logo
26 OCAK 2026

İhanet hürriyeti

29.09.2005 00:00:00
Batılılar, kendilerinin hesabına, milletine ihanet edenleri çok severler. Hele ihanet eden Türk ise, ihanet edilen de  Türk milleti olursa, ona bayılırlar. Bu zevki tatmak ve kötü emellerine ulaşmak için Türk hükümetlerine, sürekli 'ihanet hürriyeti' vermesi yönünde baskı yaparlar. Tabii ki, bunu açıktan söylemezler. İhanet hürriyetini, demokrasi, insan hakları, bilimin evrenselliği... gibi kılıflara sararlar, sarmalarlar. En büyük yalanı, sahtekârlığı, hileyi ve ihaneti  de "bilimsel araştırma ve inceleme" adı altında sunarlar.  Fakat  aynısını Avrupa'da yapmazlar, yaptırmazlar. Meselâ, Ermeni soykırım yasa tasarısını kabul eden herhangi bir Avrupa ülkesinde "Türkler, Ermenilere soykırım uygulamamıştır" diyemezsiniz. Derseniz, hemen adli soruşturma başlar. Çünkü yasaktır. Peki, Avrupa'da hürriyet, demokrasi, insan hakları, bilimin evrenselliği yok mu? Demek ki, bunların hepsi palavra.Ne yazık ki, ülkemizde, bu palavralara dayanılarak, ecdadımıza küfretme anlamı  taşıyan "Ermeni konferansı" düzenlendi. Güya amaç, tarihi olayları, tarihçilere bırakmakmış. Halbuki Ermeni meselesi tarihi değil, siyasi bir meseledir. Tarihçiler, ne söylerse söylesinler, hangi tarihi bilgi ve belgeyi ortaya koyarsa koysunlar, Ermeniler, siyasi hedeflerinden, daha doğrusu Büyük Ermenistan idealinden vazgeçmeyeceklerdir.  Aslında, Ermeni konferansında söylenenlerin aksine, gerçek tarihçiler, tehcir olayının  bir soykırım olmadığını ifade ediyorlar.  Bilindiği gibi  soykırım, bir ideolojidir. Osmanlı'nın böyle bir ideolojisi olsaydı, birçok soy tarihe karışırdı. Macar tarihçi bunu doğruluyor  şöyle diyor: "Hakimiyeti altında 500 sene yaşadığımız Türkler, bize hayat hakkı tanımasalar ve günde bir gayrimüslimi öldürselerdi, bugün Yunan, Sırp, Bulgar ve Roman halkından bahsedilemezdi". Aynı şeyi Ermeniler için düşünelim. Anadolu'da 900 yıl Türklerin egemenliği altında yaşayan Ermenilere soykırım yapılsaydı, Ermeniler 1915 yılına kadar yaşayabilirler miydi? "Ermeni meselesini tarihçilere bırakalım" diyorlar. Hadi bırakalım, hem de Batılı tarihçilere bırakalım. Çünkü onların bazıları, Ermeni konferansta konuşanlar gibi ihanet hürriyetinden değil, bilim haysiyetinden güç alıyorlar. Bu tarihçiler, 1915-1918 yılları arasında soykırıma uğrayan, mağdur ve mazlum tarafın  Türkler olduğunu söylüyorlar.  Türklerin soykırımı için ilk isyanı başlatan, birçok katliamda başı çeken isim İngilizlerin Şeyh Murat adıyla Lawrence misali görev verdiği Dr. Hampatsum Boyacıyan'dır. Ermeni soykırım iddialarını "Ermeni Kandırması" adlı kitabıyla yalanlayan ABD'li yazar Sam Weems, bu yalanı bir rahibin uydurduğunu kaydediyor ve şöyle diyor: "Osmanlı Devleti, bölücü faaliyetlerde bulunan Ermenilerden bu faaliyetlere son vermelerini istedi. Ancak kilise bu isteği reddetti. Olaylarda kilisenin sorumluluğu büyüktür".Rus kale komutanı yarbay Tverdo Hlebov hatıratında şöyle der: " Ermeniler bana, 27 Şubat gecesi 3000 Türk öldürdüklerini iftiharla beyan ettikleri zaman, savunmasız, masum insanların öldürülmesinin vahşet olduğunu söylediğimde (Siz Russunuz, Ermeni milletinin idealini anlayamazsınız) diye cevap verdiler".  1916 yılında Kafkas cephesinde görev yapan Rus kumandan Alexi Karawich  de şöyle bir itirafta bulunur: "Eğer biraz daha gecikseydim, Ermeni komiteci Antranik, Erzurum ve çevresinde tek bir canlı bırakmayacaktı".  Rus generali  Odişelidze'nin  raporunun bir kısmında da şu ifadeler yer alır: "Her türlü savunmadan yoksun ve silahsız 800'den fazla Türk bir seferde öldürülmüştür. Büyük çukurların başına götürülüp hayvan boğazlanır gibi boğazlanmıştır". ABD'li tarihci Prof. Dr. Justin McCarthy, soykırım iddialarının tarihi gerçeklerden uzak olduğunun altını çiziyor ve şöyle diyor: "Osmanlı, sadece o bölgede mi soykırım yaptı? İstanbul ve diğer şehirlerdeki Ermenilere hiçbir şey olmazken, Doğudakilerin neredeyse tamamı öldürüldü demek büyük bir yalandır. Batılıların geleneksel tarih yazımına misyonerlerin bakış açısı egemendir. Karşılaştığımız sorunların asıl sebeplerinden biri budur. Batıda Müslümanlara, özellikle de Türklere karşı büyük önyargı vardır".  İşte, tarihler ve tarihçiler böyle diyor. İhanet hürriyetinden faydalananlar ise zırvalıyorlar. Zırvanın da tevili olmaz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
Galatasaray, Fatih Karagümrük deplasmanında 3 puanı 3 golle aldı
Fatih Karagümrük son sıraya demirledi
Karadeniz ekibi Süper Lig'de 8 maçtır kazanamıyor!
Samsunspor, sahasında Kocaelispor'la 0-0 berabere kaldı
İşte her birimize düşen borç miktarı
Devletin borcu katlandıkça katlandı
Döviz bazında kira geliri masaldan ibaret!
Dubai'de ev alanlar yanıyor!
Müslümanın Müslümanı katlettiği kıyımın baş destekçisi BAE
Sudan'da iç savaşın bilançosu çok vahim
İşte kişi başına düşen borç
AB'nin borcu uçtu gitti
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
Galatasaray, Fatih Karagümrük deplasmanında 3 puanı 3 golle aldı
Fatih Karagümrük son sıraya demirledi
Karadeniz ekibi Süper Lig'de 8 maçtır kazanamıyor!
Samsunspor, sahasında Kocaelispor'la 0-0 berabere kaldı
İşte her birimize düşen borç miktarı
Devletin borcu katlandıkça katlandı
Döviz bazında kira geliri masaldan ibaret!
Dubai'de ev alanlar yanıyor!
Müslümanın Müslümanı katlettiği kıyımın baş destekçisi BAE
Sudan'da iç savaşın bilançosu çok vahim
İşte kişi başına düşen borç
AB'nin borcu uçtu gitti
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.