HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 EKİM 2021, CUMARTESİ

Felaket senaryoları

05.09.2021 00:00:00
'Felaket senaryoları' seslendirme dosyası:

Yüzlerce yıl önce yazılmış kitaplarda bile günümüzde yaşadığımız sorunlar yazıyor dersem bana inanır mısınız?

Geçim sıkıntısı, toprak ve mal kavgaları, makam hırsı ve değer bilmezlikler hep olagelmiş.

Pek çok yazar, Yaratıcı'yı görmediği halde birbirini sevdiğiniz takdirde onun içinizde yaşadığını hissedeceğinizi belirtmiş, dinsel buyrukların insanın köle olması için değil, aksine ayakta durması ve varlığını sürdürmesi için önemli olduğunu belirtmiştir. 

Yaratıcı'nın her dinde tartışma konusu olduğu, varlığı ve yokluğu inananlar ve inanmayanlar arasında derin çizgiler oluşturduğu, kardeşler arasındaki sevgi bağının bile göz ardı edildiği bilinmektedir. 

Sevginin bedelini para ile ölçmek, ona bir bedel oluşturmak mümkün değildir. Sevgi için bir bedel ödemeniz de söz konusu değildir. Sevgi Yaratıcı'nın insanlara kattığı çok önemli bir değerdir. Sevgiyi sadece iki kişi arasında birlikteliğe giden bir aracı aşk olarak düşünmeyin. Sevginin çok farklı hedefleri vardır. 

Gülü sevmek başkadır dikenine rağmen, bülbülü sevmek başkadır…  Erkek veya kadın bir insanı sevmek başkadır; kadının kocasını, kocanın karısını sevmesi bir başkadır. Bir annenin çocuğunu sevmesi başkadır, kardeşini sevmesi başkadır. 

Yaratılmış olan her şey sevilmeye değer. Giydiğin ayakkabıyı sevmek, yaptığın işi sevmek, okuduğun okulu sevmek, çocukluğunda kullandığın bir eşyayı sevmek son derece normaldir. 

İnsan olanın, vatanını sevmesi, üzerinde yer alan her köyleri, şehirleri, zenginlikleri, alışkanlıkları, yetişen ağaçtan, yaşayan hayvanlara kadar doğal güzelliklerle birlikte onları sevmesi ve iyiliğini istemesi de güzeldir. 

Bu dünyadan göçüp gidenleri sevmek, yaşayanları sevmek kadar doğaldır. 

Kısacası sevgi varlığımızın en önemli gereklerinden birisidir. 

* * *

Ne yazık ki sevgiden bahsedenlerin, sözlerinin önüne sevgi cümleleri ekleyenlerin yeterince samimi olup olmadıklarını bilmiyoruz. Çünkü sevgi tektir ama gösterilmesinin binlerce yolu vardır. Bazılarımız özlemeden sevmeyi beceremez. 

Aksine sevenleri hedef kitlesi yapar. Onları kırmaya, aralarındaki bağı koparmaya çalışır. Senaryolar üretir, komplolar kurar… Bizler; her şeyden çok sonra haberdar oluruz. Ancak öyle senaryolar vardır ki; toplumun değer yargılarını değiştirmeye, algılarını körleştirmeye, gözlerini farklı bir yöne odaklamaya uğraşır. 

Son günlerde gerek sosyal medyada ve gerekse fısıltı gazetesinde öyle şeyler yayınlanmaya başladı ki akıllara zarar.  Bu senaryolara göre devletlerin yaşlı ve işe yaramaz olarak nitelenen nüfusu yok etme projelerinden tutun da, insanların üçüncü gözlerini PCR (pisiar) testi ile yok etmeye kadar…

Geçim sıkıntımıza, fırtına ve depremlere, her gün birbiri ardına kaybettiğimiz canlara rağmen bizler insanlığın yasal mirasçısı olarak mutluluğu bulmanın, mutlu olmanın ve mutlu kalmanın birçok görevden daha önemli olduğuna, her söylenene inanmamak gerektiğine, inanıyoruz. 

Lütfen devletlerin kendi nüfuslarını yok etmek için icat ettikleri senaryolara falan inanmayınız. 

Kalın sağlıcakla…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

05.09.2020, 05.09.2019, 05.09.2018, 05.09.2017, 05.09.2016, 05.09.2015, 05.09.2014, 05.09.2013, 05.09.2012, 05.09.2011, 05.09.2010, 05.09.2009, 05.09.2008, 05.09.2007, 05.09.2006, 05.09.2005, 05.09.2004, 05.09.2003, 05.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.