HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 29 OCAK 2022, CUMARTESİ

Gönül çağlayanı kuruyunca…

04.12.2021 00:00:00

Sevgi bir pınardır. 

Onun sadece sizde olması bir işe yaramaz. Başka pınarlarla da beslenmesi, önce dere sonra çağlayan olması gerekir. Geçenlerde bir dostumuz bu pınarı nasıl besleyebileceğimizi sordu. 

İnsanlığı ne kadar çok sever ve kendi sevginizi onlarla paylaşır, o akarsuyu kirletmeden yaşarsanız o çağlayandan akan damlaların arasında olma imkânını bulursunuz. 

Bize böyle öğrettiler. 

* * *

Peki ya bu sevgiyi hak etmeyenleri, sevgiden uzak olanları ne yapacağız? İşte cidden bu sorunun cevabını bilmiyorum. Tek bildiğim gönül çağlayanı kurumuş olanlara sabırlı davranmak ve dünya hayatının vereceği dersleri izlemek olduğudur.  

Sokağa çıktığınızda kötülük yapmaya hazır; sevgiden ve saygıdan yoksun birçok insanla karşılaşabilirsiniz.  Onların niçin bu hale geldiğini anlamadan hastalığı tedavi etmek mümkün değildir.  Günümüzde güvene dayalı arkadaşlıklar giderek azaldı. Daha çok çıkara dayalı dostluklar ve yalancı gülücükler bunların yerini aldı. 

Maddiyatın maneviyatın önüne geçtiği;  sevginin ucuzladığı hatta yok olduğu çıkar birlikteliklerinin örnek alındığı bir dünyada yaşamak açıkçası içimizi acıtsa da sevmeye ve sevgiyi yaymaya devam etmeliyiz.

İnsanın sevgi çağlayanına karışabilmesi için bir çiçeği, bir ağacı, bir hayvanı, bir insanı, küçümsemeden yaptığı işi, anasını-babasını-akrabasını sevmesi yeterlidir. Bir erkeğin kadına, kadının erkeğe duyduğu sevgi bir ihtiyaçtan kaynaklansa da özünde sevgi vardır. Gerçek sevgi karşılıksız olarak verilendir. 

İnandığı din kültüründe sadece yaratıcısını sevdiğini söyleyen ancak kâinatın nimetlerinden uzak duran, yaratılanı yaratandan ötürü sevmeyi ret edenlerden uzak durun. Çünkü Yaratıcıya giden yol insanlıktan geçer. Taşlıdır, dikenlidir, yangınlarla doludur. Pişmanlıklarla süslüdür. 

* *  *

Sevginin inşasında anılar, acılar, sevinçler, hüzünler, yardımlaşmalar kısacası yaşanmışlıklar vardır. Peki, sadece birlikte yaşanmışlıklar mı?

Hayır.

Yüzünü görmediğimiz ancak insanlığa yön vermiş bu dünyadan gelip geçmiş ama iz bırakmış olanlara duyduğumuz sevgi daha insancıl ve gerçekçidir. Çünkü onlar bugün aramızda olmasalar da, yüzlerce yıl önce yaşamış olsalar da geride kalıcı fikirler, düşünceler ve bulgular bırakmış hayatımızı şekillendirmişlerdir. 

Peygamberler durup dururken sevgiye mazhar olmamıştır.

Ulusları kurtaran ve kuran önderler gelişigüzel kimseler değildir. 

Büyük yazarlar, âlimler ve keşşaflar rastgele ortaya çıkmamışlardır. 

Bunların hepsi insanlığın geleceğinin inşası için katkıda bulunmuş, insanların sağlığı, refahı, düzeni, hak ve hukuku için ağır yükler ve yükümlülükler üstlenmişlerdir. 

Bugün Afrika'da ki açlar için bağıran ince sesli bir İtalyan kız, susuzlukla mücadele için yollara düşen gönüllüler, çevre felaketini önlemeye çalışan gönüllüler, haksız yere idama mahkûm edilen bir kadının infazını önlemeye çalışan af örgütleri, ölüm tehlikesi ile karşı karşıya bulunan çocukları ve kadınları kurtarmaya çalışanlar bu işleri sadece sosyete sayfalarında haber olanlara yaranmak için değil, kendi içlerindeki sevginin yönlendirmesi nedeni ile yapmaktadırlar. 

* * *

Sonunda ölümün olduğu bir dünya yaşamında kendisinden başkasını düşünen ve onların yaşaması için kendi yaşamlarından fedakârlık edenler gerçekten de kendilerine vadedilmiş olan cenneti yaşayacak olanlardır. 

Unutmayın; 

Sevgi çağlayanında bir damla olmak, sadece kendinizi ve çevrenizi değil; tüm insanları sevmekten ve size gösterilen sevgiye layık olmaktan geçer.

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

04.12.2020, 04.12.2019, 04.12.2018, 04.12.2017, 04.12.2016, 04.12.2015, 04.12.2014, 04.12.2013, 04.12.2012, 04.12.2011, 04.12.2010, 04.12.2009, 04.12.2008, 04.12.2007, 04.12.2006, 04.12.2005, 04.12.2004, 04.12.2003, 04.12.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.