logo
05 KASIM 2026

Hüseyin Cimşir'in kaderi son anda değişti

Trabzonspor'da Konyaspor mağlubiyeti sonrası teknik direktör kulisleri hareketlendi. Galatasaray maçı öncesi Hüseyin Çimşir ile imzalanması beklenen sözleşme rafa kalktı. Thomas Reis piyangodan çıktı

16.09.2026 16:25:00 / Güncelleme: 16.09.2026 16:35:39
Haber Merkezi
 
Hüseyin Cimşir'in kaderi son anda değişti
Hüseyin Cimşir'in kaderi son anda değişti
Trabzonspor yönetimi, 51 yaşındaki Alman çalıştırıcının sözleşmesinde yer alan 1 milyon euro'luk tazminat maddesini devreye soktu. Transferi bitirdi. Bulgar basını Reis'in Trabzonspor'da, Ludogorets'te kazandığı yıllık ücretin birkaç katını alacağı iddia ediyor.







Bulgarlar ayrıca Reis'i getiren özel uçağın, Muhammed Salah'ı da taşıyan uçak olmasına dikkat çekti. Reis'in Trabzon'a yola çıkmadan hemen önce takımı Ludogorets'in Septemvri karşısında aldığı 2-1'lik galibiyeti sosyal medya hesabından değerlendirmesi ise, "şipşak biten bir transfer oldu" iddialarını artırdı.








İddialara göre Trabzonspor, Konyaspor'a mağlup olmasaydı Galatasaray derbisi öncesinde Hüseyin Çimşir ile resmi sözleşme imzalayacaktı.

Ancak alınan yenilgi sonrası yönetim plan değişikliğine gitti. Thomas Reis'i bitirdi.

Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu

Trabzonspor'da savunma koçluğuna getirilen Jerome Boateng, Zidane ve Arteta gibi basamakları teker teker tırmanmayı hedefliyor

04.11.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Çifte Şampiyonlar Ligi ve dünya şampiyonu Jerome Boateng, Trabzonspor'da Thomas Reis'in ekibine katılarak Zidane ve Arteta'nın yolundan gitmeyi tercih etti.






Thomas Reis'in ekibine dahil ettiği dünya ve çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu Jerome Boateng, geleceğin Zinedine Zidane'ı olmak için kolları sıvadı.






Alman efsane, savunma koçluğundan başlayan bu stratejik adımıyla Fransız yıldızın kariyer basamaklarını tırmanışını izleyecek gibi görünüyor.






Reis, Boateng'in rolünü şu sözlerle özetledi: "Temel sorumluluk alanı savunma. İster 5'e 5 çalışma olsun ister sayısal üstünlük içeren taktik antrenmanlar, doğrudan müdahale ediyor, hataları düzeltiyor ve tavsiyelerde bulunuyor. O buraya sahaya duba dizmeye gelmedi, bizi daha iyi hale getirmek için geldi."






Doğrudan A takım sorumluluğunu alarak kısa sürede yıpranan eski yıldızların aksine Boateng, uzmanlık alanından (savunma) antrenörlüğe adım atarak Zidane ekolünü izlemeyi seçti.






Zinedine Zidane'ın Real Madrid'de alt kademelerden ve idari görevlerden başlayarak üst üste üç Şampiyonlar Ligi zaferine uzanması veya Mikel Arteta'nın Pep Guardiola'nın yanında pişerek Premier Lig'in zirvesine yürümesi, bu geçişe örnek teşkil ediyor.






Orkun Kökçü için çok kritik süreç

Beşiktaş'ta Orkun Kökçü için "Yürüyor işte, oynasın" diyenlerin bilmediği normal ayakkabı ile krampon giymek arasındaki fark... Eğer kaptan tam iyileşmeden dönerse, belki de aylarca sahalardan uzak kalacak

04.11.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün sakatlığı camianın ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Herkes birbirine "Ne zaman dönecek?" diye sorarken, asıl korku; "Bir an önce sahalara döndürelim" baskısının yaratacağı erken dönüş riskinin faturasının çok ağır olabileceği yönünde.






Celtic maçında forma giyemeyecek olan, Gençlerbirliği maçında ise kadroda olma ihtimali bulunan Orkun'un topuğundaki rahatsızlık tamamen ortadan kalkmadan sert antrenman programına ve saha çalışmalarına dahil edilmeyeceği belirtildi.






Kamuoyunda dolaşan "Orkun'u gördük, yürüyordu" yönündeki izlenimlerin yanıltıcı olduğu; normal ayakkabı giymek ile krampon giymek arasında tabana binen yük bakımından ciddi farklar bulunduğu kaydedildi.






Orkun Kökçü'nün yaşadığı tipteki ayak tabanı sakatlıklarında en büyük tehlike, erken dönüş riski olarak dikkat çekiyor.






Verilen 2-3 haftalık sürenin sonunda doku tam olarak iyileşmeden oyuncunun sahaya sürülmesi durumunda, tabandaki yoğun yük binişi nedeniyle sakatlığın nüksetme ihtimali bulunuyor. Böyle bir senaryoda ise tedavi ve sahalardan uzak kalma süresinin ayları bulabileceği uyarısı yapılıyor.






Yıldız futbolcunun sahalara döndükten sonraki ilk 1-2 haftalık periyotta fiziksel olarak daha ekonomik oynamak zorunda kalabileceği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.






Acun Ilıcalı ile AzizYıldırım arasında savaş çıktı

Acun ılıcalı'nın Murat Ülker'in de desteğiyle sezon sonunda başkan adayı olacağı iddia ediliyor... bununla kalmayıp, seçilmesi durmunda Aziz Yıldırım'a karşı büyük bir hukuki süreç başlatmak istediği konuşuluyor.
 

04.11.2026 09:35:00
Haber Merkezi
 
Acun Ilıcalı ile AzizYıldırım arasında savaş çıktı
Acun Ilıcalı ile AzizYıldırım arasında savaş çıktı
Fenerbahçe'de bir yandan yeni teknik direktör beklenirken, diğer yandan yarın akşam oynanacak kritik Liverpool maçına odaklanılmış durumda. Süper Lig'de Galatasaray'ın 9 puan gerisinde kalınsa da şampiyonluk yarışı henüz bitmedi; Şampiyonlar Ligi'nde ise ilk 24 iddiası ve umutları tazeliğini koruyor.






Ancak camiadaki ana gündem maddesi, şimdiden Mayıs ayında yapılacak olan başkanlık seçimi. Bu durumun en büyük nedeni  Başkan Aziz Yıldırım'ın Mayıs ayından sonra görevde kalmayacağını sık sık dile getirmesi.






Pazar akşamı yapılan son seçimi kaybeden Hakan Safi, adaylığını resmi olarak ilan etmese de açıkça hissettirdi. Yıldırım yönetiminde yer alan Barış Göktürk'ün de adaylık için hazırlık yaptığı biliniyor.

Camia kulislerinde Mehmet Ali Aydınlar ve eski başkan Ali Koç'un da isimleri geçiyor; ancak her iki ismin de şu an için adaylığa yakın olmadıkları belirtiliyor.






Başkanlık için adı en çok öne çıkan isimlerden biri Hull City'nin sahibi ve eski asbaşkanlardan Acun Ilıcalı. Hayalinde her zaman Fenerbahçe başkanlığı olduğunu gizlemeyen Ilıcalı'nın, sezon sonunda Murat Ülker'in de desteğini alarak başkanlığa adaylığını koyabileceği yüksek sesle dillendiriliyor.






Hatta Ilıcalı'nın yaşadığı loca krizi de dahil pek çok nedenden dolayı Aziz Yıldırım'a veya Yıldırım'ın destekleyeceği bir adaya karşı bizzat yarışmak istediği gelen bilgiler arasında.

Kulislerde konuşulan en çarpıcı iddia ise Acun Ilıcalı'nın başkan seçilmesi durumunda Aziz Yıldırım'a karşı büyük bir çalışma başlatacağı yönünde.

Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir

Beşiktaş taraftarları çok seviyor ancak Junior Olaitan, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun üzerinde durduğu dinamik 8 numara profilinin çok dışına çıkmaya başladı

03.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Gazetemiz birkaç gündür bu konunun üzerinde duruyor... Beşiktaş'ın Ocak ayında orta sahaya yapılması düşünülen Joe Willock ile Nicolas Raskin transferlerinin Junior Olaitan'ı nasıl yedek kulübesine sürüklediğini işliyor.






Ancak önceki akşam 2-2 biten Kasımpaşa maçı gösterdi ki, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun aklındaki 8 numara Olaitan değil.

Öyle ki, Italiano Olaitan'dan 6'ya yakın bir 8 oynamasını istiyor; ancak Beninli oyuncu bunun tam aksine 10'a yakın bir 8 gibi oynuyor. Raskin ve Willock'un tam aksine.






Italiano'nun, Olaitan'ı çıkarıp Oh'u oyuna almasını "Olaitan'ı çıkardım. Zaten bütün maç boyunca ikinci forvet gibi oynadı" diyerek açıklaması, adeta Beninli oyuncuya tepkisini de bir şekilde ortaya koydu.






Olaitan 63 dakikada sadece 36 dokunuş yaptı ve oyunun merkezinde kayboldu. Daha da çarpıcı olanı; savunma katkısı yani müdahale, blok, uzaklaştırma, pas arası ve kazanılan top istatistiklerinin tamamının sıfır (0) olmasıydı. Modern futbolda Italiano gibi dinamik, alan presine ve 8 numaradan iki yönlü katkıya dayalı bir sistem oynatan hocalar için bu kabul edilemez bir lüks.






Maçı 0 şut, 0 kilit pas ve 0.04 xA ile kapatması da bir başka sıkıntı oldu. 22/27 (%81) pas yüzdesi fena durmasa da, 7 pası ön alanda atabilmiş olması oldukça az.






3 kez top kaptırması ve 6 ikili mücadelenin sadece 2'sini kazanabilmesi, fiziksel ve taktiksel olarak 8 numara disiplininden ne kadar uzaklaştığını açıkça kanıtlıyor.






Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı

Fenerbahçe cayır cayır yanarken ateşin üzerine benzin döken değil, toprak atan başkan adayı olarak açıklamalar yapan Hakan Safi'nin sözlerinin alt metnini gazetemiz editörleri okudu

03.11.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Fenerbahçe yanıyor... Hem de cayır cayır. Şampiyonluk parolasıyla girilen sezonda daha Kasım ayı gelmeden lider Galatasaray'la puan farkı 9 oldu. Tam da bu ortamda, sezon başında seçimi Aziz Yıldırım'a kaybeden Hakan Safi'nin Kasımpaşa-Beşiktaş maçından sonra açıklamalar yapması dikkatlerden kaçmadı.






Her ne kadar konuşması Aziz Yıldırım'a ve yönetime destek gibi görünse de alt metinlerde çok şey anlattı:

-Yıldırım'ı hedef almak yerine meşruiyetini övdü. Rakibinin tabanının ve muhafazakâr kongre üyelerinin oyuna talip olduğunu net şekilde ortaya koydu.






-Yıldırım'a saldırmayarak rakibinin seçmenini küstürmek istemedi. Aksine "Aziz Başkan'ın mirasına sahip çıkan saygılı aday" imajı çizmeye çalıştı.






-Kamuoyuna ve kongre üyelerine "koltuk zaten sene sonu boşalıyor. O koltuğun bir sonraki sahibi de burada hazır bekliyor." mesajını vermeye çalıştı.






-"Sene sonuna saklayın" derken, muhalefetin erken harekete geçip kendisinin önünü kesmesini engellemeyi ve adaylık yarışını kendi planına çekmeyi amaçladı.






-Kaos anlarında fırsatçılık yapıp yıpratan ihtiraslı bir muhalif değil; kriz anında serinkanlı kalan, kulübün âli menfaatlerini kendi siyasi çıkarlarının önünde tutan "kurtarıcı lider" profilini inşa etmeye çalıştı. Bu hamlenin kararsız kongre üyelerinin gözünde puan toplayacağına inanıyor olmalı.






-Safi, sezon sonunda "Ben üzerime düşeni yaptım, camiayı kenetlemeye çalıştım ama yönetim bu ortamı sağlayamadı" deme hakkını kendince cebine koydu. Aynı zamanda mevcut yönetime "Sizi şu an koruyorum, sene sonunda görevi devrederken de bana köstek olmayın" mesajı da verdi.

Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor

Mason Greenwood iddia edilenlerin aksine mutsuz, isteksiz ya da küskün değil; "buz adam" olmak İngiliz oyuncunun temel mizacı. Antrenmana ilk gelen, çalışmasını yapıp doğrudan evine dönen bir karakter...
 

03.11.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Fenerbahçe'nin 39 milyon Euro bağladığı Mason Greenwood'un Göztepe maçına "başı ağrıdığı" için çıkmaması herkese dert oldu. "Acaba hasta mıydı" diyenlerden, "serumla oynayamaz mıydı" diyenlere kadar geniş bir yelpazede sorular var.






Sadece bu kadar da değil; hemen hemen hiç gülmeyen yüzü, içine kapanık halleri ve depresif görüntüsü yüzünden "Bu çocuğun bir derdi mi var?" soruları da gündemde.






Manchester United altyapısından A takıma kadar yükseldiği dönemde altyapı koçları onu her zaman "konuşmaktan ziyade topla konuşan", soyunma odasında en az sesi çıkan oyunculardan biri olarak tanımladı.






İngiliz medyasında da soğukkanlı yapısı, gol sevinçlerinde bile nadiren aşırı coşkulu olması ve mizaç olarak soğuk görünmesi nedeniyle kendisine "buz adam" deniyordu.






İspanya'ya gittiğinde hem dil bariyeri hem de yaşadığı zorlu süreç nedeniyle daha da içine kapandı.






Getafe'deki kulüp çalışanları ve takım arkadaşları, antrenmana ilk gelenlerden biri olduğunu, çalışmasını yapıp doğrudan evine döndüğünü aktarıyordu.






Marsilya dönemi ve genel kariyerine bakıldığında da mizaç hiç değişmedi. Dışarıdan "mutsuz, isteksiz veya küskün" gibi algılanabilecek bu ifade, aslında onun bireysel karakter modeli ve doğal ruh hali.

Ali Koç başkanlığa aday olacak mı?

Fenerbahçe Eski Başkanı Ali Koç'tan umudu kesenler Aziz Yıldırım'a sarılmıştı

03.11.2026 10:13:00 / Güncelleme: 03.11.2026 11:46:19
Haber Merkezi
 
Ali Koç başkanlığa aday olacak mı?
Ali Koç başkanlığa aday olacak mı?
Fenerbahçe Eski Başkanı Ali Koç'tan umudu kesenler Aziz Yıldırım'a sarılmıştı… Şimdi de Yıldırım'dan umudu kesenler Ali Koç'a sarıldı. Ancak Koç'un şu an için erken ya da zamanında yapılacak herhangi bir seçimde aday olma niyeti yok.






Fenerbahçe'de kongre ateşi erken yandı... Galatasaray ve Göztepe hezimetlerinin ardından Hakan Safi'nin hiç vakit kaybetmeden Kasımpaşa-Beşiktaş maçına gitmesi ve aynı hızla açıklamalar yapması, Başkan Aziz Yıldırım'a "Mayıs ayından öncesine de hazırız" mesajı gibiydi.






Hakan Safi o gece seçim ateşini her ne kadar yaksa da karşısına güçlü bir aday çıkarsa şansı azalabilir. Camia şimdiden son seçime girmekten vazgeçen Mehmet Ali Aydınlar'ı ve olası bir af durumunda aday olması için Nihat Özdemir'i sıkıştırıyor.






Ancak camiada konuşulanlara göre kapısına en çok gidilen isim eski başkan Ali Koç... Sadece kendisine yakın olanlar değil, daha önce karşı çıkanlar bile "Hata etmişiz" diyecek kıvama gelmiş durumda. 






Ancak Ali Koç ne "Size iyi oldu" diyor ne de "Gelip Fenerbahçe'yi kurtaracağım" modunda. Şu dönemde asıl konsantrasyonu iş hayatında.

Bu yüzden kendisine "En kötü dönemde 12 bin oy aldın. Şu anda aday olsan %70'le seçimi kazanırsın" diyenlere pek de kulak asmıyor.







Yarın ne olur bilinmez ancak Ali Koç'un Mayıs ayında ya da olası daha erken bir kongrede aday olma ihtimali %20-25 seviyesinde seyrediyor.

Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı

Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi

03.11.2026 10:02:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi. Sıra Dursun Özbek ve yönetimine gelmiş gibi duruyor.


Önce Asbaşkan Metin Öztürk'ün, ardından da Abdullah Kavukçu'nun istifasına kadar varan süreç, Galatasaray'ın en çok övündüğü "fikri hür, vicdanı hür" ilkesi ile gündelik kulüp siyasetini karşı karşıya getirdi.







Muhalif bir üyeye (Ayhan Özmızrak olduğu iddiası var) edilen küfrün Kavukçu tarafından "bizden değil" anlayışıyla cezasız bırakılmak istenmesi iddiaları, kulüp tüzüğü ve gelenekleri açısından ciddi bir aşınma olarak yorumlandı.






Öztürk'ün bu noktadaki duruşu tüzük odaklıyken, Kavukçu'nun yaklaşımı taraf odaklı bir siyaset algısı olarak kabul edildi. Suçlamaların hedefi haline gelen Kavukçu'nun kendisini savunmak için ilk anda yaptığı "operasyon" vurgusu, yönetimin kendi içinde zaten kırılgan bir dengede olduğunu bir kez daha kanıtladı. Zaten sonrasında da istifa geldi.






FUTBOL TAKIMININ BAŞARISI

Sahada gelen sportif başarılara (Lille galibiyeti, ligdeki puan farkı) rağmen masada yaşanan bu kriz; güç alanlarını koruma, gelecekteki olası başkanlık hesapları ve grup içi çekişmelerin sahada kazanılan huzuru hızla yok edebilecek kadar ciddi boyutlara geldiği konuşuluyor.







GALATASARAY CAMİASI BU DURUMA ALIŞIK

Galatasaray tarihine bakıldığında, en başarılı olunan dönemlerde bile idari krizlerin patlak vermesi sıkça yaşanan bir durum. Sportif avantajın bu kadar güçlü olduğu bir dönemde seçimin ve sandığın konuşulmaya başlanması, kulüp içi dengelerin ne kadar hassas olduğunu ve bir istifanın kelebek etkisi yaratarak tüm yönetimi riske atabildiğine kanıt gibi.







FARUN SÜREN'İ UEFA KUPASI DA KURTARAMADI

Hatırlanacağı üzere 2000'lerin başında Türk futbolunun zirvesi olan UEFA ve Süper Kupa zaferleri sonrasında kulüp içinde ağır ekonomik yük ve muhalefet baskısı tırmandı. Tarihi kupaların coşkusu henüz tazeyken yönetim içi fikir ayrılıkları derinleşti; sonuçta Faruk Süren dönemi sona erdi ve kulüp uzun sürecek bir idari çalkantı dönemine girdi.







ÖZHAN CANAYDIN DA AYNI KADERİ YAŞADI

2006'da son hafta gelen unutulmaz şampiyonluğun coşkusu yaşanırken, Özhan Canaydın yönetimi derin bir mali kriz ve borç batağıyla boğuşuyordu. Şampiyonluk kutlamalarının hemen ardından yapılan genel kurullarda Canaydın yönetimi sert eleştirilerle karşılaştı. Camia içi mahkemeler ve muhalefet dalgaları yönetimi sandığa sürükledi, kulüp uzun süre sallandı.

Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu

Göztepe yenilgisi sonrasında Fenerbahçe'nin dün yapılan olağanüstü yönetim kurulu toplantısında yüksek tansiyonu düşüren Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk oldu.

02.11.2026 12:13:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe yönetimi dün toplandı... Galatasaray ve Göztepe faciaları sonrasında Aziz Yıldırım'ı tanımayan bazı kişiler "istifa" gündemi yarattı.






Ancak toplantının hiçbir dakikasında istifa gündemi oluşmadı. Ana gündem maddesi, milli araya kadar beklenmemesi, mümkünse Liverpool maçına, olmazsa Çorum maçına yeni bir teknik direktörle çıkılması oldu.






Başkan Aziz Yıldırım, teklifi kabul eden ya da etmeye yakın olan teknik adamlardan birisinin ne yapıp edip ikna etmesini ve takımın başına getirmesini Cihan Kamer'den istedi.






Toplantıda Kamer ve Oğuz Çetin'in Cumartesi günü gündeme getirdiği teknik direktörler hakkında Başkan Aziz Yıldırım diğer yöneticileri bilgilendirdi.






Toplantıda ayrıca Başkan Aziz Yıldırım, Kerem Aktürkoğlu ve Greenwood başta olmak üzere çok şey bekledikleri oyuncularla ne yapmaları gerektiğini sorguladı.






Resmî bir kadro dışı gündemi olmadı, ancak Başkan Yıldırım "bazı canları yakmakla" ilgili bazı kararlar alma aşamasında olduğunu söyledi.






Toplantının belki de en dikkat çeken anları, Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk'ün ve sonrasında Abdullah Kavukçu'nun istifalarının masaya gelmesi oldu. Başkan Yıldırım'ın, "İyi ki Galatasaray var" sözleri toplantının adeta stresini aldı.






Bazı yöneticiler de Galatasaray'da bu kavga gürültü ortamı olmasa panikle bir teknik direktör kararı almak zorunda kalabileceklerini ancak istifaların kendilerine alan sağladığını itiraf etti.

İstifalar Dursun Özbek'in keyfini yerine getirdi

Galatasaray yönetimi bugün yandı... İki asbaşkan Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu aynı gün içinde istifa etti. Başkan Dursun Özbek'in istediği ne varsa oldu, bunu da Osimhen'in Borçkaspor'a transferi esprisiyle kutladı

02.11.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
İstifalar Dursun Özbek'in keyfini yerine getirdi
İstifalar Dursun Özbek'in keyfini yerine getirdi
Aynı gün içinde Dursun Özbek iki ağır topunu birden kaybetti... Bir tanesi GSİAD aracılığıyla Galatasaray'a pek çok ekonomik girdi sağlayan Metin Öztürk, diğeri ise Başkan Özbek'in futbolu teslim ettiği Abdullah Kavukçu. Ancak camiada dolaşan iddialara göre bu durum Başkan Özbek için "körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" kadar olumlu bir gelişme.






Çünkü camiada konuşulanlara göre Başkan Özbek aslında aynı gün içinde hem "koltuğunda gözü olan" Öztürk'ten hem de kardeşi Mehmet Özbek'i getirmek istediği ancak camianın tepkisinden çekindiği için futbolun başında tuttuğu Kavukçu'dan aynı anda kurtuldu.






Öztürk-Kavukçu kavgası sonrası iki yöneticiye yakın sosyal medya hesapları ortalığı panayır yerine çevirdi. Kavukçu'nun sağ kolu gibi çalışan sosyal medya hesabı, "Abdullah Kavukçu, Metin Öztürk'ün derbide Barış Göktürk'ün yanına oturması ve elini sıkması sebebiyle tepki gösterdi ve devamında tartışma yaşandı." iddiasını hemen servis etti.






Öztürk'ün devamı olan ancak Başkan Özbek'in isteğiyle elenen İbrahim Hatipoğlu'na yakın bir başka sosyal medya hesabından ise, "Belli ki Abdullah Bey'in 'Ben bu yüzden sinirlendim' diye çevresine aktardığı bir durum var da; sen bir ay önce İbrahim Hacıosmanoğlu ile birlikte fotoğraf vermedin mi? Abdullah Bey açısından geçerli bir gerekçe değil." cevabını verdi.






Böylece her iki tarafı destekleyen hesaplar da bu kavgayı daha uzun süre sürdüreceklerini kanıtladılar.






Adeta ortalık yanarken Başkan Dursun Özbek'in Artvinlilerle bir araya gelmesi ve Osimhen'in Borçkaspor'a transferiyle ilgili yapılan espriler aslında başkanın ruh hâlini mükemmel şekilde anlatıyordu.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.