HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Geleceği şekillendirmek…

10.05.2022 00:00:00

Geçmiş günlerin anıları bir yanda duruyor…

Öte yanda yaşanan bir bayram tatili…

Umutlarının istendiği gibi yeşeremediği günümüz…

Yalanlardan gerçekleri çıkartırken duyduğumuz acı ve gelecek kaygıları…

Geleceklerinden endişeli gençler… 

Meslek sahibi olmak için onca yıl okuyan, ancak mesleklerini yapamayan yetişkinler…

Bütün bunlara daha bir yığın şey eklemek mümkün. Ancak belirsizlik ortamında insanların kaygılı bir biçimde yarını beklemeleri,  ümit etmeleri kaçınılmaz… Pazar ve marketlerin o eski canlılığını kaybetmiş olması;  para yüzünden aile içi geçimsizliklerin ve şiddetin çoğalması.  Güpegündüz meydana gelen soygunlar, yol kesmeler, haraç almalar, cep telefonlarının on binleri bulan çalınma olayları…  Öte yanda şikâyetlere takipsizlik verenler ve seyirci kalanlar…

Bir kesimi yok sayıp,  donatılan ramazan ve bayram sofraları… Pazardan boş file ile dönenler…

Sizi bilmem ama benim İçimi acıtıyor… 

Kaçıp gidesim geliyor. Görmemek, duymamak, söylenmemek için…  Ama heyhat. İnsan beynini çıkarıp bir kasaya koyamıyor, düşünme becerisini yok edemiyor ki? Gözlerin gördüğünü, dillerin söylediğini, akla yazılanı silemiyorsunuz… 

Tek çare bu cennet ülkede duyulmaması, söylenmemesi, akla bile getirilmemesi gereken bir söz: "Ölsem de kurtulsam…"

* * *

İstesek de istemesek de geleceği şekillendirmek gibi bir mecburiyetimiz var.  Bu mecburiyet sırası sevgili Mustafa Kemal ATATÜRK'ten sonra bize geldi. Terk etmek ve kaçmak çözüm değil. Emaneti doğru ve emin ellere teslim etmenin hesaplarını yapmak, düşünce savaşlarını yapmak zorundayız. 

Hem de bunu her alanda yapmak zorundayız. Kişisel yaşamımızdan, devlet yönetimine; eğitimden ekonomiye, milli savunmadan milli eğitime kadar… İhtisaslaşmamış bir yargı hukuku ile geç kalan adalet işleyişi ve kamu vicdanını yaralayan kararlar ile sarsılan günümüz Türkiye'sinde,  istenilen sonuçlar alınıncaya kadar mücadele etmemiz gerekiyor. 

Bugün sadece Suriyeliler sorununa odaklanıyoruz. Oysa her geçen gün artan mülteci akınına şimdi bir de Ukraynalılar eklendi. 

Ülke ekonomisine göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri para ve mücevheratlar ile olumlu katkıda bulunduklarını sananlar ikinci bir fiyat artışı ile karşılaştılar. Çünkü hepsi özellikle sahil kesimlerine yerleşerek kiraların ve emlak, arsa, dükkân gibi mülk fiyatlarının artmasında önemli rol oynarken, şimdiden resmi veya gayri resmi ticari faaliyetlerde bulunanlara sermayedar oldular.  Yani, görünmeyen ortaklarımız oldu. 

Okullar açıldığında çocuklarının kayıt ve kabul işlemlerinde Türkçe, Arapça derken bir de Rusça dil koymamız istenecek. Sağlık işlerinde de zaten sıkıntıda olan aile hekimlerinin üstüne bir de onlar eklenecek. Doktoru hekim olarak değil, memur olarak gören zihniyet beş dakikalık muayene süresini üç dakikaya indirip çözüm bulmuş olacak. 

Hadi birilerine din kardeşi muamelesi yapıyorduk, bunlara ne diyeceğiz? Doğrusu merak ediyorum. Ukraynalıların bizdeki imajları malum. Bunun için mi sesleri çıkmıyor kimsenin? Merak ediyorum. 

Güvenlik güçlerinin işi daha da zor. Kendileri ile köşe kapmaca oynayanlar, oyunun kurallarını diğerlerine de öğreterek Türkiye'de nasıl yaşanılacağının, polisten ve adaletten nasıl kaçınılacağının tüyolarını veriyorlar.  

Her ne kadar Suriyeli göçmenlerle cami sorunumuz olmadı ise de,  yerleşik düzene geçtiklerinde Ukraynalı göçmenler ile kilise ve mezar yeri sorunumuz olacak. Onları Müslüman yaparak sevap kazanacaklarını düşünen fanatikler bu işin hiçte öyle olmayacağını öğrenecekler.

Amerikalılar için verilen dini merkez oluşturma izni bakalım onlara da verilecek mi? Sayın Diyanet İşlerimiz buna nasıl bir formül üretecek? Doğrusu ben de merak ediyorum. 

Yarın öbür gün okuma yazma oranı yüksek yeni göçmenlerimizin iş bulma şansları biraz daha yüksek olacağına göre, bizimkilerin bir beş yıl daha iş için beklemeleri gerekir mi dersiniz? 

Kira ve ev fiyatlarının artmasını dolara bağlamayın. Eski rakamlarla yeni bina yapmak mümkün değil. Kiralar ise komik kaldı. Hele, hele bir de Suriyeli ve Ukraynalı yeni aday vatandaşlarımız, deste deste dolarlar ile yer, ev alıp iş –özellikle de inşaat sektöründe- kurarken bu artışlar son derece normal. 

Muhalefetin bu konularda politika üretememiş olması ise başka bir sorun… Malum varsa yoksa mevcut iktidarı düşürüp; seçimi kazanmaya odaklı bir tutum içerisinde oldukları için bu tür olaylar ile ilgilenecek vakti bulamıyorlar. 

Siyasetçilerin ayağa düşen üslupları ise bize hiç yakışmıyor. Farkında değiliz ama herkes kendi adaletini sağlama peşinde…

Bütün bunlar, geleceği bizim şekillendirmemiz gerektiğinin bir işareti. Herkes kendi çevresinden başlarsa bir beş on sene sonra eski Türkiye'ye ve özlenen koşullara kavuşabiliriz. 

Haydi bakalım hayırlısı… Bekleyelim, görelim. Mevlam ne eylerse güzel eyler…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

10.05.2021, 10.05.2020, 10.05.2019, 10.05.2018, 10.05.2017, 10.05.2016, 10.05.2015, 10.05.2014, 10.05.2013, 10.05.2012, 10.05.2011, 10.05.2010, 10.05.2009, 10.05.2008, 10.05.2007, 10.05.2006, 10.05.2005, 10.05.2004, 10.05.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.