logo
16 OCAK 2026

Erken seçim agresifliği

24.01.2006 00:00:00
Başbakan Erdoğan'ın son birkaç haftadır erken seçim konusunda yaptığı açıklamalardaki agresifliği dikkatlerden kaçmayacak boyutlarda. Başbakan her "erken seçim yok" deyişinde yüzünün rengi değişiyor, sesi yükseliyor ve o anda tutunduğu kürsüyü (veya mikrofonu)iki eliyle yerinden koparacakçasına kavrıyor. Başbakan besbelli erken seçim söylentilerine çok sinirleniyor ve bu kelimeyi telaffuz edip gündeme getirenlerden de açık açık hazzetmiyor. Aslında Türkiye'de tam da bu mevsimde yani seçimlerin normal süresine bir buçuk yıl kala erken seçim tartışmalarının gündeme gelmesi çok normal. Ayrıca hükümetin ciddi irtifa kaybının ve Erdoğan'ın da ifadesiyle "Meclis'teki yüzde 65'lik temsil çoğunluğu"na rağmen millet adına elle tutulur bir icraata imza atılamamış olması da erken seçimi doğal olarak gündeme getiriyor. Ama Başbakan Erdoğan'ın siniri pek hayra alamet değil. Kendine ve hükümetine güven duyan bir Başbakanın tutumu, takdir edersiniz ki bu şekilde agresif olmamalı. Yapılan anketler ve halkın hükümetten şikayetçi olduğunu ifade ettiği röportajlar da Erdoğan'ın tepesini attırmış görünüyor. Bir gazetenin "dinle Başbakan" ismiyle başlattığı ve hükümetten gayrimemnun zümrenin görüşlerinin yansıtıldığı yazı dizisine fena halde bozulan Erdoğan, "biz gazete kanalıyla dinleyen başbakan değiliz. Biz halkın arasına girerek dinleyen başbakanız. Biz halkımızın ne söylediğini biliyoruz. Bunlarla bu halkı aldatamazsınız, geçti o iş. Biz halkımızın zaten içindeyiz, direkt olarak dinliyoruz. Bizim endirekt suflörlere ihtiyacımız yok" diyor ve AKP hükümetinden memnun olmayanları da "birkaç kişi" olarak tanımlıyor. Bu tanımlama, Başbakanın bildik üslubu ve bugüne kadar hükümet karşıtı her vatandaşa ve zümreye Erdoğan tarafından otomatik refleks şeklinde uygun gördüğü ifade biçimi. O yüzden bu söylemi yadırgamıyoruz, çünkü alıştık!Ancak bir de işin gerçek yüzü var. Süre daraldıkça Erdoğan ve ekibindeki çözülmeler ve panik artıyor. 3 buçuk yılda birşeyler yapamamanın ve bunun yanısıra birçok tavizler vermiş olmanın halka nasıl izah edileceği endişesiyle, gayet şâşâlı bir seçim zaferinin ardından sandıkta alınacak bir hezimeti yaşama ihtimalinin korkusu arasında gidip gelmeler...Kamuoyuna açıklanmayan ancak Başbakan Erdoğan ve çevresi tarafından gayet iyi bilinen bazı anket sonuçlarında yüzde 34'lerdeki AKP'nin nasıl hızla eridiğinin görülmesi ve Erdoğan'ı çevreleyen ve halkın gerçek sesini direk veya endirek duymasını engelleyen cam fanusun kırılmaya başlaması, Erdoğan'ın erken seçim konusundaki kızgın tutumunun sebeplerinden birkaçı olsa gerek.Erken seçimin millete saygısızlık ve ihanet olacağını ifade eden Başbakan Erdoğan'ın kastı, millete verilen sözü tutma bağlamında şu olmalı: Biz bu görevi milletten 5 yıllığına aldık. Eğer 3 buçuk yılda seçime gidersek, milletten aldığımız emanete hıyanet etmiş ve sözümüzü tutmamış oluruz!Sade bir cümle olarak okunduğu zaman doğru ve etkileyici gibi görünüyor ancak gerçekler daha farklı. Olay millete verilen sözü tutmak ve emanete hıyanet etmemekse, AKP hükümetinin 3 buçuk yıllık iktidarında millete verilen hiçbir sözün tutulmaması ve vatan toprağı gibi kutsal bir emanetin bizzat düşman eline teslim edilmesini nereye koyacağız?Ve bu bağlamda asıl ihanetin erken seçime gitmemek olduğunu söylemek gerekmez mi?Türkiye'ye ihanet eden hükümetler!Başbakan Erdoğan'ın "erken seçim millete ihanettir" sözlerinden yola çıkarsak, bugüne kadar erken seçime giden her hükümetin millete ihanet ettiğini söylemek durumundayız. Türkiye'de bugüne kadar 7 kez erken seçim yapılmıştır. İlk iki erken seçim (27 Ekim 1957 ve 5 Haziran 1977) seçimlerin 4 yılda bir yapıldığı dönemlerde gerçekleşirken, 29 Kasım 1987'de başlayan 1991, 1995, 1999 ve 3 Kasım 2002 seçimleriyle son bulan 5 seçim ise ard arda ve seçimlerin 5 yılda bir yapıldığı dönemdedir. Yani hükümetlerin 5 yıllığına görev aldıkları hiçbir seçim zamanında yapılamamıştır. Buradan çıkan sonucu Erdoğan'ın kestirip attığı gibi ihanete bağlamamız mümkün değildir. Burada Türk siyasi hayatında 5 yıllık seçim sürecinin uzunluğu veya işbaşına gelen hükümetlerin bu sürenin içini dolduramamalarından kaynaklanan ve sık sık güven tazeleme veya baskılar sonucunda seçime gitme durumunda kalmaları önemli etkenlerdir. Bir de bazı iktidarların siyasi literatürümüze soktukları "baskın seçim" tabiriyle vücut bulan baskın basanındır mantığıyla siyasi rakipleri hazırlıksız yakalama komplolarını unutmamak gerekiyor. Özetle erken seçim Türk siyasetinin genlerine işlemiş bir vakıadır, yani gerçektir. Bu gerçek değişmez değildir ancak "AKP hükümeti bu gerçeği değiştirecek kadar muktedir midir" derseniz, işte orası biraz karışık...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Alperen Polat / diğer yazıları
Yalakalık tavan yaptı
Venezuelalı muhalif lider, Nobel Barış Ödülünü Trump'a verdi
Özel sektörün yurt dışı kredi borcu arttı
Kasımda 213.3 milyar dolara yükseldi
Yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini aldı
Birinci dönem bugün sona erdi
51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı davası
Sanıktan şoke eden savunma
SGK, Edirne'de Ulus Pazarı'na el koydu
22 yıllık pazar bugün açılmadı
Avukat Serdar Öktem infaz edilmişti
Cinayet anının görüntüsü ortaya çıktı
Machado: Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a sundum
Trump, Machado ile Beyaz Saray'da görüştü
Hem katil, hem işgalci, hem de hırsız
İsrail askerleri Suriye topraklarından 250 keçi çaldı
Güney Afrika, İran'ı deniz tatbikatına dahil etti
ABD: 'Endişe ve alarm verici'
Zaharova: İngiltere barış sürecini baltalıyor
"Ukrayna'daki herhangi bir yabancı birlik, meşru hedef kabul edilecek"
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namazın hikmeti
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Kocasakal: Hukukun gereği yerine geldi
'SDG sorunu bu yıl çözülür'
'İran'a müdahaleye karşıyız'
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Dr. Kocasakal: 'Karar, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli''
Mahkeme: 'Suç unsuru oluşmadı'
Hüseyin Baş'a beraat kararı
Yalakalık tavan yaptı
Venezuelalı muhalif lider, Nobel Barış Ödülünü Trump'a verdi
Özel sektörün yurt dışı kredi borcu arttı
Kasımda 213.3 milyar dolara yükseldi
Yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini aldı
Birinci dönem bugün sona erdi
51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı davası
Sanıktan şoke eden savunma
SGK, Edirne'de Ulus Pazarı'na el koydu
22 yıllık pazar bugün açılmadı
Avukat Serdar Öktem infaz edilmişti
Cinayet anının görüntüsü ortaya çıktı
Machado: Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a sundum
Trump, Machado ile Beyaz Saray'da görüştü
Hem katil, hem işgalci, hem de hırsız
İsrail askerleri Suriye topraklarından 250 keçi çaldı
Güney Afrika, İran'ı deniz tatbikatına dahil etti
ABD: 'Endişe ve alarm verici'
Zaharova: İngiltere barış sürecini baltalıyor
"Ukrayna'daki herhangi bir yabancı birlik, meşru hedef kabul edilecek"
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namazın hikmeti
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Kocasakal: Hukukun gereği yerine geldi
'SDG sorunu bu yıl çözülür'
'İran'a müdahaleye karşıyız'
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Dr. Kocasakal: 'Karar, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli''
Mahkeme: 'Suç unsuru oluşmadı'
Hüseyin Baş'a beraat kararı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.