HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 OCAK 2022, CUMA

Haydar Hoca’nın kitapları…

25.05.2021 00:00:00
'Haydar Hoca’nın kitapları…' seslendirme dosyası:

Kitaplığın en üst rafına koydum…

Bir yanda Haydar Hocanın kitapları, öte yanda Atatürk kitapları…

Alt rafta hayatımıza yön veren izcilik kitapları, baş ucu öğütleri, öfke nöbetlerimde huzur tavsiye eden yazarların kitapları…

Bunca yıllık ömrü hayatımızda biriktirdiğim en değerli hazineler… Bir de kutular dolusu fotoğraf ve sonrasında dijital fotoğrafların kayıtlı olduğu 300'e yakın CD. 

Koleksiyoner değilim. Biriktirmeyi, kullanılmayan veya kullanılmayacak bir şeyi bulundurmayı sevmem. Her şeyin bir işe yaraması lazım. Ne zaman, nasıl hangi ortamda lazım olur bilinmez… Benim için bir çivi tanesi dahi kıymetlidir.

Gezip gördüğüm ve mutlu olduğum yerlerden aldığım küçük anılar, dostların armağanları, onların dokunduğu ve değerlendirdiği eşyalar benim için önemlidir. Kolay kolay atamam. İhtiyaç fazlası ise hediye ederim. 

Ama kitaplarımdan vazgeçemem. 

Çünkü kitaplar yazıldıktan sonra yaşamaya başlayan, pek çoğumuzun farkında olmadığı, kullandığımız her şey gibi ruhu olan yaratılmışlardır. 

Bir kitabı okuduğunuzda, aklınızda bir şey kalmamış olsa bile siz farkına varmadan alacağınızı almışsınızdır.  

Öğütler davranışlarınıza, bilgiler dağarcığınıza, güzel düşünceler beyninize etki eder. Hiç olmayacak bir yerde, okuduğunuz bir kitabın öğütleri sizi uyarır. Aldanmanıza, yanlış bir söz söylemenize, hatalı bir davranışınıza engel olur. 

Kitapları ilaç prospektüslerine benzer. Onlar bizim hastalıklarımızın tedavisinde önemli bir rol oynarlar. 

* * *

Peki ya zararları?

Zararlı kitap olmaz. Nasıl, 39 numara ayağa 45 numara ayakkabı bol, 36 numara küçük gelirse okuyan insanın zihni ile alakalı bir seçimdir kitaplar. Hakikat ilmini anlatan bir kitapta okusanız eğer akıl sınırlarımız okuduğunu anlamaya yetecek kadar geniş değilse pek bir şey değişmez. 

Ancak öyle akıllar vardır ki kitaplar yetersiz kalır. Okudukça okumak, bir sonraki sayfayı çevirmek için sabırsızlanırsınız. Eğer okurken yemek-içmek, uyumak gibi insani eylemleri erteliyorsanız aradığınızı bulmuşsunuz demektir. 

Ben şahsen okuduğunu sular seller gibi ezberleyen biri değilimdir. Okurken yorumlar, konumlar, satırlar ile cebelleşirim. "Ne okudun? Ne anladın?" diye sorsalar onlara "Hiç" derim. Tüm kitabı ezberlemek için okumak yerine onu anlamak, onunla bir arkadaş gibi tartışmak ve sorgulamak gerekir. Eğer okuduğunuz zaman cevabını alamadığınız sorular ile karşılaşıyorsanız ya hiç anlamadınız, ya da anlatılmak istenen konunun yeterince anlatılamadığına hükmedebilirsiniz. O zaman yapmanız gereken bu paragrafları işaretlemek, ileriki sayfalardan sonra geri dönüp yeniden yorumlamak gerekir. Tıpkı bulmacalarda bulamadığınız boş karelere yeniden dönmek gibi…

Göz gördüğünü, beyin algıladığını siz farkına varmasanız da yorumlar. İkinci bakışta bulmacanın cevabını bulmanızın nedeni budur. Akıl kitaplığının satırlarında gezinen düşünce sihirbazı depoladığınız bilgiyi bulur ve size sunar. 

Atatürk'ün söylevleri nasıl yüz sene sonra bile geçerli ise bazı bilgelerin sözleri de dünya durdukça aynen geçerli olacaktır.

* * * 

Haydar Hoca'nın kitaplarına gelince. 

Onları roman okur gibi okuyamazsınız. Her biri sizi düşünceye sevk eden satırlar, olaylar, yorumlar ve tavsiyeler ile doludur. Her satırı yudum yudum okumanız ve sindirmeniz gerekiyor.  Kendisini belagat ustası yapan, bunca eseri yazmasına vesile olan şey her insanda bulunan okuma yazma özelliği değildir. Kendisine yaradılışta verilmiş olan farklı bir görevin gereği ve bilgelik, akıl ve güzelliktir.  Bunlar birleştiğinde içindeki volkanın taşması, kâğıda dökülmesi, ciltlere bürünmesidir. 

Benim için yazılmış olan her kitap değerlidir. Ne kadar kötü amaçlar içerse, kötü ve yanlış bilgiler verilmiş olsa da okurum.  Çünkü kitaplar da insanlar gibidir. Bazıları ibret almak için yazılmıştır, bazıları ise örnek almak için… Her zaman ibret alacak kitaplar ile buluşamayabilirsiniz. Ancak sizi diğer insanlardan ayıran özelliğiniz ibretlik olanları fark etmenizden geçer. 

Rol model bir kişiliği olan; akılla, bilime, güzelliğe önem veren; millîlik kavramını ön plana çıkaran, güçlü bir sevgi kaynağını kalemi vasıtası ile kâğıda akıtan, etrafında bir çok seveni halkalandıran bu ender insanın bilgeliğinden istifade edin, öğütlerini dinleyin. Anlamadığınızı sorun, araştırın, yorumlayanlar ile sohbet edin. 

Kitaplarını süs olarak kütüphanenizde saklamayın. Okumuyorsanız lütfen bir başkasının yararına sunun. 

Böylece yattığı yerde ruhu şad olsun.

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

25.05.2020, 25.05.2019, 25.05.2018, 25.05.2017, 25.05.2016, 25.05.2015, 25.05.2014, 25.05.2013, 25.05.2012, 25.05.2011, 25.05.2010, 25.05.2009, 25.05.2008, 25.05.2007, 25.05.2006, 25.05.2005, 25.05.2004, 25.05.2003, 25.05.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.