Bildiğiniz üzere önceki gün Mevlid Kandili'ydi. Peygamber Efendimizin doğduğu gece olan bu kandil tüm Müslümanlar için manevi değeri çok yüksek bir gecedir. Böylesine önemli bir gecenin hemen öncesinde yaşanan bir bomba olayıyla Türkiye cumartesi gecesi çalkalandı. Yeni Anayasa teklifinin muhtevasına ilişkin tepki amacıyla patlatılmış olsa da, sırf kaos ortamı diri kalsın diye patlatılmış olsa da sonuç aynı: Onlarca ölü, yüzlerce yaralı.
Hemen kandil günü öncesi olması da kesinlikle tesadüf değildir bana kalırsa, amaçlardan biri de en manevi günlerinde dahi Müslümanları tedirgin etmektir.
Yıllarca din sömürüsü yapılmış, siyaseti dinle karıştırılmış bir ülkede, hele de insanlar bu kadar duygusal hareket ediyorsa, kaosa ve onunla beraber iç savaşa giden en kestirme yol tabii ki dine zarar verme ve fitne çıkartmaktır.
Hedef 2023 diye yola çıkan zihniyetin yaptığı yanlışlar yüzünden bugün Türkiye kafasını terörden kaldıramamakta, insanlar camilere ve mescitlere gönlü rahatça gidememekte ve kandillerini güzelce geçirememektedirler.
Bir diğer kritik nokta ise Şii-Sünni çatışması meselesidir. İslam âleminin büyük bir sorunu varmış gibi gösterilen bu mesele aslında dış mihrakların ve onların içimizdeki piyonlarının bir uydurmasıdır. Fetullah Gülen bu piyonlardan yalnızca biriydi.
Bu konuya değinmemin sebebi, Mevlid Kandili'nin İslam âlemini kucaklayan ve bir bütün haline getiren bir gece olduğu bilindiği için kasıtlı olarak bombanın bir gece evvelden patlatılmasıdır.
Peygamber Efendimiz, vefatından 15 asır sonra bile "doğumuyla" ümmeti bir araya toplarken, bundan rahatsız olan malum "çakallar" bunun önüne geçmek istemişlerdir.
Yapılan yanlışların önüne geçmek için bu milleti bir araya getirecek bir ilaca ihtiyacımız olduğu açık ve gün gibi ortadadır.
Dün sıcak savaş halinde Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı bu birleştirmeye bugün de ihtiyacımız vardır. Fakat ne yazık ki milletimiz yanlış yolda inat edip bombaların patlamasına göz yummak konusunda hayli ısrarcıdır.
Her bombada onlarca eve düşen ateş ve artık tamamen bozulmuş toplum psikolojisine vurulan darbeler var.
Yeni Türkiye dedikleri yoksa bu mu?
Gitgide artan bombalar ve sonunda iç savaş ile bölünen bir Türkiye mi?
Yoksa asıl hedef, milli ve dini bütünlüğümüz müdür?
Hedef Türkiye midir?
Öyleyse, Niçin Türkiye'dir?
Sorulması, çözülmesi gereken soru ve problematikler bunlar olup cevabın adresi bellidir.
Herkese bombasız günler dilerim.
Tabii mümkünse?
Hemen kandil günü öncesi olması da kesinlikle tesadüf değildir bana kalırsa, amaçlardan biri de en manevi günlerinde dahi Müslümanları tedirgin etmektir.
Yıllarca din sömürüsü yapılmış, siyaseti dinle karıştırılmış bir ülkede, hele de insanlar bu kadar duygusal hareket ediyorsa, kaosa ve onunla beraber iç savaşa giden en kestirme yol tabii ki dine zarar verme ve fitne çıkartmaktır.
Hedef 2023 diye yola çıkan zihniyetin yaptığı yanlışlar yüzünden bugün Türkiye kafasını terörden kaldıramamakta, insanlar camilere ve mescitlere gönlü rahatça gidememekte ve kandillerini güzelce geçirememektedirler.
Bir diğer kritik nokta ise Şii-Sünni çatışması meselesidir. İslam âleminin büyük bir sorunu varmış gibi gösterilen bu mesele aslında dış mihrakların ve onların içimizdeki piyonlarının bir uydurmasıdır. Fetullah Gülen bu piyonlardan yalnızca biriydi.
Bu konuya değinmemin sebebi, Mevlid Kandili'nin İslam âlemini kucaklayan ve bir bütün haline getiren bir gece olduğu bilindiği için kasıtlı olarak bombanın bir gece evvelden patlatılmasıdır.
Peygamber Efendimiz, vefatından 15 asır sonra bile "doğumuyla" ümmeti bir araya toplarken, bundan rahatsız olan malum "çakallar" bunun önüne geçmek istemişlerdir.
Yapılan yanlışların önüne geçmek için bu milleti bir araya getirecek bir ilaca ihtiyacımız olduğu açık ve gün gibi ortadadır.
Dün sıcak savaş halinde Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı bu birleştirmeye bugün de ihtiyacımız vardır. Fakat ne yazık ki milletimiz yanlış yolda inat edip bombaların patlamasına göz yummak konusunda hayli ısrarcıdır.
Her bombada onlarca eve düşen ateş ve artık tamamen bozulmuş toplum psikolojisine vurulan darbeler var.
Yeni Türkiye dedikleri yoksa bu mu?
Gitgide artan bombalar ve sonunda iç savaş ile bölünen bir Türkiye mi?
Yoksa asıl hedef, milli ve dini bütünlüğümüz müdür?
Hedef Türkiye midir?
Öyleyse, Niçin Türkiye'dir?
Sorulması, çözülmesi gereken soru ve problematikler bunlar olup cevabın adresi bellidir.
Herkese bombasız günler dilerim.
Tabii mümkünse?
Ali Haydar Bektaş / diğer yazıları
- Süleymani’nin ardından / 10.01.2020
- Sorunların çözümü / 28.12.2019
- Atatürk ilkeleri ve MEM / 15.10.2019
- Hukukçu enflasyonu / 02.07.2019
- Güzel günler / 20.04.2019
- Çileli günler / 18.04.2019
- Bir salonda Türkiye / 02.03.2019
- Bir müzik dehası / 27.01.2019
- İfade özgürlüğü üzerine / 24.11.2018
- Can sıkıcı bir yazı / 21.10.2018
- Sorunların çözümü / 28.12.2019
- Atatürk ilkeleri ve MEM / 15.10.2019
- Hukukçu enflasyonu / 02.07.2019
- Güzel günler / 20.04.2019
- Çileli günler / 18.04.2019
- Bir salonda Türkiye / 02.03.2019
- Bir müzik dehası / 27.01.2019
- İfade özgürlüğü üzerine / 24.11.2018
- Can sıkıcı bir yazı / 21.10.2018


























































