HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler

25.08.2015 00:00:00
Dinin hükümlerini, emir ve yasaklarını ortaya koyan ve nasıl yaşanacağını belirleyen Cenab-ı Hakk'ın bizzat kendisidir. Emir ve yasakların uygulanışını son Peygambere kadar nebi ve resuller aracılığı ile gerçekleştirmiştir.Peygamberler "O, nefis arzusu ile konuşmaz. (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir" (Necm,3-4) ayetleri gereği sadece Allah'ın istediğini konuşabilir veya söyleyebilir. Bir başka ifade ile peygamberler; cüz'i iradelerini külli iradeye teslim eden kişilerdir. Dolayısıyla peygamberlerin konuştuğu aynı zamanda vahiydir. O halde peygamberlerin söz ve fiilleri Kur'an'a ters düşemez. Böyle bir durum ortaya çıkarsa anlamalıyız ki o söz ve davranış birileri tarafından uydurulmuştur, Peygamber'in (s.a.a) Kendisine ait değildir. "? Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz" (İsra,15) ayeti gereği her dönem Cenab-ı Hak insanları ayıktıracak, onlara doğru yolu gösterecek, yanlış yapmalarını engelleyecek ve her an onlara Allah'ın muradını hatırlatacak peygamberler ve elçiler göndermiştir. Allah'ın göndermiş olduğu Salih (a.s.), Hud (a.s.), Nuh (a.s.), Lud (a.s.) gibi peygamberlerden risaletlerini tebliğ karşılığında bir ücret istememelerini ve şöyle demelerini istemiştir; "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir." (Şuara, 109). Bu peygamberlerden böyle söylemelerini isteyen Cenab-ı Hak, bizim Peygamberimize gelince de şöyle demesini istemiştir: "? De ki: Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehl-i Beyt'imi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum..." (Şura, 23). Demek ki Allah bir peygamberden başka bir şey, diğer bir peygamberden başka bir şey isteyebilir. Allah'ın işine hiç kimse karışamaz. Çünkü Allah: "? O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez" ayetiyle bu gerçeği ifade etmektedir.Diğer taraftan Allah (c.c.) Peygamber'e (s.a.a.) Veda Haccı'ndan dönerken "Ğadir-i Hum" denen yere geldiğinde kendisine gönderdiği: "Ey Peygamber! Rabbinden Sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun?" (Maide, 67) ayeti indikten sonra yepyeni bir dönem başladı.Bu dönem "nübüvvet" yolunun bittiğini ve "velayet" yolunun başladığını, bir başka ifade ile Allah'ın emir ve yasaklarının "vahiy" ile tamamlandığını gösterir. Bundan böyle tamamlanan din Allah'ın sevdiği ve seçtiği insanlara; "ilham" yoluyla emir ve yasakların zaman içinde nasıl yaşanacağını, onların nezdinde insanlara öğretir ve yaşatır.Son gelen "? Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim?" (Maide, 3) ayetiyle de Hz. Peygamber'in (s.a.a.) nebilik görevinin bittiğini ve Hz. Ali'nin de "velayet, imamet ve hilafet" görevinin başladığını, kıyamete kadar devam edeceğini ve bu hakkın da onun soyunun hakkı olduğunu bizlere ifade ediyor. Allah'ın (c.c.) rızası ve muradı "velayet, imamet ve hilafet" makamının İmam Ali'ye (a.s) ait olduğunu ve kıyamete kadar da soyunun hakkı olduğunu kabul etmektir.
 
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Haydar Baş hocamın arzusu / 19.04.2022
- Kadınlar Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden mi yaratıldı? / 12.03.2021
- Hasan Hüseyin Dede / 04.03.2021
- Gara Operasyonu ve 16 şehidimiz / 24.02.2021
- Hak davanın savunucuları / 18.02.2021
- Fıtratı bozulan hakikati anlayamaz / 10.02.2021
- İnananların şehidi Kasım Süleymani / 07.01.2020
- Hakikati ortaya koymayan zalimdir / 02.01.2020
- AB’nin işgal yöntemi / 28.12.2019
- ‘Babalar gibi satarım’ / 12.12.2019
- Ata'ya dizilerde de yer yok! / 17.03.2018
- İslam'ın güncellenmesi tesadüf mü? / 13.03.2018
- İslam neye göre güncellenecek? / 12.03.2018
- Doğruları konuşmak / 14.10.2017
- 2016'dan 2017'ye bakış / 04.01.2017
- Cihad ve Atatürk / 17.11.2015
- Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler / 25.08.2015
- İmandan sonra inkarın sonucu / 11.08.2015
- Nerede yanlış yaptık? / 02.07.2015
- Zina ve faiz helak sebebidir / 12.05.2015
- Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi / 15.01.2015
- 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' / 25.12.2014
- Rızık / 13.12.2014
- Allah'tan başkalarını rab edinmek / 29.11.2014
- Kendi elimizle kazandıklarımız / 24.11.2014
- Emir ve yasaklara razı olmak / 20.11.2014
- Allah'ı sever gibi sevmek / 17.06.2014
- Adaletin tecellisi / 14.06.2014
- Emaneti ehline vermek / 29.05.2014
- Doğruya isabetin yolu / 10.04.2014
- Dünyalık için değmez / 21.02.2014
- En güzel vesile / 01.02.2014
- Müslümanın düşmanı şeytan / 11.01.2014
- Hayra dua eder gibi şerre dua eden insan / 03.01.2014
- İman ibadetsiz korunamaz / 28.12.2013
- 'Müslümanım' demek bir iddia / 19.12.2013
- Müslüman olmak ya da olduğunu sanmak / 14.12.2013
- Hidayet / 05.12.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

25.08.2014, 25.08.2013, 25.08.2012, 25.08.2011, 25.08.2010, 25.08.2009, 25.08.2008, 25.08.2007, 25.08.2006, 25.08.2005, 25.08.2004, 25.08.2003, 25.08.2002, 25.08.2001, 25.08.2000, 25.08.1999, 25.08.1998, 25.08.1997, 25.08.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.