HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Hakiki iman ve alametleri

02.08.2015 00:00:00
Aslında insanlar için değer olarak kendisine verilen en önemli şey imandır. İnsanı insan eden, diğer varlıklardan ayıran, imandır. İman bir Müslümanın Kelime-i Şehadet getirmesi ile başlar. Yani dili ile ikrar edip kalbi ile tasdik ettiği anda İslam dairesine girer ve en değerli hediye olan imanı son nefesine kadar korumak da kendisine aittir. Bu imanı mahfaza etmesi için yapması gereken ameller ve istikametten şaşmaması için takip edeceği yollar vardır. Evvela bir Müslüman imanının gitmesini, dünyada ateşe atılmaktan daha kötü saymadıkça kâmil olarak iman etmiş sayılmaz.Her yerde hakkı haykırıp insanları imana çağıranlar nerede, basit bir dünya için ahiretini satanlar nerede? Her konuda olduğu gibi iman konusunu da günümüze indirgemek, günümüz insanının üzerinden mütalaa etmek istiyorum. "Müslümanım" diyen insanları kategorilere ayırmak suretiyle analiz etmek istiyorum.Özde değil de sözde Müslüman olan insanlar namaz kılarlar, günümüzde olduğu gibi. Binler halinde cemaatlerle dolu camileri hep birlikte görürüz. Hatta birçok tanıdığımız da vardır içlerinde. Sorarız: "Allah'ı (c.c.) ve Resûlünü (s.a.a.) bilir misin?" "Allah (c.c.) birdir, Resûlü de Hz. Muhammed'dir (s.a.a.)" derler. Sorarız: "ABD'yi nasıl bilirsiniz?" "Onlar büyük ülkenin insanlarıdır, ellerinde her türlü imkânları vardır. Para, imkan, silah her şey onlarda, düşman olamayız. ABD'siz olmaz" derler. Çok da açmaya gerek yok bu konuyu. İnanıyorum ki bu yazıyı okuyan kardeşlerim daha fazlasını hayatlarında yaşıyorlar. Bunlarla mücadele ediyorlardır. Yine sorarız bu insanlara: "Peygamberi bilir misin?" "Elbette biliriz" derler. "Peki, bu peygambere inanmayan cennete gidebilir mi?" "Evet, son peygambere inanmadan da, diğer peygamberlere inananlar da cennete gider. Bizim hocalarımız öyle diyor" derler. Buradan anlaşılacağı üzere, bu insanlar kendilerini iman ehli görmekle beraber hem kendileri, hem kendilerini uyarmayanlar ateşe düştüklerinin bile farkında olmayan bedbaht insanlardır. Kendilerini uyaran, gittikleri yolun yanlış olduğunu her platformda haykıran Ehl-i Beyt yolunun yolcularına kulak tıkayanlar, imanın lezzetini elbette tadamazlar."Hakiki iman sahipleri kimlerdir ve alametleri nelerdir?" diye soracak olursak, iman konusunda hiçbir tavizleri olmayan bu insanlar her zaman hakkı haykırmış, milli ve manevi konularda halkımızı uyarmışlardır ve kıyamete kadar bu görev yerine getirilecektir. Hem dünyamız, hem ahiretimiz için olmazsa olmaz; bu Hak dostları ile olmaktır. Haksızlık karşısında susmayacak olanlar da bu insanlardır. Cenab-ı Hak bizlere kâmil iman, kabul edilecek amel ve Kendisinin yolundan, Ehl-i Beyt yolundan gedenlerle eylesin.
 
H. İbrahim TALAY / diğer yazıları
- Kısır politika ve milli siyaset / 31.05.2020
- Asıl zavallı kim? / 22.05.2020
- İstikamet / 08.05.2020
- Sahte kahramanlar / 28.04.2020
- Şehr-i emin ve liyakat / 04.02.2019
- Suç, ceza ve adalet / 20.01.2019
- Çözümün adresi belli / 08.05.2018
- Tren gecikmez raydan çıkar / 05.05.2018
- Kul hakkı ve Milli Ekonomi Modeli / 28.04.2018
- Yağmur duası ve Milli Ekonomi Modeli / 27.02.2018
- İncirlik, Kürecik ve Afrin operasyonu / 13.02.2018
- Peygamberler ve veliler / 03.01.2018
- Çözümsüzlük hastalığı ve gaflet / 06.12.2017
- Siyaset, son nefes ve sonrası / 29.09.2017
- BOP adımı atılırken aktörler ve kuklalar / 24.09.2017
- Hiçbir kınamacının kınamasından korkmamak / 14.09.2017
- İnisiyatif AB'ye mi bırakılmalı! / 13.09.2017
- Kardeşim Mustafa Kemal / 29.08.2017
- Vatandaşın halet-i ruhiyesi / 12.12.2016
- İstikamet üzere olmak / 13.11.2016
- Buhrandan kurtulmak / 31.10.2016
- Çıkmaz sokak başında kuyruk beklemek / 03.09.2016
- Aklın yolu birdir / 11.08.2016
- Vatan sevgisinde samimiyet testi / 06.08.2016
- Fasıl fiyaskosu / 25.03.2016
- İstikrar, ülkedeki bomba sesleri mi? / 15.03.2016
- Akıl ve iman denklemi / 08.03.2016
- Dini yaşayanlar dini kullananlar / 03.03.2016
- Çürük gemiyle yolculuk yapmak / 23.02.2016
- Zulme rıza göstermek ve ahir zaman / 11.02.2016
- Başkanlık sistemi çok mu elzem? / 02.02.2016
- Yalanlar ve gerçekler / 26.01.2016
- Karanlık gidişat / 19.01.2016
- Dost-düşman kavramı / 07.01.2016
- Bu gidişat hayra alamet değildir / 31.12.2015
- Stratejik çöküş / 25.12.2015
- Her şeye çare vardır bahaneye yoktur / 21.12.2015
- Tehlikeli mecralarda macera aramak / 05.12.2015
- Kararmış kalp ve salih amel / 02.12.2015
- Çelişkiler yumağı / 29.11.2015
- Huzursuz topraklar / 18.11.2015
- Milleti bekleyen büyük tehlike / 14.11.2015
- Kendi düşen ağlamaz / 08.11.2015
- NATO mermer NATO kafa / 07.11.2015
- Ağlanacak hale sevinilir mi? / 06.11.2015
- Bu oyunu bozmak senin elinde / 29.10.2015
- Madenlerimizi görmeyenleri görmemek / 28.10.2015
- Asrın cahilleri / 24.10.2015
- Kimin peşinde nereye gidiyorsun? / 20.10.2015
- Denenmişi denemek başlangıca dönmektir / 19.10.2015
- Toplumun geldiği ibretlik nokta / 16.10.2015
- Geleceği gören lider / 13.10.2015
- Gaza getirenler, gazı kesenler / 12.10.2015
- Ortadoğu'da değişen dengeler ve gerçekler / 09.10.2015
- Yurtta sulh isteyen cihanda savaş istemez / 29.09.2015
- Hangisi doğru hangisi yanlış / 25.09.2015
- Etme bulma dünyası / 18.09.2015
- Acziyet kader değildir / 15.09.2015
- Suçlu kim? / 11.09.2015
- Batılda birleşenlerin akıbeti hayrolmaz / 09.09.2015
- Umman varken boş kuyuya kova salmak / 07.09.2015
- Ateş çemberine doğru / 01.09.2015
- Türkiye nereye gidiyor? / 28.08.2015
- Hakikati algılayamayanlar / 15.08.2015
- ABD'nin terör samimiyeti / 10.08.2015
- Çözüm varken çözülmeye evet diyenler / 07.08.2015
- Büyük Ortadoğu Projesi ve piyonları / 04.08.2015
- Hakiki iman ve alametleri / 02.08.2015
- İnsanın fikir ve zikir denklemi / 31.07.2015
- Uyurgezer toplum / 28.07.2015
- Özü sözü bir olmak / 22.07.2015
- Hükümetsiz devletin sorumlusu kim / 21.07.2015
- Ramazanda vicdan muhasebesi / 12.07.2015
- Batıla dalanlarla birlikte olmamak / 11.07.2015
- Ramazan-ı Şerif ve ölüm gerçeği / 05.07.2015
- Milli mücadelenin tekerrürü / 04.07.2015
- Enkazdan kaçanlar / 29.06.2015
- Kişi sevdiğiyle beraberdir / 27.06.2015
- Gönül penceresi / 17.06.2015
- İnsanın mukayese hakkı / 15.06.2015
- Kazananlar ve kaybedenler / 11.06.2015
- Örnek Müslüman modeli / 07.06.2015
- Çaresizlerin çaresi / 30.05.2015
- Sebep siz olun / 27.05.2015
- Bilinçli siyaset / 26.05.2015
- Türk milletinin görevi / 23.05.2015
- Tezleri yıldız gibi parlıyor / 20.05.2015
- Şaşırırlar oyunları bozulunca / 18.05.2015
- Yapmayın dedik, yaptılar / 17.05.2015
- Halkı aldatanlar, hakkı anlatanlar / 13.05.2015
- Nuhun gemisi asla batmaz / 11.05.2015
- Artık gerçekleri görme zamanı / 09.05.2015
- Parti tutan cumhurbaşkanı olur mu? / 07.05.2015
- Komplekssiz bir gözle bakmak / 06.05.2015
- Hazine üstünde oturan dilenci olmak / 05.05.2015
- Temiz siyaset bilinçli seçmenle olur / 02.05.2015
- Veren el, alan el, satan el, çalan el / 01.05.2015
- Neden olmasın? / 25.04.2015
- Uyanmak zamanı / 11.04.2015
- Mağduru oynamak / 05.04.2015

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.08.2014, 02.08.2013, 02.08.2012, 02.08.2011, 02.08.2010, 02.08.2009, 02.08.2008, 02.08.2007, 02.08.2006, 02.08.2005, 02.08.2004, 02.08.2003, 02.08.2002, 02.08.2001, 02.08.2000, 02.08.1999, 02.08.1998, 02.08.1997, 02.08.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]yenimesaj.com.tr


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.