logo
03 MART 2026


Gerilimin kalıcı olduğu dönem başladı mı?

10.01.2026 00:00:00

Son haftalarda dünya haberleri üst üste geliyor: Suriye'de askerî hareketlilik, İran sokaklarında öfke, ABD'den sert açıklamalar, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Tüm bu gelişmeler, birbirinden bağımsız gibi görünse de gerçekte kalıcı bir gerginliğin işaretleri.

Suriye ordusu, YPG kontrolündeki bölgelerde sınırlı operasyonlar yaptı. Bu hamleler geniş çaplı bir savaş değil; belirli hedeflere yönelmiş, süre ve alanı sınırlı müdahaleler. Şam yönetimi, yıllar süren iç savaşın ardından kuzeydeki fiili yapıları sınırlamak ve merkezi otoritesini göstermek istiyor. Bu adımlar sadece YPG'ye değil, bu müdahaleler, aynı zamanda yerel halk üzerinde de gözle görülür etkiler yaratıyor: Sınır bölgelerinde güvenlik önlemleri artırılıyor, köy ve kasabalarda hareketlilik artıyor. İnsanlar günlük yaşamlarında sık sık kontrol noktaları ve askeri devriyelerle karşılaşıyor.

İran'da durum sokakta kendini gösteriyor. Son protestolar, Tahran, Şiraz ve Meşhed gibi büyük şehirlerde yayıldı. Gösterilerin arkasında hayat pahalılığı, işsizlik, genç nüfusun gelecek kaygısı ve yaptırımların günlük hayata etkisi bulunuyor. ABD'nin sert açıklamaları ve tehditleri bu baskıyı artırıyor. Sokaktaki öfke ile dış baskı birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor. Marketlerde fiyat artışları ve temel ihtiyaç malzemelerinin kıtlığı, halkın hayatında somut olarak hissediliyor.

ABD, İran'a doğrudan çatışmadan kaçınarak ekonomik yaptırımlar ve diplomatik baskılarla yanıt veriyor. Ama bu hamleler, bölgedeki istikrarı etkiliyor. Petrol fiyatları ve lojistik maliyetler yükseliyor, küresel piyasalar buna doğrudan tepki veriyor. Rusya ise bu süreçte sahada olmasa da etkili bir oyuncu. ABD'nin Rusya'ya ait gemilere el koyma girişimleri, yaptırımlar ve hukuki adımlar, tarafların karşılıklı baskı yöntemlerini çeşitlendirdiğini gösteriyor. 

Deniz yolları, enerji ve ticaret alanları, artık gerginliğin somut sahaları haline geldi. Limanlarda kontrol artıyor, taşımacılık ve lojistik şirketleri yeni risk hesapları yapmak zorunda kalıyor. 

Çin, açık çatışmadan kaçınırken, sınırları zorlandığında güçlü yanıt vereceğini ilan ediyor. Bu yaklaşım özellikle Tayvan, Güney Çin Denizi ve ABD ile yaşanan teknoloji ve ticaret rekabetinde önem taşıyor. Çin'in mesajı net: Gerilimi başlatmayacak ama karşı tarafın sınırlarını test etmesine izin vermeyecek. Ticaret yollarında ve teknoloji alanında atılacak yanlış adımlar, Pekin tarafından sert yanıtlar doğurabilir. Bu, küresel ekonomi ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkili olacak.

Ortaya çıkan tablo açık: Önümüzdeki dönemde dünya rahat bir nefes almayacak. Büyük bir savaş ihtimali düşük olabilir ama gerginlik artık kalıcı. Küçük askeri müdahaleler, sert açıklamalar, ekonomik yaptırımlar ve hukuki restleşmeler sıradan hale geliyor. Suriye'de geniş cephe savaşları beklenmiyor, ancak nokta operasyonlar sürecek. İran'da toplumsal huzursuzluk devam edecek- ABD, baskı dilini sürdürecek; Rusya, enerji, deniz ve ticaret alanlarında hamle yapacak. Çin ise bugünkü çizgisini koruyacak: Kararlı ama çatışmayı başlatmayan bir duruş.

Bunun günlük yaşamda etkisi de somut: Enerji ve gıda fiyatları dalgalanacak, ekonomik belirsizlik kalıcı olacak, bölgesel krizler yeni göç hareketlerini tetikleyecek. Küçük gelişmeler bile zincirleme etkiler yaratacak; örneğin Suriye'deki bir operasyon İran'da piyasaları etkileyebilir, ABD'nin yeni yaptırımı Çin'de üretim planlarını değiştirebilir. Hiçbir olay izole kalmayacak; her adım diğerini şekillendirecek.

Artık mesele kimin haklı olduğu değil, kimin ne kadar dayanabileceği. Eski düzen geri gelmeyecek, yenisi hala oluşuyor. Dünya, bu kırılgan çizgide uzun bir süre daha ilerleyecek. Önümüzdeki yıllar, gerilimin her an hissedildiği bir dönem olacak. Enerji, ticaret ve gündelik yaşam bundan doğrudan etkilenecek; hazırlıksız olanlar ise en çok zararı görecek.

Bu nedenle, artık alışmak gereken şey net: Dünya bir süre daha gergin ve belirsiz bir çizgide hareket edecek. Küçük adımlar büyük etkiler yaratacak ve hiçbir ülke tek başına karar veremeyecek kadar birbirine bağlı hale geldi. Sessizlik dönemleri yaşanabilir ama bu sessizlikler kalıcı olmayacak. Küresel gerilim, gündelik hayatın bir parçası haline geldi ve bu tablo, önümüzdeki yıllarda daha da belirginleşecek.
 

 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.