Kabil'de hastane vuruldu:400 ölü
Pakistan’ın Kabil’deki uyuşturucu rehabilitasyon hastanesine düzenlediği iddia edilen hava saldırısında Taliban 400 ölü, 250 yaralı bildirdi. Pakistan iddiaları yalanladı, “Sadece TTP militanlarının askeri hedefleri vuruldu” dedi. Pakistan ile Afganistan arasında gerilim yeni bir boyuk kazandı
17.03.2026 10:59:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir uyuşturucu rehabilitasyon hastanesine düzenlenen hava saldırısı iddiası, Pakistan ile Taliban yönetimi arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Taliban yetkilileri, saldırıda en az 400 kişinin öldüğünü ve 250 kişinin yaralandığını öne sürerken, Pakistan tarafı iddiaları "yalan ve yanıltıcı" olarak nitelendirerek sivil bir tesisi hedef almadıklarını açıkladı. Olay, Şubat 2026'dan beri tırmanan sınır çatışmalarının en kanlı aşaması olarak değerlendiriliyor.

Saldırının detayları
Saldırı, pazartesi akşamı saat 21.00 sıralarında Kabil'de gerçekleşti. Taliban hükümetinin açıklamalarına göre, hedef alınan tesis 2.000 yatak kapasiteli "Omid Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavi Hastanesi". Hastanenin büyük bölümü yıkıldı, yangın çıktı ve enkaz altında kalanlar olduğu belirtiliyor. Kurtarma ekipleri halen çalışmalara devam ediyor. AFP muhabirleri olay yerinde en az 30 ceset gördüklerini raporladı, toplam can kaybının artabileceği ifade ediliyor. Çoğu kurbanın, hastanede tedavi gören uyuşturucu bağımlıları olduğu kaydedildi.
Taliban yetkilileri, saldırıyı "egemenlik ihlali" ve "insanlığa karşı suç" olarak tanımladı. Hastane yetkilileri ise bölgede herhangi bir askeri yapı bulunmadığını vurguladı.

Taliban'ın iddiaları
Afganistan Taliban hükümetinin yardımcı sözcüsü Hamdullah Fitrat, yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Pakistan askeri rejimi, Omid Bağımlılık Tedavi Hastanesi'ni hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı sonucunda hastanenin büyük bölümleri tamamen yıkıldı. İlk belirlemelere göre en az 400 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 250 kişi yaralandı."
Fitrat, gazetecileri ve diplomatları olay yerine davet ederek bağımsız inceleme çağrısı yaptı. Taliban yönetimi, saldırının "sivil hedeflere yönelik kasıtlı bir eylem" olduğunu savunuyor ve Pakistan'ı "savaş suçu" işlemekle suçluyor.

Pakistan'ın yanıtı
Pakistan tarafı iddiaları kesin bir dille reddetti. Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Saldırılar Kabil ve Nangarhar vilayetlerindeki askeri tesisler, teknik ekipman depoları ve mühimmat stoklarına yönelik hassas operasyonlardı. İkincil patlamalar, büyük cephane depolarının varlığını açıkça gösteriyor" dedi. Bakanlık, "Bu iddialar yalan ve yanıltıcıdır, kamuoyunu yanıltmak ve sınır ötesi terörizme verdiği desteği örtbas etmek amacıyla ortaya atılmıştır" ifadelerini kullandı.
Başbakan Şahbaz Şerif'in sözcüsü Mosharraf Zaidi de "Kabil'de hiçbir hastane hedef alınmadı. İddialar tamamen asılsızdır" açıklamasında bulundu. Bilgi Bakanı Attaullah Tarar ise operasyonların "Pakistan'a karşı saldırılar düzenleyen Afgan Taliban askeri altyapısı ve Afganistan'daki Pakistanlı militanlara (TTP) yönelik" olduğunu belirtti. Pakistan, sivil kayıplar yaşanmadığını ve operasyonların "terörle mücadele" kapsamında gerçekleştirildiğini ısrarla vurguluyor.

Pakistan-Afganistan geriliminin arka planı
Bu olay, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerilimin yeni bir zirvesi. Pakistan, Afgan Taliban yönetimini Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) militanlarını barındırmak ve sınır ötesi saldırıları desteklemekle suçluyor. Şubat 2026'da Pakistan'ın "açık savaş" ilan ettiği yönündeki açıklamaların ardından, karşılıklı hava saldırıları ve sınır çatışmaları sıklaştı. Pakistan, daha önce de Nangarhar ve diğer doğu vilayetlerinde benzer operasyonlar düzenlemişti; bu, Kabil'e yönelik üçüncü saldırı olarak kayıtlara geçti.

Taliban ise Pakistan'ın "egemenlik ihlali" yaptığını ve TTP'yi bahane ederek Afgan topraklarını hedef aldığını öne sürüyor. Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri de bu süreçte bozulmuştu.
Olay uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ancak henüz BM Güvenlik Konseyi'nden veya büyük güçlerden resmi bir kınama gelmedi. Çin'in arabuluculuk çabaları sürdüğü belirtilirken, bazı Batılı kaynaklar "bağımsız doğrulama eksikliği"ne dikkat çekiyor. Her iki taraf da birbirini suçlamaya devam ederken, bölgede yeni bir insani kriz riski gündeme geldi.

Saldırının detayları
Saldırı, pazartesi akşamı saat 21.00 sıralarında Kabil'de gerçekleşti. Taliban hükümetinin açıklamalarına göre, hedef alınan tesis 2.000 yatak kapasiteli "Omid Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavi Hastanesi". Hastanenin büyük bölümü yıkıldı, yangın çıktı ve enkaz altında kalanlar olduğu belirtiliyor. Kurtarma ekipleri halen çalışmalara devam ediyor. AFP muhabirleri olay yerinde en az 30 ceset gördüklerini raporladı, toplam can kaybının artabileceği ifade ediliyor. Çoğu kurbanın, hastanede tedavi gören uyuşturucu bağımlıları olduğu kaydedildi.
Taliban yetkilileri, saldırıyı "egemenlik ihlali" ve "insanlığa karşı suç" olarak tanımladı. Hastane yetkilileri ise bölgede herhangi bir askeri yapı bulunmadığını vurguladı.

Taliban'ın iddiaları
Afganistan Taliban hükümetinin yardımcı sözcüsü Hamdullah Fitrat, yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Pakistan askeri rejimi, Omid Bağımlılık Tedavi Hastanesi'ni hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı sonucunda hastanenin büyük bölümleri tamamen yıkıldı. İlk belirlemelere göre en az 400 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 250 kişi yaralandı."
Fitrat, gazetecileri ve diplomatları olay yerine davet ederek bağımsız inceleme çağrısı yaptı. Taliban yönetimi, saldırının "sivil hedeflere yönelik kasıtlı bir eylem" olduğunu savunuyor ve Pakistan'ı "savaş suçu" işlemekle suçluyor.

Pakistan'ın yanıtı
Pakistan tarafı iddiaları kesin bir dille reddetti. Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Saldırılar Kabil ve Nangarhar vilayetlerindeki askeri tesisler, teknik ekipman depoları ve mühimmat stoklarına yönelik hassas operasyonlardı. İkincil patlamalar, büyük cephane depolarının varlığını açıkça gösteriyor" dedi. Bakanlık, "Bu iddialar yalan ve yanıltıcıdır, kamuoyunu yanıltmak ve sınır ötesi terörizme verdiği desteği örtbas etmek amacıyla ortaya atılmıştır" ifadelerini kullandı.
Başbakan Şahbaz Şerif'in sözcüsü Mosharraf Zaidi de "Kabil'de hiçbir hastane hedef alınmadı. İddialar tamamen asılsızdır" açıklamasında bulundu. Bilgi Bakanı Attaullah Tarar ise operasyonların "Pakistan'a karşı saldırılar düzenleyen Afgan Taliban askeri altyapısı ve Afganistan'daki Pakistanlı militanlara (TTP) yönelik" olduğunu belirtti. Pakistan, sivil kayıplar yaşanmadığını ve operasyonların "terörle mücadele" kapsamında gerçekleştirildiğini ısrarla vurguluyor.

Pakistan-Afganistan geriliminin arka planı
Bu olay, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerilimin yeni bir zirvesi. Pakistan, Afgan Taliban yönetimini Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) militanlarını barındırmak ve sınır ötesi saldırıları desteklemekle suçluyor. Şubat 2026'da Pakistan'ın "açık savaş" ilan ettiği yönündeki açıklamaların ardından, karşılıklı hava saldırıları ve sınır çatışmaları sıklaştı. Pakistan, daha önce de Nangarhar ve diğer doğu vilayetlerinde benzer operasyonlar düzenlemişti; bu, Kabil'e yönelik üçüncü saldırı olarak kayıtlara geçti.

Taliban ise Pakistan'ın "egemenlik ihlali" yaptığını ve TTP'yi bahane ederek Afgan topraklarını hedef aldığını öne sürüyor. Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri de bu süreçte bozulmuştu.
Olay uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ancak henüz BM Güvenlik Konseyi'nden veya büyük güçlerden resmi bir kınama gelmedi. Çin'in arabuluculuk çabaları sürdüğü belirtilirken, bazı Batılı kaynaklar "bağımsız doğrulama eksikliği"ne dikkat çekiyor. Her iki taraf da birbirini suçlamaya devam ederken, bölgede yeni bir insani kriz riski gündeme geldi.






















































