logo
08 AĞUSTOS 2026

Hz. Mevlâna ve Prof. Dr. Haydar Baş

23.12.2020 00:00:00
 
'Hz. Mevlâna ve Prof. Dr. Haydar Baş' seslendirme dosyası:

Her insan-ı kâmil, kendi çağının insanının idrakine ilahi mesajı taşımakla görevlidir. Onların seçilmişliğinin sırrı da burada yatmaktadır. Elbette bunu taşımak o çağın insanının nasibiyle de doğru orantılıdır. 

Bazı seçilmiş insan-ı kâmiller de kendi çağdaşlarına ilahi mesajı taşırken geçmiş çağların insan-ı kâmillerine de sahip çıkmak ve onların mesajlarını çağlar ötesine taşımakla da görevlidirler. 

Hele de Hz. Mevlâna gibi önemli şahsiyetler hem kendi çağdaşları hem de sonraki çağdakiler tarafından istismar edilmeye çalışılıyorsa; onların da hakkını, mesajını korumak ve doğru olarak gelecek çağlara taşımak gibi önemli bir görev üslenmişlerdir. 

Böyle şerefli bir görev de nasip meselesidir. 

Prof. Dr. Haydar Baş, son asrın seçilmiş bir insan-ı kâmili olarak da tarihe geçmiş çalışmalara imza atmıştır.

Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. Mevlâna'nın mesajlarını hem bu çağa hem de gelecek çağlara taşımak adına yazdığı "İslam ve Mevlâna" adlı şaheser çalışmayı neden yaptığını kendi kaleminden aktarmaya çalışalım:  

"Hz. Adem'den (a.s.) günümüze uzanan İslam ve insanlık tarihinin en belirgin ve göze çarpan abideleri Allah'ın seçkin kulları; resuller, nebiler ve velilerdir. Diğer bir ifadeyle insan-ı kâmillerdir. 

Medeniyetler daha ziyade onların etrafında dönüp durmuş, hayat bulmuştur. İnsanlığı maddenin donuk fizikî kurallarının esaretinden kurtarıp, ruhu vuslat yolundaki hürriyete yani gerçek kulluğa eriştiren onlardır.

Bu eriş nispetinde insan kendindeki ilahî tecellinin, Hak'tan olan ruh özünün gözüyle seyreder, kulağıyla duyar, ruh özünün ayağıyla yürür; âlem içindeki âlemi, zaman içindeki zamanı, mekân içindeki mekân-ı hasılı her şeydeki öz şeyi keşfeder. 

Bu bakımdan ilk insandan günümüze İslam dünyası çok bahtiyardır. 

Zira ilk insan aynı zamanda seçkin bir insan-ı kâmil olduğu gibi ondan sonrakiler de aynı kimlikle, insan-ı kâmiller olarak bu dünyayı şereflendirmişler ve nasipli olanlar, Müslümanlar bu şereften pay almışlardır. Bu şeref payının en büyüğü ise Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ümmetine düşmüştür. Zira Hz. Muhammed (s.a.v.), peygamberlerin Efendisi, insan-ı kâmillerin ekmelidir. O'nun bereketi ise "gökteki yıldızlar" gibi binlerce insan-ı kâmil ile günümüze ulaşmıştır ve kıyamete kadar ulaşacaktır.

İşte gök kubbenin mana yıldızlarından biri de Hz. Mevlâna'dır. Hz. Mevlâna'nın asıl kimliği de bir "insan-ı kâmil"dir.

Bu kimliği açmak, açıklamak İslam'ı müşahhas olarak ortaya koymak demektir. Ki çalışmamızda bu hakikat takdim edilmiştir. 

Bugün pek çok millet ve topluluk Hz. Mevlana'ya sahip çıkma, onu kendinden gösterme çabasındadır.  

Zaten Hıristiyan dünya, kitabını kendi eliyle bozması sebebiyle kaybettiği şerefi, bazen Hz. Muhammed'in (s.a.v.), bazen de Hz. Muhammed'e (s.a.v.) varis kâmil insanların şahsında aramaktadır. Bu cümleden olarak ancak bizde bulabildikleri bu örnek insanların kimi yönlerini öne çıkarmakta, kendilerine benzetmek istemektedirler. 

Neticede pek çok insan-ı kâmil gibi Hz. Mevlâna da ya mistik, ya hümanist, ya darvinist... olarak gösterilmek istenmektedir. Kimi kere bu isteğe, kokuşmuş fert ve toplum psikolojisinin getirdiği istismar arzusu da eşlik etmektedir.

Dolayısıyla İslam'ın müşahhas örnekleri ve önderleri İslam'ın dışında her yerde arza sunulmaktadır. İşte çalışmamızda bu yanlış zaman ve zeminlerdeki arz ediş biçimlerine set çektik.

Bu manada Hz. Mevlâna'nın şahsında İslam ve insan-ı kâmil gerçeğini ortaya koyduk. Âdeta yüz yirmi dört bin peygamberin ve onlara varis binlerce irşad ehli velinin mana çizgilerinden bir buket sunduk. Böylece çağımızın insanını kimi zaman Hz. Adem'in (a.s.) kimi zaman Hz. İbrahim'in (a.s.), kimi zaman Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ve özellikle bu çalışmamızda Hz. Mevlâna'nın diliyle Hakk'a çağırdık. Vuslat yolunun burağı olan aşk ile Cemalullah'a davet ettik.

Davete icabetin hasıl olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz eder, bu eserin insanlığa nice hayırlar getirmesini temenni ederim." (Prof. Dr. Haydar Baş, İslam ve Mevlâna, önsöz)

 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.