HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Ezanlar susturulabilir mi?

08.10.2005 00:00:00
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ülkemize geldi ve ayağının tozu ile açıkladı. 2020 ye kadar serbest dolaşım hakkınız yok, o tarihten sonra da serbest dolaşım hakkı beklemeyin deyiverdi hatta serbest dolaşımın ise sonsuza kadar kısıtlanabileceğini sözlerine ekledi. "Türkiye, AB içinde geçerli olan bütün standartları ve değerleri alıp kendi sistemine uyumlu hale getirmek zorunda"  diyerek "Siz kölesiniz, biz efendi" demeyi de ihmal etmedi. Hükümet çevresinden ise cevap gecikmedi. Milli Eğitim Bakanı Çelik Duyduğu heyecanı kamuoyu ile de paylaşarak örnek bir mesaj veriverdi. Heybeliada Ruhban okulunu 24 saatte açabileceklerini ifade ediverdi.Aslında yaşanan ve yaşanacak olanlar sürpriz değil. Bunlar daha önceden bilinen, konuşulan hatta altına imza atılan konular. AB ile imzalanan 17 Aralık 2004 belgesiyle hükümetin önüne konan 35 dosyada yapılacak olan talimatlar tek tek yazılı. Üstelik AKP hükümeti bütün bunları kabul etmiş durumda.Bir adım daha atalım. AB ile müzakere sürecinde AB'nin bütün müktesebatına harfiyen uyulması ne anlama geliyor. Okuyucularımızın daha iyi algılaması için şu örneği verelim. Bugün bir AB devletine gidin. O ülkede ki düzenlemeler ne ise bütün bunlar Türkiye'den de istenecek. Mesela minarelerimizde okunan ezan hangi AB ülkesinde serbest? Hiçbir AB ülkesinde minarelerde ezanın okunması serbest değil. İşte Türkiye'den de ezan seslerinin susturulmasını isteyecekler. Çünkü AB iç hukukuna göre Ezan dini bir tebliğdir ve kamusal alanda dini tebliğe müsaade edilmemektedir. AB'ye taraf olanlar ve bu sürecin siyasi vebali boynunda olan AKP hükümeti bütün bu olacakları bile bile Müzakere sürecine evet dediler. AKP Hükümetinin iktidara geldikleri ilk günden beri dini sahada yaptıkları icraatlar iç karartıcı. Diyalogun hükümeti olduklarını ifade eden sayın hükümet yetkilileri, Peygamberimiz Efendimizi her fırsatta devre dışı bırakmaya çalıştılar. Örnek vermek gerekirse:1- "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" 5.sınıf kitabının 18. sayfasında 7. maddede Kelime-i Tevhid anlatılırken "Lailaheillallah" kelimesi yazılmış, Kelime-i Tevhidin ikinci aslı olan "Muhammederresulullah" çıkartılmıştır. Hâlbuki 14 asırdan beri bütün kitaplarda ve tablolarda Kelime-i Tevhid:"Muhammederresulullah" ile yazılmış ve zikredilmiştir. 2- Bu hususu teyit eden bir delil de 2003 yılında yapılan Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir deneme sınavında soru kitapçığında sorulan "son peygamber" hangisidir sorusuna doğru cevap "Hz İbrahim" olarak kabul edilmesidir.Burada Vatikan'ın "İbrahimi dinler" diye uydurduğu ve İslam'a alternatif olarak sunulan anlayışa paralellik vardır. Peygamberimizin devre dışı bırakılması, buna mukabil onbinlerce kilise evinin açılması; ezan seslerinin susturulma ve Ruhban okulunun açılma süreci ile ne yapılmak isteniyor?İşte işin püf noktası burada. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en büyük gücü Türk Silahlı Kuvvetleri. Onun da en büyük gücü taşıdığı "Şehitlik Ruhu". Mehmetçik olması yani Peygamber ocağı yani Şehitlik idealini meslek edinmiş olması. İşte bu ruh ki, Türk milletini yenilmez kılmıştır. Türk askerinin iman dolu göğsü ve şehit olma azmi, Osmanlı Devletinin en zayıf olduğu yıkılma sürecinde bile Çanakkale de işgalci yedi düvele dünyayı dar etmiştir. AB süreciyle elimizden öncelikli olarak alınmak istenen işte bu ruhtur.
 
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.