Amerika, uluslararası terörü önleme adına çıktığı yolun başında.
Her ne kadar Afganistan ve Irak'ta belli bir mesafe katedilmiş görünse de, süreç yeni yeni hızlandırılıyor.
Irak'taki vahşetin başaktörlerinden Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, terörizmle(!) savaşın uzun olacağını birkez daha söyledi.
Rumsfeld, Singapur'da katıldığı toplantıda Asya ülkelerini yeni saldırılara karşı uyarmayı da ihmal etmedi.
Rumsfeld, Kitle imha silahlarının kontrolünden dem vurduğu konuşmasında 11 Eylül saldırılarını örnek göstererek teröristler ve terörist ülkelerin frenlenmesi gerekliliğine dikkat çekti.
Irak ve Afganistan'da insanlık dışı uygulamalarda tüm dünyanın tepkisini toplayan Amerikan yönetimi, Asya ülkelerinin karşısına geçerek demokrasi dersi vermeye kalkıştı.
Ülkelerin toprak bütünlüğünden de dem vuran Rumsfeld'in hangi mantıkla ve rahatlıkla böyle bir konuşma yapma gücüne akıl sır erdiremiyoruz.
Fas'tan Endonezya'ya kadar 22 ülkeyi adam etmeyi kafasına koyan Amerikan Şahinleri'nin son on yıllık encamında şiddet ve nefretin tohumlarını görmek mümkün.
Baba Bush ve Reagan döneminden itibaren neo-con olarak nitelendirilen ekibin, Clinton döneminde yumuşak bir geçiş yaptıktan sonra ikinci Bush dönemiyle zirve yapmaları Amerikan siyasal denkleminin ne kadar kaypak olduğunu gösteriyor.
Uzun vadeli Amerikan çıkarlarını uygulamak için hiçbir ülkenin uluslararası hakkını çiğnemekten geri kalmayan aynı kadronun Afrika boynuzundan başlayarak Ortadoğu geçişinden sonra Asya steplerine kadar geniş bir coğrafya'da eylemlere kalkışmısı sadece bu coğrafyadaki ülkeleri değil; tüm dünya ülkelerini de yankınen ilgilendiriyor.
İlk defa, Başkan Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condollezza Rice'nin ağzından duyulan "22 kadar ülkeye demokrasi götürülmesi'' projesinin temelleri aslında 90'lı yılların ortasında zemin kazandı.
Bush'un en uygun tip olduğunda kanaat getiren şahinler, projeye bu süreçte işlev kazandıracaklar.
Saddam alaşağı edildi, Kaddafi yumuşatıldı, İran çok yönlü kontrole tabi tutuldu, Türkiye ise farklı beklentilerle oyananmışken bundan uygun bir zemin de olamazdı.
Büyük olduğu kadar sorunlu bir Ortadoğu Projesi için kolları sıvayan Amerikan Şahinleri, Türkiye'yi de yanına alarak yumuşak bir geçiş yapmak istiyor; lakin bu geçiş beklendiği gibi olmayacak.
Filistin sorunu hallolmadıkça böyle bir projenin anlamsız olduğunu idrak eden Araplar, yaklaşan G-8 zirvesinin arefesinde açık tavır aldılar.
Arap kamuoyunda Amerikan yayılmacılığı ile ilgili tepkiler her geçen gün çığ gibi büyüyor.
Asya ülkelerini 11 Eylül kılıfıyla dize getirmeyi planlayan amerikan yayılmacılığının önüne set çekilmediği müddetçe, önü açık bir Amerika tüm dünya ülkelerinin potansiyel tehditi olarak varolmaya devam edecek.
Asya coğrafyası bu açıdan da büyük önem arzediyor.
Her ne kadar Afganistan ve Irak'ta belli bir mesafe katedilmiş görünse de, süreç yeni yeni hızlandırılıyor.
Irak'taki vahşetin başaktörlerinden Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, terörizmle(!) savaşın uzun olacağını birkez daha söyledi.
Rumsfeld, Singapur'da katıldığı toplantıda Asya ülkelerini yeni saldırılara karşı uyarmayı da ihmal etmedi.
Rumsfeld, Kitle imha silahlarının kontrolünden dem vurduğu konuşmasında 11 Eylül saldırılarını örnek göstererek teröristler ve terörist ülkelerin frenlenmesi gerekliliğine dikkat çekti.
Irak ve Afganistan'da insanlık dışı uygulamalarda tüm dünyanın tepkisini toplayan Amerikan yönetimi, Asya ülkelerinin karşısına geçerek demokrasi dersi vermeye kalkıştı.
Ülkelerin toprak bütünlüğünden de dem vuran Rumsfeld'in hangi mantıkla ve rahatlıkla böyle bir konuşma yapma gücüne akıl sır erdiremiyoruz.
Fas'tan Endonezya'ya kadar 22 ülkeyi adam etmeyi kafasına koyan Amerikan Şahinleri'nin son on yıllık encamında şiddet ve nefretin tohumlarını görmek mümkün.
Baba Bush ve Reagan döneminden itibaren neo-con olarak nitelendirilen ekibin, Clinton döneminde yumuşak bir geçiş yaptıktan sonra ikinci Bush dönemiyle zirve yapmaları Amerikan siyasal denkleminin ne kadar kaypak olduğunu gösteriyor.
Uzun vadeli Amerikan çıkarlarını uygulamak için hiçbir ülkenin uluslararası hakkını çiğnemekten geri kalmayan aynı kadronun Afrika boynuzundan başlayarak Ortadoğu geçişinden sonra Asya steplerine kadar geniş bir coğrafya'da eylemlere kalkışmısı sadece bu coğrafyadaki ülkeleri değil; tüm dünya ülkelerini de yankınen ilgilendiriyor.
İlk defa, Başkan Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condollezza Rice'nin ağzından duyulan "22 kadar ülkeye demokrasi götürülmesi'' projesinin temelleri aslında 90'lı yılların ortasında zemin kazandı.
Bush'un en uygun tip olduğunda kanaat getiren şahinler, projeye bu süreçte işlev kazandıracaklar.
Saddam alaşağı edildi, Kaddafi yumuşatıldı, İran çok yönlü kontrole tabi tutuldu, Türkiye ise farklı beklentilerle oyananmışken bundan uygun bir zemin de olamazdı.
Büyük olduğu kadar sorunlu bir Ortadoğu Projesi için kolları sıvayan Amerikan Şahinleri, Türkiye'yi de yanına alarak yumuşak bir geçiş yapmak istiyor; lakin bu geçiş beklendiği gibi olmayacak.
Filistin sorunu hallolmadıkça böyle bir projenin anlamsız olduğunu idrak eden Araplar, yaklaşan G-8 zirvesinin arefesinde açık tavır aldılar.
Arap kamuoyunda Amerikan yayılmacılığı ile ilgili tepkiler her geçen gün çığ gibi büyüyor.
Asya ülkelerini 11 Eylül kılıfıyla dize getirmeyi planlayan amerikan yayılmacılığının önüne set çekilmediği müddetçe, önü açık bir Amerika tüm dünya ülkelerinin potansiyel tehditi olarak varolmaya devam edecek.
Asya coğrafyası bu açıdan da büyük önem arzediyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005



























































