HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 24 MAYIS 2022, SALI

Güleriz ağlanacak halimize…

29.01.2022 00:00:00

Allah kimseyi bilimsel verileri görmeyecek kadar kör, üstüne üstlük doğa ile savaşıp da kazanacağını düşünecek kadar akıl yoksunu yapmasın…

İstanbul'u kim yönetirse yönetsin kaderi değişmiyor. 

Çünkü İstanbul artık bir kent olmaktan çıkmış, Avrupa'daki birkaç ülkenin nüfusu kadar nüfusa sahip, toprak açısından dar alana sıkışmış vaziyette… Bugün kar yağdı böyle oldu. Yarın deprem olduğunda ne olacağını Allah bilir…

İstanbul'da siyasi güçler ayrımı olduğu sürece bu sorunların çözülmesi mümkün değildir. İstanbul artık ülke statüsünde ele alınması gereken bir kent olmuştur. Kendine özgü kanunları, uyulması gereken kuralları bulunmaktadır. 

Peki ya İstanbul?

Kaçak yapılaşma ile bile mücadele edemeyen, büyük sermayenin diktiği koca koca binalara karşı çıkamayan, yeterli otoparkları ve kaçış yolları bulunmayan tek yönlü paralı yollara sahip, biriken karları kim temizleyecek diye birbiri ile didişen otorite boşluğu bulunan bir kent oldu. 

Her kentin taşıyabileceği bir araç miktarı vardır. Eğer siz her gün yüzlerce aracı İstanbul trafiğine kabul etmeye devam ederseniz mevcut yolların yanlarına yan yollarda ilave etseniz bununla başa çıkamazsınız. 

Trafikte kalan araçlara bir bakın. Her araçta bir veya iki kişi var. Kimse rahatından fedakârlık etmek istemiyor. Öyle ki, hava kötüleştiği halde "Ben giderim" zihniyeti ile yola çıkmaya devam ediyor. Zincir takmak mı? Böylesine bir mega kent için elbette zincir takmak büyük bir ayıp.  Zincir ne de olsa dağda, bayırda, ıssız yerlerde takılır ya…

Normal havalarda bile bir yerden bir diğerine gitmenin böylesine zor ve uzun sürdüğünü bilinirken, kar yağdığında veya aşırı yağmurda karşılaşılacak senaryoları göz ardı etmek düpedüz cehalettir. Görmemezlikten gelmektir. 

Hava alanında bir kargo binasının çatısının çökmesi ise ilkokul öğrencisinin bile yapmayacağı hesap hatasından ibarettir. Hava koşulları ne olursa olsun, pistlerin temizlenmesi için yeterli ekipmanın bulundurulmaması, iniş ve kalkış pistlerinin ısıtma ve soğutmaya yönelik sistemlerinin yapılmamış olması büyük bir eksiktir. 

Hatırlıyorum da Frankfurt havaalanı her kış yoğun kar yağışlarına sahne olur, ancak hava trafiği hiç aksamazdı. Hatta apronlara yanaşırken kar temizleme araçlarının yanımızdan vızır, vızır geçmesini hayretle seyrederdik. O hava alanındaki dar alanda bir yandan uçaklar inip kalkarken, öte yandan kar temizliği yapılması, kargo taşıyıcıların ve açıkta duran uçaklara yolcu götüren-getiren otobüslerin trafiği bize İstanbul trafiğini hatırlatırdı. 

Bu işlerin çözümleri için nefesi kuvvetli hocalar istihdam etmekten ziyade, aklı ve bilimi kullanan, modern dünyayı gözleyen, gerekirse hava alanı merdivenlerindeki karı temizleyen kişilere başvurmak, onlardan bir ekip oluşturmak zorunluluğu vardır.  

Hiçbir Avrupa kentinde yeni havaalanı yapıldı diye eskisinden vazgeçilmemiştir.  Londra kışı sert geçen, sisi ile ünlü bir dünya kentidir. Hava alanlarında on beş dakikalık bir rötar bile ayıp sayılır. Para kazanma kaygısı ile "Ne olursan ol gel, yeter ki gel" anlayışı ile planlanmış miktardan fazla uçak iniş ve kalkışına, apronlarda bekleme yapılmasına izin verilmez. 

İklim değişikliğinin hüküm sürdüğü, dünyanın ekseninin giderek eğildiği, sıcak yerlerin soğukla, soğuk yerlerin sıcakla tanıştığı bir dönemden geçtiğimizin ilgililer acaba farkındalar mı? Sanmıyorum. Çünkü her şey siyasete teslim olduğu için bilimsel veriler ve söylemler ne yazık ki göz ardı edildiğinden, sonuçları da hesaplanmıyor. Ülkeyi yönetenlerin sen-ben kavgası yapmaktan vazgeçip, davul çalarak gelen iklim değişikliğine, bunun sonucu oluşacak susuzluk, kuraklık ve tarımsal yoksulluk gibi sorunlarla uğraşanlara kulak vermesi lazım. 

Ne diyelim?

Güleriz ağlanacak halimize…

Bunlar iyi günlerimiz. Avrupa bizi kıskanıyor… 

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

29.01.2021, 29.01.2020, 29.01.2019, 29.01.2018, 29.01.2017, 29.01.2016, 29.01.2015, 29.01.2014, 29.01.2013, 29.01.2012, 29.01.2011, 29.01.2010, 29.01.2009, 29.01.2008, 29.01.2007, 29.01.2006, 29.01.2005, 29.01.2004, 29.01.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.