logo
10 EKİM 2026

John Duran'ın durumu içler acısı

Fenerbahçe’nin eski yıldızı Fred’in Jhon Durán’ın antrenman disiplinsizliğini ifşa etmesinin ardından Kolombiya'da kıyamet koptu. Ünlü gazeteci Javier Hernández Bonnet, Durán için "Zengin değil, hasta" dedi. Gazeteci Juan José Buscalia ise genç forvetin etrafındaki çevrenin kendisini Maradona gibi zehirleyeceğine dikkat çekti.
 

10.10.2026 12:27:00
Haber Merkezi
 
John Duran'ın durumu içler acısı
John Duran'ın durumu içler acısı
Fenerbahçe'den Brezilya'nın Atlético Mineiro takımına transfer olan Fred'in katıldığı bir podcast programında Jhon Jader Durán'ın antrenman disiplinsizliğini ifşa etmesi, Kolombiya basını tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Fred, Charla Podcast yayınında Durán'ın kendisine "Zaten zenginim, koşmama gerek yok, rahatım. Hayatımı ve ailemi kurtardım" dediğini aktardı.






Kolombiya'da Blu Radio'da yayınlanan Blog Deportivo programında konuşan ünlü gazeteci Javier Hernández Bonnet, Fred'in açıklamalarının ardından Durán'ın zihniyetini ağır bir dille eleştirdi: "Evet, o zengin değil; hasta. Bunu tüm saygımla söylüyorum: Ona yardım etmesi gerekenler yakın çevresi ve arkadaşlarıdır. Eğer hayalperest olup 'Ben zaten milyonerim' diye düşünürseniz, o paranın bir gün tükenebileceğini aklınıza bile getirmezsiniz."






Gazeteci Juan José Buscalia ile yaptığı değerlendirmede Diego Armando Maradona örneğini veren Bonnet, genç yıldızın etrafındaki tehlikeye dikkat çekti:

"Bugün çok milyoner olabilirsiniz ama bu kafa yapısıyla o statüyü korumanız imkansız. Çoğu zaman asıl zehir, etrafınızdaki insanlarda yatar. Umarım ona söz geçirebilecek birileri çıkar. Bu durum, tam anlamıyla Maradona fenomeni; onu ölene kadar sömürenlerin yarattığı bir tablo."






Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye Kerem Aktürkoğlu oyunu

Galatasaray’ın, ezeli rakibi Fenerbahçe’yi idari ve finansal ceza batağına çekmek için Kerem Aktürkoğlu transferinde dev bir tuzak kurduğu iddia edildi

10.10.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye Kerem Aktürkoğlu oyunu
Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye Kerem Aktürkoğlu oyunu
Fenerbahçe'nin geçtiğimiz sezon kadrosuna kattığı Kerem Aktürkoğlu transferinin perde arkasından dev bir iddia çıktı. Bu transferde Galatasaray'ın izlediği strateji ortalığı karıştırdı. Sarı-kırmızılıların, Hakan Safi üzerinden yapılan imaj hakkı ödemelerini haber alıp Fenerbahçe'nin idari ve finansal ceza alması amacıyla ön alım hakkından (ROFR) bilerek vazgeçtiği öne sürüldü.






Kerem Aktürkoğlu'nun attığı taş, ürküttüğü kuşa değmedi... Fenerbahçe, geçen sezon başında eski teknik direktörü Jose Mourinho'nun ısrarıyla Galatasaray'ın eski oyuncusunu Benfica'dan transfer etti.






Ancak bu sezon başında Fenerbahçe, Ali Koç döneminde yapılan Kerem transferi yüzünden UEFA'dan bir ceza aldı. Daha sonra Kerem'in sözleşmesi Hakan Safi'den Fenerbahçe'ye geçti. Çünkü diğer türlü sıkıntı yaratmaya devam edecekti.

Aziz Yıldırım son divan kurulunda, Kerem yüzünden ceza almalarını şu şekilde açıkladı:






"UEFA'dan gelen cezanın sebebi... Bizimkiler yanlış bildirmişler. UEFA, 'Yüzde 70 oran bildirmen lazım' diyor; bizimkiler yüzde 84 bildirmişler ve artı Kerem Aktürkoğlu. Cezanın sebebi bunlar. 'Türkiye'den bir kulüp şikayet etti' dediler. 11 milyon euro ceza kestiler. İtiraz edince 7 milyona indi, 4'ünü aldılar, 3'ünü de alacaklar."






Asıl iddia ise Galatasaray'ın Kerem Aktürkoğlu transferinde Fenerbahçe'yi tuzağa düşürdüğü… Kerem Aktürkoğlu transfer olduğu dönemde Fenerbahçe, milli oyuncunun anlaşmasını TFF'ye iletti… Burada dikkat çeken; TFF'ye bildirilen, Benfica'ya ödenecek 22.5 milyon euro artı 2.5 milyon euro'luk bonservis bedelinin yanında milli oyuncunun maaşıyla ilgili bildirilen rakamlar (bazılarına göre asgari ücret, bazılarına göre imaj hakkı sözleşmede yer almıyordu) oldu.






TFF o dönemde Fenerbahçe'den "çifte sözleşme" şüphesiyle bir savunma istedi… Basına yansıyan rakamlarla sözleşmede yazan rakamlar arasında çelişki olduğu iddiası araştırıldı. Fenerbahçe savunmasını yaptı. Savunma TFF tarafından kabul edildi. Kerem'e lisans çıkarıldı.






Ancak yine iddiaya göre Kerem'in sözleşmesinde yazan rakam bir şekilde Galatasaray'a ulaştı… Sarı-kırmızılılar da hemen Fenerbahçe'nin transferine izin verdi. Hatta o dönemde Genel Sekreter Eray Yazgan, "Büyüklük bizde kalsın" tarzında bir açıklama yaptı.






İddiaya göre Galatasaray cephesi, Hakan Safi'nin kendi şirketinden yaptığı "imaj hakkı" ödemesinin farkındaydı… Bunu da doğrulatmıştı. Fenerbahçe'nin ve Kerem'in harcama limitleri ile ilgili ceza alması için apar topar FRoR (ilk satın alma hakkı) hakkından vazgeçildi.

Singo meselesi arapsaçına döndü

Galatasaray'da Wilfried Singo’nun durumuyla ilgili Kulüp Doktoru Yener İnce'nin "Kronik sakatlığı yok" açıklaması Fotospor'un haberini akıllara getirdi. Tıbben kronik kabul edilmese de uzmanlar Fildişili stoperin yaşadığı kas dengesizliğine dikkat çekiyor. Singo'nun sakatlık tablosu ne anlama geliyor, pratikte süreç nasıl işliyor?

09.10.2026 11:48:00
Haber Merkezi
 
Singo meselesi arapsaçına döndü
Singo meselesi arapsaçına döndü
Galatasaray'ın yıldızı Wilfried Singo'nun futbol hayatı bitmedi... Tehlikede de değil. İddia edildiği gibi tıbbi açıdan 'kronik sakat' olma durumu da yok. Ancak kulüp sağlık kurulu ve atletik performans antrenörleri Fildişili oyuncunun kas dengesizliğini bir türlü düzeltemedikleri için Singo sık sık sakatlanıyor.






Her ne kadar Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, "Oyuncu üstünden köpürtülen bir algı oldu. Ancak geçen seneki sakatlığıyla ilgisi olmayan yeni bir sakatlık yaşadı. Kronik sakatlığı yok." dese de gerçekler bambaşka bir duruma işaret ediyor.






Gazetemiz, Singo'nun durumunu konunun uzmanı Dr. Halil İhsan Kotan'a sormuştu. Aldığımız cevap şuydu:

"Tıbbi açıdan kronik sakat değil... Kıkırdak aşınması, bağ kopması veya geçmeyen kemik ya da eklem problemleri için 'kronik' denir. Singo'daki durum ise kas dengesizliği. Pratik açıdan evet, kronik sakat bile diyebiliriz..."






Tıpta "kronik sakatlık", aynı dokunun, eklemin veya kas grubunun sürekli tekrarlayan şekilde deforme olması veya iyileşememesi durumudur. Yener İnce'nin belirttiği gibi Singo'nun geçen sezon sol arka adalesinden, bu sezon ise sağ arka adalesinden sakatlanması teknik olarak yeni/farklı bir travmadır. Bu nedenle tıbbi literatürde buna "kronik" denmez.






Ancak Singo'nun her iki bacağından da üst üste ciddi adale sakatlığı yaşaması (sağ-sol fark etmeksizin), vücudun biyomekaniğinde veya kas dengesinde (biyomekanik yüklenme dengesizliği) bir hassasiyet olduğuna işaret ediyor. Yani tıbben "farklı sakatlıklar" olsa da atletik performans dayanıklılığı açısından bir soru işareti yaratıyor.

Fenerbahçe'ye Rize'de çayları Asensio ısmarlayacak

Süper Lig'de Rizespor deplasmanına çıkacak Fenerbahçe'de, teknik direktör İsmail Kartal'ın zorlu maçta Marco Asensio'yu 10 numara pozisyonunda görevlendirmesi bekleniyor

09.10.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'ye Rize'de çayları Asensio ısmarlayacak
Fenerbahçe'ye Rize'de çayları Asensio ısmarlayacak
Fenerbahçe Süper Lig'e galibiyetle dönmek istiyor. İsmail Kartal, zorlu Rizespor deplasmanında kilidi açacak isim olarak belirlediği Marco Asensio'dan en yüksek verimi almak için orta saha kurgusunu yeniden şekillendirdi. 4-2-3-1 sisteminde İspanyol yıldızı 10 numara pozisyonuna çekmeyi hedefleyen tecrübeli çalıştırıcı; Greenwood ile yapacağı rotasyon ve uzaktan şut tehdidiyle Rize savunmasını yıpratmayı planlıyor.






Fenerbahçe, milli ara sonrası yeni döneme galibiyetle başlamak istiyor. Bu amaçla Asensio'nun Rizespor deplasmanında 11'de yer alması ve saha içinde maksimum verimle kullanılması için İsmail Kartal, kadro dengesini kafasında oturtmaya çalışıyor.






Asensio kanat çizgisine hapsedilmek istemiyor... Zaten ilk dönemde bu yüzden Kartal'ın Matador'u istemediği iddia ediliyordu. Merkezileşmeyi, 10 numara pozisyonuna kayarak ceza sahası yayından şut çıkarmayı ve savunma arkasına kilit paslar atmayı istiyor.






Eyüpspor maçındaki gibi kanat hattında Greenwood ve Kerem Aktürkoğlu gibi patlayıcı gücü yüksek oyuncuların tercih edildiği senaryolarda Asensio'nun formayı alabilmesi, doğrudan orta saha merkezindeki kurguya bağlı kalacak. İsmail Kartal şu an için 4-2-3-1 sistemi üzerinde duruyor.






Asensio'nun defansif zaafını tolere etmek için arkasında Kante ve Guendouzi gibi iki dinamik, süpürücü profilin bir arada oynaması şart. Kartal, idmanlarda Greenwood ile Asensio'ya maç içinde sık sık sağ kanat-merkez rotasyonu yaptırıyor. Amacı Rize defansının alan paylaşım dengesini bozmak.






Rize deplasmanları sert fiziksel mücadele ve hızlı hücumlar gerektiriyor. İlk 30 dakikada baskı kurulup kilidin açılması için Asensio'nun duran top ve uzaktan şut tehdidi en büyük koz olacak.

Beşiktaş'ın stoperini Nubel buldu!

Uluslar Ligi'nde devleri dize getiren Yunanistan'ın savunmadaki kulesi Konstantinos Mavropanos, Beşiktaş’ın radarına girdi

09.10.2026 11:22:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın stoperini Nubel buldu!
Beşiktaş'ın stoperini Nubel buldu!
Uluslar Ligi'nde devleri dize getiren Yunanistan'ın savunmadaki kulesi Konstantinos Mavropanos, Beşiktaş'ın radarına girdi... Siyah-beyazlıların Alman kalecisi Nübel'in, Championship'te fırtınalar estiren Yunan stoper için teknik direktör Vincenzo Italiano ve kulüp profesyoneli Graf'a tavsiyede bulunduğu öğrenildi.






Uluslar Ligi'nin sürprizi Yunanistan oldu... Almanya'yı deplasmanda yendiler, iç sahada berabere kaldılar. Sırbistan'ı deplasmanda yendiler, Hollanda'ya yenilmediler.






Komşunun bu performansının sırrı ise defansın göbeğinde oynayan Konstantinos Mavropanos oldu. Öyle ki Beşiktaş'ın Alman kalecisi Nübel bile Championship'te oynayan Yunan stoper için Italiano'ya ve Graf'a sinyali çaktı.






Graf zaten Almanya'nın Yunanistan'a sahasında 1-0 yenildiği maçı izliyordu... Ancak Mavropanos'un gösterdiği performans, diğer maçlarda çok daha dikkatli gözlerle izlenmesine neden oldu.

Stoper olmasına rağmen bu sezon Championship'te 7 maçta 4 gol atan Mavropanos, Uluslar Ligi'nde de kendisinden beklentilerin çok üzerine çıktı. Beşiktaş'ın transfer listesine en tepeden girdi.







Championship'te bu sezon çıktığı 7 maçta 4 gol (2.45 xG beklentisi) kaydetti. Gollerinin 3'ünü kafayla, 1'ini sol ayakla buldu.

Ligde %66, Uluslar Ligi'nde ise %70 hava topu kazanma oranı yakaladı.

Uluslar Ligi'nde maç başına 9.3 tehlike engelleme ve 1.8 şut engelleme istatistiğiyle geçilmez oldu.







Geriden oyun kurma becerisinde Uluslar Ligi'nde %92, ligde ise %88 pas isabeti yakalayarak modern stoper profilini tam anlamıyla sahaya yansıttı.

Maç başına ortalama 8.6 km mesafe kateden ve 34.4 km/s maksimum hıza ulaşan Yunan stoper, atletizmiyle de Italiano'nun ön alanda basan hareketli savunma anlayışına birebir uyum sağlıyor.

Archie Brown küllerinden böyle doğdu

Sezon başında Fenerbahçe'den ayrılmasına kesin gözüyle bakılan Archie Brown, İsmail Kartal’ın taktik dokunuşuyla Premier Lig devlerinin radarına girdi. Tedesco kurgusunda rotasyona hapsolan İngiliz sol bek; top kaybını 11,9’dan 8,8’e düşüren savunma disiplini, 35,1 km/s'lik hızı ve atletizmiyle Nottingham Forest ile Chelsea’nin iştahını kabartıyor.

09.10.2026 10:47:00
Haber Merkezi
 
Archie Brown küllerinden böyle doğdu
Archie Brown küllerinden böyle doğdu
Archie Brown Fenerbahçe'de uçuyor mu, yoksa AC Milan'ın elinden kapılan Brown zaten oynaması gereken sistemde mi oynuyor? Geçen sezon Tedesco onu kullanamadı mı, yoksa İsmail Kartal mı doğru kullanıyor?

Sezon başında takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor, kendisine takım aranıyordu. Şimdi ise Premier Lig ekiplerinin gözdesi olduğuna dair iddialar var. İstatistikler bize ne söylüyor?






İngiliz sol bek uçmuyor; aksine Tedesco'nun rotasyon oyuncusundan Kartal'ın omurga parçasına dönüştüğü doğru taktik kurguda gerçek potansiyelini sergilemeye başlıyor.

Tedesco, Archie Brown'dan çizgiye inip skor üretmesini ve ceza sahasına topsuz koşular atmasını bekledi. İsmail Kartal ise oyuncuyu 4'lü savunmanın sol beki olarak daha derli toplu, yerleşik ve pozisyon sadakati yüksek bir role yerleştirdi. Oyuncunun top kayıpları 11,9'dan 8,8'e geriledi.






1,90 m boyundaki bir oyuncunun 35,1 km/s hıza ulaşabilmesi, 90 dakika başına 10,2 km katetmesi ve 16,1 depar atması Premier Lig'in geçiş temposu için biçilmiş kaftan.

Özellikle Nottingham Forest ve Chelsea tarzı fizik kalitesi yüksek takımların kendisini istediğine dair haberler gündemdeyken, İngiliz olmasının da katkısıyla iyi bir transfer yapabilir.

Devam eden bonservis pazarlıklarında 25-30 milyon euro bandının konuşulmasını sağlayan şey, skorerliğinden ziyade oyun disiplini ve savunma güvenilirliği.

Mancini ile Galatasaray arasında yaşananlar gün yüzüne çıktı

Mancini'nin İtalya'sı 2 maçta Montella'nın Türk Millî Takımına toplam da 7 fark atıp muhabirlere "Cimbom" selamı verince eski defterler açıldı. "Galatasaray'da 5 milyon euro bıraktı" güzellemelerinin arkasındaki tutulmayan transfer sözleri ve gerçek kriz yeniden gündeme geldi. 
 

08.10.2026 17:06:00
Haber Merkezi
 
Mancini ile Galatasaray arasında yaşananlar gün yüzüne çıktı
Mancini ile Galatasaray arasında yaşananlar gün yüzüne çıktı
Roberto Mancini'nin çalıştırdığı İtalya Millî Takımı, Vincenzo Montella'nın "ciğerlerini söktüğü" Türk Millî Takımına Kocaeli'de 4, Bologna'da 3 attı... İki maçta 7 golle Türkiye'ye "yeriniz A Ligi değil" dedi.

Mancini'nin maç çıkışlarında muhabirlere "Cimbom Bom" demesi ise Galatasaray'dan ayrıldığı dönemde başkan olan Ünal Aysal'ın "4,5 - 5 milyon euro'yu Galatasaray'da bıraktı" açıklamasını akıllara getirdi.






MANCINI İLE GALATASARAY ARASINDA NELER YAŞANDI?

Hemen bir Mancini güzellemesi başladı. Ancak 12-13 yıl öncesini hatırlayanlar için Ünal Aysal'ın, "Mancini beyefendi ve centilmen bir insan. Sözleşmesine göre gelecek yıl için hak ettiği 4,5 - 5 milyon euro civarındaki tazminat alacağını bırakıp gitti. Tek bir kuruş dahi talep etmedi. Kendisine Galatasaray Kulübü adına teşekkür ederim." açıklamasının aslında bambaşka bir anlam taşıdığını biliyor.






ÜNAL AYSAL'LA KADRO PAZARLIĞI

Mancini, 2013-14 sezonu biter bitmez yönetime Şampiyonlar Ligi'nde başarı hedefleyen geniş bir transfer listesi sundu. Aysal yönetimi, "çilek" dönemi sonrası başlayan FFP baskısı nedeniyle Mancini'ye bu bütçeyi sağlayamayacaklarını, küçülmeye gidileceğini belirtti.






MANCINI KALMAK İSTEMEDİ

Mancini, Galatasaray'a gelirken Avrupa'da başarı odaklı bir proje için söz alarak gelmişti. Aysal'ın düşük bütçeli ve dar kapsamlı transfer politikasına geçeceğini anlaması üzerine "Bu imkânlarla ve bu kadro yapısıyla hedeflere ulaşmam mümkün değil" diyerek kalmanın anlamsız olduğuna karar verdi.

O dönem uygulanan 6+2+4 yabancı kuralı nedeniyle Mancini, Türk oyuncu kalitesinin yetersizliğinden ve yerli transferinde verilen sözlerin tutulmamasından şikâyetçiydi.

Ederson'u Aziz Yıldırım uçurdu! İşte o gerçek

Takımdan ayrılmayı kafasına koymuşken Aziz Yıldırım’ın koşulsuz desteğiyle küllerinden doğan Ederson, rakamlara da ambargo koydu. Maç başına kurtarışını 3.2'ye fırlatan ve gole neden olan hataları sıfırlayan tecrübeli kalecinin inanılmaz zihniyet değişimi ve sezon istatistikleri Fenerbahçe'yi uçurdu

08.10.2026 12:19:00
Haber Merkezi
 
Ederson'u Aziz Yıldırım uçurdu! İşte o gerçek
Ederson'u Aziz Yıldırım uçurdu! İşte o gerçek
Fenerbahçe'de herkesin çımasına kesin gözüyle baktığı kriz, Aziz Yıldırım sayesinde başarı hikayesi doğurdu… Aziz-silin bir kez daha işe yaradı. Ederson'un geçen sezondan bu sezona artan performansı sadece saha içi taktiksel bir değişimle değil, psikolojik bir eşiğin aşılmasıyla açıklanabilir. Ayrılık kararlarının eşiğindeki Brezilyalı kalecinin "özgüven sıçraması" tüm temel istatistiklerine de doğrudan yansımış durumda.






AZİZ YILDIRIM SAYESİNDE

Geçen sezon kafaca ayrılığı kesinleştirmesi yüzünden Ederson, "sorumluluktan kaçan" ve "hata yapmaktan korkan" bir kaleciydi. Aziz Yıldırım'ın yönetime geldikten sonra oyuncuya sunduğu koşulsuz destek, klasik bir "psikolojik yönetim" örneği oldu. Yıldırım'ın arkasında durduğunu açıkça belirtmesi, oyuncunun üzerindeki baskıyı kaldırdı ve kalede daha cesur kararlar almasını sağladı.






EDERSON PATLAMASI YAŞANIYOR

24 maçlık geniş bir veri setinde %69 kurtarış oranına sahip bir kalecinin, yeni sezona %80 ile girmesi geçici bir form grafiğinden ziyade motivasyonel bir zihniyet değişimine işaret etmekte.

-Kurtarış Yüzdesi %69.6 %80.0
-Maç Başına Kurtarış 2.3 3.2
-Gol Yemediği Maç Oranı %33 (8/24) %60 (3/5)
-Başarılı Kaleden Çıkma 0.3 (%100) 1.4 (%100)
-Gole Neden Olan Hata 2 0
-Topla Buluşma (Maç Başı) 33.8 44.0






FENERBAHÇE'Yİ UÇURUYOR

Geçen sezon %69.6 olan kurtarış başarısı, bu sezon %80.0 seviyesine fırladı. Maç başına 2.3 olan kurtarış sayısı 3.2'ye yükseldi. Bu durum, kaleye gelen şut kalitesinde veya ceza sahası içi baskısında artış olsa dahi Ederson'un reaksiyon süresinin ve konsantrasyonunun çok daha üst seviyede olduğunu gösteriyor.

Galatasaray elindeki 17'lik 'cevheri' işlemeye başladı

Galatasaray'dan dünya çapında hamle! The Guardian'ın en iyi 60 yetenek listesindeki Ada Yüzgeç için Haaland ve Ibrahimovic tarzı dev gelişim planı başladı

08.10.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray elindeki 17'lik 'cevheri' işlemeye başladı
Galatasaray elindeki 17'lik 'cevheri' işlemeye başladı
The Guardian'ın dünyadaki en yetenekli 60 genç oyuncusu arasında gösterdiği Galatasaray'ın 2009 doğumlu golcüsü Ada Yüzgeç için dev bir gelişim projesi başlatıldı. Haaland, Ibrahimović ve Isak'ın izinden gitmesi hedeflenen genç santrfor için biyomekanik analizlerden özel medya ve dil eğitimine, aile destekli zihinsel yönetime kadar özel bir yol haritası çizildi.






Galatasaray'ın 2009 doğumlu santrforu Ada Yüzgeç, İngiliz The Guardian gazetesi tarafından "dünya futbolunun en iyi 60 yeteneği" listesinde gösterildi. Hatay depremi sonrası gösterdiği direnç ve Galatasaray altyapısından A takıma yükselme başarısıyla öne çıkan 1,80 metre boyundaki Ada Yüzgeç'in, Türk futbolunun aradığı komple santrfora dönüşebilmesi amacıyla kulüp, teknik heyet ve aile düzeyinde stratejik bir yol haritası belirlendi.






ADA YÜZGEÇ İÇİN HAALAND TAKTİĞİ

Ada Yüzgeç için Haaland, Ibrahimovic ve Isak'ın geçtiği rota örnek alındı. Bahsi geçen İskandinav santrforların en belirgin özelliği; yüksek sürat, elastikiyet ve denge bileşimi mükemmel boyutta olması. Kulüp; Ada'ya özel biyomekanik analiz uzmanları ve spor bilimcileri tahsis ederek patlayıcı güç, izometrik kuvvet ve sakatlık önleyici protokoller uyguluyor.






GALATASARAY'DAN AVRUPA STANDARDINDA HAMLE

Haaland ve Ibrahimovic, genç yaşta global medya ve transfer baskısıyla baş etmeyi öğrenmişti. Yönetim, oyuncunun erken yaşta İngilizce ve profesyonel medya iletişimi eğitimi almasını sağlayarak onu Avrupa standartlarına hazırlamaya başladı.






Ada'yı A takım kulübesinde sürekli oturtup köreltmek yerine, rekabetçi süreler alabileceği kademeli bir rota çiziliyor.

Erling Haaland'ın Molde'den Salzburg'a, ardından Dortmund'a geçişinde olduğu gibi, oynama süresinin garanti edildiği gelişim adımları planlandı.






MEDYANIN GAZINI KESECEKLER

Ibrahimovic ve Haaland'ın arkasındaki en büyük güçlerden biri, ailelerinin saha dışı gürültüyü tamamen kesmesiydi. Yüzgeç ailesi de Ada'nın medyada çıkan "Yeni Kral" ve "Aranan Santrfor" gibi manşetlerden etkilenmeyip ayaklarının yere basmasını sağlamak için profesyonel destek alıyor.

Türk Milleti, Milli Takıma böyle tepki verdi

Fransa maçıyla 13,60 reyting ve %41’lik izlenme payıyla zirveden başlayan süreç, İtalya deplasmanındaki 8,71’lik dip noktasıyla tamamlandı

08.10.2026 11:16:00
Haber Merkezi
 
Türk Milleti, Milli Takıma böyle tepki verdi
Türk Milleti, Milli Takıma böyle tepki verdi
Fransa maçıyla 13,60 reyting ve %41'lik izlenme payıyla zirveden başlayan süreç, İtalya deplasmanındaki 8,71'lik dip noktasıyla tamamlandı. Montella'nın kadro tercihleri, oyun anlayışı ve alınan kötü sonuçlar, sadece 10 günde futbolseverlerin ekran başından çekilmesine ve Millî Takım'ın prime-time liderliğini dizilere kaptırmasına neden oldu.

Montella'nın tartışmalı kadro tercihleri, oyun sistemi ve sahada alınan başarısız sonuçlar sonrasında Türk Milletinin Millî Takım'ı izleme oranları büyük ölçüde düştü.







TÜR MİLLETİ MİLLİ MAÇI DEĞİL DİZİ İZLEDİ

Türk Millî Takımı'nın Fransa'ya 1-0 yenildiği iç saha maçının reytingleri 13,60'tı... İtalya'da kaybettiğimiz 4. maçın reytingleri ise 8,71'e kadar düştü. Bu durum aslında televizyonculuk dilinde Türk Millî Takımı'nın prime-time'daki liderliği başka programlara kaptırması olarak okunabilir. Ancak işin aslına bakacak olursak Montella'nın kadro tercihleri, oyun anlayışı ve alınan sonuçlar; ekran başındaki futbol izleyicisinin kumandayı dizilere kaptırdığının karşılığı.







FRANSA MAÇI ZİRVEDEYDİ

Maç: Türkiye - Fransa (25 Eylül Cuma)
Reyting: 13,60 | Share: %41,51 | Sıra: 1

Süreç zirvede başladı. Ekran başındaki her 100 kişiden 41'inden fazlası Fransa maçını izledi. Millî Takım açık ara gün birincisi oldu. Bu durum, kamuoyundaki ilk beklentinin son derece yüksek olduğunun göstergesi.







İTALYA KARŞISINDA DA UMUDUMUZ VARDI

Maç: Türkiye - İtalya (28 Eylül Pazartesi)
Reyting: 10,78 | Share: %32,91 | Sıra: 1

İlk kırılma İtalya faciasında yaşandı. Reyting 13,60'tan 10,78'e, izlenme payı ise %41,51'den %32,91'e düştü. Yine gün birincisi olundu; ancak izleyicinin neredeyse 4'te 1'i ilk maçın ardından ekrana veda etti.







BELÇİKA MAÇIYLA DÜŞÜŞ SÜRDÜ

Maç: Belçika - Türkiye (2 Ekim Cuma)
Reyting: 9,77 | Share: %27,81 | Sıra: 2

İtalya faciası sonrasında Belçika maçından umut olmadığı için psikolojik sınır aşıldı. Reyting tek hanelere (9,77) geriledi. En önemlisi, Millî Takım prime-time liderliğini de kaybetti.







SON MAÇTA DİBE VURDU

Maç: İtalya - Türkiye (5 Ekim Pazartesi)
Reyting: 8,71 | Share: %26,58 | Sıra: 2

Düşüş İtalya deplasmanında dibe vurdu. Reyting 8,71'e, izlenme payı %26,58'e kadar indi.

Galatasaray İlkay Gündoğan'ın eline böyle düştü

Sporting ve Trabzonspor yenilgilerinin ardından milli arada düğmeye basan Okan Buruk, ön alan presinden vazgeçip oyunu İlkay Gündoğan’ın etrafında yeniden kurguladı. Sarı-kırmızılılar yıldız oyuncunun pas kalitesinden ve futbol aklından maksimum verim almak adına, hızlı geçiş oyununu bırakıp topa sahip olan sabırlı set modeline geçiş yapmayı planladı.
 

07.10.2026 17:01:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray İlkay Gündoğan'ın eline böyle düştü
Galatasaray İlkay Gündoğan'ın eline böyle düştü
Okan Buruk uzun ve acı veren milli arada yeni bir sistem üzerinde çalıştı. Özellikle Sporting ve sonrasında gelen Trabzonspor yenilgileri, Galatasaray Teknik Direktörü'ne üzerinde durduğu ön alan presini etkin şekilde yapabileceği bir savunma gücü olmadığını gösterdi.

Bu yüzden Buruk; Man City'den Barcelona'ya ve Alman Milli Takımı'na kadar her gittiği yerin "kralı" olan İlkay Gündoğan'ı takımın odak noktasına yerleştirmek için yeni bir plan üzerinde çalıştı. Buruk, kendisiyle özdeşleşen ön alan presine ve dikine hızlı geçiş hücumlarına dayalı oyun modelinde radikal bir revizyon yapmayı hedefledi.






İlkay'ın fiziksel temposunun düştüğü ve yüksek enerjili pres sisteminde aksadığı senaryoda, oyuncunun pas kalitesi, saha içi aklı ve oyun vizyonundan maksimum verim almak için sistemde değişiklikler planladı.

İlkay'ı sol veya sağ 8 numara pozisyonunda "serbest oyun kurucu" olarak konumlandırdı. Arkasında fizik kalitesi ve ikili mücadele gücü yüksek, alan kapatabilen çapa bir 6 numara (Torreira öne çıkıyor) düşünüyor.






Yeni sistemde İlkay, pres tetikleyicisi olmak yerine savunmadan dönen ikinci topları toplayan ve takımı üçüncü bölgeye yerleştiren akıl oluyor. Fiziksel açığı, yanındaki dinamik 8 numaranın yapacağı topsuz koşularla dengeleniyor. Bu şekilde Galatasaray; İlkay'la geçiş hücumlarına ve dikey hızlı toplara dayalı direkt oyundan, tempo düşüren ve topu rakibe vermeyen "sabırlı set oyunu" modeline geçmeyi planlıyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.