logo
04 KASIM 2026

Kapitalizmin çözemediği 3 başlık

Kapitalist anlayışların, kendi yapılarından kaynaklanan yanlışlardan dolayı, şu üç meseleyi çözmesi mümkün değildir; kapitalizmin hâkim olduğu son 150 yıllık dönem de bunun ispatıdır

04.11.2026 00:17:00
Haber Merkezi
 
Kapitalizmin çözemediği 3 başlık
Kapitalizmin çözemediği 3 başlık
Kapitalist anlayışların, kendi yapılarından kaynaklanan yanlışlardan dolayı, şu üç meseleyi çözmesi mümkün değildir; kapitalizmin hâkim olduğu son 150 yıllık dönem de bunun ispatıdır:

1) Gelir dağılımında denge,

2) Sürekli büyümenin yakalanması,

3) Tam istihdamın sürekli sağlanması.

Her üçü de ekonomi politikaları için olmazsa olmaz hedeflerdir. Ancak, kapitalist modeller bunlara ulaşamadığı gibi, artık gelir dağılımında dengesizliği, eksik istihdamı ve belli dönemlerde ekonomilerin krizlere girmesini doğal karşılamaktadır. 

Kapitalist anlayışlar kaynakların sınırlı olduğundan yola çıktığı için üretime odaklanmıştır. Elde edilen mal ve hizmetlerin adilane dağıtılması yerine, mutlu bir azınlığın faydasına sunulması da bu mantığın sonucudur.

Oysa Milli Ekonomi Modeli 'tüketim yanlısı bir model'dir. Tüketim yanlısı olmaktan kastımız, toplumu oluşturan bireylerin tamamının belli bir gelir düzeyine çıkartılmasıdır. En azından kimseye muhtaç olmadan hayatını devam ettireceği seviye asgari hedef olarak kabul edilmiştir.







Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya koyduğumuz hedefleri yakalamada, çok önemli iki güce sahibiz. Bunlardan birincisi para, bir diğeri ise devlettir.

Para, kapitalist anlayışlarda sadece bir mübadele ve değer saklama aracı olarak görülmüştür.

Oysa paranın çok önemli iki özelliği şu ana kadar ifade edilmemiştir. Birincisi, paranın bir tahrik unsuru olarak işlemci özelliği, ikincisi de paranın üretilen mal ve hizmetlerin karşılığı olma vasfıdır.

Bir diğer konu da, serbest piyasa anlayışı ve devlet kavramıdır.

Kapitalist modeller, serbest piyasayı savunurken, müdahale edilmeyen piyasaların kendi kendine dengeye geleceği kanaatindedir. 

Keynes Modeli dahi teoride böyle bir dengenin varlığını kabul ederken; spekülatif para talebinden dolayı bir kısım paranın piyasalarda bulunmayacağını ifade etmiştir. Oysa teorik olarak arz talepten büyük olduğu için üretim esnasında üretim faktörlerine ödenen paranın tamamı, piyasada dolaşımda olsa bile, elde edilen gelir arzı karşılayacak kadar bir talebin oluşmasına yeterli gelmeyeceği için piyasaların dengeye gelmesi mümkün değildir.







Bu sebeple devletin emisyon hacmini genişletip sosyal projeler ile özellikle dar gelirli bireylerin bütçelerine katkıda bulunarak tüketim ile üretimi dengelemek için piyasalara müdahale etmesi gerekir.

Milli Ekonomi Modeli'nde devlet sadece alan el değil, aldığından daha fazlasını verebilme kudretinde olan iradedir.

Sosyal devlet yaklaşımı hem sosyal adaleti, hem de sürekli büyümeyi sağlamaktadır. Yani fakir bir insanı doğrudan desteklemek, dolaylı olarak sanayiciyi de desteklemektir.

Kapitalist anlayışlar ise devleti, global sermayenin faizle sattığı parasını koruyan ve faiz gelirlerini karşılamak için halkından vergi toplayan bir irade konumuna getirmiştir. Oysa Milli Ekonomi Modeli'nde devlet, vatandaşının emeğini yine halkına hizmet olarak sunan iradedir.

İfade ettiğimiz üzere, sadece halkından topladığı vergileri değil, aynı zamanda emisyondan elde ettiği senyoraj gelirini de halkına hizmet olarak aktaracağı için, 'alan değil, veren el' konumunda bir devlet anlayışı Milli Ekonomi Modeli ile hayata geçirilmektedir.







Serbest piyasa, kaynakların ve gelirlerin belli ellerde toplanmasından başka bir şey değildir. Piyasalar, serbestlik adı altında birkaç global sermaye grubunun kontrolüne terk edilmektedir. Kapitalist anlayışın hedefi, belli bir azınlık grubun refahı olduğu için, serbest piyasa adı altında kaynakların ve elde edilen gelirlerin bu kesime aktarılmasını istemesi son derece normaldir.

Devlet, bu tekelleşmenin önünde engel olarak görüldüğü için, devletin güçlenmesi ve piyasaları kontrol etmesi istenmemektedir.

Paranın faizle birlikte piyasalardan çekilerek stoklanması, paranın asıl vazifesini ifa etmesine engel olduğu gibi, parayı elinde tutanları piyasalara hâkim kılmaktadır. Bu sebeple faiz, Milli Ekonomi Modeli'nde bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Faiz, gelir dağılımdaki dengeyi bozduğu gibi üretim ile tüketimi de engeller." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli eserinden)

Tekirdağ'da sağanak yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde sağanak yağış etkili oldu. Aniden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, yağıştan korunmak için kapalı alanlara ve iş yerlerinin tenteleri altına sığındı. Bazı vatandaşlar ise şemsiyelerini açarak yollarına devam etti

03.11.2026 13:17:00
İHA
 
Tekirdağ'da sağanak yağış
Tekirdağ'da sağanak yağış
Kent merkezinde etkisini gösteren sağanak yağış, günlük yaşamı da etkiledi. Yağmura sokakta yakalanan vatandaşlar, korunmak için çevredeki kapalı alanlara yönelirken, yanında şemsiye bulunanlar ise yağışa aldırış etmeden yürümeyi sürdürdü.






Süleymanpaşa'da yağmur altında yürüyen vatandaşlar ve sağanak sırasında yaşanan hareketlilik kameralara yansıdı.













Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu

Antalya'da balık tutan vatandaşların fark etmesi üzerine denizde 30'lu yaşlarda bir erkeğe ait cansız beden bulundu

03.11.2026 13:16:00
İHA
 
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Olay, sabah 09.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi Lara Caddesi'nde bulunan Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede balık tutan vatandaşlar deniz yüzeyinde üzerinde kıyafetleri bulunan bir şahsın hareketsiz şekilde durduğunu fark etti.






Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne bağlı bot sevk edildi. İhbar üzerine bölgeye ulaşan deniz polisi suda hareketsiz şekilde yatan şahsın bota alarak Kaleiçi Yatlimanı'na getirdi.








Üzerinden kimlik çıkmadı

Burada sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde kimliği belirsiz şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Üzerinden kimlik çıkmayan 30'lu yaşlarındaki şahsın kimliğinin tespit edilmesi için Olay Yeri İnceleme ekipleri parmak izi aldı. 






Falezlerden düşerek hayatını kaybettiği değerlendirilen şahsın cenazesi Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.






Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.

Bolu'da ekim ayında bin 52 şüpheli gözaltına alındı: 82 tutuklama

Bolu'da ekim ayında gerçekleştirilen denetim ve operasyonlarda bin 52 şüpheli gözaltına alındı, 82'si tutuklandı

02.11.2026 13:03:00
İHA
 
Bolu'da ekim ayında bin 52 şüpheli gözaltına alındı: 82 tutuklama
Bolu'da ekim ayında bin 52 şüpheli gözaltına alındı: 82 tutuklama
Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 1-31 Ekim tarihlerinde narkotik, asayiş, kaçakçılık ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında kent genelinde denetim ve operasyonlar gerçekleştirdi. Çalışmalarda çok sayıda şüpheli yakalanırken, çeşitli suç unsurları ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi.

Narkotik operasyonlarında 66 şüpheli yakalandı

Narkotik suçlar kapsamında belirlenen 34 adrese operasyon düzenlendi, 66 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Adreslerde yapılan aramalarda 944 gram eroin, 299 kök kenevir bitkisi ve 4 gram kenevir tohumu, 50 gram metamfetamin, 64 gram esrar, 6 gram skunk, 32 gram kokain, 172 gram bonzai, 13 adet bonzai emdirilmiş materyal, 5 mililitre bonzai ham maddesi, 82 captagon, 56 sentetik ecza ve 4 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.






Asayiş çalışmalarında 797 şüpheli yakalandı

İl genelinde yürütülen asayiş çalışmalarında bin 324 olaya müdahale edildi. Olaylarla bağlantılı 797 şüpheli yakalandı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 6'sı tutuklandı. Öte yandan, çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı bulunan 149 kişi de düzenlenen uygulamalarda yakalanarak gözaltına alındı. Bu kişilerden 67'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Kaçakçılığa 40 gözaltı

Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 37 ayrı adrese operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 40 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan aramalarda 15 adet silah ve kesici alet, 523 adet mühimmat ve şarjör, 93 dolu makaron, 304 emtia, 2 bin 206 kaçak sigara, 21 kilogram nargile tütünü, bin 140 litre etil alkol, 42 kaçak termos, 2 cep telefonu, 45 sikke ve 2 sahte kimlik belgesi ele geçirildi.








22 düzensiz göçmen yakalandı

Göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretinin önlenmesine yönelik gerçekleştirilen denetimlerde ise yurda yasa dışı yollarla girdiği belirlenen 22 düzensiz göçmen yakalandı. Kaçak göçmenlerin sınır dışı edilmesi için işlem başlatıldı.

Kocaeli'de uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı

Kocaeli'de narkotik ekiplerince son bir haftada düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı, çeşitli tür ve miktarlarda uyuşturucu madde ile silah ele geçirildi

02.11.2026 12:57:00
İHA
 
Kocaeli'de uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı
Kocaeli'de uyuşturucu operasyonlarında 98 şüpheli yakalandı
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin uyuşturucuyla mücadele kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalarda 407 gram esrar, 323 gram sentetik kannabinoid, 115 gram muhtelif uyuşturucu madde ve 552 sentetik ecza ele geçirildi.






Operasyonlarda ayrıca 1 tabanca, 6 fişek ve 1 hassas terazi bulundu. Suçtan elde edildiği değerlendirilen 3 bin 365 liraya da el konuldu.








Polis kamerasına yansıyan görüntülerde, narkotik ekiplerinin belirlenen adreslere operasyon düzenlediği, şüphelilerin bulunduğu alanlarda arama yaptığı görülüyor.

Bodrum'da sağanak hayatı olumsuz yönde etkiledi

Bodrum'da etkili olan sağanak yağış, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Gece boyunca şiddetini artıran yağış nedeniyle 9 mahallede 20 noktada su baskını yaşanırken, Mazı Mahallesi'nde bir otomobil yükselen dere sularına kapılarak denize sürüklendi

02.11.2026 12:45:00
İHA
 
Bodrum'da sağanak hayatı olumsuz yönde etkiledi
Bodrum'da sağanak hayatı olumsuz yönde etkiledi
Meteoroloji 4'üncü Bölge Müdürlüğünün Muğla ve çevresi için yaptığı sağanak yağış uyarısının ardından Bodrum'da dün akşam saatlerinde başlayan yağış, gece boyunca etkisini artırdı. Özellikle Yalıkavak, Türkbükü, Gündoğan ve Mazı mahallelerinde cadde ve sokaklar suyla kaplandı. Şiddetli yağış nedeniyle 9 mahallede 17 ev ve 3 iş yeri olmak üzere toplam 20 noktada su baskını meydana geldi. Yollarda biriken sular nedeniyle bazı bölgelerde trafik aksarken, ekiplerin müdahalesiyle kapanan güzergahlar yeniden ulaşıma açıldı.






Mazı Mahallesi'nde ise yağışın etkisiyle Hurna Deresi'nin debisi yükseldi. Taşkın sularına kapılan bir otomobil denize sürüklendi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, Bodrum Belediyesi Arama Kurtarma (BAK), AFAD ve gönüllü ekipler sevk edildi. Bölgede kurtarma çalışması başlatıldı. Yalıkavak Mahallesi'nde de şiddetli yağış nedeniyle bir istinat duvarı çöktü.








Bodrum'da metrekareye 46 kilogram yağış düşerken, Meteoroloji yetkilileri bölgede özellikle öğle saatlerinden itibaren yağışlı havanın yeniden etkili olmasının beklendiğini bildirdi.

Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri

Heyelan, yeryüzünün dik yamaçlarında bulunan kaya, toprak veya kayaç kalıntılarının yer çekiminin etkisiyle kütle halinde aşağı ve dışa doğru kayması olaydır

29.10.2026 13:58:00
Hasan Gündoğdu
 
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğal afetlerin en yıkıcı ve aniden gelişen türlerinden biri olan bu süreç, yer kabuğunun dinamik yapısının bir sonucudur. Yerküre milyonlarca yıldır şekillenirken dağlar yükselir, vadiler derinleşir; heyelan ise bu jeomorfolojik evrimin en baskın ve keskin mekanizmalarından biridir.






Heyelanın Oluşumunu Tetikleyen Temel Faktörler

Heyelan olayları hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olarak gerçekleşmez; genellikle hazırlayıcı zemin koşulları ile tetikleyici dış etkenlerin birleştiği noktada patlak verir.

Jeolojik ve Litolojik Yapı: Kil, marn ve şist gibi suya doyduğunda kayganlaşan tabakaların yamaç eğimine paralel olarak uzanması, malzemenin tutunma direncini zayıflatır.

Eğim Derecesi: Yamaç ne kadar dikse, kütle üzerindeki yer çekimi bileşeni o kadar yüksek olur ve kayma eşiği o kadar kolay aşılır.






Su (Hidrolojik Faktörler): Şiddetli yağmurlar, ani kar erimesi veya yeraltı su seviyesindeki dalgalanmalar toprağın gözenek basıncını artırır. Su, hem malzemenin ağırlığını artırarak aşağı çeken kuvveti büyütür hem de iç sürtünmeyi azaltarak bir "kayganlaştırıcı" işlevi görür.

İnsan Faaliyetleri (Antropojenik Etkenler): Karayolu yapımı veya tarla açmak amacıyla yamaç eteklerinin bilinçsizce kazılması (yarılması), yamaç üst kotlarına aşırı yük bindiren yapılar inşa edilmesi, bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve yanlış sulama yöntemleri heyelanı tetikleyen en büyük beşeri hatalardır.

Tektonik Hareketler ve Depremler: Şiddetli yer sarsıntıları, yamaç dengesini koruyan iç gerilmeleri aniden bozarak büyük kütlelerin saniyeler içinde aşağıya akmasına yol açabilir.






Türkiye'de En Çok Heyelan Yaşanan Yerler

Türkiye, genç oluşumlu bir ülke olması, dağlık ve engebeli topoğrafyası, kırıklı (faylı) yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle heyelan afetine en çok maruz kalan coğrafyalardan biridir.

Ülke genelinde heyelanın coğrafi dağılımı incelendiğinde belirgin bölgesel yoğunlaşmalar görülmektedir:

Doğu ve Batı Karadeniz Bölümleri: Türkiye'de heyelanın başkenti şüphesiz Karadeniz kıyı kuşağı ve dağlarının kuzey yamaçlarıdır. Rize, Trabzon, Artvin, Giresun, Kastamonu, Sinop, Zonguldak ve Bartın illerinde heyelanlar yılın her döneminde görülebilir. Bunun temel sebepleri; yıl boyunca düşen yüksek miktardaki ve düzenli yağışlar, derin vadilerle parçalanmış dik yamaçlar, arazideki kil oranı yüksek zemin yapısı ve killi tabakaların eğime paralel uzanmasıdır.

Marmara Bölgesi'nin Güney ve Doğu Kesimleri: Özellikle Sakarya (Adapazarı çevresi), Kocaeli, Bursa (Uludağ yamaçları) ve Yalova gibi hem aktif fay hatlarına yakın hem de topoğrafik olarak engebeli ve yoğun yağış alan yerlerde büyük heyelan kütlelerine rastlanır.

Akdeniz Bölgesi (Toroslar Kuşağı): Antalya'nın dağlık ilçeleri, Mersin'in iç kesimleri ve Kahramanmaraş'ın engebeli alanları, kalker ve marn karışımı yamaç yapısının yağışlarla birlikte yumuşaması nedeniyle heyecan riski taşır.

Doğu Anadolu'nun Dağlık Kesimleri (Erzurum, Kars, Van çevreleri): İlkbahar aylarında karların ani bir şekilde erimesi ve toprak altındaki donmuş tabakanın (permafrost etkisinin veya çözülmenin) çözülmesiyle birlikte bu bölgede de geniş alanlı toprak kaymaları meydana gelir.






Heyelana Karşı Alınması Gereken Mühendislik ve İdari Önlemler

Heyelanları tamamen engellemek doğanın dinamikleri karşısında her zaman mümkün olmasa da can ve mal kayıplarını minimuma indirmek, doğru planlama ve mühendislik önlemleriyle mümkündür.

Yer Seçimi ve İmar Planlaması

Eski heyelan sahaları (paleo-heyelanlar) kesinlikle imara ve yerleşime açılmamalıdır.

Yamaç etekleri veya vadi tabanları yerine, zemin etütleri yapılmış güvenli ve sert zeminler yerleşim için tercih edilmelidir.

Mühendislik ve Tahkimat Yapıları (Sanat Yapıları)

İstinat Duvarları ve Gabion Kafesler: Yamaç eteklerine yapılan güçlü betonarme istinat duvarları veya taş dolu tel kafesler, kayabilecek kütleyi mekanik olarak tutar.

Ankraj ve Zemin Çivileme: Kayalık ve dik yamaçlarda çelik halatlar ve derin zemin çivileri kullanılarak tabakaların ana kayaya sabitlenmesi sağlanır.

Püskürtme Beton: Hava ve suyla temas ederek ufalanan, çözünen kaya yüzeylerinin havayla temasını kesmek ve erozyonu önlemek için özel beton tabakalarıyla kaplanması etkilidir.






Yüzey ve Yeraltı Su Kontrolü (Drenaj)

Heyelanı tetikleyen en büyük unsur su olduğu için suyun yamaçtan uzaklaştırılması hayati önem taşır. Yamaç boyunca açılacak ring kanalları ve yüzey hendekleri, yağmur sularının riskli bölgeye sızmasını engeller.

Yeraltı su seviyesini düşürmek amacıyla derin drenaj tünelleri ve yatay sondaj boruları (drenaj boruları) döşenerek su kontrollü bir şekilde tahliye edilir.

Biyolojik Önlemler ve Ağaçlandırma

Kök sistemleri derinlere inen ve toprağı saçak gibi saran ağaç türleri (örneğin derin köklü meşe, çam türleri ve yerel bitki örtüsü) yamaç stabilitesini artırır.

Yol yapım çalışmaları sonrasında açıkta kalan şev yüzeylerinin hızla hidro-tohumlama yöntemiyle yeşillendirilmesi erozyonu ve yüzey kaymalarını engeller.

Beşeri Faaliyetlerin Düzenlenmesi ve Erken Uyarı

Karayolu veya baraj gibi büyük altyapı projelerinde yamaç kesme (şev kazısı) işlemleri sırasında jeoloji mühendislerinin raporlarına birebir uyulmalı, yamaç dengesini bozacak aşırı kazılardan kaçınılmalıdır.

Riskli bölgelerde yerleştirilecek eğim ölçerler (inklinometreler), yer altı su seviyesi sensörleri ve radar sistemleriyle anlık hareketler izlenmeli, tehlike anında erken uyarı sistemleri devreye sokulmalıdır.

Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde seyir halindeyken, refüjü aşarak karşı şeride geçen kamyonun 2 otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi yaralandı

29.10.2026 13:37:00 / Güncelleme: 29.10.2026 13:40:24
İHA
 
Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı
Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı
Kaza; Antalya-Manavgat D-400 Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya istikametinden Manavgat istikametine seyir halindeki İsmail D'nin kullandığı 64 ACH 776 plakalı kamyon, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip refüjü ve tel örgüleri aştıktan sonra karşı şeride geçerek Metin Y'nin kullandığı 07 BGU 683 ve Hasan Ç'nin kullandığı 07 LOU 10 plakalı araçlara çarptı.






Kazada kamyon sürücüsü İsmail D. ile 07 BGU 683 plakalı araç sürücüsü Metin Y. ve araçta yolcu olarak bulunan Ahmet Ali Ü. yaralandı. Kazanın ardından olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Çolaklı Jandarma Karakolu, 112 sağlık ve Bölge Trafik İstasyon Amirliği ekipleri sevk edildi. Yaralılar, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.








Kaza yapan araçların yol ortasında kalması nedeniyle yol trafiğe kapanırken, Kömürcüler Köprüsünden sonra Antalya istikametine trafik akışı Çolaklı Mahalle Merkezinden sağlandı. Araçların çekici vasıtasıyla yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü.








Kaza anı kamerada

Öte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde kamyonun süratli bir şekilde tel örgüleri devirip refüjü aşarak karşı yola geçmesi ve araçlarla çarpışma anı yer aldı.




















Bolu Dağı tünel çıkışında tır alev alev yandı

Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli çıkışında çekirdek yüklü tırın balatalarında çıkan ve dorsesine sıçrayan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakikalık müdahalesiyle söndürüldü

29.10.2026 13:32:00
İHA
 
Bolu Dağı tünel çıkışında tır alev alev yandı
Bolu Dağı tünel çıkışında tır alev alev yandı
Yangın, Anadolu Otoyolu'nun İstanbul istikametinde, Bolu Dağı Tüneli çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen Bulgaristan plakalı BX 0835 HP plakalı çekirdek yüklü tırın balatalarında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.






Kısa sürede büyüyen alevlerin dorsenin bir bölümüne sıçraması üzerine bölgeye Kaynaşlı ve Düzce Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, alevlerin tırın tamamını sarmasını önlemek için çalışma yürüttü. Yangın nedeniyle otoyolun İstanbul istikametindeki bir şerit trafiğe kapatıldı.








İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürülen yangında, tırın dorsesinin bir bölümü kullanılamaz hale geldi.








Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.