HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 MAYIS 2021, PAZAR

"Günaydın beyler"

17.05.2001 00:00:00
Bahçeli'nin basındaki en hızlı savunucularından Ertuğrul Özkök, çıkan ilk krizde Bahçeli'yi alenen ve resmen "sattı".

Şubat krizinden sonra Bahçeli'nin, "Krizde bizimde sorumluluğumuz var" demesi üzerine Özkök köşesinde şunları yazmıştı: "Bunca yıldır siyasetçileri izliyorum. Bir çok ekonomik ve sosyal krizi yaşadım. Ama sorumlulukların arkasında böyle dimdik duran bir Türk siyasetçisine rastlamadım. Bu tavır bana, iş ve siyasette Japon ahlakını hatırlattı. Karşımda bir Şogun siyasetçisi görür gibi oldum... Böyle cesur, samimi ve dürüst duruşları ne kadar özlemişiz. Siyasetçiler bu duruşun oy kaybına neden olacağını sanırlar. Ben ise tam aksini düşünüyorum. İnsanlar kendilerini aldatmayacak, gerçekleri söyleyecek siyasetçileri istiyorlar".

Biz de demişiz ki; "Özkök 'gerçekleri söyleyen' Bahçeli'yi alkışlıyor ama söylemeyen Ecevit ve Yılmaz'ı eleştirmiyor. Bahçeli'yi bir Şogun'a, yani Japon şövalyesine benzetiyor ama bir türlü 'Türk Alpereni'ne benzetemiyor, Türk ahlakından bahsetmeye dili varmıyor. Bahçeli ve MHP de malum çevrelerdeki bu aşırı desteğin arkasında yatan gerçek nedenleri anlamakta zorluk çekiyorlar. Kendilerine yönelik bu alkışın, Ecevit veya Yılmaz'a destek oldukları sürece devam edeceğini anlamamış görünüyorlar. Özkök acaba bu kadar övdüğü 'Şogun politikacıya' ilk seçimlerde oy verecek midir? Veya köşesinde, MHP'ye ve Bahçeli'ye oy verilmesini isteyecek midir?" (19. 4. 01).

Merakımızı gidermek için pek fazla beklememiz gerekmedi. Telekom yasası ile ilgili olarak MHP ile Derviş arasında çıktığı yansıtılan krizden sora Özkök şunları yazdı:

"Artık 1960'da kalmış kafanıza uygun bir bağımsız ekonomi bulamayacaksınız. Bugün artık dünyada ekonomik olarak bağımsızlık değil, karşılıklı bağımlılık ilkesi geçerlidir... Eğer çok rahatsızsanız AB üyeliğinden vazgeçin."

"Niyet mektubunu" imzalayanın da kendisi olmadığını söylüyor; "Bizzat Sayın Sökmenoğlu'nun mensubu bulunduğu parti imzalamış, 'evet ben yapacağım' demiş. Sonra da çıkıp buna 'mandacılık' diye itiraz ediyorsunuz" diyor.

Halbuki Özkök bunları yazdığı an MHP bir defa daha "ikna" edilmiş, yasa Derviş'in IMF'nin istediği biçimde ve Bush'un yazılı talimatlarına uygun olarak, hem de "miadında" çıkarılmıştır.

Özkök açıkça koyuyor ortaya, AB eşittir manda'dır. Bu niyet mektubunda bellidir. Onu imzaladıysanız, mandaya itiraz edemezsiniz.

Çok üzülerek ifade ediyorum ki Özkök'le aynı fikirdeyiz... Hem niyet mektubunu imzalamak, hem Derviş'in "dışarıdan" hükümete "atanmasını" kabul etmek, sonra da "yahu biz müstemleke miyiz?" diye bağırmak samimiyetsizliktir.

Bunu ben söylerim, yazarım ama hükümet üyeleri, ortakları söyleyemez...

Son tartışmalarda, teamüllere aykırı olarak üç ortağın da imzalamak zorunda bırakıldığı niyet mektubunun ekini Bahçeli'nin okumadığı, okumadan imzaladığı da ortaya çıkmamış mıydı?

Daha başka neleri okumadan imzaladılar acaba?

Hem önüne getirilen şeyi bakmadan imzalayıp hem Derviş'i eleştirmek hiç inandırıcı gelmiyor.

Bırakın tribünleri, takım içinde bile taraftar bulamazsınız. Önce tribünlerdeki şakşakçı Özkök ve ekibi terk eder sizi. Sonra bir de bakmışsınız ki çekirdek kadroyla kala kalmışsınız.

O da yüzde on oy eder. Barajı anca aşarsınız.

Bahçeli 18 Nisan sabahından beri tribünlere oynamanın faturasını ödemeye başlamıştır. Seçimden bu yana MHP mührü-fikriyatı-geleneği-felsefesi taşıyan hangi tasarı; bakın kanun demiyorum, tasarı sunulup da yasalaşmıştır?

Bahçeli Derviş'e demiş ki; "Size IMF'yi ikna edin diye hükümette görev verdik. Siz aksine IMF'nin görüşü doğrultusunda bizi ikna etmeye çalışıyorsunuz."

"Kurmaylarına" şikayet etmiş Sayın Bahçeli, "Başbakan ve Başbakan Yardımcılarından habersiz, IMF'ye mektup veriyor. Neden verdiği sorulunca, susuyor. Kızarıyor, bozarıyor. Derviş Bey başka yerden talimat alıyor".

Sonra da demiş ki; "Beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Zarf iyi, mazrufa bakınca içi boş. Talimatla hareket ediyor. Konuşma ve beden diliyle adeta tiyatro oynuyor. Halk, içinin dolu olduğunu sandı. Ama, hep beraber yanıldık."

MHP "kurmayı" da Bahçeli'nin yaşanan bu skandalın izahını Başbakan'dan beklediğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanı sıfatını taşıyan biri koalisyonu oluşturan üç partinin liderinden de habersiz olarak bir takım işler çeviriyorsa ve Başbakan'dan talimat almıyorsa, talimat aldığı bir yerler olmalı. Biz, bunun açıklamasını ve izahını bekliyoruz. Bunları bilmek Türk milletinin de hakkıdır" demiş.

Koalisyon ortağı olan siz biliyor musunuz ki, Türk milleti bilsin?

Sabah şerifleri hayırlar olsun beyefendiler.

Kemal Derviş aydan gelmedi ki, Dünya Bankası'ndan geldi.

Oradan uçağa bindiği an hayat hikayesini, misyonunu kimse yazmadıysa biz yazdık.

Yemin ettikten sonra gittiği ilk Amerika gezisinde "Türkiye'den" kimseden talimat almadan, istişareye bile gerek görmeden temaslarda bulunduğunu biz yazdık.

Sorduk, "Cumhurbaşkanı'nın Meclis dışından seçilmesine tahammül edemeyenler, atanmışların üstünlüğüne dayanamayanlar hem dışarıdan, hem de atanmış Derviş'e nasıl katlanacaklar?" diye.

Katlandınız, üstelik adamın önünüze getirdiği her şeyi bakmadan, okumadan imzaladınız.

Şimdi sizin kimseden şikayete hakkınız var mı?

Yoksa bizim sizden şikayet etmeye hakkımız mı var? Son yıllarda duyduğum en saçma soruyu bir gazeteci Kemal Derviş'e sordu MHP ile olan tartışmasının ardından; "İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?"

Cevap "Yoo, kavga beni daha da kuvvetlendirir."

Adam "görevli" olarak gönderildi. Siz çağırmışsınız "gibi yapıldı".

O istifa etmez ki, beğenmiyorsanız ya engel olursunuz ya da siz çekilip gidersiniz...
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.