logo
13 TEMMUZ 2026

Film gibi kurtarma operasyonu

09.09.2009 00:00:00
 
İstanbul'daki sel Selimpaşa'da yazlık sitelerin bulunduğu sahili ve E-5 Karayolunu vurdu. Biranda bastıran sağanak yağış nedeniyle karayolu trafiğe kapanırken oluşan yoğun akıntı nedeniyle araçlar denize kadar sürüklendi.

 

Olay yerine gelen itfaiye ve arama kurtarma ekipleri binalarda ve suyun biriktiği karayolu üstünde mahsur kalan vatandaşları kurtarmak için yoğun çaba sarf etti. Kurtarma operasyonları film sahnelerini aratmadı. Helikoplerlerden uzatılan halatlarla vatandaşlar mahsur kaldıkları yerlerden kurtarıldı.

Yakınlarına ulaşamayan bazı vatandaşlar ise denizde yakınlarını aradılar. Sitelerdeki binalarda büyük çapta maddi hasar meydana geldi.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı

12.07.2026 18:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı. Başsavcılık, soruşturmanın "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt" suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü açıkladı. Ayrıca depremin ardından yapılan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Ahbap Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarda para transferi yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı, deprem bağışlarının yurt dışına çıkarıldığı ve amacı dışında kullanıldığı yönündeki iddiaların artması üzerine ise soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, Haluk Levent'in çok sayıda şüpheliye ait banka hesaplarını kullandığının tespit edildiği, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz Kaya adına olduğu ifade edildi. Dernek hesaplarından Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına yaklaşık 120 milyon lira para transferi gerçekleştirildiğinin belirlendiği kaydedildi.

Başsavcılık açıklamasında ayrıca, Haluk Levent tarafından kullanıldığı belirtilen dernek kurucularından Alper Çelik'e ait hesaplar üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon lira tutarında yasal bahis oynandığı, yaklaşık 390 milyon lira kayıp oluştuğunun tespit edildiği bildirildi. Şahsi banka hesabını kullanamadığı ve ticari faaliyetlerinde karşılıksız çekleri bulunduğu belirtilen Haluk Levent'in bu büyüklükte bahis işlemleri gerçekleştirmesinin soruşturmadaki şüpheleri artırdığı ifade edildi.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan Haluk Levent'in yurt dışına kaçma hazırlığında olduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon ve yakalama sürecinin başlatıldığı belirtildi. Farklı bir soruşturmada ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan gayrimenkul alındığı, Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların daha sonra başka kişiler adına tescil edildiği ve bu yöntemle yaklaşık 60 milyon dolar mağduriyet oluşturulduğu öne sürüldü. Açıklamada, dernek hesaplarının kambiyo senetleri ve şahsi hesaplar aracılığıyla boşaltıldığına ilişkin ciddi emarelerin bulunduğu, derneğe ait bazı gayrimenkullerin şüpheliler adına tescil edildiğinin tespit edildiği de kaydedildi.

Başsavcılık, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından vatandaşlar tarafından yapılan bağışların şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis faaliyetlerinde kullanıldığı ve üçüncü kişilere yönlendirildiğinin belirlendiğini bildirerek, soruşturma kapsamında şüphelilerin gözaltına alındığını açıkladı.İHA

Haluk Levent Bursa'da gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltı kararı çıkartılan sanatçı Haluk Levent, Bursa'da gözaltına alındı

12.07.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
Haluk Levent Bursa'da gözaltına alındı
Haluk Levent Bursa'da gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Dernekler Kanununa Muhalefet', 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ve 'örgüt üyeliği' suçlarından gözaltı kararı çıkartılan sanatçı Haluk Levent, Bursa'da gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent'in, 'Dernekler Kanununa Muhalefet', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'örgüt üyeliği' suçlarından İstanbul-İzmir Otobanı Bursa Mustafakemalpaşa mevkiinde gözaltına alındı.

Haluk Levent'in önümüzdeki saatlerde gözaltına alındığı suçlar çerçevesinde ifade vermesi bekleniyor.

Hem işten hem tazminattan oldu

Şef aşçı olarak çalıştığı otelde, mesai arkadaşlarına karşı adeta terör estirip bir de üstüne stajyer aşçıya ‘salak, öküz’ deyice olanlar oldu. Tazminatsız kovulan aşçıbaşının yıllar süren davasında son noktayı kovan Yargıtay, otel işletmecisini haklı buldu 

12.07.2026 16:10:00
İHA
 
Hem işten hem tazminattan oldu
Hem işten hem tazminattan oldu
Çalıştığı otelden çıkartılan aşçıbaşı K.H. İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. İş sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın son verildiğini ve ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etti.

Otel işletmecisi, davacının stajyer aşçı M.K.'ya sinkaflı sözlerde bulunduğunu, bunu diğer çalışanlara da yaptığını, bu sebeple iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini öne sürdü. Yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ücret bordrolarına yansıtılarak banka hesaplarına ödendiğini veya karşılığında serbest zaman verildiğini, iş sözleşmesinde yılda 270 saate kadar olan fazla çalışmanın zamlı karşılığının ücrete dâhil olduğunu, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi.

İş Mahkemesi, davacının stajyer M.K.'ya ve diğer çalışanlara sinkaflı sözlerde bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği savunulmuş ise de; dosyaya hiçbir somut belgenin ve ayrıca fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi itirazları geri çevirdi. İşletmeci kararı temyiz edince yıllar süren davada son sözü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi söyledi.

Kararda; işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hâle gelmişse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğduğuna vurgu yapıldı. İşverene tanınan derhal fesih hakkının temelini işyerindeki disiplin ve düzeni sağlama amacı oluşturduğu hatırlatıldı. Somut olayda, iş sözleşmesi davacının işverenin başka bir işçisine sataşması, küfür etmesi, işyerinde olumsuzluklara sebebiyet vermesi, çalışma huzurunu bozması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması ve iş disiplinine uymaması gibi nedenlerle haklı nedenle feshedildiğine dikkat çekildi.

Yargıtay kararında; "Dosya kapsamının incelenmesinde, feshe konu olayda davacının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K'ya bezlerin pis koktuğu gerekçesiyle bağırmaya başladığı, sinkaflı küfürler ettiği ve şiddet içerikli sözler söylediği ortadadır. Çalışanın göz ameliyatı olduğu, doktorunun çalışmaması gerektiğini davacıya ilettiği, davacının herkesin içinde kendisini rencide ettiği, 'öküz, mal, salak, işe yaramazsın, ne halin varsa gör' dediği anlaşılmıştır. 

Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında, davacının işverenin gözetmekle yükümlü olduğu stajyere sataştığı, küfürlü sözler sarf ettiği ve işyerindeki diğer çalışanlara karşı da agresif tavırları ve sinkaflı küfürleriyle ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar sergilediği ve böylece işyerindeki çalışma barışı ile düzen ve disiplini bozduğu sabittir. Davacının sabit olan bu davranışları karşısında iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir. Bu bakımdan işverence sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 25'nci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle feshi yerindedir. İşverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir" denildi.

Emekli maaşı Meclis gündeminde

En düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya yükseltecek kanun teklifi, salı günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanıyor. Milyonların gözü kulağı Meclis'e çevrilirken, 12. Yargı Paketi ve öğrenci affı da bu hafta yasalaşma yolunda
 

12.07.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Emekli maaşı Meclis gündeminde
Emekli maaşı Meclis gündeminde
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren devrim niteliğindeki yasa teklifleri için bu hafta yoğun bir mesaiye başlıyor.

Meclis gündeminin en sıcak başlığını, emeklilerin gelirini artıracak olan yeni ekonomik düzenlemeler oluşturuyor. Hükümet tarafından hazırlanan ve kamuoyunda uzun süredir beklenen ekonomik düzenleme paketi, salı günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda masaya yatırılacak.

Teklifin en dikkat çeken maddesi ise en düşük emekli aylığına yapılacak artış oldu. Yeni düzenlemeyle birlikte en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya çıkarılması öngörülüyor. Komisyondaki görüşmelerin ardından teklifin hızla Genel Kurul'a gelmesi ve yasalaşması bekleniyor.

12. Yargı Paketi ve öğrenci affı

Meclis'in bir diğer önemli maddesi ise hukuk sisteminde önemli değişiklikler öngören 12. Yargı Paketi olacak. Yargı süreçlerini hızlandırmayı, hak mahrumiyetlerinin önüne geçmeyi ve ceza adalet sistemini güçlendirmeyi hedefleyen paket, Meclis Genel Kurulu'nda milletvekillerinin onayına sunulacak.

Yükseköğrenimini yarıda bırakmak zorunda kalan binlerce gence müjdeli haber de bu hafta Meclis'ten gelecek. Çeşitli nedenlerle üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilere geri dönüş yolu açan "Öğrenci Affı" düzenlemesi de yasalaşma sürecine giriyor. Düzenleme, eğitim hakkından mahrum kalan öğrencilere üniversitelerine dönerek eğitimlerini tamamlama fırsatı tanıyacak.

Meclis ihtisas komisyonları ve Genel Kurul, bu üç kritik düzenlemeyi yasalaştırmak için hafta boyunca kesintisiz mesai yapacak. Vatandaşların gözü, salı gününden itibaren Meclis'ten gelecek resmi açıklamalara kilitlenmiş durumda.

LGS tercih süreci yarın başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından tercih başvuruları, yarından itibaren 27 Temmuz'a kadar yapılacak

12.07.2026 13:00:00
AA
 
LGS tercih süreci yarın başlıyor
LGS tercih süreci yarın başlıyor

Adaylar, "merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar", "yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar" ve "pansiyonlu okullar" olmak üzere üç grupta tercih yapacak.

Yarın başlayacak ve e-Okul sistemi üzerinden yapılacak lise tercih işlemleri, 27 Temmuz saat 17.00'ye kadar sürecek.

Merkezi sınavla öğrenci alan okullara toplam 198 bin 899 öğrenci yerleştirilecek. Anadolu liselerine 60 bin 886, fen liselerine 38 bin 700, sosyal bilimler liselerine 9 bin 210, Anadolu imam hatip liselerine 43 bin 706, mesleki ve teknik Anadolu liselerine 46 bin 397 kontenjan ayrıldı.

Merkezi sınav puanı ile yerleştirme, sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yapılacak. Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden 10 okula kadar tercih yapabilecek.

Merkezi sınavla öğrenci alan okulların belirlenen kontenjanlarına puan üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yerleştirme yapılacak.

Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde yerleştirme, sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7. ve 6. sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8. sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencilerin doğum tarihine göre yaşı küçük olana bakılarak yerleştirme yapılacak.

Yerel yerleştirme nasıl yapılacak?

Yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara, sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak.

Değerlendirmede, eşitlik olması durumunda sırasıyla 8, 7. ve 6. sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme gerçekleştirilecek.

Sınava giren ve merkezi sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunmaları gerekiyor.

Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak.

Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler tercihte bulunamayacak.

İlk ekran yerel yerleştirme için açılacak

Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek. Yerel yerleştirme tercihlerinde ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek kaydıyla öğrenciler en fazla 5 okul tercih edebilecek.

Tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla 3 okul seçilebilecek.

Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini gerçekleştiren öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ekranından en fazla 10, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla 5 okul olmak üzere toplamda 20 okul tercihi yapabilecek.

Yerel yerleştirme tercih ekranındaki yeşil renk, öğrencinin ikamet adresinin bulunduğu "Kayıt Alanında" yer alan okulları, mavi renk öğrencinin ikamet adresine göre "Komşu Kayıt Alanında" bulunan okulları, kırmızı renk ise öğrencinin kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışında kalan il içindeki diğer kayıt alanları ile il dışındaki kayıt alanlarında olan okulları gösterecek.

Nakiller iki dönem sürecek

Geçen yıl olduğu gibi LGS yerleştirmelerine esas nakiller, bu yıl da iki dönemde yapılacak. Her iki dönemde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek.

Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak.

Tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek.

Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların işlem ve kayıtları Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi'ne göre 13-27 Temmuz'da gerçekleşecek.

Özel öğretim kurumlarına kayıt işlemini tamamlayan öğrencilere tercih ekranı açılmayacak, öğrenciler tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri durumunda tercihte bulunabilecek.

"Rota Maarif" platformu

Bakanlık, öğrenci ve velilere LGS tercih sürecinde destek olması amacıyla hayata geçirdiği "Rota Maarif" platformunu 10 Temmuz'da erişime açtı.

Platformda, okulların temel bilgileri, adresleri, iletişim bilgileri, öğretim şekli, ders saatleri, fiziki imkanları, kontenjan durumu ve diğer özellikleri yer alıyor.

Kullanıcılar okulları il, ilçe, okul türü, okul kademesi, alan, pansiyon durumu ve benzeri kriterlere göre sorgulayabiliyor.

Sonuçlar, 5 Ağustos'ta açıklanacak

Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar, 5 Ağustos'ta "meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek.

Yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları, 5-7 Ağustos'ta, tercih sonuçları 10 Ağustos'ta açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos'ta arasında alınacak ve 14 Ağustos'ta duyurulacak.

Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular, 17-26 Ağustos'ta yapılacak ve komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos'ta tamamlayacak.

Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül'de okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilerek e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri gerçekleştirilecek. 

Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor

Küresel savunma sanayii tedarik zincirlerindeki karmaşık ortaklıklar, Berlin’deki fabrikaların ardından Türkiye merkezli şirketleri ve uluslararası ortaklarını da kamuoyu tartışmalarının merkezine taşıdı

12.07.2026 11:05:00
Haber Merkezi
 
Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor
Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor
Küresel savunma sanayii tedarik zincirlerindeki karmaşık ortaklıklar, Berlin'deki fabrikaların ardından Türkiye merkezli şirketleri ve uluslararası ortaklarını da kamuoyu tartışmalarının merkezine taşıdı.

Almanya'da İsrail ordusuna mühimmat sağlayan Rheinmetall şirketine karşı düzenlenen kitlesel protestolar sürerken, Türkiye bağlantılı bazı savunma şirketlerinin İsrail'e silah ve mühimmat üreten küresel devlerle kurduğu ortaklıklar ve tedarik sözleşmeleri de eş zamanlı olarak gündemdeki yerini koruyor.

Berlin'de Savaş Karşıtları Ayakta



Almanya'nın başkenti Berlin'de "Silahsız Wedding" sloganıyla toplanan binlerce aktivist, İsrail ordusuna topçu mühimmatı ve askeri bileşen sağlayan Rheinmetall fabrikasına yürüdü. "Soykırımla kâr edilmez" dövizleri taşıyan eylemciler, mühimmat taşıyan kamyonların çıkışını engellemek için yollara barikat kurdu.

Bazı protestocular kendilerini cadde zeminine ve fabrika tellerine yapıştırarak üretimi durdurmaya çalıştı. Anadolu Ajansı verilerine göre, Berlin polisi biber gazı ve kimyasal çözücüler kullanarak sert bir müdahalede bulundu; arbede sonucu onlarca kişi gözaltına alındı.

Türkiye'de tartışılan ortaklıklar ve İsrail bağlantılı devler



Türkiye, resmi düzeyde İsrail ile tüm askeri ve ticari bağlarını kestiğini açıklasa da, Türk savunma sanayii firmalarının küresel pazarda İsrail ordusunun ana tedarikçisi olan yabancı şirketlerle yaptığı ortaklıklar ve iştirak faaliyetleri kamuoyunda tartışma yaratıyor!

Baykar ve İtalyan Savunma Devi Leonardo Ortaklığı



Selçuk Bayraktar'ın yönetim kurulu başkanı olduğu Baykar firması, İsrail ordusuna F-16/F-35 bileşenleri, füzeler ve askeri teknolojiler satan İtalyan savunma devi Leonardo ile stratejik ortaklığa gitti. İki şirket, havacılık ve ileri savunma sistemleri geliştirmek amacıyla "LBA Systems" adında ortak bir girişim şirketi kurdu. İtalyan şirketin İsrail'e doğrudan silah satması nedeniyle, bu imza muhalefet ve kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandı.

Türk Şirketi Repkon'un ABD İştiraki (Repkon USA) ve İsrail Bombaları



Türkiye merkezli savunma sanayii grubu Repkon'un ABD'deki iştiraki olan Repkon USA, Texas eyaletinde satın aldığı eski General Dynamics mühimmat fabrikasında üretim yapıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi yabancı askeri satış (FMS) bildirimlerine göre Repkon USA, İsrail'e gönderilmek üzere 151,8 milyon dolar değerindeki 12 bin adet BLU-110A/B tipi 1000 poundluk bomba gövdesinin ana yüklenicisi oldu. Ayrıca Boeing ile ortak yürütülen başka bir dev mühimmat paketinin de üretim ayağında yer aldı.

Bakanlık ve Şirket Savunması

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) konuya dair yaptığı açıklamada, Türkiye'nin İsrail ile askeri iş birliği olmadığını, ABD'de faaliyet gösteren şirketlerin ise yerleşik oldukları ülkenin (ABD) mevzuatına tabi olduğunu belirterek sorumluluk kabul etmedi.

Repkon ise ABD hükümetinin tedarik zinciri kararlarında söz hakkı olmadığını savunarak gelen tepkiler üzerine ABD'deki iştirakinde marka değişikliğine gitti.

‘Şakaydı’ dediler, savcı inanmadı

İş dünyasının tanınan isimlerinden Sadettin Saran ile ünlü spiker Ela Rümeysa Cebeci hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturmasında şok bir gelişme yaşandı

11.07.2026 18:14:00
Haber Merkezi
 
‘Şakaydı’ dediler, savcı inanmadı
‘Şakaydı’ dediler, savcı inanmadı
İş dünyasının tanınan isimlerinden Sadettin Saran ile ünlü spiker Ela Rümeysa Cebeci hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturmasında şok bir gelişme yaşandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, her iki isim için de "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan ayrı ayrı en az 10 yıl hapis cezası talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Şaka diye savundular, savcılık inanmadı



Soruşturma dosyasına giren teknik incelemelerde, iki isim arasındaki WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları en güçlü delil olarak öne çıktı. İddianamede yer alan kayıtlara göre, Sadettin Saran'ın "Sende var mı ondan? Pazar sabahtan teyitleşelim..." mesajına, Ela Rümeysa Cebeci'nin "Ben Escobar mıyım nereden bulayım, sen yetiştiriyordun ya başkanım yol birkaç dal takılalım" şeklinde yanıt verdiği görüldü.

Şüphelilerin bu diyalogları "film repliği ve şaka" olarak nitelendiren savunmaları, savcılık tarafından uyuşturucu teminine yönelik iradeyi ortaya koyduğu gerekçesiyle ikna edici bulunmadı.

"Organik sakinleştirici" savunması

Saç örneklerinde kokain tespit edilen Sadettin Saran, ifadesinde suçlamaları kesin bir dille reddetti. Cebeci ile yalnızca mesajlaştıklarını ve birlikte madde kullanmadıklarını belirten Saran, test sonucunu Fenerbahçe başkanlık seçimi döneminde kendisine verilen "organik sakinleştiricilere" bağladı. Geçtiğimiz Aralık ayında gözaltına alınan Saran, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Spiker etkin pişmanlıktan yararlandı

17 Aralık 2025'te tutuklanan ve adli tıp raporu pozitif çıkan spiker Ela Rümeysa Cebeci ise etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandı. Kullanıcı olduğunu kabul eden ancak ticaret suçlamasını reddeden Cebeci, yaklaşık 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra 24 Nisan 2026'da ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte, kamuoyunun yakından takip ettiği bu skandal davanın yargılama süreci önümüzdeki günlerde başlayacak.

Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi

Evliliklerde kadın eşin yemeği güzel yapıp yapmadığı tartışmaları Yargıtay'ın emsal kararıyla yeni bir boyut kazandı. Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocasına; 'defol, sen pissin, bunak, moruk' ifadelerini kullanan kadını az kusurlu; eşine 'Yaptığın yemekleri beğenmiyorum, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli' ifadelerini kullanan erkeği ağır kusurlu saydı

11.07.2026 11:13:00
İHA
 
Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi
Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi
Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi'ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü. Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi.

Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti.

Yaptığı yemekleri beğenmediğini, "sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti.

Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise 'Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz' dediğine dikkat çekti. Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca, bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.

CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da


 
 
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar devam ediyor. Çankaya Belediye Başkanı Güner'in de aralarında bulunduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11.07.2026 09:35:00
HABER MERKEZİ/AA
 
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de yer aldığı 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışma kapsamında, hakkında "suç örgütü kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verilen şüphelilerin adreslerinde arama, el koyma işlemi yapıldı.

27 kişi gözaltına alındı

Şüphelilerden 27'si gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Bu arada sabah erken saatlerde Çankaya Belediyesi'nde polis ekiplerince arama yapıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.