logo
14 NİSAN 2026


İmam Sadık’ın, Humran b. Ayen’e nasihatleri

İmam Sâdık Humran’a şöyle buyurdu: “Ey Humran! Kendinden aşağı olanlara bak, üstün olanlara değil, çünkü bu amel kısmete razı olmak ve nimetin çoğalmasına müstahak olmak için daha uygundur

17.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İmam Sadık’ın, Humran b. Ayen’e nasihatleri
İmam Sadık’ın, Humran b. Ayen’e nasihatleri
İmam Sâdık Humran'a şöyle buyurdu: "Ey Humran! Kendinden aşağı olanlara bak, üstün olanlara değil, çünkü bu amel kısmete razı olmak ve nimetin çoğalmasına müstahak olmak için daha uygundur.

Bil ki, daima yakîn ile yapılan az amel Allah indinde yakînsiz yapılan çok amelden daha üstündür.







Yine bil ki, haramlardan kaçınmaktan, mü'minlere eziyet etmemekten ve gıybetlerini yapmamaktan daha faydalı bir verâ, güzle huydan daha tatlı bir hayat, yeterli gelen az şeye kanaat etmekten daha yararlı bir mal ve bencillikten daha zararlı bir cehalet yoktur."  






İmam Sâdık şöyle buyurur:

"Lokman'ın oğluna tavsiyelerinden bazıları şunlardı: Ey Oğlum! İşlerinde ağırbaşlı olmaya çalış, Müslüman kardeşlerinin doğurduğu müşkülatlar karşısında nefsine sabır yükle.

Eğer dünya izzetini elde etmek istiyorsan, insanların elinde olan şeylerden tamahını kes. Peygamberler ve doğru insanlar, insanlardan tamah gözlerini keserek o yüksek makamlara ulaştılar."







Dünyanın geçiciliği ve ahiretin sonsuz oluşu

Süfyan-ı Sevri şöyle anlatıyor: "İmam Sâdık'ın huzuruna vardım, "Ey Resulûllah'ın torunu, nasılsınız?" diye sordum.

"Vallahi üzgünüm, kalbim meşguldür" buyurdu.

"Sizi üzen ve kalbinizi meşgul eden şey nedir?" dedim.

"Ey Sevri, Allah'ın saf ve hâlis dini kimin kalbine yerleşirse, onu diğer şeylerden alıkoyar.

Ey Sevri, dünya nedir ve ne olabilir? Dünya, yediğin lokma veya giydiğin elbise veya bindiğin merkepten başka bir şey midir?

Mü'minler dünyaya gönül kaptırmadıkları gibi ahiretin ansızın gelmesinden de güven içerisinde olmazlar.

Dünya evi zeval evidir (yani geçicidir), ahiret evi ise sebat evidir. Dünya ehli gaflet ehlidir.







Takva ehli bütün insanlardan gideri az ve yararı çok olan kimsedir. Unuttuğunda hatırlatırlar. Hatırlattıklarında ise bildirirler.

Dünyayı dinlenmek için, eğlenip göçeceğin bir menzil veya uykunda elde edip kalktığında ise elinde olmayacak bir mal gibi kabul et.

Bir şeyi ele geçirmeye ihtiraslı olup onu ele geçirdiğinde de bedbaht olan niceleri olduğu gibi, bir şeyin peşine gitmedikleri halde onu elde ederek mutlu olan nice insanlar vardır." 







İmam Cafer'in Süfyan-ı Sevri'ye nasihatleri

Süfyan-ı Sevri, İmam'ın öğrencilerindendi. Sık sık yanına gidip nasihatlerini dinlerdi.

Süfyan-ı Sevri şöyle diyor: "İmam Sâdık'ın huzuruna varıp, bana sizden sonra sarılacağım (amel edeceğim) bir nasihatta bulunun, dedim."

İmam Sâdık, "Ey Süfyan, amel edecek misin?" dedi.

Ben, "Evet, Resulûllah'ın kızının torunu, amel edeceğim" dedim.

Buyurdu ki: "Ey Süfyan, yalancının yiğitliği, kıskancın rahatlığı, sultanların kardeşliği, mütekebbirin dostluğu, kötü ahlaklının da efendiliği olmaz."

İmam bunları buyurduktan sonra sustu.

Ben, "Ey Resulûllah'ın kızının torunu, biraz daha nasihat et" dedim.







Buyurdu ki: "Ey Süfyan, arif olman için Allah'a güven. Zengin olman için kısmetine razı ol. İmanının artması için halkın sana davrandığı gibi onlara davran. Günahkârla dost olma.

Çünkü kötü işlerinden sana da öğretir. İşlerinde Allah'tan korkan kimselerle istişare et."

İmam bunları buyurduktan sonra yine sustu.

Ben, "Ey Resulûllah'ın kızının torunu, biraz daha nasihat et" dedim.

Buyurdu ki: "Ey Süfyan, kim kudretsiz izzet, arkadaşsız çokluk ve malsız heybet istiyorsa günah zilletinden itaat izzetine geçmelidir."







İmam bunları buyurduktan sonra yine sustu.

Ben, "Ey Resulûllah'ın kızının torunu, biraz daha nasihat et" dedim.

Buyurdu ki: "Ey Süfyan, babam bana üç tane öğütte bulundu. Ve üç şeyden de sakındırdı. Buyurduğu üç öğüt şunlardı:

Ey oğlum! Kötü arkadaşla arkadaş olan kimse salim kalmaz. Sözüne dikkat etmeyen pişman olur. Kötü yerlere giden suçlanır.

Ben, "Seni sakındırdığı üç şey neydi?" diye sorunca şöyle buyurdu: Babam beni nimete hased eden, başa gelen musibete gülen ve söz taşıyan kimse ile arkadaş olmaktan sakındırdı." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)

Avrupa'nın kuyruğu olmak ‘Türk Milletine’ yakışmaz

Muhterem Hocam! Lozan'da İsmet İnönü pazarlık yaparken İngiliz Dışişleri Bakanı diyor ki, "Boşuna fazla yorulma. Çünkü bugün bu masada aldığın yerleri yarın parayla sizden satın alacağız." Sanki onun dedikleri bugün gerçekleştiriliyor

14.04.2026 00:07:00
Haber Merkezi
Avrupa'nın kuyruğu olmak ‘Türk Milletine’ yakışmaz
Avrupa'nın kuyruğu olmak ‘Türk Milletine’ yakışmaz
Muhterem Hocam! Lozan'da İsmet İnönü pazarlık yaparken İngiliz Dışişleri Bakanı diyor ki, "Boşuna fazla yorulma. Çünkü bugün bu masada aldığın yerleri yarın parayla sizden satın alacağız." Sanki onun dedikleri bugün gerçekleştiriliyor

İnönü'nün direndiği şey bugün hayata geçiriliyor. Bu işin lamı cimi yoktur. Sonra, Türkiye'de epey zamandan beri çok ciddi misyoner faaliyetleri sürüyor. Bunu da biz epey zamandan beri söylüyoruz.

Bu adamlar, bizim karakaşımıza, gözümüze heves ederek buraya gelmiyorlar. Çok ciddi projeleri gerçekleştirmek için buraya geliyorlar ve bu bölgelerde çalışıyorlar. Düşünebiliyor musunuz Amerika'da yetişen misyonerler hep bu bölgede odaklanıyorlar. Şimdi aynı misyonerler Karadeniz bölgesin de odaklanıyorlar. Bu kadar tesadüf ola bilir mi? Elbette ki bunun ardından bir şey çıkacak.

Avrupa'nın kuyruğu bir millet olmak bize yakışmaz



"Peki, ne yapmak lazımdır?" diye bir soru tevcih edersek, yedisinden yetmişine milletimizin tam olarak uyanması lazımdır. Kendimize gelmemiz lazımdır. Artık ufak tefek dargınlıkları bırakmamız lazımdır. Avrupa'nın kuyruğu mesabesinde bir millet olmak bize yakışmaz. Avrupa Birliği'ne kesinlikle hayır, demek gerekmektedir.

Çünkü Avrupa, seni bütün varlığınla kabul etmiyor ki... Nasreddin Hoca'nın kazı gibi " her şeyini soyacaksın" diyor. "Ben seni bu şek ilde kabul ederim " diyor. Bu şekilde AB'yi kabul etmek bir esarettir. Bizim milletimiz bu havayı yaşayamaz. Kendi varlığınla orada olmak istesen bu kez de o, seni kabul etmez.

Sonra, bizim dediklerimizin en büyük delili şudur: Adam bir defa da tesadüfen bir İslam devletini öne geçirsin. Arkasına da bir Hıristiyan devletini taksın. Bir tesadüf de böyle olsun. Niye böyle bir tesadüf olmuyor?

Buradan hareket ettiğimiz zaman göreceğiz ki hakikaten dünyada çatışan idealler ve inançlardır.

Bir defa bu meseleleri kamuoyunda konuşan, tartışan insan sayısı azdır. Hem de çok azdır. Bunları, milli ve manevi olayları bir defa hayatımızda gündem olarak ele alıp her gün tartışmalıyız.

En büyük dertlerimizden bir tanesi bunlar olmalıdır. Ufak tefek tartışmaları bir yana bırakarak insanlarımızın asgari müştereklerde bir araya gelmeleri lazımdır. Birtakım gaileleri bırakıp, menfaat ilişkisinden ziyade milletin idealleri etrafında bir araya gelmemiz lazımdır.

Bugün bu idealleri yaşatmak diye bir derdimizin olması lazımdır. Bunun için de seminerler, paneller, konferanslar hatta mitingler tertip edilmesi lazımdır. Milletin vicdanını harekete geçirmemiz lazımdır. Çeşitli sivil kuruluşlar, dernekler, cemiyetler, hatta siyasi partilerin bence vakit geçirmeden buna kanalize olup müşterek programlar hazırlamaları lazımdır. Birlik ve beraberlik konusun da ciddi bir tepki de ortaya koymak lazımdır.

Mesela, Ermeni konusunda bu milletin müşterek bir tavrının olması lazımdır. Filistin konusunda bu milletin müşterek bir tavrı olması lazımdır. Kıbrıs konusunda bu milletin müşterek bir tavrı olması lazımdır. Avrupa Birliği konusunda bu milletin müşterek bir tavrı olması lazımdır.

Bunlar kime sorulursa sorulsun, üç aşağı beş yukarı bence aynı dilden çıkıyormuş gibi, aynı kalemden yazılıyormuş gibi okunması, görülmesi, anlatılması lazımdır.

Onun için de cemiyetler, cemaatler bazında, siyasi partiler bazında en yakın zamanda mü terekleri çoğaltıp asgarilerden hareket edip olayın çok daha büyüklerine gidip belki de hiç ayrı taraflarımız kalmamak kaydıyla bir ve beraber olmamız lazımdır." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eserinden)

Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem

AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı

13.04.2026 11:31:00
Haber Merkezi
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
Antalya'da 4.7 büyüklüğünde deprem
AFAD, Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında saat 08.48'de 4.7 büyüklüğünde deprem meydana  geldiğini açıkladı.

Bölgede peş peşe sarsıntılar

Ana sarsıntıdan yaklaşık 5 dakika önce, saat 08.43'te bölgede 3.5 büyüklüğünde bir ön sarsıntı daha kaydedildi. Deprem; Antalya merkezinin yanı sıra Finike ve Kumluca gibi çevre ilçelerden de yoğun şekilde hissedildi ve vatandaşlar arasında kısa süreli paniğe neden oldu.

Durum Değerlendirmesi

Gelen ilk bilgilere göre depremde herhangi bir can kaybı veya yapısal hasar bildirilmedi. Yer bilimci Naci Görür gibi uzmanlar, bölgedeki fay hatlarının daha büyük depremler üretme potansiyeline dikkat çekerek vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Şırnak ve Kocaeli'deki DEAŞ operasyonunda 4 tutuklama

Şırnak ve Kocaeli'de DEAŞ silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 5'i yurtdışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

13.04.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Şırnak ve Kocaeli'deki DEAŞ operasyonunda 4 tutuklama
Şırnak ve Kocaeli'deki DEAŞ operasyonunda 4 tutuklama
Şırnak ve Kocaeli'de DEAŞ silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 5'i yurtdışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.



Şırnak ve Kocaeli'de, DEAŞ silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında operasyon gerçekleştirildi. Güvenlik güçlerince, örgüte finansal destek sağladıkları ve eleman temin ettiklerine dair bilgiler elde edilen şüphelilere yönelik 9 Nisan'da yapılan eş zamanlı operasyonda 9 şahıs gözaltına alındı.



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 2 adet pompalı tüfek, 55 adet kartuş ile çok sayıda kitap, doküman ve dijital materyal ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerden 4'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 5 şüpheli hakkında ise yurtdışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

CHP'den Ankara İl Başkanı Erkol'un tutuklanmasına tepki

CHP Ankara il örgütü, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un, İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik "kooperatif" soruşturması kapsamında tutuklanmasına tepki gösterdi

13.04.2026 00:38:00 / Güncelleme: 13.04.2026 06:43:57
AA
CHP'den Ankara İl Başkanı Erkol'un tutuklanmasına tepki
CHP'den Ankara İl Başkanı Erkol'un tutuklanmasına tepki

CHP Ankara İl Başkanlığı önünde toplanan partililer, Erkol'un tutuklanmasını eleştiren sloganlar attı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, burada yaptığı konuşmada, tutuklama kararı nedeniyle hukuksuzlukla karşı karşıya olduklarını söyledi.

CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamında tahliye sürecinde ek suçlamalarla yeniden tutuklama yoluna gidildiğini öne süren Yavaş, uygulamanın hukuka uygun olmadığını savundu.

Yavaş, Erkol'un, kendisini savunma imkanı verilmeden tutuklandığını ileri sürerek, "Siz Ümit Erkol'u tutuklamadınız aynı zamanda Ankara'nın seçilmiş il başkanının siyaset yapmasının da önüne geçiyorsunuz. Ama burada bulunan herkes Ümit Erkol'un yerine bayrağı alıp aynı şekilde mücadelesine devam edecektir." dedi.

Erkol'a geçmiş olsun dileğinde bulunan Yavaş, Ankara'daki oy oranlarını artırmak için daha fazla çalışacaklarını söyledi.



CHP Ankara İl Sekreteri Yüksek Işık ise Erkol'un tutuklanmasını gerektirecek bir suçun olmadığına inandıklarını ifade ederek, böyle bir suç olsa bile yargılamanın tutuksuz yapılması gerektiğini savundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de partililere hitap etti.

Bazı partililerin Adalet Bakanlığına siyah çelenk bırakma girişimi üzerine emniyet güçleri gruba biber gazıyla müdahale etti. 

Simav'da 127 artçı deprem

Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi

12.04.2026 12:26:00
İhlas Haber Ajansı
Simav'da 127 artçı deprem
Simav'da 127 artçı deprem
Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından, geçen 16 saat içinde 127'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Artçı depremlerin büyüklüklerinin 0.8 ile 3.7 arasında değiştiği bildirildi.
Dün Simav'da saat 17.31'de meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki ana depremin ardından, saat 17.37 ve 17.42'de 3.6, saat 19.11'de ise 3.7 büyüklüğünde artçı sarsıntılar yaşandı.
Deprem ve artçı sarsıntılar çevre ilçelerde de hissedildi.İHA

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş'ta restoran ve eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren iş yerlerinde arama gerçekleştirildi

12.04.2026 04:18:00 / Güncelleme: 12.04.2026 06:23:18
AA
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı
İstanbul'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında eğlence mekanlarında arama yapıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Beşiktaş ilçesindeki Bebek, Kuruçeşme ve Etiler semtlerinde bulunan eğlence mekanları için arama kararı çıkarıldı.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, karar sonrası iş yerlerinde arama yaptı.



Ekipler, eğlence mekanlarının önünde park halinde bulunan şüpheli araçların içlerini ve bagajlarını da kontrol etti.

Aramalara 8 narkotik dedektör köpeği katıldı.



Etiler semtinde arama yapılan bir mekandan bazı futbolcuların dışarı çıktığı görüldü.

Bazı kişilerin de gözaltına alındığı aramaların ardından ekipler, iş yerlerinden ayrıldı. 

Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar

Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz

12.04.2026 00:16:00
Haber Merkezi
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlar
Şunu çok iyi bilelim ki, Türk Milleti tarihin en büyük bir kaç milletinden bir tanesidir. Esasen biz, ne olduğumuzu bilmiyoruz. Onun için de bozuk para gibi kendi kendimizi harcıyoruz.

Eğer biz kendimizi bilsek, değerimizi bilsek, onu korumasını da biliriz. O bakımdan adeta her tarafa kapılarımız açık. Bu münasebetle de insanımızı beyhude maksatlara kurban ediyoruz.

Dünyada hiç bir millet, bizim kadar çeşitli düşüncelere açık pazar değildir. Mesela 1980 öncesinde, Batı dünyasında icat edilen düşünceler, felsefeler, görüşler, uygulamasını bizde buldu.

Komünist ihtilalleri yapmış olan ülkelerde dahi bizdeki kadar endişeli, güçlü, kuvvetli, o düşünceye malik insan bulamazsınız. Sadece o değil, bütün sahalarda böyledir.



Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi, biz insanımızı bir defa kendi mihveri etrafında yetiştirmiyoruz. Bizim şahsiyetimiz, modelimiz nedir, bunu bilmiyoruz.

Baştan beri benim ifade etmeye çalıştığım manevi bir model,  bir Müslüman modeli var. Bu bizim, insanlığımızdır, iffetimizdir, hayamızdır, namusumuzdur, fetanetimizdir, merhametimizdir, yardımseverliğimizdir, insanlarla bir ve beraber olmamızdır, başımıza baş eğmemizdir, itaat etmemizdir, küçükleri sevmemizdir, büyükleri saymamızdır.

Zaten dikkat edersek, Türk tarihinde bu model bizim hayatımıza geçmiştir. Üç aşağı beş yukarı Türkler, Müslüman olmadan dahi bu modeli hayatına geçirmiştir.

Müslüman olduktan sonra da bunu ideal bir gaye haline getirmiştir. Ondan sonra bu insana biz mesleki sıfatları yüklüyoruz. O çok mükemmel bir kişilik olarak ortaya çıkıyor.

Bana göre bu dönemde en fazla taviz verdiğimiz ve hiç de itibar etmediğimiz şey, bu kimlik modelidir. Bu modeli eğer biz ortaya koyarsak, insanımız bu tip akımların kolay kolay esiri olmayacak, tarlası haline gelmeyecektir.

Bunu hem ifade ediyor, hem de siyasi iradeye teklif ediyorum. Ciddi araştırmacıları bir araya getirelim. Milletin özünü, ruhunu tanıyanlar, bunu tespit etsinler. Eğitimde bize bunu anlatsınlar. Böylece dört dörtlük bir nesil yetiştirelim.

Din anlatmak başka, bu milletin inancını ifsat etmeye çalışmak başka şeydir



Bu boşluğumuzdan istifade ile dünya özellikle Haçlı dünyası, bizim insanımızı kendi tarafına çekip bedava askerlik yaptırmak istiyor. Ben, şahsen, hiç bir kavmin, hiç bir insanın, hiç bir milletin kendi inancını anlatmasına zerre kadar karşı değilim.

Bundan daha tabii bir şey olamaz. Bu insan ne olursa olsun, Budist olsun, putperest olsun, inancı ne ise bunu anlatmakla zaten mükelleftir. Hıristiyan da elbette ki dinini anlatacak. Nasıl ben dinimi tebliğ ediyorsam o da elbette dinini anlatacak, bir Musevi de anlatacak.

Fakat Haçlı dünyası, din ve vicdan hürriyeti dediğimiz kapıdan girerek, aslında dini anlatmak yerine dini bir ideoloji meydana getirerek, adeta bu topraklar üzerinde yaşayan insanların temelde Türk olmadığını ortaya koyma çalışması yapıyor.

Misyonerliğe karşı çıkmamızın sebebi budur. Dertleri din anlatmak olmadığı, din adına bazı kavramları, bazı ideolojileri angaje etmek, insanımızı kendi taraflarına çekmek olduğu için biz, buna karşı çıkıyoruz.

(…)

Anadolu' da oynanan oyun budur. Ben, bunu görüyor da söylüyorsam, benim günahım nedir? Hep beraber uyanık olmamız lazımdır. Toprağımızı elimizden alacak manada korkunç faaliyetler yapılıyor. Bu vatan benimdir. Bir karışını kesinlikle hiç kimseye veremeyiz…" (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Ankara'nın Sincan ilçesindeki ilaç fabrikasında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü

11.04.2026 03:30:00 / Güncelleme: 11.04.2026 06:21:59
AA
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Alcı OSB Mahallesi 2000. Cadde'de faaliyet gösteren ilaç fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Sincan Belediyesi ekipleri sevk edildi.

Yangına müdahale eden itfaiye ekiplerine, belediye ekipleri de arazözlerle destek oldu.



Ekiplerin, yaklaşık 5 saatlik çalışmasının ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

İtfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sürüyor.

Yangın nedeniyle fabrika kullanılamaz hale geldi.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Can Holding'e başlattığı soruşturma kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Remzi Sanver'in tutuklanmasının ardından "genel kurul yapmaması" nedeniyle, mahkeme tarafından derneğe kayyım atandı

11.04.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Can Holding'e başlattığı soruşturma kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Remzi Sanver'in tutuklanmasının ardından "genel kurul yapmaması" nedeniyle, mahkeme tarafından derneğe kayyım atandı.

Can Holding soruşturması kapsamında Marmara Kapalı Cezaevi'nde yatan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Remzi Sanver'in tutuklu bulunmasının nedeniyle genel kurul yapamaması üzerine Ali Rıza Aral, mahkemeye başvurdu. 3 ay içinde genel kurul yapılmadığı için Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne kayyım atandı.

Aral tarafından Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne verilen şikayet dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

"Davalılardan Remzi Sanver, 17 Ekim 2025 tarihinde hakkında ileri sürülen iddialar sebebiyle tutuklanıp, cezaevine konulmuştur. Bu suretle Dernek Başkanlığını ifa edemez haldedir. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Tüzüğünün 28'nci maddesi hükmü "Büyük üstatlık makamı, ölüm, istifa veya başka bir sebeple boşaldığı takdirde 3 ay içerisinde Büyük Loca toplantıya çağrılır ve Büyük Üstat seçimi yapılır" şeklinde hüküm ifade etmektedir.

Yukarıda arz ettiğimiz gibi Remzi Sanver'in tutuklanması üzerine tüzükte yazılan 3 ay süresi 20 Ocak 2026 gününde dolduğu halde herhangi bir istifa olmadığı ve Dernek Başkanlığı boşta kaldığı söz konusu olduğundan seçim yapılamamıştır. Bu nedenle, Dernek Başkanlığına seçim yapılması şarttır. Yönetim Kurulu, tüzükteki bu maddeye rağmen Genel Kurulu toplantıya çağırmadığından mütevellit bu başvuruyu yapma zarureti doğmuştur."

Verilen dilekçe üzerine İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından derneğin 28. Maddesine dayanarak yaklaşık 6 aydır başkanı cezaevinde olduğu için uzun süredir genel kurul yapamayan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne geçici süreyle kayyım atandı.

Yapılan şikayetle ilgili duruşma ise 20 Ekim 2026 tarihinde yapılacak.

Sanver, Can Holding soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ile 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla 17 Ekim 2025 tarihinde tutuklanmıştı.

Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama

Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonda, kripto yatırım vaadiyle indirtilen sahte uygulama üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye darbe vuruldu. 

11.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama
Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama
Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonda, kripto yatırım vaadiyle indirtilen sahte uygulama üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye darbe vuruldu. Kocaeli'de 2 kişinin 7 milyon 115 bin lira dolandırıldığı tespit edilirken, birçok ilde gerçekleştirilen baskınlarda gözaltına alınan 24 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, kripto yatırım vaadiyle vatandaşları dolandıran şebeke deşifre edildi. Yapılan incelemelerde, yabancı şahıslar adına çıkarılmış telefon hatları üzerinden vatandaşlarla iletişime geçen şüphelilerin kendilerini kripto yatırım firmalarının yöneticileri olarak tanıttıkları belirlendi.



Şüphelilerin, mağdurlara "MATRİX-5" isimli sahte şirkete ait uygulamayı indirttikleri tespit edildi. Uygulama üzerinden yatırım yapılacağı vaadiyle para göndermeye ikna edilen kişilerin gönderdiği paraların, şüphelilerin kurdukları kripto hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Bu paraların daha sonra paravan altın şirketlerine ait IBAN hesaplarına gönderildiği, banka hesaplarından çekildiği ya da kuyumculardan fiziki altın alınarak sisteme sokulduğu ortaya çıkarıldı.
Soruşturma kapsamında, Kocaeli'de 2 kişinin bu yöntemle dolandırıldığı ve şüphelilere ait hesaplara toplam 7 milyon 115 bin 46 lira gönderildiği tespit edildi.

9 ilde eş zamanlı operasyon



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla 7 Nisan'da 9 ilde 23 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Dijital materyallerden elde edilen yeni deliller doğrultusunda Şanlıurfa'da bir kişinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 24'e yükseldi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suç unsuru ele geçirildi.

19 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 24 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 5'i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 19 şüpheli tutuklandı.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.