14 yıldır ülkemizi yöneten iktidarın en çok kullandığı kelimeler; hak, adalet, kalkınma, büyüme, huzur, özgürlük, şeffaflık, çekemiyorlar ve aldatıldık.
Ama bu kavramların sağlaması yok. Ülke ve milletimizin durumu ortada. Bir darbe eksikti. Onu da kısmen yaşadık.
Haliyle soruyoruz; 14 yıldır tek başına ülkeyi yöneten bir iktidar söylem ve sonuç itibarıyla bu kadar tezat bir tabloyu nasıl başardı?
Ben tek cevap yazacağım; Bu iktidar, milletimizin zaaflarını çok iyi biliyor, çok iyi hitap ediyor ama milletten çok ayrı yörüngelerde yüzüyor ve milletin tamamına kucak açmamakta ısrar ediyor. (Umarım bu gerçeği anlamışlardır)
Terör boyutundan gidelim! Bu coğrafyada terör hiç bitmedi ama bu zamanki kadar da hiç olmadı. Artı teröre din kılıfı giydirdiler. Artık insanlar, terör örgütlerine lanet okurken İslam'a da mesafeli bakmaya başladılar. Ve iktidar buna karşı bir duruş gösteremedi.
İşte FETÖ ve IŞİD gerçeği karşımızda. Söylem ve icraatları önümüzde.
Ülkemizde son 1 yılda gerçekleştirilen 25 bombalı saldırıda 300'den fazla insanımızı kaybettik. Bu saldırıların hemen hepsi tetikçi PKK ve IŞİD. Son olarak Atatürk Havalimanı saldırısını da IŞİD üstlendi.
Biraz düne gidersek, Türk Milleti varoluş mücadelesi verdiği yıllarda doğu bölgelerimizde Halid-i Bağdadi ekolünden gelen Nakşî şeyhlerinin öncülüğünde, İngilizlerin finans ve organize ettiği ayaklanmalar başlatılıyor. Bu ayaklanmalar Cumhuriyetin ilk yıllarında da devam ediyordu.
Bu zihniyet, kimi katlediyordu? Müslümanları. Kimin namusuna kastediyorlardı? Müslümanların. Kimin vatanına, bayrağına göz dikiyorlardı? Müslümanların yani bizim.
Günümüze gelirsek Ortadoğu'da, Taliban ve El-Kaide'den sonra bir IŞİD belası sürüldü sahneye.
IŞİD, kendi içinde de birçok gruptan oluşuyor. Bunlardan birisi de Nakşî Tugayları. Hepsinin ortak iddiası Ehl-i Sünnet oldukları ve cihat ettikleri.
Kimi katlediyorlar? Müslümanları. Kimin namusuna kastediyorlar? Müslümanların. Kimin vatanına, bayrağına göz dikiyorlar? Müslümanların. Bir diğer ortak yönleri ise Müslümanlar içinde özellikle Şiileri, Şii bölgelerini ve kutsal mekanlarını seçerek katletmeleri, havaya uçurmaları.
Bir fiil yaşadığımız gibi ülkemizde de son bir yılda IŞİD'ın vahşi eylemleri gerçekleşti. Ortada binlerce soru var;
Bu militanlar yurda nasıl girdi, nerden girdi, nerede kaldı, kimlerle görüştü, yurt içinde yapılanmaları var mı?
Diğer taraftan ülke medyamızda IŞİD militanlarının İstanbul'da açık arazide namaz (!) kıldığı görüntüleri yayınladı. Bu militanların bazı özel hastanelerde tedavi edildiği belgelendi.
Emniyet birimlerince yakalanan IŞİD militanlarının sonradan serbest bırakıldığı veya ceza indirimi aldığı belgelendi. Bu militanların daha sonra ülkemizdeki katliamlarda aktif rol aldıkları da itiraf edildi.
Diğer taraftan IŞİD'e en çok katılımın yapıldığı ülkelerden biri Türkiye. Artı, IŞİD'e katılmak isteyenlerin kullandıkları yol, IŞİD ile bağlantı kurdukları ülkede Türkiye.
Diğer taraftan ülkemizde Cübbeli Ahmet gibi "Şiilerin katli vaciptir. Bunlarla savaşırken ölen şehittir" gibi fetvalar veren, Müslüman kasabı Halid-i Bağdadi gibileri bu millete Allah dostu olarak tanıtanlar var.
Aynı zihniyetin bir başka önde gelen ismi Abdülmetin Balkanlıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın konutunun (Kısıklı'da) önünde mikrofonu eline alıp, "Fetullahçı Terör Örgütü'nün mallarının ganimet olduğunu söyleyerek 'tepe tepe kullanın' diyorsa, başta Sayın Erdoğan olmak üzere yetkili birimlerin bu kişi ve zihniyetlerini, yurt içi ve dışı bağlantılarını çok acilen araştırması gerekir.
Bak! Gülen de, milletimize Allah dostu diye yutturulmuş ama gerçekte Amerikan dostu, Atatürk, Cumhuriyet düşmanıymış ve ülkenin geldiği durum ortada.
Böyle katledin, vaciptir, şehitsiniz, malları, namusları helaldir diyen kişi ve zihniyetlerin İslam ile alakalı olmadıkları, Türkiye'nin IŞİD'i olma gayretinde olup-olmadıkları bir an önce netleştirilmelidir.
Bu milletin milli ve manevi değerleriyle sorunu olanların asla milletin önüne, devletin koltuğuna oturtulmasına müsaade edilmemelidir.
Ama bu kavramların sağlaması yok. Ülke ve milletimizin durumu ortada. Bir darbe eksikti. Onu da kısmen yaşadık.
Haliyle soruyoruz; 14 yıldır tek başına ülkeyi yöneten bir iktidar söylem ve sonuç itibarıyla bu kadar tezat bir tabloyu nasıl başardı?
Ben tek cevap yazacağım; Bu iktidar, milletimizin zaaflarını çok iyi biliyor, çok iyi hitap ediyor ama milletten çok ayrı yörüngelerde yüzüyor ve milletin tamamına kucak açmamakta ısrar ediyor. (Umarım bu gerçeği anlamışlardır)
Terör boyutundan gidelim! Bu coğrafyada terör hiç bitmedi ama bu zamanki kadar da hiç olmadı. Artı teröre din kılıfı giydirdiler. Artık insanlar, terör örgütlerine lanet okurken İslam'a da mesafeli bakmaya başladılar. Ve iktidar buna karşı bir duruş gösteremedi.
İşte FETÖ ve IŞİD gerçeği karşımızda. Söylem ve icraatları önümüzde.
Ülkemizde son 1 yılda gerçekleştirilen 25 bombalı saldırıda 300'den fazla insanımızı kaybettik. Bu saldırıların hemen hepsi tetikçi PKK ve IŞİD. Son olarak Atatürk Havalimanı saldırısını da IŞİD üstlendi.
Biraz düne gidersek, Türk Milleti varoluş mücadelesi verdiği yıllarda doğu bölgelerimizde Halid-i Bağdadi ekolünden gelen Nakşî şeyhlerinin öncülüğünde, İngilizlerin finans ve organize ettiği ayaklanmalar başlatılıyor. Bu ayaklanmalar Cumhuriyetin ilk yıllarında da devam ediyordu.
Bu zihniyet, kimi katlediyordu? Müslümanları. Kimin namusuna kastediyorlardı? Müslümanların. Kimin vatanına, bayrağına göz dikiyorlardı? Müslümanların yani bizim.
Günümüze gelirsek Ortadoğu'da, Taliban ve El-Kaide'den sonra bir IŞİD belası sürüldü sahneye.
IŞİD, kendi içinde de birçok gruptan oluşuyor. Bunlardan birisi de Nakşî Tugayları. Hepsinin ortak iddiası Ehl-i Sünnet oldukları ve cihat ettikleri.
Kimi katlediyorlar? Müslümanları. Kimin namusuna kastediyorlar? Müslümanların. Kimin vatanına, bayrağına göz dikiyorlar? Müslümanların. Bir diğer ortak yönleri ise Müslümanlar içinde özellikle Şiileri, Şii bölgelerini ve kutsal mekanlarını seçerek katletmeleri, havaya uçurmaları.
Bir fiil yaşadığımız gibi ülkemizde de son bir yılda IŞİD'ın vahşi eylemleri gerçekleşti. Ortada binlerce soru var;
Bu militanlar yurda nasıl girdi, nerden girdi, nerede kaldı, kimlerle görüştü, yurt içinde yapılanmaları var mı?
Diğer taraftan ülke medyamızda IŞİD militanlarının İstanbul'da açık arazide namaz (!) kıldığı görüntüleri yayınladı. Bu militanların bazı özel hastanelerde tedavi edildiği belgelendi.
Emniyet birimlerince yakalanan IŞİD militanlarının sonradan serbest bırakıldığı veya ceza indirimi aldığı belgelendi. Bu militanların daha sonra ülkemizdeki katliamlarda aktif rol aldıkları da itiraf edildi.
Diğer taraftan IŞİD'e en çok katılımın yapıldığı ülkelerden biri Türkiye. Artı, IŞİD'e katılmak isteyenlerin kullandıkları yol, IŞİD ile bağlantı kurdukları ülkede Türkiye.
Diğer taraftan ülkemizde Cübbeli Ahmet gibi "Şiilerin katli vaciptir. Bunlarla savaşırken ölen şehittir" gibi fetvalar veren, Müslüman kasabı Halid-i Bağdadi gibileri bu millete Allah dostu olarak tanıtanlar var.
Aynı zihniyetin bir başka önde gelen ismi Abdülmetin Balkanlıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın konutunun (Kısıklı'da) önünde mikrofonu eline alıp, "Fetullahçı Terör Örgütü'nün mallarının ganimet olduğunu söyleyerek 'tepe tepe kullanın' diyorsa, başta Sayın Erdoğan olmak üzere yetkili birimlerin bu kişi ve zihniyetlerini, yurt içi ve dışı bağlantılarını çok acilen araştırması gerekir.
Bak! Gülen de, milletimize Allah dostu diye yutturulmuş ama gerçekte Amerikan dostu, Atatürk, Cumhuriyet düşmanıymış ve ülkenin geldiği durum ortada.
Böyle katledin, vaciptir, şehitsiniz, malları, namusları helaldir diyen kişi ve zihniyetlerin İslam ile alakalı olmadıkları, Türkiye'nin IŞİD'i olma gayretinde olup-olmadıkları bir an önce netleştirilmelidir.
Bu milletin milli ve manevi değerleriyle sorunu olanların asla milletin önüne, devletin koltuğuna oturtulmasına müsaade edilmemelidir.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Selam olsun Kerbela şehitlerine ve şahitlerine / 24.06.2026
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026

























































