logo
12 MART 2026


Fay hatları kırılıyor: Dünya yeni bir savaşlar dönemine giriyor

09.03.2026 00:00:00
Giorgia Meloni birkaç ay önce "önümüzdeki yıl daha zor olacak" demişti. Bugün geriye baktığımızda, bu sözler sadece Avrupa ekonomisine dair bir uyarı değil; küresel jeopolitiğin hızla kırıldığı bir dönemin habercisi gibi görünüyor.
 
Benzer bir uyarıyı yıllar önce Emmanuel Macron yapmış ve "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" diyerek Batı ittifakının stratejik yönünü sorgulamıştı. Şimdi sözleri yeniden güncel; Ukrayna'dan Orta Doğu'ya, Pasifik'ten AB içi görüş ayrılıklarına uzanan kriz zinciri, tek bir merkezi otoritenin dünyayı yönetemediğini gösteriyor.
 

Orta Doğu: Barut fıçısı patladı

 
Son günlerde ABD ve İsrail, Iran'da kapsamlı füze ve hava saldırıları düzenledi. Bu operasyonlar, artık gölge savaşlarının ötesine geçerek doğrudan çatışma safhasına taşındı.
 
En kritik gelişme: Ali Hamaney bu saldırılar sonucunda öldürüldü. İran devlet medyası, liderin ölümünü doğruladı ve ülke genelinde 40 günlük yas ilan edildi. Bu olay, bölgedeki krizlerin niteliğini dramatik şekilde değiştirdi. Füze saldırıları ve hedef seçimi, hem İran'ın üst düzey askeri kadrosunu hem de sivil yönetim organlarını vuracak şekilde planlanmış.
 
Bölgesel riskler büyük. Lübnan'daki Hizbullah, Irak'taki milisler ve Yemen'deki aktörler, misilleme olasılığı ile tetikte. Petrol piyasaları dalgalanıyor, siviller yerlerinden ediliyor ve diplomatik çözümler hala uzak. Orta Doğu artık her an patlayabilecek bir barut fıçısı durumunda.
 

Ukrayna: Avrupa'nın kanayan yarası

 
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, dördüncü yılına yaklaşırken hala Avrupa güvenliğinin en kritik sınavı.
 
Vladimir Putin için Ukrayna, stratejik güvenlik ve tarihsel nüfuz alanı. Volodymyr Zelenskyy ise ülkesini Batı sistemine entegre etmeye çalışıyor.
 
Savaş uzadıkça Avrupa'da stratejik yorgunluk baş gösteriyor. Enerji fiyatları yükseliyor, savunma harcamaları artıyor, politik bölünmeler derinleşiyor. Ukrayna artık sadece bir ülkenin savaşı değil; Avrupa'nın ve Batı ittifakının sınavı.
 

AB'de görüş ayrılıkları: Meloni ve Sánchez

 
Avrupa'da liderler arasında stratejik önceliklerde ciddi ayrışmalar yaşanıyor:
 
Giorgia Meloni sert güvenlik önlemleri ve NATO ile yakın koordinasyonu savunuyor, Pedro Sánchez diplomasi ve AB dayanışmasını ön plana çıkarıyor ve ABD'nin bazı askeri operasyonlarına izin vermiyor, özellikle Orta Doğu'daki müdahalelere karşı temkinli davranıyor.
 
Bu ayrışma, AB'nin hem Ukrayna hem de Orta Doğu krizine tek sesli yanıt verememesine yol açıyor. Fransa ve Almanya gibi diğer üyeler de kendi önceliklerini koruyor, bu da ittifakın koordinasyonunu zorlaştırıyor.
 

ABD–Çin rekabeti: Sessiz ama kritik cephe

 
Pasifik'te yükselen gerilim, dünya düzeninin diğer eksenini oluşturuyor.
 
Xi Jinping yönetimindeki Çin, ekonomik ve teknolojik kapasitesiyle ABD'ye meydan okuyan tek küresel güç. Washington, yarı iletkenler ve stratejik sektörlerde Çin'i sınırlamak için hamleler yapıyor.
 
Rekabet artık sadece ticaret savaşı değil. Yapay zeka, enerji ve stratejik teknoloji, küresel güç dengesini şekillendiren yeni silahlar. Tayvan çevresindeki gerilim, birçok analist tarafından 21. yüzyılın Berlin'i olarak tanımlanıyor.
 

Batı ittifakında yıpranma: Londra ve Washington

 
NATO'nun dayanıklılığı sorgulanırken, ABD ile Birleşik Krallık ilişkileri eskisi gibi değil:
 
ABD, operasyonlarda tek taraflı karar alma eğiliminde, Londra ise diplomatik kanalları ve dengeleyici yaklaşımı önemsiyor.
 
Bu fark, Batı ittifakının artık tek sesli olmadığını gösteriyor. Karar süreçlerindeki farklılıklar, özellikle Orta Doğu ve Ukrayna'da riskleri ve gecikmeleri artırıyor. Avrupa'nın stratejik özerklik tartışmaları da tabloyu güçlendiriyor.
 

Türkiye ve bölgesel aktörler

 
Türkiye hem Orta Doğu hem Karadeniz ekseninde stratejik manevralarını güçlendirmeye çalışıyor:
 
NATO'nun dayanıklılığı sorgulanıyor,
Avrupa kendi stratejik bağımsızlığını tartışıyor,
Türkiye hem Rusya hem Batı ile dengeli ilişkiler kurmaya çalışıyor.
 
Türkiye'nin diplomatik ve askeri hamleleri, Orta Doğu'daki çatışmanın seyrini ve Avrupa güvenliğinin dengesini doğrudan etkileyebilir.
 

Çok kutuplu, krizlerle dolup taşan dünya

 
Bugün yaşanan tabloyu özetlemenin en doğru yolu: çok kutuplu, kırılgan ve krizlerle dolu bir dünya.
 
Orta Doğu'daki liderin öldürülmesi, Ukrayna'daki uzun süren savaş, ABD–Çin rekabeti ve AB içindeki görüş ayrılıkları bir araya geldiğinde, tek bir kriz değil, aynı anda birçok jeopolitik fay hattının kırıldığı bir döneme girildiği açıkça görülüyor.
 
Hangi hattın önce kırılacağı hala bilinmiyor. Bu belirsizlik, küresel güç dengelerini dramatik şekilde sarsabilecek en büyük risk olarak önümüzde duruyor. Her hareketin etkisi sınır tanımıyor; dünya artık eskisi gibi tek merkezli değil. Liderler hem diplomatik hem askeri alanda hızlı ve stratejik kararlar almak zorunda. Bu kararlar, sadece bugünün değil, gelecek yılların güvenliğini de belirleyecek.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.