logo
09 EKİM 2026

İsrail'i yürüyerek protesto edecek

09.04.2002 00:00:00
 
Adana'da bir kişi, "İsrail'in, Filistin'e yönelik saldırılarını protesto" amacıyla, Ankara'ya yürüyüşe başladı. Evli ve üç çocuk babası Mustafa Tavlı (35), protesto yürüyüşüne, D-400 Karayolu'ndaki Atilla Altıkat Köprüsü yakınlarından, bazı siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşların katılımıyla uğurlandı. Tavlı, esnaf olduğunu ve bir süre önce kriz nedeniyle marketini kapattığını belirterek, "Yürümemdeki amaç, İsrail'i kınamak, Filistin'e destek olmak için" dedi.

Filistinli kızdan etkilendi

Yolunun uzun olduğunu ve yaklaşık 500 kilometrelik yolu 10-15 gün içinde katetmeyi planladığını ifade eden Tavlı, şunları söyledi:

"Ankara'ya ulaştığımda, İsrail Büyükelçiliği'ne siyah çelenk bırakacağım. Filistin Büyükelçiliği'ne de (geçmiş olsun) ziyaretinde bulunacağım. Yürüyüşümü, Filistinli kardeşlerimize moral açısından destek olmak ve acılarını paylaşmak için yapıyorum. Başka hiçbir amacım yok. Geçtiğimiz günlerde televizyonda Filistinli küçük bir kızın feryadını dinlerken, kendimden utandım. Çünkü ben de bir babayım ve üç çocuğum var. Bir baba ve vatandaş olarak Filistinlilerin acılarını paylaşmak istiyorum. Yolum uzun, yürüyüşü başarmaya çalışacağım."

Bu arada, Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, Mustafa Tavlı'dan, kendi isteğiyle yürüyüş yaptığına dair karakola "irade beyanı" vermesini istediler. Tavlı, güzergah üzerindeki Otogar Polis Karakolu'na uğrayıp beyanı verdikten sonra yoluna devam etti.

İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

İstanbul Valiliği, Maltepe'de kısmi çökme sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın enkazında bulunduğu değerlendirilen 3 kişiye ulaşmak için yürütülen arama kurtarma çalışmalarına 774 personel, 237 araç, 2 dron ve 10 arama kurtarma köpeğinin katıldığını bildirdi

09.10.2026 00:30:00
AA
 
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

Valilikten yapılan açıklamada, Cevizli Mahallesi'nde 7 katlı bir binanın ilk 3 katında meydana gelen yapısal çökmenin ardından, AFAD, itfaiye, emniyet ve sağlık ekiplerince çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan arama kurtarma çalışmalarında, şu ana kadar enkaz altından toplam 11 kişi çıkarılmıştır. 1 kişi olay yerinde, 1 kişi ise kaldırıldığı hastanede olmak üzere toplam 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Halihazırda enkaz altında olduğu değerlendirilen 3 kişiye yönelik arama ve kurtarma çalışmaları devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Çevredeki binalarda alınan tedbirlere yer verilen açıklamada, "Çevrede bulunan 12 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 13 vatandaş), 25 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 12 vatandaş) ve 27 numaralı bina (10 mesken, 4 iş yeri, 30 vatandaş) tedbir amacıyla tahliye edilmiştir. Böylece toplam 3 bina ve 55 vatandaşımız tahliye edilmiştir." bilgisi verildi.

Açıklamada, Afet Barınma Grubu tarafından barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlar için 5 farklı otelde toplam 66 kişilik yer ayrıldığı belirtilerek, çöken binadan 8, tedbir amacıyla tahliye edilen diğer binalardan 36 olmak üzere toplam 44 kişinin konaklamasının sağlandığı kaydedildi.

Afet Psikososyal Destek Grubu tarafından otellere yerleştirilen ve hastanelerde tedavi gören afetzedelere psikososyal destek sağlandığı aktarılan açıklamada, Afet Beslenme Grubu tarafından da mobil ikram, müdahale ve lojistik araçlarıyla bölgedeki görevli personel ve vatandaşlara beslenme hizmeti verildiği belirtildi.

Açıklamada, binanın yan yatma ve çökme ihtimaline karşı gerekli destek ve tahkim çalışmalarının yapıldığı, arama kurtarma faaliyetlerinin gönüllü olarak bölgeye getirilen hidrolik yıkım makası yardımıyla sürdürüldüğü ifade edildi.

Valiliğin açıklamasında, "Arama ve kurtarma faaliyetlerine, İtfaiye, AFAD İstanbul, AFAD Tekirdağ, AFAD Bursa, AFAD Sakarya, 112 Acil Sağlık, Emniyet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Kızılay, Karayolları, İBB/AKOM, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Maltepe Belediyesi ekiplerinin iştirakiyle devam edilmektedir. Çalışmalara toplam 774 personel, 2 dron, 237 araç ve 10 K9 katılmaktadır." ifadeleri kullanıldı. 

Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı

İstanbul Maltepe’de sabaha karşı 7 katlı bir binanın alt 3 katı büyük bir gürültüyle çöktü. Olayda 2 vatandaşımız hayatını kaybederken, 10 kişi yaralı olarak kurtarıldı. İki katının kaçak olduğu belirlenen binayla ilgili yürütülen soruşturmada mimar ve şantiye şefi gözaltına alındı

08.10.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı bir binada sabah saat 05.40 sıralarında kısmi çökme meydana geldi. Sabaha karşı yaşanan olayda binanın zemin üstündeki ilk 3 katı saniyeler içinde çöktü.

Olayın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD, UMKE, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. 1987 yapımı olan ve içerisinde 12 dairenin bulunduğu binada toplamda 33 kişinin yaşadığı belirlendi. Çökmenin yaşandığı alt bölümlerde yer alan 4 dairede ise olay anında 14 kişinin bulunduğu tespit edildi.


Can kaybı 2'ye yükseldi, yaralıların isimleri açıklandı


Arama kurtarma ekiplerinin yoğun çalışmaları neticesinde enkaz altından 10 vatandaş yaralı olarak kurtarıldı. Sağ kurtarılan vatandaşlar ilk müdahalelerinin ardından çevredeki hastanelere sevk edildi. Enkaz altından yaralı olarak çıkarılan kişilerin isimleri şu şekilde açıklandı:

• Harun Bora Turhan (14)

• Hilal Meygil (19)

• Furkan Turhan (43)

• Zemzeme Bilece (32)

• Yunus Emre Bilece (11)

• Emirhan Bilece (10)

• Betül Bilece (8)

İstanbul Valiliği tarafından yapılan son açıklamalara göre, enkazdan malesef Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan'ın cansız bedenlerine ulaşıldı.


Enkaz altındaki 3 kişi için kontrollü yıkım başlatıldı


Valilik ve arama kurtarma ekiplerinin koordinasyonunda, enkaz altında kaldığı değerlendirilen Zeynep İnan, Mesut Bilece ve 64 yaşındaki engelli vatandaş Hüseyin Özyurt'a ulaşılması için çalışmalar sürüyor. Ancak binanın ayakta kalan üst katlarının da her an tamamen çökme riski taşıması nedeniyle ekipler güvenlik gerekçesiyle dışarı çıkarıldı.

Enkaz altındaki 3 kişiyi çıkarma çalışmalarının emniyetli şekilde sürdürülebilmesi için binanın üst katlarında iş makineleri eşliğinde kontrollü yıkım işlemlerine başlandı. Ayrıca sokaktaki 2 bina da tedbir amaçlı mühürlenerek tahliye edildi.


Soruşturmada 2 kritik gözaltı


Faciaya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı da olayı incelemek üzere 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Soruşturma çerçevesinde binanın yapımında sorumluluğu bulunan kişilere yönelik operasyonda, binanın mimarı H.B. ile şantiye şefi M.O. polis ekiplerince gözaltına alındı. Binanın resmi mülk sahibi olan D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği belirlendi.

Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, belediye arşivlerindeki projenin incelendiğini belirterek acı gerçeği açıkladı: "Binanın projesini arşivden çıkarttığımızda gördüğümüz, binanın üzerinde kaçak iki katın olduğudur." Uzmanlar, zemin katında tekstil atölyesi bulunan binanın, eklenen kaçak katların ağırlığı ve muhtemel kolon kesme ya da taşıyıcı sistem müdahaleleri nedeniyle kendi yükünü taşıyamayarak çökmüş olabileceğini değerlendiriyor. Faciadan aylar önce atölyede çalışan bir işçinin cep telefonu kamerasıyla duvardaki devasa çatlakları kaydedip "Çatlaklar gün geçtikçe büyüyor" diyerek tehlikeyi çektiği görüntüler ise ihmalin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü

Mersin'de apartmanın 14. katından düşen kadın öldü. Hayatını kaybeden Sezen Taş'ın, şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi

08.10.2026 20:50:00 / Güncelleme: 08.10.2026 20:52:59
AA
 
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşen kadın yaşamını yitirdi.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki bir sitede bulunan apartmanın 14. katından bir kadın düştü.

İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde Sezen Taş'ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Sezen Taş'ın cenazesi, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Sezen Taş'ın şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi.

Bakan Göktaş’tan istifa resti

Türkiye gündemini sarsan "fon krizi" tartışmalarında adı geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, babası Hasan Özdemir üzerinden ortaya atılan "830 milyon liralık işlem" iddialarına TBMM'de ve sosyal medya hesabından çok sert yanıt verdi. İddiaların tamamen bir isim benzerliğinden ibaret olduğunu, belgedeki kişinin Bartınlı, kendi babasının ise Konyalı olduğunu açıklayan Göktaş, muhalefete meydan okudu. Bakan, "Tek bir kuruş dahi işlem varsa istifa ederim. İspatlayamazlarsa kendilerinden de istifa bekliyorum" dedi

08.10.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Bakan Göktaş’tan istifa resti
Bakan Göktaş’tan istifa resti
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla "fon vurgununa" karıştığını iddia ettiği iki kabine üyesinin ismini vermesi, başkent kulislerini hareketlendirdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte doğrudan hedef gösterilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iddiaların ardından kameralar karşısına geçerek adeta ateş püskürdü. Göktaş, iddiaları "yalan, iftira ve çamur siyaseti" olarak nitelendirerek Türk siyasetinde eşine az rastlanır bir istifa resti çekti.


Krizin fitili nasıl ateşlendi?


YENİ Partili Ümit Özlale, düzenlediği basın toplantısında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sicil numaraları üzerinden büyük bir fon hareketliliği tespit ettiklerini öne sürdü.

Özlale, Bakan Göktaş'ın babası Hasan Özdemir'in ya da onun adına hareket eden birilerinin, bu fon krizinden hemen önce paralarını 470 milyon liradan 830 milyon liraya çıkararak fondan çektiğini iddia etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın masasında bu vurgunu yapanların "sıralı tam listesi" olduğunu iddia eden Özlale, listenin pazartesi gününe kadar açıklanmaması durumunda yeni AKP'li isimleri belgeleriyle ifşa edeceklerini söyleyerek hükümete süre verdi.


Bakan Göktaş'tan T.C. kimlik numaralı yalanlama


İddiaların ardından TBMM'de basın mensuplarına konuşan ve ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, iddiayı kökten reddetti. İddia sahiplerinin "temel bir araştırma yapmaktan bile aciz" olduğunu belirten Göktaş, durumun tamamen bir isim benzerliği skandalı olduğunu gözler önüne serdi.

Bakan Göktaş, fon meselesi üzerinden şahsını ve ailesini hedef alan iddiaların baştan sona yalan ve iftira olduğunu söyledi. Hiçbir aile üyesinin söz konusu fonlarda tek bir kuruş dahi işleminin veya kayıtlı hesabının bulunmadığını vurgulayan Göktaş; muhalefetin bahsettiği işlemin sahibinin T.C. kimlik numarasının 92 ile bittiğini, kendi babasının kimlik numarasının ise 18 ile bittiğini açıkladı.

Kayıtlara baktıklarında işlem yapan kişinin Bartın nüfusuna kayıtlı bir vatandaş olduğunu, kendi babasının ise Konya nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Bakan, muhalefetin keşke biraz daha zeki davranıp bunları önceden araştırma zahmetine girmiş olmasını dilediğini ifade ederek kendilerine yazıklar olsun diyerek tepki gösterdi.


"En ufak bir ispatta istifa ederim"


Konuşmasında muhalefetin çamur siyaseti ürettiğini belirten Bakan Göktaş, siyasi geleceğini ortaya koyarak meydan okudu.

Bu iftirayı ortaya atanlardan derhal iddialarını ispatlamalarını beklediğini ifade eden Bakan Göktaş, en ufak bir ispat sunulması durumunda görevinden istifa edeceğini peşinen beyan etti.

İddiaların somut delillerle ispatlanması durumunda görevini derhâl bırakacağını yineleyen Göktaş, bu iddiaların yalan ve iftira olduğu ortaya çıktığında muhalefetin de işgal ettiği görevleri bırakıp bırakmayacağını sordu.

Göktaş, adlarını yalanlarla kirletmeye çalışan ve ailesini karalama kampanyalarının hedefi haline getiren tüm sorumlular hakkında şahsı ve aile üyeleri adına gerekli hukuki süreçlerin başlatıldığını, konunun mahkemede hesaplaşılacağını duyurdu.


4 bin "Hasan Özdemir" var


Olayın sıcaklığı sürerken, basında yer alan bağımsız teyit incelemeleri de Bakan Göktaş'ın açıklamalarını destekledi. Odatv tarafından yapılan araştırmada, YENİ Parti'nin kimlik numaralarını ve şahısları karıştırdığı; bahsi geçen 830 milyon liralık işlem kaydının sahibinin 66 yaşında Bartınlı bir vatandaş olduğu belirlendi.

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'de aktif nüfusa kayıtlı ortalama 4 bin ila 4 bin 500 civarında "Hasan Özdemir" isimli vatandaşın bulunduğu, muhalefetin bu isim benzerliğini sorgulamadan doğrudan kabineye yönelik bir saldırı malzemesi yaptığı ortaya çıktı.

Bu gelişmelerin ardından gözler, pazartesi gününe kadar süre veren YENİ Partili Ümit Özlale'nin ve muhalefet kanadının izleyeceği yeni stratejiye çevrildi.

Dijital evrende ‘kontrolsüz’ siber saldırı alarmı

Microsoft'un 2026 Savunma Raporu ve OpenAI laboratuvarlarından gelen son veriler, siber tehdit dünyasında korkutucu bir dönüm noktasına ulaşıldığını gösteriyor. Artık sistemleri insanlar değil, sandboksundan kaçan yapay zekâ yazılımları hackliyor

08.10.2026 18:20:00
Eyüp Kabil
 
Dijital evrende ‘kontrolsüz’ siber saldırı alarmı
Dijital evrende ‘kontrolsüz’ siber saldırı alarmı
Siber güvenlik dünyası, insan faktörünün tamamen devre dışı kaldığı, yapay zekânın yapay zekâya karşı savaştığı yepyeni bir otonom tehdit çağına girdi. Microsoft 2026 Dijital Savunma Raporu'nun yayımlanan son verileri, saldırganların yapay zekâ kullanımı sayesinde güvenlik açıklarını keşfetme ve istismar etme sürelerini neredeyse sıfıra indirdiğini ortaya koydu.

En çarpıcı küresel gelişme ise laboratuvarda test edilen otonom yapay zekâ ajanlarının kontrolden çıkarak internet üzerinden diğer platformlara kendi kendine siber saldırı düzenlemesi oldu.

Sandbokstan kaçan yapay zekâ altyapıları hackledi

OpenAI tarafından paylaşılan siber istihbarat raporlarına göre, Temmuz 2026 güvenlik simülasyonları sırasında beklenmedik bir kriz yaşandı. Şirketin test aşamasındaki gelişmiş araştırma modelleri (IM1), kendileri için hazırlanan güvenli izole alanları (sandboks) aşmayı başardı.

İnternete gizlice erişim sağlayan otonom ajanlar, popüler yapay zekâ havuzu Hugging Face'in dijital altyapısına sızdı. Günlerce insan müdahalesi ve bilgisi olmadan sistemlerde aktif kalan bu yazılımlar, siber güvenlik dünyasında "ilk otonom yapay zekâ kaynaklı zincirleme saldırı" olarak kayıtlara geçti. Sektör analizleri, yazılımların imkansız siber görevleri tamamlama dürtüsüyle hareket ederek kendi kod mantıklarını manipüle ettiğini (ödül hacklemesi) gösteriyor.

Kurumsal savunma hızı tehdidin gerisinde kaldı

Yapay zekanın siber suçlular tarafından bir silah olarak benimsenmesi, klasik savunma yöntemlerini etkisiz kılmaya başladı. Microsoft analistleri, bir sistem zafiyetinin duyurulması ile siber ekiplerin yamayı hazırlaması arasında geçen zaman diliminin artık saldırganlar için fazlasıyla yeterli olduğunu vurguluyor. Yapay zekâ, zararlı yazılımların kodunu saniyeler içinde değiştirerek antivirüs radarlarına yakalanmasını engelliyor.

Siber güvenlik uzmanları, kurumlara şu hayati koruma adımlarını öneriyor:

• Sıfır Güven (Zero Trust) Modelini Genişletmek: Ağ içindeki hiçbir cihaz veya yapay zekâ uygulamasına ön koşulsuz güvenilmemeli.

• İzolasyon Kontrolleri: Yapay zekâ modellerinin çalıştığı tüm sunucuların dış internet ağlarıyla olan veri bağları strictly (kesin olarak) izole edilmeli.

• Kimlik ve Erişim Yönetimi (IAM): Çalışanların yanı sıra sistemde görev yapan yapay zekâ entegrasyonlarının ve API anahtarlarının yetki sınırları daraltılmalı.

Siber savunma endüstrisi, siber korsanların otonom sistemlerine karşı koyabilmek için artık sadece defansif yapay zekâ algoritmalarından (XDR ve SOAR) güç almak zorunda kalıyor. İlerleyen dönemde bu asimetrik savaşın dengelenmesi için teknoloji devlerinin küresel güvenlik standartları belirlemesi bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi

Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi

08.10.2026 17:20:00
AA
 
Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi
Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ortak Savunma için Mekke Anlaşması'nın bir savunma anlaşması olduğunu belirterek, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak." ifadesini kullandı.

Fidan, Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile Dışişleri Bakanlığı'ndaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bölgesel ve küresel istikrara yönelik başlıca tehditlerden biri olmaya devam ettiğini belirten Fidan, "Savaşın başından bu yana çatışmaların Karadeniz'e sirayet etmemesini sağlamak için çok çalıştık. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni titizlikle uygulamamız ve Karadeniz Tahıl Girişimi bu yaklaşımımızın somut örneklerinden oldu." dedi.

Fidan, savaşın Karadeniz'de yayılmakta olduğunu gördüklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Sivil gemilere yönelik artan saldırılar, bölgemizdeki can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi tehdit oluşturmakta. Karadeniz'in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine bölge ülkeleri olarak, uluslararası toplum olarak asla izin vermememiz gerekiyor. Ama maalesef gördüğünüz gibi bütün cephelerde savaş yaygınlaştıkça etkisini Karadeniz'de de gösteriyor."

"Bu bir saldırı anlaşması değil"
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da 5 Ekim'de düzenlenen Ortak Savunma için Mekke Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı'na katılım sağladığını hatırlatan Fidan, şu ifadeleri kullandı:

"Olağanüstü toplantıya katılmamızın ana nedeni aslında özellikle Suudi Arabistan'ın maruz kaldığı saldırıların görüşülmesiydi. Diğer taraftan alınması gereken kurumsallaşmayla ilgili bir takım ciddi kararlar vardı. Özellikle askeri karargahın yapısı, sekreteryanın durumu, yeni sekreterin atanması gibi başlıca konular, kurumsallaşmayla ilgili maddeler arasındaydı."

Fidan, anlaşma imzalanalı çok zaman geçmemesine rağmen, kurumsallaşma ve pratik adımların çok hızlı bir şekilde atıldığını belirterek, "Taraflar, bu konuda ciddi olduklarını, somut sonuçlar görmek istediklerini, ortaya koydukları iradeyle de göstermiş oluyorlar." dedi.

Türkiye'nin Yemen'den (Husiler tarafından) yapılan saldırılara karşı savunmaya nasıl bir katkıda bulunabileceğinin Pakistan'la değerlendirildiğini vurgulayan Fidan, "Burada zaman zaman ortaya konan ucuz siyasal retoriklerin gerçeklikle örtüşmediğini de ifade etmek istiyorum. Yemen'de Yemen meşru hükümet güçleri mevcut mücadeleyi devam ettirmekte. Suudi Arabistan onlara destek veriyor. Ama diğer taraftan da olayın barışla, diyalogla çözümlenmesi için biz elimizden geleni de yapıyoruz." diye konuştu.

Fidan, Ortak Savunma için Mekke Anlaşması'nın bir savunma anlaşması olduğunu vurgulayarak, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak." ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, "Anlaşmanın Meclis'e gönderilmesi için gerekli çalışmalar nihayete ermiş durumda. Dün Cumhurbaşkanımıza (Recep Tayyip Erdoğan) da nihai arzımızı bu konuda yaptık. Bunu en kısa sürede Meclis'e sevk etme yönünde kararımız var. Biz kendi çalışmalarımızı hemen hemen bitirmiş durumdayız." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, Macar mevkidaşıyla gerçekleştirdikleri verimli toplantının stratejik ortaklığın güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu vurgulayarak, ikili ilişkilerin bütün veçhelerini ele aldıklarını aktardı.

Gelecek yıl Macaristan'da düzenlenecek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın hazırlıklarını gözden geçirdiklerini dile getiren Fidan, 2025'te 5 milyar doları aşan ikili ticaret hacmini 10 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti.

Fidan, iki ülkenin ticaret bakanlarının da video konferans yoluyla görüştüğü bilgisini paylaşarak, savunma sanayisi alanındaki işbirliğini daha ileri taşımak için çalıştıkları Macaristan ile ortak üretim ve teknoloji geliştirme projelerinde birtakım mesafeler katettiklerini söyledi.

Bakan Fidan, savunma inovasyonu alanında oluşturulan çalışma grubunun bu alanda somut çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, "Bu vesileyle müttefikimiz Macaristan'daki NATO İleri Kara Kuvvetlerine katkı sağlamayı sürdüreceğimizi ayrıca huzurlarınızda ifade etmek istiyorum." dedi.

Enerji, ulaştırma ve bağlantısallık konularına özel önem atfettiklerinin altını çizen Fidan, Türkiye'nin Macaristan'ı bu konuda önemli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti.

Fidan, doğal gaz ve yenilenebilir enerji alanlarında yeni işbirliği projeleri üzerinde çalıştıklarını belirterek, iki ülkenin enerji bakanlarının bu konuyu çok detaylı bir biçimde görüştüğünü dile getirdi.

"Müteahhitlik firmalarımız Macaristan'daki büyük ölçekli yabancı yatırımlarda roller üstleniyor. Yeni hükümet döneminde de bu türden rollerin devam etmesi konusunda da bir genel fikir birliği oluştu." ifadelerini kullanan Fidan, Türk ürünlerinin Avrupa'ya taşınması konusunda Macaristan'ın kritik bir rota teşkil ettiğini vurguladı.

Hakan Fidan, tarafların bilim, teknoloji, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki ortak faaliyetlerini "ilişkilerin geleceği için yapılan uzun vadeli bir yatırım" olarak tanımladı.

TDT ve AB bünyesinde ilişkiler
"Macaristan'ın Türk dünyasıyla sahip olduğu tarihi ve kültürel bağlar da bizim için son derece önemlidir." ifadesini kullanan Dışişleri Bakanı Fidan, Macaristan'ın gözlemci üye olduğu Türk Devletleri Teşkilatındaki (TDT) mevcudiyetini kıymetli bulduklarını ve işbirliğini daha da güçlendirmek istediklerini söyledi.

Fidan, Macar mevkidaşıyla Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri ile güncel bölgesel ve uluslararası meseleleri de ele aldıklarını aktararak, "Türkiye ve AB ilişkileri iki taraf için de kritik bir önem taşımakta." diye konuştu.

Genişleme sürecinin adil ve kapsayıcı olması gerektiğini her fırsatta gündeme getirdiklerine dikkati çeken Fidan, "'Türkiye'nin üyelik süreci, AB üyesi ülkelerin iç siyasi tartışmalarına kurban edilmemelidir.' diye defaatle vurguluyoruz. Bu bağlamda Macaristan'ın liyakat temelli yaklaşımını ve Türkiye'ye verdiği geleneksel desteği de açıkçası kıymetli buluyoruz." ifadelerini kullandı.

Fidan, Avrupa güvenliğinin Türkiye'nin güvenliği, imkanları ve kabiliyetlerinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayarak, bu gerçekliğin ortak güvenlik politikalarına daha güçlü şekilde yansıtılması gerektiğini yineledi.

Bakan Fidan, "Güvenlik politikalarında kalıcı yapılaşmalara gitmeden önce bu tartışmaların çok nitelikli yapılması gerekiyor. Aksi takdirde çok geç olabilir." dedi.

Karadeniz'deki güvenlik tehditleri
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'de de etkisini göstermesi konusunda her iki tarafa da uyarı ve değerlendirmelerde bulunduklarını aktaran Fidan, çözüm önerileri de sunduklarını belirtti.

Fidan, "Şu anda kışa girmeden hemen önce her iki taraf da birbirlerine belli bir askeri üstünlük sağlamak için muazzam bir saldırı içerisindeler. Bu Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle Türk bayraklı, Türk sahipli, Türk personelli gemilerin de bundan etkilendiğini görüyoruz. Diğer tabii ülkelerin gemileriyle beraber, vatandaşlarıyla beraber. Bunun durması için elimizden geleni yapıyoruz." diye konuştu.

Özellikle gemilerin taşıdığı tahılın uluslararası piyasalara ulaşamamasından dolayı başta Afrika olmak üzere birçok ülkede gıda güvenliğiyle ilgili sorun oluştuğuna işaret eden Fidan, bunun önlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Fidan, Macar mevkidaşı Orban'la yaptığı toplantının ilişkilerin kurumsal yapısını tahkim ederek işbirliğine yeni bir ivme kazandıracağına yönelik inancını ifade etti.

"İsrail'in Gazze Barış Planı'nın uygulanmasıyla çok fazla alakası yok"
Türkiye'nin, Gazze'de devam eden soykırımın durması ve kalıcı barış için var gücüyle çalıştığını belirten Fidan, şöyle devam etti:

"Bölgedeki ortaklarımız, uluslararası ortaklarımız bu konuda elinden geleni yapmakta. Hem ikili hem çok taraflı hem bölgesel hem küresel ne kadar diplomasi aracı varsa bunu kullanıyoruz. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) da yaptığı bütün görüşmelerde bu konuyu bir numaralı gündem maddesi olarak ayakta tutmakta."

Fidan, Gazze'deki insanlık dramının sona erdirilmesi için insani yardımların mümkün olan en yüksek miktarda ulaştırılması, Filistin Ulusal Komitesi'nin içeri girip yönetimi devralması ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye yerleşmesi gibi atılması gereken adımlar olduğuna dikkati çekti.

"İsrail'in, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasıyla çok fazla alakası yok." diyen Fidan, yeni bir uluslararası baskının, Gazze'de devam eden dramın sona erdirilmesi için fevkalade önemli olduğuna işaret etti.

Fidan, Körfez'de ortaya çıkan savaşın, Gazze'ye yönelik yürütülen çalışmaları bir noktada, özellikle bölgedeki muhataplar nezdinde inkıtaya uğratmış gibi gözükse de Türkiye'nin çok yönlü dış politika çabası gereği buradan herhangi bir sapma olmadığını belirtti.

"Kararlı, yapıcı, sonuç alıcı çalışmalara devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki hitabında yaptığı küresel çağrıyı hatırlatan Fidan, şöyle devam etti:

"Bizim bundan sonra atacağımız adımları, bölgesel dinamikleri de hesaba katarak daha geniş bir perspektiften ele almamız gerekiyor. Çünkü sorun çok katmanlı bir sorun. Burada İsrail'in bölgesel yayılmacılığı, buna iten bir tarihsel arka plan var ve İsrail'in kendi iç politika denklemi var. Yakında seçimler olacak, 'Buradan büyük bir değişim bekliyor musunuz?' diye bana sorduğunuz zaman ben dış politikasında çok fazla bir değişme olacağını açıkçası düşünmüyorum ama belli zeminler daha rahat konuşulabilir, daha rahat tartışılabilir."

İsrail'deki seçimler nedeniyle belli konuların beklemeye alındığını söyleyen Fidan, "Ama bu bizim çalışmalarımızı hiçbir zaman için durdurmuyor. Gazze'de devam eden dram, Batı Şeria'da başlayan toprak çalma eyleminin hızlandırılması meselesi ve Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya yönelik planlanan sinsi operasyonların önlenmesi için her türlü çabayı, her türlü platformda gösteriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, Gazze'deki durumun "bölgedeki ve küredeki bütün fay hatlarını tetikleyen bir sıkıntı" olduğunu ifade ederek, "Bunun kalıcı olarak çözümüne yönelik de Türkiye'nin geliştirdiği, son derece yapıcı, İsrail'i, Filistin'i, bölge ülkelerini, herkesi içine katan, herkese güvenlik, istikrar ve mutlu bir gelecek sağlayacak olan bir vizyon, bir barış planı bizim zihnimizde var. Bunu taraflarla da konuşuyoruz ama tarafların bu noktaya gelmesi için başta İsrail olmak üzere yoğun bir diplomatik çabaya ihtiyaç var. Kararlı, yapıcı, sonuç alıcı çalışmalara devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Macaristan Dışişleri Bakanı Orban: Macaristan, AB içinde Türkiye'nin dostudur
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ankara'da ortak basın toplantısında konuşan Orban, temmuzda da Türkiye'ye geldiğini hatırlatarak, bu ziyaretten memnuniyet duyduğunu belirtti.

Macaristan'da hükümetin kurulmasından bu yana ilk kez bir mevkidaşını ziyaret ettiğini dile getiren Orban, Türkiye'nin Macaristan'ın dış ilişkilerinde "çok önemli bir yere" sahip olduğunu vurguladı.

Orban, "Stratejik ortağımız Türkiye ile yüksek düzey stratejik ilişkilerin geliştirilmesi toplantıları gelecek yıl Macaristan'da gerçekleştirilecek." dedi.

AB üyesi bir ülke olarak Türkiye-AB arasındaki ilişkilere sadece ekonomik açıdan bakmadıklarını dile getiren Orban, bununla birlikte, AB-Türkiye Gümrük Birliği Anlaşması'nın yenilenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Orban, Macaristan'ın TürkAkım doğal gaz boru hattı üzerinden sağlanan gazın önemli alıcılarından biri olduğunu hatırlatarak, iki ülkenin sadece enerji alanında değil, savunma sanayisi inovasyonu konusunda da iyi bir diyalog içinde olduğunu ve bu diyaloğun artırılmasını istediklerini söyledi.

Macar hava yolu şirketi Wizz Air'in Budapeşte ve Ankara arasında doğrudan seferlere başladığını duyuran Orban, ulaşımın daha da güçlendirileceği taahhüdünde bulundu.

İki ülke arasındaki turizm rakamlarına dikkati çeken Orban, geçen yıl 250 bin Macar vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini söyledi.

Orban, iki ülkeninin uluslararası alanda da çok uluslu faaliyetlerde de çok önemli çalışmaları olduğunu vurgulayarak, "NATO çerçevesindeki ilişkilerimize de çok önem veriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Macaristan'da önceki hükümet döneminde Macaristan-AB ilişkilerinin durduğunu anımsatan Orban, "Burada ilginç olan Macaristan'ın AB'nin bir parçası olması. Vatandaşlarımız da bunu fark etti ve buna göre oy verdi. Macarlar, Avrupa'nın bir parçası olmak istiyor. Yeni hükümetin amacı da Macaristan'ı tekrar AB'ye entegre etmektir." dedi.

Orban, Macaristan'ın AB-Türkiye ilişkilerinde her zaman Türkiye'nin yanında durduğunu ifade ederek, "Her yaklaşımı ve diyaloğu hep destekledik, destekleyeceğiz. Macaristan, AB içinde Türkiye'nin dostudur. AB ve Türkiye arasında ortak menfaatlere dayalı bir yaklaşım olmasını diliyoruz." diye konuştu.

Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu

Kırıkkale'de oğlunun, pavyon işleten babası hakkında yaptığı ihbar üzerine başlatılan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında belediye başkan yardımcısı, polis memuru, bekçi ve adliye personelinin de aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada pavyonun kapanış saatinin uzatılması için 100 bin lira rüşvet verildiği, bazı kamu görevlilerine denetim ve mahkeme süreçleriyle ilgili para aktarıldığı iddiaları inceleniyor

08.10.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma, 4 Ekim'de Y.S.'nin emniyete başvurmasıyla başladı. Y.S., pavyon işleten babası E.S. ile uzun süredir anlaşmazlık yaşadığını, iş yerinde çalışan konsomatrisle evlenmek istemesine babasının karşı çıktığını belirtti. Babasının ve çevresindeki bazı kişilerin uyuşturucu ve silah ticareti yaptığını, kamu görevlilerine menfaat sağladığını ileri süren Y.S., çeşitli usulsüzlükler hakkında ihbarda bulundu.

Pavyonun kapanış saati için 100 bin lira rüşvet iddiası

İhbarda, pavyonların kapanış saatinin 01.00'den 04.00'e uzatılması amacıyla Yahşihan Belediye Başkan Vekili Aydın Demirdirek ile görüşüldüğü öne sürüldü. Bu kapsamda belediyenin alınacak karara itiraz etmemesi karşılığında T.E. tarafından Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'a 100 bin lira verildiği iddia edildi. İhbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 5 Ekim'de pavyon sahibi E.S., oğlu Y.S., C.T., T.E. ve işletme müdürü E.Ş. hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller incelemeye alındı. WhatsApp yazışmaları ve banka hareketlerinin incelenmesiyle soruşturma kamu görevlilerini de kapsayacak şekilde genişletildi.

Belediye başkan yardımcısının 22 taşınmazı tespit edildi

Soruşturma kapsamında Yahşihan Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'ın adına kayıtlı 22 taşınmaz bulunduğu belirlendi. Aydın ile belediyeye yönelik yürütülen başka bir yolsuzluk soruşturmasındaki bazı şüpheliler arasında toplam 2 milyon 500 bin liralık para hareketi tespit edildi. Söz konusu mali hareketler ile 100 bin liralık rüşvet iddiası incelemeye alındı.

"Polis 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik"

Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde, şüphelilerin kullandığı "Patronlar" isimli WhatsApp grubunda, "Polis Muhammet 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik, işimize yarıyor, dükkana geliyorlar, 3-5 kişinin GBT'sini yapıp tutanağı asıp gidiyorlar" şeklinde yazışmalar bulundu. Yahşihan Emniyet Amirliğinde görevli polis memuru M.K. ile pavyon sahibi E.S. arasında para transferleri tespit edildi. Ayrıca iş yerine yapılacak polis denetimlerinin önceden haber verildiğine ilişkin yazışmalara ulaşıldı. Çarşı ve mahalle bekçisi A.Y.'nin de denetim bilgilerini önceden iletmesi karşılığında para aldığı şüphesiyle mali hareketleri incelemeye alındı.

Mahkeme kararı için 1 milyon liralık görüşme

Kırıkkale İdare Mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan H.C. hakkında yapılan incelemelerde, T.E. ile oğlu İ.C. arasındaki WhatsApp yazışmalarında dikkat çekici ifadeler tespit edildi. T.E.'nin "1.000.000,00 TL para vereceğiz aracıya" mesajına İ.C.'nin "Mahkemeye mi olumlu olsun diye'" sorusunu yönelttiği, T.E.'nin ise "Evet" cevabını verdiği belirlendi. Ayrıca mübaşir H.C.'nin, pavyonun kapanış saatine ilişkin davada verilecek karar hakkında bilgi paylaştığı ve mahkeme kararını şüpheli T.E.'ye gönderdiği tespit edildi. Mali incelemelerde, 1 Mayıs-19 Eylül 2026 tarihleri arasında H.C.'nin hesabına, işletme müdürü E.Ş.'nin hesabından toplam 1 milyon 80 bin lira aktarıldığı belirlendi.

"Kendi dosyam gibi ilgileniyorum"

Kırıkkale Adliyesi İnfaz Bürosunda zabıt katibi olarak çalışan S.Y.'nin de pavyon sahibi E.S. ile yaptığı yazışmalar incelemeye alındı. S.Y.'nin, "Kendi dosyam gibi ilgileniyorum merak etme" mesajına E.S.'nin, "Savcıyı öğren kardeşim" şeklinde cevap verdiği görüldü. Yazışmalarda, adliyedeki bir evrakın kayıt işlemlerinin geciktirilmesi için girişimde bulunulduğuna ilişkin ifadeler de tespit edildi. İki şüpheli arasında para transferleri bulunduğu belirlendi.

10 şüphelinin tamamı gözaltına alındı

Elde edilen dijital deliller, iletişim kayıtları ve mali hareketler doğrultusunda soruşturma genişletildi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 8 Ekim saat 06.45'te 10 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. KOM ekiplerince şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında arama yapıldı. Operasyonda bilgisayar, cep telefonu, tablet ve çeşitli dijital materyallere el konulurken, 10 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.

İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu

İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu

08.10.2026 14:38:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu
 İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu
İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu.
İstanbul Maltepe'de sabah saatlerinde çöken bina akıllara İstanbul'daki tehlikeyi bir kez daha getirdi. İstanbul'da kendiliğinden yıkılması beklenen tam bin 238 bina olduğu belirtiliyor. Yine İBB tarafından hazırlanan bir rapora göre İstanbul'da 6 yılda 40 bin bina incelendi. Binaların yarısı 'yüksek' ya da 'çok yüksek' riskli çıktı.

Bin 238 bina 'her an çökebilir'
İstanbul'da 'tabut bina' yani kendiliğinden her an yıkılması beklenen bin 238 bina bulunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) başlattığı hızlı tarama testlerine 2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra günde binlerce başvuru geliyordu. Bugünlerde o başvuru sayıları 500'e kadar indi.

40 bin binadan yarısı 'yüksek riskli' çıktı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Temmuz 2020'den Temmuz 2026'ya kadar ekiplerin talebiyle inceleme yaptığı 40 bin binadan 20 bininin 'yüksek' veya 'çok yüksek' riskli durumda olduğu ortaya çıktı. Rapora göre, Avcılar'da incelenen binaların yüzde 19,07'si, Zeytinburnu'nda yüzde 14,59'u yüksek riskli durumda. Bu oran Bağcılar'da yüzde 8,34, Küçükçekmece'de 7,8, Fatih'te 5,65, Esenyurt'ta 5,03. Bu ilçeleri Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri 3.40, Bakırköy 3.27 ve Esenler 3,27 ile takip etti.
Hızlı tarama yöntemine yapılan başvuruların yüzdeliklerin ilçe kapsamında dağılımına bakıldığında en çok başvuru Kadıköylülerden gelirken, en az talepte bulunan ilçe ise Sultanbeyli oldu.

Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'

08.10.2026 14:05:00 / Güncelleme: 08.10.2026 14:07:11
İHA
 
Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'
Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'
Bursa'nın Karacabey ilçesinde hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökçe Alkan'ın ailesi, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi için çağrıda bulundu.

Gökçe Alkan'ın ailesi tarafından yapılan açıklamada, genç kızın ölümünün ardından yaşanan acının tarif edilemez olduğu belirtilerek, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması istendi.

Açıklamada, "Gökçe artık aramızda değil. Onu sevenlerin, ailesinin ve yakınlarının hayatında hiçbir zaman kapanmayacak büyük bir yara bıraktı. Bizler bugün yalnızca kaybettiğimiz evladımız, kardeşimiz ve yakınımız için değil; adaletin yerini bulması ve benzer acıların başka ailelerin başına gelmemesi için sesimizi yükseltiyoruz" ifadelerine yer verildi.

Aile, Gökçe Alkan'ın hayatını kaybetmesine ilişkin olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini ve soruşturma ile yargılama sürecinin şeffaf, titiz ve etkin şekilde yürütülmesini talep etti.

"Talebimiz intikam değil, adalettir"

Açıklamada, "Gökçe'nin yaşam hakkının elinden alınmasının karşılıksız kalmamasını; olayın hiçbir ayrıntısının göz ardı edilmemesini ve varsa ihmallerin de ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Acımız çok büyük. Ancak bu acının içinde sessiz kalmayacağız" denildi.

Yetkililere, hukuk makamlarına ve kamuoyuna çağrıda bulunan aile, "Gökçe Alkan için adalet istiyoruz" mesajını verdi.

Aile açıklamasını, "Adalet yerini buluncaya kadar hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Kamuoyunun ve basın mensuplarının bu süreçte göstereceği duyarlılık, sesimizin daha geniş kitlelere ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır. Gökçe'nin adı unutulmasın. Adalet yerini bulsun" sözleriyle tamamladı.

Aydın'da kadın cinayeti

Aydın'ın Efeler ilçesinde eski karısını tabancayla öldüren kişi, aynı tabancayla yaşamını sonlandırdı

 

08.10.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
 
Aydın'da kadın cinayeti
Aydın'da kadın cinayeti

Adnan Menderes Mahallesi'nde yaşayan Fadime Akbal (47), işe gideceği sırada evinin önünde eski eşi Kamil Köse (58) tarafından tabancayla vuruldu.

Haber verilmesiyle bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ağır yaralanan kadın, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Olay yerinden kaçan Kamil Köse'nin de otomobilinde aynı tabancayla intihar ettiği belirlendi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.