logo
16 EYLÜL 2026

Kalbini seven, güneşten uzak dursun

30.06.2006 00:00:00
 
Hava sıcaklığının her yaş grubunda farklı etkiler yapabileceğine dikkat çeken uzmanlar, sıcağa karşı uyarıyor. Kalp ve tansiyon hastalarının öğle sıcağında dışarı çıkmamaları tarlada ve güneş altında çalışanların kendilerini güneşten sakınmaları gerektiği öneriliyor

Hava sıcaklığının her geçen gün arttığı Şanlıurfa'da İl Sağlık Müdürü Dr. Nevzat Yetkin, vatandaşları güneş ve sıcağa karşı uyardı. Hava sıcaklığının her yaş grubunda farklı etkiler yapabileceğine dikkat çeken Yetkin, kalp ve tansiyon hastalarından dikkatli olmalarını istedi. Kalp damar rahatsızlığı bulunanlar: dikkat!Yetkin, güneş ışınlarının cilt kanseri oluşumuyla yakından ilgili olduğunu da ifade ederek, tarlada ve güneş altında çalışanların güneşten korunmaları tavsiyesinde bulundu. Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının insanın ruh ve beden sağlığını olumsuz yönde etkilediğini bildiren İl Sağlık Müdürü Dr. Nevzat Yetkin, "Hava, çevre ve iklim değişiklikleri insanın hormon ve sıvı dengesini bozarak sinir sistemini etkiler. Özellikle, kalp damar hastalığı, hipertansiyonu bulunanlarla karaciğer, böbrek yetmezliği ve diyabet gibi kronik hastalığı olanlar, depresyon ve benzeri pişik bozuklukları, astım, koah ve akciğer problemleri olanlar ve bağışıklık sistemi yetersizliği (immun yetmezlik) olan kişiler etkilenmektedir. Aşırı sıcaklar, insanın ruhsal yapısını da bozabilir, nem miktarı arttıkça fiziki aktivite, duygu durumu ve uyku sisteminde sapmalar meydana gelmektedir. Bıkkınlık, isteksizlik, halsizlik ve sinirlilik hali çalışma verimini düşürmektedir. Aşırı sıcaklar tüm yaş gruplarını olumsuz etkilediği gibi ortaya çıkabilecek sonuçlar her yaş ve hastalık grubunda farklı olarak hissedilir" dedi.Solunum problemi bulunanlar bunalıyorKalpdamar hastaları ile hipertansiyonu bulunanlarda, aşırı sıcağa bağlı tansiyon yükselmeleri meydana gelebileceğini kaydeden Dr. Nevzat Yetkin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yine bu tip hastalarda beyin kanaması, bayılma, şuur bulanması gibi durumlar söz konusu olabilir. Yine Koah ve benzeri solunum problemi bulunan kişilerde solunumla ilgili problemler artabilir. Özellikle saat 11.00 ila 15.00 arasında güneş ışınları daha dik ve etkili geleceğinden bu saatlerde dışarı çıkılmamasında fayda vardır" diye konuştu. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde daha çok gelen ultraviyole ışınlarının habis tümör (kanser) oluşumuyla yakından ilgili olduğuna dikkat çeken Yetkin, "Tarlalarda veya güneş altında uzun sure kalan insanlar risk altındadır. Bu durumda bulunan kişiler sık mola vererek, güneşlik, şemsiye ve koruyucu başlık kullanarak güneşin zararlı ışınlardan korunmalıdır. Ayrıca koruyucu kremler kullanılmalıdır". Besin zehirlenmelerine karşı önlem alınmalıAşırı sıcaklarda dikkat edilmesi gereken bir noktanın da besin zehirlenmeleri olduğuna değinen Yetkin, "Bu mevsimde yiyecekler hava sıcaklığından dolayı hızla bozularak, toksin ve bakterilerin üremesine sebep olabilir. Açıkta ve hijyen kurallarına özen gösterilmeden hazırlanan yiyecek satış noktalarından alışveriş yapılmamalıdır. Günlük su tüketimini artığından 23 litre sıvı alınması sağlığa yararlıdır. Giyilen giysilerin açık renkli ve pamuklu olmasına özen göstermeliyiz. Yemekler hafif ve yağsız olmalıdır, özellikle ayran veya doğal meyve sularının tüketimini artmalıdır" şeklinde bilgi verdi.

 

MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının siber casuslara yönelik operasyonunda "Aydo Yazılım" şirketinin sahibi ve çalışanlarının da aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı

16.09.2026 10:00:00
AA
 
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, siber casuslara yönelik MİT'in koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının ortak çalışmalarıyla sendikalara yazılım hizmeti sağlayan Ankara merkezli "Aydo Yazılım" adlı şirkete operasyon düzenlendi.

Operasyonda, şirket sahibi ile çalışanlarından oluşan 5 şüpheli gözaltına alındı.

Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda bilgisayar, cep telefonu ve dijital materyale el konuldu.

Sendika yazılımlarında sorgu arayüzü tespit edildi

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, "Aydo Yazılım" tarafından geliştirilen bazı sendika yazılımlarına, sendika üyesi olmayan üçüncü kişilere ait bilgilere erişilmesine imkan sağlayan, özel bir sorgu arayüzü eklendiği tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, geçmiş dönemlerde çeşitli kaynaklardan internet ortamına sızdırılan veri setlerinin söz konusu sistem üzerinden sorgulanabildiği belirlendi.

Kişilere ait T.C. kimlik numarası üzerinden yapılan sorgulamalarla, kimlik ve nüfus bilgilerine ulaşılabildiği, sistemin arka planındaki veri tabanlarında ise çok daha geniş kapsamlı kişisel verilerin bulunduğu saptandı.

Sorgu sisteminin, sendikalara üye eklenmesi sırasında üyelik bilgilerinin tamamlanmasında kullanıldığı belirlenirken, veri tabanlarında 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu ortaya çıkarıldı. Bunun üzerine geniş kapsamlı veri havuzunun hangi amaçlarla kullanıldığına yönelik incelemeler de derinleştirildi.

Sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresi

Sunucular üzerinde yapılan incelemelerde, kişisel bilgilerin tutulduğu sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresinin sistematik biçimde kullanıldığı, bu kullanımın, verilerin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri kaynaklı olduğu izlenimi oluşturduğu belirlendi.

Ancak elde edilen teknik bulgular sonucu söz konusu verilerin doğrudan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri sistemlerinden temin edilmediği saptandı.

"KVKK danışmanlığı" adı altında veri sorgusu

Soruşturma kapsamında, Aydo Yazılım'ın "Clock&Wise" adı altında kurum ve kuruluşlara Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında danışmanlık hizmeti de verdiği tespit edildi.

Şirketin, bir taraftan kişisel verilerin korunmasına yönelik danışmanlık hizmeti verirken diğer taraftan sendika yazılımlarında kişisel bilgilerin sorgulanmasına imkan sağladığı ortaya çıkarıldı.

Söz konusu sistemin hangi sendikalar tarafından ne ölçüde kullanıldığı ve elde edilen verilerin hangi amaçlarla işlendiğine yönelik incelemeler sürüyor.

Dijital materyallerden elde edilecek yeni bulgular doğrultusunda soruşturmanın genişletilebileceği öngörülüyor. 

Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular


 
Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde yağ birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 yılı verilerine göre, dünyada 1 milyardan fazla kişi obeziteyle yaşıyor. Yetişkinlerde obezite sıklığı ise 1990 yılından bu yana 2 kattan fazla artmış durumda. 
 

15.09.2026 15:09:00
Murat Çorbacı
 
Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular
Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular

Türkiye'de de obezite tablosu dikkat çekici boyutlarda. TURDEP-II çalışmasında yetişkinlerde obezite sıklığı yaklaşık yüzde 35; kadınlarda yüzde 44, erkeklerde ise yüzde 27 olarak belirlendi. Yani, ülkemizde her 3 kişiden 1'i obeziteyle mücadele ediyor. Obezite yalnızca kişinin kilosunu ve dış görünüşünü etkilemiyor; tip 2 diyabetten yüksek tansiyona, uyku apnesinden kalp-damar hastalıklarına, eklem sorunlarından karaciğer yağlanmasına kadar pek çok sağlık problemine neden olabiliyor. Obezite aynı zamanda 13 farklı kanser türüne de zemin hazırlayabiliyor. Son yıllarda obezitenin hızla yaygınlaşmasına paralel olarak obezite cerrahisine gösterilen ilgi de artıyor. Ancak cerrahinin estetik amaçlı bir zayıflama ameliyatı olmadığını vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, "Tedavinin amacı yalnızca tartıdaki rakamı düşürmek değil; obeziteye eşlik eden hastalıkları kontrol altına almak, kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Ameliyat tedavinin sonu değil, sağlıklı beslenme, hareket ve düzenli takiple sürdürülmesi gereken yeni bir dönemin başlangıcıdır" dedi. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, obezite cerrahisi hakkında en çok merak edilen 9 soruyu cevapladı.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanabilir?

Günümüzde "metabolik ve bariatrik cerrahi" olarak da adlandırılan obezite cerrahisi, yalnızca mide hacmini küçültmeyi amaçlayan bir işlem değil. Cerrahi sonrasında iştah, tokluk, bağırsak hormonları ve metabolizma üzerinde de değişiklikler oluşuyor. Yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi tedaviye rağmen yeterli sonuç alınamayan, vücut kitle indeksi 40 kg/m² ve üzerinde olan kişilerde cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor. Vücut kitle indeksi 35-39.9 kg/m² arasında olanlarda ise obeziteye bağlı önemli sağlık sorunlarının bulunması cerrahi seçeneğinin değerlendirilmesini gerektirebiliyor. Vücut kitle indeksi 30-34.9 kg/m² arasında olup uygun tedaviye rağmen tip 2 diyabeti kontrol altına alınamayan seçilmiş hastalarda da metabolik cerrahiden yararlanılabiliyor. Ameliyat kararının sadece kişinin kilosuna bakılarak verilemeyeceğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, "Hastanın genel sağlık durumu, obeziteye eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedaviler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi fazla kilosu olan herkese uygulanabilecek standart bir yöntem değildir" diye konuştu.

Obezite cerrahisi yalnızca kilo vermeyi mi sağlıyor?

Obezite cerrahisinin etkisi tartıdaki değişimle sınırlı kalmıyor. Cerrahide temel hedef; kişinin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde kilo vermesinin yanı sıra obeziteye bağlı hastalıkların etkisini ve erken ölüm riskini azaltmak oluyor. Ameliyatın ardından tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, kan yağlarındaki bozukluklar ve karaciğer yağlanması gibi obeziteyle ilişkili birçok sağlık sorununda belirgin düzelme görülebiliyor. Bazı tip 2 diyabet hastalarında kan şekeri daha kolay kontrol altına alınabiliyor ve kullanılan ilaçlar doktor gözetiminde azaltılabiliyor. Özellikle tip 2 diyabet süresi kısa ve pankreas rezervi daha iyi olan hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. "Ancak ameliyatın diyabeti kesin olarak ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir" uyarısında bulunan Prof. Dr. Aziz Sümer,  hastalık yıllar içinde yeniden ortaya çıkabildiği için cerrahi sonrasında da metabolik takibin düzenli olarak sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Obezite cerrahisi kanser riskini azaltıyor mu?

Obezite; menopoz sonrası meme, rahim içi ve yumurtalık kanserlerinin yanı sıra kalın bağırsak, yemek borusu, midenin giriş bölgesi, karaciğer, safra kesesi, pankreas, böbrek ve tiroit kanserleri dâhil olmak üzere 13 farklı kansere zemin hazırlayabiliyor. Yağ dokusundaki artışın östrojen düzeyleri, insülin direnci ve kronik inflamasyon üzerinde oluşturduğu etkilerle kanser gelişimine  uygun bir ortam hazırlayabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, cerrahinin sağladığı kalıcı kilo kaybı ve metabolik iyileşmenin, obeziteyle ilişkili bazı kanserlerin gelişme riskini azalttığını belirtiyor. Prof. Dr. Aziz Sümer, obeziteyle ilgili yaklaşık 30 bin kişinin değerlendirildiği SPLENDID çalışmasına ilişkin de şu verileri paylaşıyor: "10 yıl içinde obeziteyle ilişkili kanser gelişme oranı bariatrik cerrahi uygulanan hastalarda yüzde 2.9, ameliyat olmayanlarda ise yüzde 4.9 olarak belirlendi. Cerrahi yönteme başvurulan grupta obeziteyle ilişkili kanser riskinin yaklaşık yüzde 32, kanserden ölüm riskinin de yaklaşık yüzde 48 daha düşük olduğu bildirildi. Kadınlarda yapılan bir başka çalışmada ise cerrahi sonrasında meme kanserinde yüzde 49, yumurtalık kanserinde yüzde 53 ve rahim içi kanserinde yüzde 67 oranında daha düşük risk saptandı."

En sık başvurulan obezite cerrahisi yöntemi hangisi?

Dünyada en sık uygulanan yöntem, halk arasında "tüp mide" olarak bilinen sleeve gastrektomi ameliyatıdır. Bu yöntemde midenin büyük bir bölümü çıkarılarak daha küçük ve tüp biçiminde bir mide oluşturuluyor. Böylece yenilebilecek gıda miktarı azalırken açlık ve tokluk mekanizmalarında da değişiklik meydana geliyor. Bir diğer önemli yöntem olan gastrik bypass ameliyatında ise mide küçültülüyor ve gıdaların bağırsaktan geçiş yolu değiştiriliyor. Her yöntemin avantajları ve dezavantajları farklı olduğu için her hasta açısından en doğru seçeneğin belirlenmesi büyük önem taşıyor.

Hangi yöntemin uygulanacağına nasıl karar veriliyor?

Obezite cerrahisinde herkese aynı ameliyatın uygulanmasının doğru bir yaklaşım olmayacağını aktaran Prof. Dr. Aziz Sümer, "Yöntem belirlenirken hastanın kilosu ve vücut kitle indeksinin yanı sıra yaşı, tip 2 diyabetinin bulunup bulunmadığı, diyabetin süresi, reflü hastalığı, yeme alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar ve daha önce geçirdiği ameliyatlar değerlendirilir. Örneğin ciddi reflü sorunu bulunan bazı hastalarda tüp mide yerine gastrik bypass daha uygun olabilir. Diyabetin ön planda olduğu hastalarda ise metabolik etkisi daha güçlü bypass yöntemleri tercih edilir. Ameliyattan önce hastanın genel cerrahın yanı sıra endokrinoloji uzmanı, diyetisyen ve gerektiğinde psikiyatri ya da psikoloji uzmanından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından değerlendirilmesi önem taşır. Uzun dönemli başarının temelini, doğru hastaya uygun ameliyatın seçilmesi oluşturur" dedi.

Obezite cerrahisinden sonra ne kadar kilo veriliyor?

En hızlı kilo kaybı genellikle ameliyatı takip eden ilk 6-12 ay içinde gerçekleşiyor. Kilo verme süreci 12-18 aya kadar devam edebiliyor. Başlangıç kilosu, uygulanan ameliyat yöntemi, yaş, metabolik durum, beslenme düzeni ve fiziksel aktivite seviyesi, sonucu doğrudan etkiliyor. İlk 12-18 ayda kişinin fazla kilosunun yüzde 50-80'ini vermesi hedeflenebiliyor. Bununla birlikte cerrahinin başarısı yalnızca kaybedilen kilo üzerinden değerlendirilmiyor. Obeziteye eşlik eden hastalıklardaki düzelme, hareket kapasitesinin artması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve elde edilen sonucun uzun dönemde korunabilmesi de başarının önemli ölçütleri arasında yer alıyor.

Obezite cerrahisi riskli bir yöntem mi?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi obezite cerrahisinde de bazı riskler bulunuyor. Erken dönemde kanama, kaçak, enfeksiyon ve damar içinde pıhtı oluşumu; uzun dönemde ise reflü, safra taşı, fıtık ve vitamin-mineral eksiklikleri gelişebiliyor. Ancak cerrahi teknikler ile anestezi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde, uygun donanıma sahip merkezlerde ve deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilen ameliyatlarda bu riskler önemli ölçüde azalıyor. Karar aşamasında yalnızca ameliyatın olası riskleri değil, tedavi edilmeyen ileri obezitenin yıllar içerisinde yol açabileceği diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanser ve erken ölüm riski de dikkate alınıyor. Bu nedenle hastaya özel yarar-risk değerlendirmesinin yapılması gerekiyor.

Ameliyattan sonra yeniden kilo alınabilir mi?

Obezite kronik bir hastalık olduğu için ameliyattan yıllar sonra bir miktar kilo geri alınabiliyor. Özellikle yüksek kalorili ve şekerli içecekler tüketmek, sık atıştırmak, kontrolsüz alkol kullanmak, hareketsiz kalmak ve eski beslenme alışkanlıklarına dönmek kilo alımını kolaylaştırıyor. Bu nedenle dengeli bir beslenme düzeni, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı uyku alışkanlığı, obezite ameliyatından sonra yaşamın bir parçası olmalı. Ameliyat sonrası hasta takibinin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, "Ameliyatın ardından demir, B12 vitamini, folat, D vitamini ve kalsiyum başta olmak üzere çeşitli vitamin ve mineral eksiklikleri gelişebilir. Kontrollerde sadece kilo değil; kan değerleri, kas ve kemik sağlığı, beslenme durumu, diyabet ile tansiyon gibi hastalıkların seyri de dikkate alınır. Kilo yeniden yükselmeye başladığında erken müdahale edilmesi önemlidir. Obezite cerrahisi tek başına bir mucize değil, hastayla sağlık ekibinin uzun yıllar birlikte yürüttüğü kapsamlı bir tedavidir" dedi.

Zayıflama iğneleri obezite cerrahisinin yerini alabilir mi?

Obezite ilaçları, obezite tedavisinde önemli seçenekler arasında yer alıyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu ilaçların obezite cerrahisini tamamen ortadan kaldıracağını göstermiyor. Özellikle ileri derecede obezitesi ve buna eşlik eden ciddi metabolik hastalıkları bulunan uygun hastalarda cerrahi, uzun dönemli kilo kaybı açısından güçlü tedavi seçeneklerinden biri olmayı sürdürüyor. İlaç ve cerrahi yöntemin birbirinin rakibi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aziz Sümer, "Yeni nesil ilaçlardan ameliyat öncesinde kilo kaybını desteklemek, ameliyat riskinin azaltılmasına yardımcı olmak veya ameliyat sonrasında yetersiz kilo kaybı ve yeniden kilo alma durumlarında yararlanılabilir. Tedavinin; yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar ve gerektiğinde cerrahinin birlikte ya da birbirini takip edecek şekilde kullanıldığı, kişiye özel ve multidisipliner bir yaklaşımla planlanması gerekir" dedi.

Fethiye'de aile faciası

Muğla Fethiye'de eşiyle boşanma aşamasındaki bir baba, iki çocuğunu iş yerinde öldürdükten sonra yaşamına son verdi. Annelerinin ihbarıyla ortaya çıkan ve kenti yasa boğan acı olayla ilgili çok yönlü soruşturma sürerken, cenazeler otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı

15.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de aile faciası
Fethiye'de aile faciası
Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir iş yerinde baba ile iki çocuğu ölü olarak bulunurken, ölüm nedenlerinin yapılacak incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi.  

Olay, bugün saat 08.30 sıralarında Fethiye Yeni Mahalle Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki bir iş yerinde meydana geldi. İş yerinden gelen ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. İş yerinin kapısının zorlanarak açılmasının ardından içeride yapılan kontrolde, iş yeri sahibi Ergün Güngör (37) asılı halde bulundu. İş yerinde bulunan E.G'nin çocukları olduğu belirtilen Hatice Güngör (10) ve Hüseyin Güngör (6) isimli iki çocuk da yataklarında hareketsiz halde bulundu.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, 3 kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi.

Olayın ardından durum Cumhuriyet Savcılığı talimatları doğrultusunda Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri inceleme başlatılırken, baba ve iki çocuğunun ölümlerinin kesin nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak adli incelemelerin ardından belirleneceği öğrenildi.



Bir süredir ailevi sorunları vardı

Tüm kenti yasa boğan acı olayın detayları netleşmeye başladı. Bir süredir ailevi sorunlar yaşadığı ve eşiyle boşanma aşamasında olduğu öğrenilen 37 yaşındaki Ergün Güngör ile çocukları 10 yaşındaki Hatice ve 6 yaşındaki Hüseyin Güngör'ün ölümüne ilişkin ilk incelemeler tamamlandı.

Annenin ihbarı acı gerçeği ortaya çıkardı

Edinilen bilgilere göre, şehir dışından Fethiye'ye dönen anne, eşine ve çocuklarına ulaşamayınca durumdan şüphelenerek polise başvurdu. İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, babanın çalıştığı iş yerine çilingir yardımıyla girdi. Ekipler, içeride korkunç bir manzara ile karşılaştı.

İlk bulgular: Önce çocuklar, sonra baba

Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı'nın gerçekleştirdiği ilk tespitlere göre; baba Ergün Güngör'ün, çocukları Hatice ve Hüseyin'i yataklarında hareketsiz halde bulduğu, ardından kendisini asarak yaşamına son verdiği belirlendi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde üçünün de olay yerinde hayatını kaybettiği kesinleşti. Güvenlik güçleri, ilk veriler ışığında olayın babanın çocuklarının canına kıydıktan sonra intihar etmesi şeklinde gerçekleştiği şüphesi üzerinde duruyor.

Cenazeler, ölümün kesin nedeninin ve zamanının belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı adli soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık bebeğin kaybolmasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 10'a yükseldi

15.09.2026 13:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 2 zanlı daha gözaltına alındı.

Gözaltında bulunan baba Yusuf Balıkçı ve anne Elif Balıkçı ile akrabaları M.R.B. (60), R.B. (45), İ.B, M.D, M.B, çadırlar bölgesinde kalan K.D. (50), Ö.B. (19) ve A.Ç'nin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Öte yandan anne Balıkçı'nın, bebeğini eşinin öldürüp araziye bıraktığını iddia etmesinin ardından Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda AFAD, komando ve jandarma ekipleri, yapay zeka destekli insansız hava aracı ve iz takip köpeğinin desteğiyle yeniden arama çalışması başlattı.

Sivas Valiliğinden yapılan açıklamada, yürütülen adli süreçlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına yeniden bir basın açıklaması yapılması ihtiyacı doğduğu belirtildi.

Bebeği arama çalışmalarının ilk andan itibaren titizlikle sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayla ilgili yürütülen adli tahkikat kapsamında, aile fertlerinin çelişkili ifadeleri üzerine soruşturma kapsamı genişletilmiş, bebeğin öldürülmüş, kaçırılmış veya maddi menfaat karşılığında başka bir kişiye verilmiş olabileceği yönündeki ihtimaller de dahil olmak üzere tüm olasılıklar çok yönlü olarak değerlendirilmektedir. Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda olayla ilgili 10 kişi gözaltına alınmış olup adli süreçleri devam etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ailede bulunan 2017, 2018, 2021 ve 2023 doğumlu olmak üzere iki kız ve iki erkek çocuk devlet koruması altına alınmıştır. Bu nedenle soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve adli sürecin selameti açısından, yetkili makamlarca yapılacak açıklamalar dışında kamuoyunda yer alan bilgi ve değerlendirmelere itibar edilmemesi önem arz etmekte olup soruşturma, tüm ihtimaller değerlendirilerek çok yönlü ve titiz bir şekilde devam etmektedir."

Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı, 10 Eylül'de bebeği Büşra Balıkçı'yı yaşadıkları çadırda bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmiş, ihbar üzerine köye AFAD ve jandarma ekipleri sevk edilmiş, bölgede arama çalışması başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında bebeğin babası Yusuf Balıkçı ve annesi Elif Balıkçı'nın da aralarında bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alınmış, zanlılardan veteriner hekim serbest bırakılmıştı.

Bebeğin kaybolmasıyla ilgili Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince yayın yasağı kararı alınmıştı.

Sebze meyve hallerine dev operasyon

Tarladan sofraya uzanan fiyat zincirini manipüle ederek fahiş kazanç sağladığı tespit edilen 41 dev dağıtıcı firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. 22 ilde 109 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi

15.09.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Sebze meyve hallerine dev operasyon
Sebze meyve hallerine dev operasyon
Türkiye genelinde mutfak masraflarını doğrudan etkileyen yaş sebze ve meyve piyasasındaki fahiş fiyat artışlarına karşı cumhuriyet tarihinin en büyük gıda operasyonlarından biri başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve "tarladan markete fiyat yolculuğu"nu mercek altına alan dev soruşturma kapsamında, meyve ve sebze hallerinin ana tedarikçisi konumundaki 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından duyurulan operasyon kapsamında, emniyet güçleri 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama ve yakalama işlemleri başlattı.

3 bakanlık ve bin 29 çiftçiyle dev inceleme

Fiyat manipülasyonunun şifrelerini çözmek için devletin ilgili tüm kurumları koordineli bir çalışma yürüttü. Soruşturma sürecinde:

• Ticaret Bakanlığı'na ait Hal Kayıt Sistemi (HKS),

• Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verileri geriye dönük incelendi.

• Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı konuyla ilgili detaylı bir mali analiz raporu hazırladı.

Piyasadaki fahiş fiyat mekanizmasını somutlaştırmak adına tam 1.029 çiftçinin resmi beyanına başvuruldu. Ürünlerin tarladan çıkış fiyatı ile büyük dağıtıcılar tarafından hallere ve marketlere ulaştırılma şartları tek tek kıyaslandı.

Arz düşük, maliyet yüksek gösterildi

Yapılan incelemeler, dev tedarikçilerin piyasadaki hakim güçlerini vatandaşa ve üreticiye karşı nasıl bir silaha dönüştürdüğünü ortaya koydu. Müfettişlerin ve savcılığın tespitlerine göre şüphelilerin izlediği yöntemler şunlar:

Yapay Kıtlık Algısı: Haller içindeki hakimiyetlerini kullanarak piyasaya sürülen ürün arzını bilinçli olarak olduğundan daha düşük gösterdiler.

Sahte Fatura Oyunu: Düzenledikleri sahte müstahsil makbuzları vasıtasıyla ürün maliyetlerini gerçeğe aykırı şekilde yüksek göstererek nakliye ve alış bedellerini şişirdiler.

Piyasa Manipülasyonu: Bu iki yöntemle yaş sebze ve meyve fiyatlarını yukarı yönlü tetikleyerek hem üreticinin emeğini gasp ettiler hem de haksız kazanç sağladılar.

4 ağır suçlamayla yargılanacaklar

22 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınan ve adreslerinde arama yapılan 41 şirket yöneticisine oldukça ağır suçlamalar yöneltildi. Şüpheliler; "Fiyatları etkileme (manipülasyon)", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Belgede sahtecilik" ve bu yollarla elde edilen paraları aklamayı içeren "Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından hakim karşısına çıkarılacak.

"Vatandaşın bütçesinin sömürülmesine müsaade edilmeyecek"

Operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyeceğini vurguladı. Bakan Gürlek, fahiş fiyat ve gıda manipülasyonuyla mücadelede kararlılık mesajı vererek operasyonu yürüten emniyet ve savcılık birimleri ile rapor hazırlayan bakanlıklara teşekkür etti.

Gözaltına alınan şüphelilerin ifade işlemlerinin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde sürdüğü öğrenildi.

Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet ve usulsüzlük operasyonunda gözaltına alınan, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 47 şüpheli, adliyeye sevk edildi

15.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

Seferihisar Belediyesinde inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Seferihisar Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkında gözaltı kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Operasyon hakkında

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, belediyede inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 48 zanlının yakalanması için 11 Eylül'de operasyon düzenlemişti.

"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı

"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen ve sosyal medya paylaşımlarının ardından tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi Çağla Öz Tançalan ve akrabası M.S.T. aynı soruşturma kapsamında tutuklandı, kayınvalidesi ve altınların bulunduğu evin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

15.09.2026 01:00:00
AA
 
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı

Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, Mehmet Fatih Tançalan hakkında sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlarla bağlantılı olarak "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan başlatılan soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda gözaltına alınan Çağla Öz Tançalan, altınların bulunduğu evin sahibi S.A, Mehmet Fatih Tançalan'ın kayınvalidesi N.O. ile akrabası M.S.T'nin Van Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.

Ekiplerce adliyeye götürülen şüphelilerden Çağla Öz Tançalan ile M.S.T. "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmaları, N.O. ve S.A. ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikte ifadeleri alınan Tançalan ile M.S.T. tutuklandı, N.O. ile S.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adliye çıkışında basın mensuplarına açıklama yapan şüphelilerin avukatları, karara itiraz edeceklerini belirtti.

Ne olmuştu?

Soruşturma kapsamında Van İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Mehmet Fatih Tançalan'ı Van'ın Muradiye ilçesindeki evinde 8 Eylül'de gözaltına almıştı.

Emniyete götürülen Tançalan'ın sosyal medyaya yansıyan görüntüleri ile düğününde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin mali araştırma süreci başlatılmış, Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK) inceleme talep edilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.

Tançalan'ın düğününde eşi Çağla Öz Tançalan'a takılan ziynet eşyaları ve paralar, 12 Eylül'de Muradiye'de bir ev ve eklentisinde yapılan aramada ele geçirilmiş, evin sahibi gözaltına alınmıştı.

İki gün önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Çağla Öz Tançalan da dün Van'a getirilmişti. 

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdi

MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "bilgi sahibi" sıfatıyla adliyeye gelen Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdikten sonra adliyeden ayrıldı

14.09.2026 18:00:00 / Güncelleme: 14.09.2026 18:03:38
İhlas Haber Ajansı
 
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdi
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdi
Silivri Cezaevi'nde 2011'de hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "bilgi sahibi" sıfatıyla adliyeye gelen Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeden ayrıldı. Senaristler, adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye gelmişti. Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan biten ifade işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı. Senaristler, adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını cevapsız bıraktı.

58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, müstehcen içerik ve LGBT propagandası yaptığı belirlenen 58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı verildi

14.09.2026 17:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı
58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı
Sosyal medya platformları üzerinden çok sayıda müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşımlarda bulunan ve konuya ilişkin devam eden soruşturmaları hedef gösterdiği belirlenen sosyal medya hesapları hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında, söz konusu paylaşımları yaptığı belirlenen 58 sosyal medya hesabı tespit edildi.

Başsavcılığın talebi doğrultusunda, Bakırköy 4'üncü Sulh Ceza Hakimliği kararınca hesaplara erişim engeli kararı verildi. Alınan kararın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına bildirildiği öğrenildi.

Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil kaldırıma çıkarak takla attı. Yaşanan kazada araçta bulunan baba-oğul yaralanırken, o anlar kameraya yansıdı

14.09.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Kaza, Orhangazi ilçesi Göl Yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orhangazi'den Göl istikametine doğru gitmekte olan İlyas D. (43) idaresindeki 16 KLK 55 otomobil, kontrolden çıkarak kaldırıma çarpıp ters döndü. Sürücü İlyas D. ile otomobilde bulunan oğlu Yusuf İslam D. (19) kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Baba oğul, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Öte yandan, kaza anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.