logo
05 AĞUSTOS 2026

Hariri cinayetiyle ilgimiz yok

20.10.2005 00:00:00
 
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, ülkesinin, Lübnan Başbakanı Refik Hariri'ye düzenlenen bombalı suikastla hiçbir ilgisi olmadığını söyledi Esad, Alman haftalık Die Zeit gazetesine verdiği demeçte, Hariri cinayetinin aydınlatılması için ülkesinin BM Araştırma Komisyonu'na her türlü desteği sağlayacağını belirterek, "Suriye'nin Hariri cinayetine katıldığına dair hiçbir delil yok. Komisyon da Suriye'ye karşı bir suçlama yöneltmedi'' dedi. Alman Stern dergisi, Esad'ın aile fertlerinden Suriye Gizli Servis Koordinatörü Asaf Şevket'in, Hariri cinayetiyle ilgili araştırma sırasında sanık olarak ifadesinin alındığını öne sürmüştü. Esad demecinde ayrıca, Ortadoğu sorununun çözümü konusunda Avrupalıların ABD'den daha bağımsız bir şekilde çaba harcamalarını isteyerek, "Bu, Avrupalıların ABD'ye karşı çaba harcamaları anlamına gelmemeli.

Küçükçekmece'de İETT otobüsüne çarpan otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetti

Küçükçekmece'de bir otomobilin İETT otobüsüne çarpması sonucu 3 kişi yaşamını yitirdi

05.08.2026 09:21:00
AA
 
Küçükçekmece'de İETT otobüsüne çarpan otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetti
Küçükçekmece'de İETT otobüsüne çarpan otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetti

D-100 kara yolu Edirne istikametinde sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 34 BLN 100 plakalı otomobil, İETT otobüsüne arkadan çarptı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada otomobilde sıkışan 3 kişi, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle bulundukları yerden çıkartıldı.

Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 3 kişi, müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Kaza nedeniyle kara yolu trafiğe kapatıldı.

Otomobil ile İETT otobüsünün yoldan kaldırılması için çalışma başlatıldı. 

Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza


 
 
MHP lideri Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan kanun teklifini imzaladı. Yasanın içeriği ise resmi kanallar yoluyla henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. 
 

04.08.2026 14:26:00 / Güncelleme: 04.08.2026 14:44:30
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılacak "çerçeve yasa" teklifine imza verdi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Grup Başkanlığına gelerek, MHP Genel Başkanı Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ve kendisinin imzalarını teslim etti.

Gün içerisinde, diğer MHP milletvekillerinin de kanun teklifine imza atması bekleniyor.

Yeni Parti'nin kuşkuları var

Öte yandan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, dün Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "AK Parti'nin veya Cumhur İttifakı'nın bu çerçeve yasayı nasıl getireceğini bilmiyoruz. Ama olması gereken eğer ana muhalefetin veya diğer partilerin de katkısı alınmak isteniyorsa, onun Meclis usullerine uygun bir şekilde uygun yöntemlerle yapılması gerekir. Ama şu ana kadar o ciddiyeti ve nezaketi görmüş değiliz" dedi.
Emir, süreçlerin daha katılımcı, şeffaf ve açık olması gerektiğini her defasında vurguladıklarını belirtti.

Taslak muhalefete gösterilmedi

Taslağın üzerinde çalışacak, konuşacak, katkı verecek bir sürecin kendilerine tanınmadığını dile getiren Emir, şunları söylemişti: "Görmediğimiz bir yasa taslağına açıktan, bırakın altına imza atmayı, destek olup olmamayı söylememiz akla aykırıdır. Böyle bir şeyi elbette ki yapamayız. Sadece çerçeve terör yasasını getirelim ama diğer yanıyla demokratikleşme, adalet bir kenarda kalsın, kayyum uygulamaları aynen devam etsin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamaya devam etsinler, onlar birilerini bir şekilde siyasete sokmaya çalışırken veya affetmeye çalışırken aynı zamanda seçilmiş belediye başkanları tutukluluk adı altında fiilen cezaevinde tutulmaya devam edilsin. Elbette ki bu bütün vicdanları kanatacaktır."

AK Parti'den görüşme talebi gelmedi

Emir, bir gazetecinin "AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in çerçeve yasa teklifiyle görüşme talebini net olarak geri çevirdiniz yani?" ifadeleri üzerine, "Biz görüşme talebini geri çevirmedik. Böyle bir görüşme talebi olması gerektiği gibi gelmediği için olması gerektiği gibi isteğin oluşmasını bekleriz" cevabını verdi.

AK Parti yarın toplanıyor
 
Öte yandan AK Parti, yarın TBMM'de yapacağı kapalı grup toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak. Bilgilendirmeyi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala yapacak.

Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak


 
 
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi'nde ilk kez 1965'te start alan ve daha sonra durdurulan kazı çalışmalarına 50 yıl sonra batı bölümünde yeniden başlandı.

04.08.2026 13:45:00
AA
 
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak

Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında, milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963'te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü'nde ilk kazılar, Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964'te başlatılmıştı.
Sadece bölge değil dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.
Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, tarıma geçiş ile hayvanların evcilleştirilmesinin bütün aşama ve detaylarına ulaşılan Diyarbakır'ın Çayönü Tepesi'nde bu yıl 29 kişilik ekiple kazı ve araştırma çalışmaları yürütülüyor.

İlginç veriler ortaya çıkıyor

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, daha önce yerleşmenin doğu kesiminde kazı çalışmalarına başladıklarını, doğu kesiminde Neolitik yerleşmenin farklı evrelerini belirlediklerini, buradaki kazılara bu sene itibarıyla ara verdiklerini söyledi. Önceki yıllarda Çayönü Tepesi'nin doğu bölümünde kazı çalışması yürütüldüğünü anlatan Sarıaltun, şunları kaydetti: "Bu yıl yerleşmenin batı alanında kazıları yoğunlaştırdık. Geçen yıllarda doğu alanda kazılarımızı yapmıştık. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun bir şekilde çalışmıştık. O alanda bulduğumuz konutlar, işlik evleri, atölyeler, birbirinin üzerine binmiş dönemler tanımladıktan sonra yaklaşık 50 yıl sonra Çayönü Tepesi'nde batı alanında da kazılara dönmemiz gerektiğini düşündük."

Konutlar var!

Doğu bölümünde günümüzden 11 bin yıl önceki dolguları açığa çıkardıklarını anlatan Sarıaltun, dolgularda yoğun bir şekilde konut yapılarının olduğunu anlattı.
Sarıaltun, şöyle devam etti: "Normal insanların yaşam alanları var. Bu yaşam alanlarının yanında ocakları, işlikleri, atölyeleri var. Dolayısıyla biz o dönemin günlük yaşamını anlamak için önemli verilere sahip olduk. Bununla beraber, çanak çömleksiz Neolitik höyüğün üzerinde milattan önce 7 binlerde, 6 bin 800'lerde yerleşmiş bir çanak çömlekli Neolitik yerleşmeyi tespit ettik. Konut alanlarını açığa çıkarınca karşımıza şu sorular çıktı. Batı alanındaki konutlarla ne farkı var, ayrı ayrı bir mahalle mi var, ayrı bir topluluğun kültürel yapısı mı var, ayrı bir kültürel zincir mi var? Bunu anlamamızın bir tek yolu vardı. Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa batı alanındaki konut alanlarına geri döndük. Doğu ve batı alanındaki konutların arasındaki farkı ortaya koymak istedik."
Batı bölümündeki mimariyi de ortaya çıkarmak istediklerini belirten Sarıaltun, bu alandaki mimariyi anlayarak yerleşmenin stratejisini ve dokusunu anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Turizme kazandırılacak

Eylül ayına kadar kazı planlamasının olduğunu dile getiren Sarıaltun, bölgeyi turizme kazandırmak istediklerini vurguladı. Sarıaltun, "Hedefimiz Çayönü'nü ören yeri yapmak, gezi güzergahlarını oluşturmak, ziyaretçilerin daha nitelikli ve iyi koşullarda tabelalarıyla bilgi panolarıyla interaktif gezi güzergahlarıyla alanı daha iyi tanımalarını sağlamak" dedi.

Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama

Dışişleri Bakanlığından Karadeniz'de saldırıya uğrayan Türk gemisiyle ilgili açıklama geldi

04.08.2026 13:41:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama
Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama
Dışişleri Bakanlığı, dün akşam Rusya'daki Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğrayan Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerde bulunan Türk vatandaşlarının durumunun yakından takip edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerin dün akşam Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı ve aralarında vatandaşlarımızın da bulunduğu bir grup personelin yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimiz olup durumları yakından takip edilmektedir." ifadesine yer verildi.

"Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın, tüm uyarılarımıza rağmen sivil gemileri de etkileyen şekilde Karadeniz'de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulmaktadır." ifadesi kullanılan açıklamada, önleyici tedbirler alınmadığı takdirde Karadeniz'deki tırmanmanın gıda güvenliği dahil çok boyutlu menfi yansımaları olacağına işaret edildi.

Açıklamada, savaşan taraflar başta olmak üzere ilgili tüm aktörlere Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi yönünde yeniden çağrıda bulunuldu.

Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın


 
Yoğun geçen bir çalışma, eğitim ve uzun bir kış mevsiminin ardından hepimizin hayali dinlenmek, yenilenmek ve keyifli bir yaz tatilinde denizin, güneşin keyfini çıkarmak. Ancak bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde zorlaştırabiliyor.

04.08.2026 11:51:00
Murat Çorbacı
 
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın

Bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde sıkıntıya sokabiliyor. Kasık, göbek ve karın duvarı fıtıkları da bunların başında geliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman hafif bir şişlik ya da ara sıra hissedilen rahatsızlık şeklinde kendini gösteren fıtıklar, özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteler, uzun yolculuklar, ağır valiz taşıma ve yüzme sonrası kendisini belli ederek tatil konforunuzu olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle yaz tatiline çıkmadan önce kasık, göbek ve karın duvarı fıtıklarının tedavilerinin mutlaka planlanması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Mert Tanal, fıtıkların nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

1. Ağır valizler fıtığı büyütebilir: Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, kasık fıtığı, göbek fıtığı veya karın duvarı fıtığı bulunan kişilerin seyahat öncesinde bazı noktalara dikkat etmesi gerekir. Çünkü tatile giderken veya tatilde yapılan yanlış bir hareket fıtık şikâyetlerini artırarak acil cerrahi müdahale gerektirebilecek komplikasyonlara yol açabilirler. Tatil hazırlıklarının vazgeçilmezi olan valizler, fıtık hastaları için önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle ağır yük kaldırmak karın içi basıncını artırarak fıtığın büyümesine ve ağrıların şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Valizlerin mümkün olduğunca hafif hazırlanması, kaldırılması gerektiğinde ise yardım alınması gerekir.

2. Kabızlık ve ıkınmadan kaçının: Seyahatlerde değişen beslenme düzeni ve yetersiz sıvı tüketimi kabızlığa yol açabilir. Kabızlık nedeniyle oluşan ıkınma ise kasık ve karın duvarı fıtıklarının oluşabileceği zayıf noktalarda ek basınç oluşturur. Bu nedenle tatil boyunca bol su içmek, lifli gıdalar tüketmek ve bağırsak düzenini korumak fıtıktan korunmak için oldukça önemlidir.

3. Uzun süre öksürük ve zorlanmalar risk oluşturabilir: Kronik öksürük, ağır egzersizler veya ani zorlanmalar fıtık bölgesindeki basıncı artırabilir. Özellikle yaz aylarında yapılan yoğun spor aktiviteleri veya ağır eşyaların taşınması mevcut fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Tatilde fiziksel aktiviteler planlanırken kişinin sağlık durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

4. Denizde ve havuzda ölçülü hareket edin: Yüzme genel olarak güvenli bir aktivite olsa da ani hareketler, yüksekten suya atlama veya karın bölgesini zorlayacak aktiviteler fıtık hastalarında rahatsızlık oluşturabilir. Ağrı hissedildiğinde aktiviteye ara verilmesi ve vücudun zorlanmaması gerekir.

5. Fıtıkta ani ağrı acil durum habercisi olabilir: Kasık veya göbek bölgesindeki şişliğin aniden sertleşmesi, şiddetli ağrı gelişmesi, bulantı-kusma görülmesi ya da şişliğin içeri itilememesi fıtık boğulmasının habercisi olabilir. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektirebileceğinden vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

6. Kapalı cerrahi ile tatili ertelemeye gerek kalmıyor: Özellikle kasık ve karın duvarı fıtıklarında uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri, daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası ağrının azalmasına, günlük yaşama ve iş hayatına daha hızlı dönüşe katkı sağlar.

7. Seyahatten önce doktor kontrolünü ihmal etmeyin: Ameliyat önerilmiş ancak henüz operasyon geçirmemiş fıtık hastalarının uzun yolculuklardan önce doktorlarına danışmaları önem taşır. Muayene sırasında fıtığın durumu değerlendirilerek seyahate engel oluşturabilecek riskler belirlenir. Tatilinizi doktorunuzun önerileri doğrultusunda planlamanız gerekir.

8. Doğru önlemlerle güvenli bir tatil mümkün: Fıtık hastalarının tatilden vazgeçmesine gerek yok. Kasık fıtığı, göbek fıtığı ve diğer karın duvarı fıtıkları olan kişiler için tatil yapmak çoğu zaman bir engel oluşturmaz. Ancak ağır yüklerden kaçınmak, karın içi basıncını artıran davranışlardan uzak durmak ve olası uyarı işaretlerini bilmek, tatilin sağlık sorunlarıyla gölgelenmesini önlemeye yardımcı olur. Risk içeren fıtık varlığında ameliyatı olup sonrasında tatile gitmek, tatilin yarıda kesilmesinin önüne geçer.

Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli


 
Yüksek tansiyonla mücadelede yalnızca tuz tüketimini azaltmaya odaklanan geleneksel yaklaşım yeniden değerlendiriliyor. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayınlanan bir rapora göre, sodyum kısıtlamasına potasyum alımının artırılması eşlik ettiğinde hipertansiyon kontrolünün etkinliği önemli ölçüde artıyor. 

04.08.2026 11:18:00
Murat Çorbacı
 
Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli
Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli

Yüksek tansiyonla mücadelede yalnızca tuz tüketimini azaltmaya odaklanan geleneksel yaklaşım yeniden değerlendiriliyor. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayınlanan bir rapora göre, sodyum kısıtlamasına potasyum alımının artırılması eşlik ettiğinde hipertansiyon kontrolünün etkinliği önemli ölçüde artıyor. Uzmanlar, bu iki faktörün kardiyovasküler sistemi düzenlemek için birleşik bir mekanizma olarak ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

Potasyum ne işe yarıyor?

Hipertansiyon, dünya çapında 1.28 milyardan fazla yetişkini etkiliyor, kalp krizi ve inmenin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. On yıllardır, DSÖ ve ulusal sağlık sistemlerinin standart önerileri, tuzu (sodyum klorür) en aza indirmeye öncelik vermişti. Bununla birlikte, IAFNS komitesi tarafından toplanan veriler, fizyolojik bir karşılıklı bağımlılığa işaret ediyor: sodyum vücutta sıvı tutarak kan basıncını yükseltirken, potasyum kan damarlarının gevşemesine yardımcı olur ve böbrekler tarafından fazla sodyumun atılmasını kolaylaştırır.

Sodyumdan vazgeçilmiyor

Araştırmacılar, çoğu ülkede durumun tamamen tersine döndüğünü vurguluyor: sodyum tüketimi evrensel olarak standartları aşarken, diyetteki potasyum seviyeleri kritik derecede düşük kalıyor. Raporun yazarları, odak noktasını izole tuz kaçınmasından potasyum açısından zengin bir diyet ortamı yaratmaya kaydıran "bütünleyici fizyolojiye" geçişi öneriyor.
"Potasyumun sadece bir takviye değil, aynı zamanda sodyumun fizyolojik bir antagonisti olduğunu anlamak önemlidir. Sadece tuzu uzaklaştırıp potasyumu yerine koymazsak, damar duvarı strese uyum sağlamak için gerekli kaynakları alamaz. Tansiyon şikayeti olan bir hastanın tedavi planı sadece tansiyon ölçümüyle değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarının analiziyle de başlamalıdır" diye açıklıyor uzman doktorlar durumu...

Potasyumu nereden ve nasıl alacağız?

Sebzeler ve Yeşillikler: Ispanak, fırında patates, kabak
Baklagiller: Mercimek, fasulye, nohut
Meyveler: Muz, kuru kayısı, kuru erik


Böbrek hastaları dikkat etmeli?

Hipertansiyonu olan çoğu insan için potasyumun bariz faydalarına rağmen, diyet takviyeleri veya tuz ikameleri yoluyla alımının kontrolsüz artışı tehlikeli olabilir. Aşırı potasyumun (hiperkalemi) aşırı tuz kadar kritik olduğu bir hasta kategorisi vardır. Bu, kendi başlarına diyetlerini ayarlarken dikkatli olmalarını gerektirir. Kardiyologlar, "Özellikle kronik böbrek hastalığı olan veya bazı tansiyon ilaçları (ACE inhibitörleri gibi) kullanan kişiler için, tıbbi gözetim olmadan reçetesiz ilaçlarla potasyum dozlarını aniden artırma girişimleri risklidir. Bu gibi durumlarda, böbrekler minerali ortadan kaldıramayabilir ve bu da kalp ritmi bozukluklarına yol açabilir" görüşünü seslendiriyor.

En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor

En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemeleri, 7 Ağustos'ta hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacak

04.08.2026 10:47:00
İhlas Haber Ajansı
 
En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor
En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), en düşük emekli aylığına ilişkin fark ödemelerinin tarihini açıkladı. Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilerek yasalaşan düzenlemeyle en düşük emekli aylığı, 2026 yılı Temmuz ödeme döneminden geçerli olmak üzere 23 bin 552 liraya yükseltildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından maaş ödemeleri takvim doğrultusunda gerçekleştirilirken, zam farklarının ödeneceği tarih de netleşti.

SGK'dan yapılan açıklamada, en düşük emekli aylığının 2026 yılı Temmuz ödeme dönemi itibarıyla 23 bin 552 liraya yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemelerinin 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacağı bildirildi. Açıklamada, hak sahiplerinin söz konusu fark ödemelerini 7 Ağustos'tan itibaren aylıklarını aldıkları banka hesaplarından çekebilecekleri ifade edildi.

Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde

Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi

03.08.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle resen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki, 17 Temmuz günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.

Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı

İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.

4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahruki'nin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.