logo
07 MART 2026


Kapitalizm asla 'insancıl' olamaz

30.01.2008 00:00:00
Başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkeler Kapitalizm'in yol açtığı krizden kurtulmanın yollarını Kapitalizm dışında ararken, bizim taşeron ekonomist ve siyasilerimiz durumu örtbas etme gayretleri içerisinde.Tabii Batı dünyası Kapitalizm'den kaçarken şu ana kadar dünyaya verdikleri imajı da bozmamaya çalışıyor. "İnsancıl Kapitalizm", "Yaratıcı Kapitalizm" söylemleri havada uçuşuyor. İçeriğinde de "Kapitalizmi sadece zenginlere değil yoksullara da hizmet eder hale getirmeliyiz" deniliyor.İnsancıllıkla kapitalizm, yoksullara hizmetle Kapitalizm nasıl yan yana gelebilir merak konusu. "Kaynaklar sınırlı ihtiyaçlar ise sınırsız" temel yanlışına sahip Kapitalizm sebebiyle, güç sahibi ülkeler, diğer ülkeleri işgal etmedi mi, bu ülkelerin kaynaklarını sömürmedi mi? Elde ettiği gelirleri kendi ülkelerindeki milyonlarca insanlardan bile kaçırmadılar mı?Hangi insancıllık, hangi hizmet?Eğer ben insancıl bir Kapitalizm oluşturacağım, bununla yoksullara da yardım edeceğim, tüketiciyi destekleyeceğim, sadece zengin değil, yoksul da istifade edecek gibi bir mantık gelişiyorsa, bunun adı Kapitalizm değildir, bunun uluslararası ekonomi literatürüne giren bir adı var: Milli Ekonomi Modeli ya da National Economy Model.Her ne kadar Batı, inadından dolayı bu ismi telaffuz etmese de, başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinin bir bir tüketim yanlı politikalara kaymasıyla fiili olarak "Milli Ekonomi Modeli" demiş oldular.Bu gerçeği artık gizlemeleri mümkün değil, çünkü Milli Ekonomi Modeli, uluslar arası kongrelerle dünyaya ilan edilmiş ve ekonomi literatürüne girmiş bir model.Kasım 2005'te İstanbul'da, Mart 2006'da Bakü'de ve Mart 2007'de Almanya Heildelberg'te yapılan Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongrelerinde, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli masaya yatırıldı ve katılan yüzlerce bilim adamı tarafından "yalnız Türkiye'nin değil, dünyanın kurtuluş modeli" olarak da gösterildi.Dikkatinizi tekrar çekmek isterim, bu kongreye katılanlar alelade insanlar değil, her biri sahasında uzman ve geldiği ülkenin siyaset ve ekonomi danışmanı niteliğinde. Rusya, ABD, İngiltere, Almanya, İtalya, Hollanda, Fransa, Avusturya, Türki Cumhuriyetler, Estonya, Litvanya, İspanya? ve daha nice ülkenin bilim adamları bu kongrelere katıldı.Sunduğu orijinal çözümler sebebiyle Prof. Dr. Baş'ı Nobel'e aday gösterdiler ve hatta bazıları Sayın baş'ın değil sadece bir Nobel binlercesine layık olduğunu ifade ettiler.Şimdi anlıyor musunuz bunun nedenini. Dünya topyekün bir krizin içinde ve çözüm Sayın Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nden çıkıyor. Başka herhangi modelden, ülkeden, bilim adamından çözüm yok, sadece Türkiye'den ve Prof. Dr. Haydar Baş'tan.Bizim her şeyi Batı'dan bekleyen, kafasını kuma gömmüş taşeron siyasilerimiz, sözde bilim adamlarımız ve medyamız hala Batı'dan medet umar vaziyette. Yanlarında duran ve dünyanın takdir ettiği, peşinde koştuğu Milli Ekonomi Modeli'ni alıp uygulayacakları yerde hala ekonomisi çökmüş ve kendisini kurtarmaya çalışan Batı'nın peşinde koşuyor.Beyler! Sağa sola kaçmaya, topu taca atmaya gerek yok. Çözüm Milli Ekonomi Modeli'nde. Batı dünyası kolay para kazanan sermaye sahiplerinin çıkarlarını koruma peşinde oldukları için Milli Ekonomi Modeli'ni tam manasıyla uygulamaları mümkün değil. Onlar her ne kadar "yoksula hizmet" deseler de materyalizmin yıllarca verdiği fikir tahribatı sebebiyle bunu hayata geçiremezler. Geçirmedikleri müddetçe de krizlerden asla kurtulamayacaklar. Bu onların yaşam tercihidir.Fakat Türkiye ve Türk milleti farklı. Milli Ekonomi Modeli bizim kültürümüzün ve tarihimizin bir ürünü. Bizler fakiri, yoksulu, yolda kalanı baş tacı eden bir anlayışın devamıyız. Bizim kültürümüzde "Milleti yaşat ki devlet yaşasın", "Baba devlet", anlayışı hakimdir. Yönümüzü yıllarca Batı'ya çevirdiğimiz için bu özelliğimizin üzerini külle örttük, ama tam kaybetmedik. Türkiye'nin yer altı ve yerüstü kaynakları sadece Türk milletini değil, dünyayı besleyebilecek nitelikte. Bu da ancak her şeyi yerli yerine koyacak olan Milli Ekonomi Modeli ile mümkündür.IMF, AB ve ABD ya da başkaları, onlardan akıl almaya devam ettiğimiz müddetçe bu kaynakları asla bize koklatmazlar. Artık bu gerçekleri görmek zorundayız.Onların derdi topraklarımızı, madenlerimizi, kurumlarımızı alıp bir yere taşımak değildir; onların derdi aziz vatanımıza yerleşmektir, Şark projesini devreye koymaktır, bizi bu coğrafyadan kovmaktır.Ne zaman ayıkacağız?
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.