logo
23 HAZİRAN 2026

Kabil'de hastane vuruldu:400 ölü

Pakistan’ın Kabil’deki uyuşturucu rehabilitasyon hastanesine düzenlediği iddia edilen hava saldırısında Taliban 400 ölü, 250 yaralı bildirdi. Pakistan iddiaları yalanladı, “Sadece TTP militanlarının askeri hedefleri vuruldu” dedi. Pakistan ile Afganistan arasında gerilim yeni bir boyuk kazandı

17.03.2026 10:59:00
Eyüp Kabil
Kabil'de hastane vuruldu:400 ölü
Kabil'de hastane vuruldu:400 ölü
Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir uyuşturucu rehabilitasyon hastanesine düzenlenen hava saldırısı iddiası, Pakistan ile Taliban yönetimi arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Taliban yetkilileri, saldırıda en az 400 kişinin öldüğünü ve 250 kişinin yaralandığını öne sürerken, Pakistan tarafı iddiaları "yalan ve yanıltıcı" olarak nitelendirerek sivil bir tesisi hedef almadıklarını açıkladı. Olay, Şubat 2026'dan beri tırmanan sınır çatışmalarının en kanlı aşaması olarak değerlendiriliyor.






Saldırının detayları

Saldırı, pazartesi akşamı saat 21.00 sıralarında Kabil'de gerçekleşti. Taliban hükümetinin açıklamalarına göre, hedef alınan tesis 2.000 yatak kapasiteli "Omid Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavi Hastanesi". Hastanenin büyük bölümü yıkıldı, yangın çıktı ve enkaz altında kalanlar olduğu belirtiliyor. Kurtarma ekipleri halen çalışmalara devam ediyor. AFP muhabirleri olay yerinde en az 30 ceset gördüklerini raporladı, toplam can kaybının artabileceği ifade ediliyor. Çoğu kurbanın, hastanede tedavi gören uyuşturucu bağımlıları olduğu kaydedildi.

Taliban yetkilileri, saldırıyı "egemenlik ihlali" ve "insanlığa karşı suç" olarak tanımladı. Hastane yetkilileri ise bölgede herhangi bir askeri yapı bulunmadığını vurguladı.






Taliban'ın iddiaları

Afganistan Taliban hükümetinin yardımcı sözcüsü Hamdullah Fitrat, yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Pakistan askeri rejimi, Omid Bağımlılık Tedavi Hastanesi'ni hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı sonucunda hastanenin büyük bölümleri tamamen yıkıldı. İlk belirlemelere göre en az 400 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 250 kişi yaralandı."

Fitrat, gazetecileri ve diplomatları olay yerine davet ederek bağımsız inceleme çağrısı yaptı. Taliban yönetimi, saldırının "sivil hedeflere yönelik kasıtlı bir eylem" olduğunu savunuyor ve Pakistan'ı "savaş suçu" işlemekle suçluyor.






Pakistan'ın yanıtı

Pakistan tarafı iddiaları kesin bir dille reddetti. Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Saldırılar Kabil ve Nangarhar vilayetlerindeki askeri tesisler, teknik ekipman depoları ve mühimmat stoklarına yönelik hassas operasyonlardı. İkincil patlamalar, büyük cephane depolarının varlığını açıkça gösteriyor" dedi. Bakanlık, "Bu iddialar yalan ve yanıltıcıdır, kamuoyunu yanıltmak ve sınır ötesi terörizme verdiği desteği örtbas etmek amacıyla ortaya atılmıştır" ifadelerini kullandı.

Başbakan Şahbaz Şerif'in sözcüsü Mosharraf Zaidi de "Kabil'de hiçbir hastane hedef alınmadı. İddialar tamamen asılsızdır" açıklamasında bulundu. Bilgi Bakanı Attaullah Tarar ise operasyonların "Pakistan'a karşı saldırılar düzenleyen Afgan Taliban askeri altyapısı ve Afganistan'daki Pakistanlı militanlara (TTP) yönelik" olduğunu belirtti. Pakistan, sivil kayıplar yaşanmadığını ve operasyonların "terörle mücadele" kapsamında gerçekleştirildiğini ısrarla vurguluyor.






Pakistan-Afganistan geriliminin arka planı

Bu olay, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerilimin yeni bir zirvesi. Pakistan, Afgan Taliban yönetimini Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) militanlarını barındırmak ve sınır ötesi saldırıları desteklemekle suçluyor. Şubat 2026'da Pakistan'ın "açık savaş" ilan ettiği yönündeki açıklamaların ardından, karşılıklı hava saldırıları ve sınır çatışmaları sıklaştı. Pakistan, daha önce de Nangarhar ve diğer doğu vilayetlerinde benzer operasyonlar düzenlemişti; bu, Kabil'e yönelik üçüncü saldırı olarak kayıtlara geçti.






Taliban ise Pakistan'ın "egemenlik ihlali" yaptığını ve TTP'yi bahane ederek Afgan topraklarını hedef aldığını öne sürüyor. Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri de bu süreçte bozulmuştu.

Olay uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ancak henüz BM Güvenlik Konseyi'nden veya büyük güçlerden resmi bir kınama gelmedi. Çin'in arabuluculuk çabaları sürdüğü belirtilirken, bazı Batılı kaynaklar "bağımsız doğrulama eksikliği"ne dikkat çekiyor. Her iki taraf da birbirini suçlamaya devam ederken, bölgede yeni bir insani kriz riski gündeme geldi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.