logo
08 AĞUSTOS 2026

Her yerde tiyatro

15.05.2014 00:00:00
 
İnsanoğlu çoğu zaman Allah'ın (c.c.) kendinden istediğini yerine getirirken kendi nefsi hastalıklarından ya da cehaletinden kaynaklanan görüş ve davranışlarını yaşar ve kendine taraftar bulmaya çalışır. Bu davranış biçimi onun hayat felsefesi olduğu için bulunduğu her ortamda bu tavrını sergilemeye devam eder. Kendi evinde de başkasının evinde de olsa?Geçtiğimiz günlerde umre ibadeti için gittiğimiz kutsal topraklarda bu ve benzeri davranışlara şahit oldum. Tevhidin merkezi olan Kâbe'de ihrama giren kimse bütün dünyevi rütbelerden, ayrıcalıklardan, nefsinin helal olan bazı arzu ve isteklerden dahi uzak durması gerektiğini nefsine kabul ettirmesi lazımdır. Bu hem ibadet hem de nefsin terbiyesinde önemli bir unsurdur. Bu halini günlük hayatına da yansıtması lazım gelirken, ihramdan çıkar çıkmaz eski haline, rütbesine, nefsi haline döndüğünü görüyoruz. Bazı kimselerde ihramlı iken bile ihramın ona kazandırması gereken hal ve tavırları dahi elde edemediğine şahit oluyoruz. Şeklen ihrama girse de benlikten soyunamamış, rütbe ve hasletlerini atamamış olduğunu görüyoruz. Hele bir de bazı cemaatlerin orada mensubiyetini öne çıkararak özel kıyafetlerle, sarık cübbe modelleriyle, birbirleriyle olan münasebetleriyle; etrafa sanki caka satmaya çalışması kutsal bir ibadete ne derece yakışıyor sorgulamak lazımdır. Bazı kimselerin Allah'ın beytinde, Peygamberin mescidinde, kendi mensubiyetini öne çıkarmaya çalıştıklarına şahit oluyorsunuz.  Asansörse karşılaşıyorsunuz, sarığına cübbesine bakınca bir şey zannediyorsunuz ama kendi mensup olduğu cemaat arkadaşlarına gösterdiği hoşgörüyü size göstermeyi bırakın çoğu zaman Allah'ın selamını dahi vermekten aciz kimselerle karşılaşıyorsunuz. Hâlbuki Hac ve Umre gibi ibadetler nefsin tezkiyesinde, özellikle de Müslümanların birbirini tanımasında, sevmesinde, birlik ve beraberlik sağlamasında önemli bir yere sahip ibadetlerdir. Daha önce yazdığımız bazı makalelerde "sayı olarak Müslümanlar, dindarlar artıyor gibi görünse de; dindarlaşmıyoruz" tespitimizin sanki gittikçe daha da derinleştiğine şahit oluyoruz. Maalesef tiyatro hayatın her şubesine yansıdığı gibi kutsal topraklara yansıyor. Allah (c.c.) gerçek manada inanmayı ve inancını gerçek manada hayatına yansıtabilmeyi cümlemize nasip eylesin. 
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.