Devletlerin yalnızca devletleri muhatap alması, dış politikanın temel ilkelerinden biri idi. ABD, bu ilkeye görünüşte uydu, ama gizliden gizliye sürekli terör örgütleriyle işbirliği yaptı. Son zamanlarda ise, işi tamamen aleniyete döktü. Artık açıktan açığa bazı terör örgütlerini muhatap alarak, onları ayrı bir statüye kavuşturmak istiyor. Daha doğru bir deyişle, çıkarı için kullanabileceği terör örgütlerini devlet gibi yapılandırmayı amaçlıyor.ABD, bir dönem toplumları diktatörlerle işbirliği yaparak egemenlik altına almıştı. Şimdi aynı şeyi terör örgütleriyle yapıyor. Çelişkiye bakınız ki, bunu yapan ABD, yeni düşman olarak da 'terörist devletleri' tanımlıyor. ABD'nin bu çelişkili ve aldatıcı politikasını göremeyen AKP hükümeti, onunla birlikte 'Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanlığını üstlendi ve Ortadoğu'nun yeniden düzenlenmesinde rol aldı. Bunun sonucu olarak AKP hükümeti, çelişkiden çelişkiye düştü ve sağdan sola savruldu durdu, halen de savrulmaktadır. Öyle ki, Suriye devletini muhatap kabul etmeyen AKP hükümeti, terör örgütleriyle içli dışlı olmak zorunda kaldı. Hâlbuki dış politika dost ve müttefik devletlerle yürütülür. Peki, Türkiye'nin dost ve müttefik olduğu devlet kaldı mı? "Kaldı, ABD'dir" diyemezsiniz, çünkü ABD, Türkiye'nin terör örgütüdür dediği PYD'ye, terör örgütü demiyor, ona silâh ve mühimmat desteği sağlıyor. AKP hükümetinin izlediği ilkesiz dış politika yüzünden, koca dünyada yapayalnız kaldık. Bu gerçeği gizlemek ve iyi göstermek için "değerli yalnızlık" diye bir kavram uydurdular. Ancak başarılı olamadılar, zira mızrak çuvala sığmıyor. Hâsılı, ABD'nin dümen suyundan giden Türkiye, sonunda duvara tosladı.ABD için hava hoştur. O, istediği anda, yüz seksen derece dönüş yapabilir. Nitekim bunu çok kere gayet pişkince yapmıştır. Teröre destek veriyor gerekçesiyle Afganistan, Irak ve Libya'yı işgal eden ABD, o ülkelerden devlet terörünün her türlüsünü uyguladı. Bundan dolayı da yüzü hiç kızarmadı, özür dilemedi ve hiçbir şey olmamışçasına yoluna devam etti.Terör, haksız, hukuksuz bir eylemdir. Bunu kim yaparsa yapsın, hüküm değişmez. Ne acıdır ki, "terör bir insanlık suçudur" deniliyor, fakat terörün tanımı üzerinde uzlaşma sağlanamıyor. ABD'li yazar Noam Chomsky'ye göre, bir olayın terör olup olmadığına karar veren ülke ABD'dir. ABD, yerden göğe kadar haklı bir direniş sergileyen Hamas'a terör örgütü der, öte yandan en acımasız ve vahşi terör örgütlerini direnişçi diye selâmlar.ABD'nin amacı, Ortadoğu haritasını terör örgütleri vasıtasıyla değiştirmek ve o örgütleri bir nevi devlet gibi yapılandırmaktır. O bakımdan, bugünkü terör örgütlerinin bazıları, yarın karşımıza terör devleti olarak çıkarsa hiç şaşırmayalım. Söz konusu stratejiyi ABD'nin derin devlet adamlarından David Rockefeller şöyle anlatır: "Dünyada bin devlet oluşturduğumuzda, dünya mükemmel ve daha istikrarlı olacaktır. Halkların kendilerini yönetme hakları, artık dünya bankerleri ve entelektüelleri olan elitlerin otoritesi altına girecektir. Yüzyılımızda izleyeceğimiz strateji budur." ABD'nin, Ankara eski Büyükelçisi Robert Strawsz Hupe de şöyle demiştir: "ABD'nin misyonu milli devletleri gömmek, halkları daha küçük birimlere bölerek yaşatmaktır."Sonuç olarak deriz ki, Türkiye'yi yönetenlerin görevi, ABD'nin, bu amaçlara ulaşmasına engel olmaktır. Buna engel olmayanlar, tam aksine hizmet edenler, savrulmak şöyle dursun, ülkemizi felâkete sürüklerler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018






























































































