliği içinde olduğuna dikkat çekti. * * *Bütün bunlar olurken Esad yaptığı açıklamada zaferini ilan etti, bir yıl içinde ülkesindeki gelişmelere tamamen hâkim olacağını açıkladı. Esad'ın "Ben kazanırsam Erdoğan kaybeder" sözünü hatırlatıyorsunuzdur. Bunu da bir kenara yazmakta fayda var. * * *Bütün bu gelişmeler batının hem nalına hem mıhına vurduğunu gösteriyor. Bir taraftan tavşana kaç diyor, diğer taraftan tazıya tut diyor. Elbette bunun sebepleri var. Birincisi, Suriye cephesinde sürekli kan kaybeden batı muhaliflere destek sağlayarak dengeyi kendi lehine çevirmek istiyor. İkincisi, Suriye cephesini tam kaybettiği zaman ben değil Türkiye hükümeti bütün bu cürümleri işledi demenin altyapısını hazırlıyor. Nitekim bu konuda batının engin tecrübesi vardır. Bir diğer sebep ise, batının iç politikaya dönük pazarlık manevrasıdır. * * *Sayın Erdoğan'ın gelişmeleri iyi okuması gerekir. Batılılar dün ortak (stratejik) hareket ettikleri Erdoğan'ı diğer partnerlerine yaptıkları gibi devre dışı bırakabilirler. Hatta bir savaş suçlusu olarak İnsan hakları mahkemesinde bile yargılayabilirler, bizden hatırlatması.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Devlet refleksi ve ayakta kalmanın sırrı / 21.06.2026
- İran'ın gösterdiği gerçek: Güç önce millettir / 17.06.2026
- Milletin gündemi CHP değil, geçimdir / 10.06.2026
- Arşivlerden günümüze uzanan bir tarih hazinesi / 08.06.2026
- Gadir-i Hum ve İslam dünyasının kayıp hafızası / 07.06.2026
- FETÖ dosyası kapanmadı: Türkiye hangi dersleri alamadı? / 03.06.2026
- Atatürk bir partiye sığmaz / 30.05.2026
- İçeride kavga, dışarıda kuşatma / 27.05.2026
- Müesses nizam değişti, peki cumhuriyet ne olacak? / 25.05.2026
- Ekonomik çöküşün ürettiği ahlaki obruk / 24.05.2026
- İran'ın gösterdiği gerçek: Güç önce millettir / 17.06.2026
- Milletin gündemi CHP değil, geçimdir / 10.06.2026
- Arşivlerden günümüze uzanan bir tarih hazinesi / 08.06.2026
- Gadir-i Hum ve İslam dünyasının kayıp hafızası / 07.06.2026
- FETÖ dosyası kapanmadı: Türkiye hangi dersleri alamadı? / 03.06.2026
- Atatürk bir partiye sığmaz / 30.05.2026
- İçeride kavga, dışarıda kuşatma / 27.05.2026
- Müesses nizam değişti, peki cumhuriyet ne olacak? / 25.05.2026
- Ekonomik çöküşün ürettiği ahlaki obruk / 24.05.2026


























































