HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 AĞUSTOS 2022, CUMA

Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi

15.01.2015 00:00:00
Haklarında Kur'an'da onlarca ayet var olan; her türlü günah kirinden arındıkları ve tertemiz oldukları, İslam ümmeti tarafından sevilmelerinin Allah (c.c.) tarafından emredildiği, Peygamber (s.a.a.) düşmanlarına karşı lanetleşmeye gideceği zaman yanına aldığı ve neticesinde de zafer kazandığı Ehl-i Beyt inkâr edildi.Peygamber(s.a.a.) Veda Hutbesi'nde ümmetinin uyması gereken birçok emir ve yasaklar bildirdi. Bunların içinden bir tanesi "sakaleyn" denilen iki önemli emanet ki; onlar da Allah'ın kitabı "Kur'an ve Itreti/Ehl-i Beyt" gerçeğinden Ehl-i Beyt inkâr edildi.Peygamber (s.a.a.) hac görevini tamamlayıp Medine'ye giderken "Ğadir-i Hum" denen yere geldiği zaman kendisine inen "tebliğ ayeti"ni oradaki yüz binlerce sahabesine tebliğ etmesine rağmen bu hutbe inkâr edildi ki; bu hutbe "Sünni" kaynak dediğimiz 220 kaynakta var olmasına rağmen yok sayıldı.Cenab-ı Hak (c.c.); elçi, uyarıcı ve müjdeleyici göndermediği hiçbir kavme azap etmeyeceğini ifade ediyor. O halde Hz. Muhammed (s.a.a.) son peygamber, bundan sonra da peygamber gelmeyeceğine göre; bu irşad ve ikaz görevini yerine getiren birisi olması lazım ki, Allah'ın vaad ettiği gerçekleşmiş olsun. İşte "Nübüvvet" yolu Hz. Peygamber (s.a.a.) ile bitmiş ama İmam Ali'nin başında olduğu "Velayet" yolu başlamıştır. Kıyamete kadar da sürecek olan bu yol da maalesef gizlenmiştir.Müslümanlara dünya ve ahiret yolunda yardım edecek. Aklını, gönlünü ve midesini nasıl tatmin edeceği noktasında ona yol gösterecek "halife" seçimini Allah ?haşa- muallakta bırakmış olabilir mi? Olamaz; Hz. Peygamber (s.a.a.) kendinden sonra ve kıyamete kadar "Hilafet" hakkının kime ait olduğunu Ğadir-i Hum'da alenen ortaya koymasına rağmen dünya sevgisi ve makam hırsı bunun önüne geçmiştir.Hz. Peygamber'e (s.a.a.) yakınlara haklarını vermesi konusunda gelen ayet gereği, kızı Hz. Fâtıma'ya "Fedek" arazisini vermiştir. Bu arazi miras olmayıp Hz. Peygamber (s.a.a.) sağlığında verdiği ve Hz. Fâtıma (r.a.) tarafından kullanıldığı ve icara verildiği bilinmesine rağmen kendisinden zorla alındı. Hz. Fâtıma (r.a.) hakkını arayınca da "dünyalık" elde etmek için bu işi yaptığını ifade ettiler. Halbuki, Kur'an ayetiyle günahsız ve tertemiz olduğu bildirilmesine rağmen yine bu hakikat gizlendi.Bütün bu konular açık ve seçik ortada iken; gizlenmiş, inkâr edilmiş, üstü örtülmüş veya bizlere yanlış anlatılmıştı. İşte gizlenen ve inkâr edilen bu konular "nasipli" bir insan olan Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya kondu. Hakları teslim edildi. Ne hazin tecellidir ki;  bu sefer de Haydar Baş gizleniyor, yok sayılıyor, inkâr ve reddediliyor. Nasıl ki, geçmişte inkâr edilenler haklı idiyseler, Haydar Baş da haklıdır ve doğrudur. Nasıl ki geçmişte haklı ve doğru olanların hakkını Haydar Baş teslim ettiyse, Haydar Baş'ın hakkını da elbette birileri teslim edecektir.
 
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Haydar Baş hocamın arzusu / 19.04.2022
- Kadınlar Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden mi yaratıldı? / 12.03.2021
- Hasan Hüseyin Dede / 04.03.2021
- Gara Operasyonu ve 16 şehidimiz / 24.02.2021
- Hak davanın savunucuları / 18.02.2021
- Fıtratı bozulan hakikati anlayamaz / 10.02.2021
- İnananların şehidi Kasım Süleymani / 07.01.2020
- Hakikati ortaya koymayan zalimdir / 02.01.2020
- AB’nin işgal yöntemi / 28.12.2019
- ‘Babalar gibi satarım’ / 12.12.2019
- Ata'ya dizilerde de yer yok! / 17.03.2018
- İslam'ın güncellenmesi tesadüf mü? / 13.03.2018
- İslam neye göre güncellenecek? / 12.03.2018
- Doğruları konuşmak / 14.10.2017
- 2016'dan 2017'ye bakış / 04.01.2017
- Cihad ve Atatürk / 17.11.2015
- Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler / 25.08.2015
- İmandan sonra inkarın sonucu / 11.08.2015
- Nerede yanlış yaptık? / 02.07.2015
- Zina ve faiz helak sebebidir / 12.05.2015
- Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi / 15.01.2015
- 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' / 25.12.2014
- Rızık / 13.12.2014
- Allah'tan başkalarını rab edinmek / 29.11.2014
- Kendi elimizle kazandıklarımız / 24.11.2014
- Emir ve yasaklara razı olmak / 20.11.2014
- Allah'ı sever gibi sevmek / 17.06.2014
- Adaletin tecellisi / 14.06.2014
- Emaneti ehline vermek / 29.05.2014
- Doğruya isabetin yolu / 10.04.2014
- Dünyalık için değmez / 21.02.2014
- En güzel vesile / 01.02.2014
- Müslümanın düşmanı şeytan / 11.01.2014
- Hayra dua eder gibi şerre dua eden insan / 03.01.2014
- İman ibadetsiz korunamaz / 28.12.2013
- 'Müslümanım' demek bir iddia / 19.12.2013
- Müslüman olmak ya da olduğunu sanmak / 14.12.2013
- Hidayet / 05.12.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.01.2014, 15.01.2013, 15.01.2012, 15.01.2011, 15.01.2010, 15.01.2009, 15.01.2008, 15.01.2007, 15.01.2006, 15.01.2005, 15.01.2004, 15.01.2003, 15.01.2002, 15.01.2001, 15.01.2000, 15.01.1999, 15.01.1998, 15.01.1997, 15.01.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.