logo
03 KASIM 2026

Özgür Özel Erdoğan'a seslendi: "Sandıkta hesaplaşalım"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, "Yiğitlik midir yenemediğin rakibini hapse atmak? Yiğitlik midir yenemediğin lideri butlanlamak? Yiğitlik midir kadınla, eşle, çocukla, anayla, babayla uğraşmak? Yiğitlik değilse bunlar, yiğitsen çık karşıma. Hesaplaşalım sandıkta" sözleriyle seslendi

03.11.2026 15:27:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel Erdoğan'a seslendi: "Sandıkta hesaplaşalım"
Özgür Özel Erdoğan'a seslendi: "Sandıkta hesaplaşalım"
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, danışmanlarının, sağdıçlarının, şoförlerinin, arkadaşlarının sadece kendisine yakın olduğu için cezaevine atıldığını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, "Yiğitlik midir sana yapılmayanı bana yapmak? Yiğitlik midir yenemediğin rakibini hapse atmak? Yiğitlik midir yenemediğin lideri butlanlamak? Yiğitlik midir kadınla, eşle, çocukla, anayla, babayla uğraşmak? Yiğitlik midir suçsuzlara iftira atmak? Yiğitlik değilse bunlar, yiğitsen çık karşıma. Hesaplaşalım sandıkta" sözleriyle seslendi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

"İşte bu kadar çamura batan, bataklığa saplanan AK Parti iktidarı, elindeki çamuru, kiri, pisi etrafındakilere sürmeye, etrafını kirletmeye, etrafına iftira atmaya devam ediyor. Tabii başta masada yakın oturan, her işin içinde olan o masadaki yakın, meseleyi kendine gelmesin diye ya da 'Bunu konuşanları bir şekilde susturayım' diye sıkıntısından, kompleksinden yapmadığı kötülük kalmadı. Şimdi Sayın Erdoğan ile eğri oturup doğru konuşma vakti. Ayaktayım ama eğri oturup doğru konuşma vakti. Biz AK Parti'ye karşı tarihte ilk kez seçim kazanan kadrolarız. Ne zaman seçimleri kazandık, darbelerinizin hedefi biz olduk. Ne zaman anketlerde öne geçtik, hedef gösterdiniz, acımadan saldırttınız, acımadan saldırdılar. Oysa millet bize belediyeleri verdiğinde biz, 'Bu seçimin kaybedeni yok. Kimse oy verdiğine pişman olmayacak, oy vermeyenler pişman olacak. Bundan sonra kavganın değil, hizmetin içindeyiz' demiştik. Bunu sindiremediniz. 19 Mart darbesi yapıldı. Seçilmiş başkanlarımız, cumhurbaşkanı adayımız, kadrolarımız hapse atıldı.

"ERDOĞAN İLE EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUŞACAĞIZ"

Yetmedi, 100 yıllık partinin kurumsal kimliğine saldırıldı. 21 Mayıs darbesiyle partimize kayyım atandı. Yürüyüşümüzü durdurmayı başaramadıkça hala saldırıyorlar. Muhalefeti sessizleştirmek için televizyonlar kapatılıyor, gazetelerler karartılıyor, erişime engel geliyor. Muhalefeti adaysızlaştırmak için başta Ekrem İmamoğlu'na saldırdılar, adaylığa adı geçen herkesi tehdit ediyorlar, saldırıyorlar, sindirmeye çalışıyorlar. Partimiz kurumsuzlaştırılmaya çalışıldı, kayyım atandı. Nihayet şimdi sıra geldi, bir süredir zaten hiç bitmedi, partinin genel başkanının, liderinin itibarına saldırarak, olmayacak karalar çalarak tartışmalar yaratmak ve Türkiye muhalefetini seçeneksiz bırakmak, bütün hedefleri, bütün gayretleri. Teslim olmadık, elbette olmayacağız ama şimdi birazcık eğri oturup doğru konuşacağız.

"FON KRİZİNDEKİ BİR İFADENİN BİR VİRGÜLÜ SIZIYOR MU"

Dikkat edin, tutukladıkları kim varsa ilk iş, bütün soruşturmalar gizli. Vicdan sahibi bütün AK Partililere ve MHP'lilere sesleniyorum: Muhalefet bunu görüyor, duyuyor da fon meselesinde gizlilik kararı var. Bir ifadesi, bir ifadenin bir virgülü sızıyor mu? Neden? AK Parti'ye dokunuyor. Bizim geçirdiğimiz belediye soruşturmalarında olsun, başka soruşturmalarda olsun aynı gizlilik kararı var. Ama muhalefeti yıpratacak ifade kısımları özel özel seçilip, bazen de hiç verilmeyen ifadeler verilmiş gibi yapılıp, dağıtılıp bütün gün televizyonda konuşuluyor. Bu yargı bağımsızsa, bu yargı eşitse, bir yasak varsa ya her yere yasak ya hiçbir yere değil. Ya fon soruşturmasının ifadelerini de salın dolaşsın ya bu itibar suikastinden artık birazcık bu işi yapanlar utansın.

"KİMİ TUTARLARSA 'ÖZGÜR ÖZEL'E İFTİRA AT' DİYORLAR"

Şimdi kimi tutarlarsa 'Özgür Özel'e iftira at.' Gidiyorum, belediye başkanını ziyarete, 'Başkanım benden seni istedile.' 'Nasıl' diyorum. 'Özgür Özel ile ilgili bir şey de. Kayda geçir, çek git buradan. Emniyetten salacağız. Savcılıktan salacağız.' Ya da tutuklanana çağırıp avukatsız görüşmede, 'İitirazla bırakacağız. Tek başına gel, sohbete gel.' Neler neler yaptılar. Biri tutuklandı, ilk ifadesini aldılar, 'Özgür Özel'in bahçesine para attım.' Bizim bahçe sanıyorlar ki müstakil. Manisalı bir gazeteci, 'Bu para bu bahçenin neresinde' deyince, 'Yok atmamıştım da Denizli'ye varmıştım. Demirkan'a ulaştırmıştım.' Manisa'dan bildiği tek ismi söyleyerek. Onu da yanlış söyleyerek. Ama onun üstünden günlerce bizimle uğraştılar.

Muhittin Böcek'i hapiste tuttular, illa da illa 'De ki Özgür Özel'e para verdim.' Biz Adalet Bakanı'nın tapularını bütün numaralarıyla koyduk. O kişi, o günlerde, 'Birazdan göreceksiniz, daha vakti var' diyor. Sen İstanbul'dasın, adam Antalya'da. Bakan olmuşsun; 'Vakti var, Muhittin Bey itirafta bulunacak.' Muhittin Bey el yazısı yazdı: '1 kuruş para verdiysem şerefsizim. Yanlış bilgi verenler ispatlamazsa alçaktır, şerefsizdir, namussuzdur' diye el yazısıyla kendi yazdı. Evladını aldılar, gelinini aldılar, müstehcen görüntüler yayınladılar; adam utana sıkıla, 'Özgür Bey demedi de konuşmasından çıkardım da oğlan bilmem ne yaptı...' Bir çıktı dedikleri gün, Gürlek'in tarih verdiği günde, yerde o benzinlikte tek başına Muhittin Böcek. Özgür Özel Ankara'da, İçişleri Bakanlığı kayıtlarıyla. Utanmadılar, sıkılmadılar. Kesin kazanılacak Adana'da, Mersin'de, Muğla'da, İzmir'de, Aydın'da para istememiş kimse. İstediysek işte Aydın Belediyesi elinde, Afyon elinde, İzmir sana geldi. Diyor ki 'Antalya Belediyesi, aday…' Tarihinde üst üste iki kez hiç seçilmemiş. En zor kazanılacak büyükşehir. Beş anketle karar vermişiz.

DEMİRHAN GÖZAÇAN VE İLKSEN ÖZALPER'İN TUTUKLULUĞU

Şimdi başka bir soruşturmada tutuklanan Emir Sarıgül ifade veriyor. İlk gün partimizin ilişkisini kesmişiz olayla. İfade veriyor adam, ilk ifadede: 'Duyduğuma göre, babam Özgür Özel'e para verdi. Ağustos ayında atkı verdi, atkıyla para verdi, YENİ Parti'ye destek verdi.' Ağustos ayında Vakko'da atkı. Satılıyor mu Ağustos'ta Vakko'da atkı, gidip bir sorsunlar bakalım. Ama ifadeyi alıyorlar, bu ifadeyi yayıyorlar, bunun üstünden fon konuşulmasın; Sarıgül, Sarıgül, Sarıgül... Manisa'da yol arkadaşım, sağdıcım Demirhan. Bir lafla 'Demirkan' dedi diye aylarca zulüm gördü, şimdi Gaziantep'e sürüldü. Tek suçu benim çocukluk arkadaşım olmak.

Sorun savcıya, Demirhan'a diyor ki 'Sen Özgür Özel'in nasıl sağ kolusun? Çatıda oturursun, dandik bir araban var, hiç paran yok. Sen nasıl Özgür Özel'in sağ kolusun?' Demirhan diyor ki 'Özgür Bey öyle bir adam, Özgür Bey'in onunla bununla işi olmaz. Ben arkadaşıyım, öyle bildiğin gibi siyasetçi sağ kolu, sol kolu değilim.' Dinlemiyor. Kadın İl Başkanımız İlksen Özalper. Sırf Manisa İl Başkanı diye abuk sabuk sorularla MHP döneminin bilmem nesini sorarak aldılar, koydular Sincan Cezaevine. Zulmediyorlar, iki buçuk saat tek başına bir köşede 'Avukatın gelecek' diye bekletmişler. Sinir krizi geçirmiş, panik atak geçirmiş. Butonlara basmış, gelmişler. Gelen küstahın bir tanesi diyor ki 'Madem panik atağın vardı, bunu suç işlerken düşünecektin.' Yerde sırt üstü yatıp sinir krizi geçiren kadına bunu söylüyor. Şimdi bu meselede hem şikayetçi oluyoruz, suç duyurusunda bulunuyoruz. Kimmiş bunlar, ne yapmış? İlksen'in ne suçu varmış Özgür Özel'e yoldaş olmak dışında, bunların hepsini göreceğiz.

Gidiyorum Eşme'ye, Eşme Belediye Başkanı diyor ki 'Benden seni istediler.' Gidiyorum Silivri'ye, hepsi aynısını diyor. İzmir'de operasyon yapıyor, Seferihisar'da, 'Özgür Özel ile ilgili bir şey yok mu?' Bu sıralarda oturmuş bir milletvekilinin, geçen dönem milletvekili. Kurultayda karşımızda yer almış, kapı gibi. Kendi ilinde belediye başkanı olmak istemiş, yapmamışız, iyice mesafelenmiş. Butlan kararı çıkmış, YENİ Parti'ye gelmemiş, CHP'de kalmış, butlanı savunmuş bir milletvekili. Bu milletvekilini geçmişe bakıp alıyorlar, sorguluyorlar ve 10 soru soruyorlar, sekizi Özgür Özel. 10 yıl öncesine soru soruyorlar."

SERKAN TOPAL'IN SÖZLERİNİ KÜRSÜDEN OKUDU

Milletvekilinin el yazısıyla yazılan metni kürsüden gösteren Özel, Sincan 2 Nolu Cezaevi'nden yazılan ve 27'nci Dönem Hatay Milletvekili Serkan Topal'a ait şu ifadeleri okudu:

"'Tarihe not düşmek için tüm halkımızın bilmesini isterim ki tutuklu olmanın tek bir sebebi var, o da Sayın Özgür Özel ile aynı partide olmam. Şöyle ki birileri senaryo yazdı. Bizi de figüran sandılar. Çünkü bizi tanımıyorlar. Tüm halkımız şunu çok iyi bilsin: 100 soruşturma geçirsem de yüzyıl hapis yatsam da tarihe CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturmuş Sayın Özgür Özel'e iftira atan bir kişi olarak geçmeyeceğim. Tarihe, yol arkadaşına iftira atan, onu satan birisi olarak geçmektense ölmeyi tercih ediyorum. Çünkü biz tarihin mavi gözlü dev olarak andığı, 'Ya istiklal ya ölüm' diyen Mustafa Kemal'in devrimci ruhunu, 'Yaşasın tam bağımsız Türkiye' diye haykıran Deniz'lerin çelik iradesini… Ne iftiracılara ne de kumpasçılara asla boyun eğmeyeceğim. Bundan sonra hakkımda hangi senaryo yazılırsa yazılsın, hangi iftira atılırsa atılsın, hangi kumpas kurulursa kurulsun asla kimseye iftira atmayacağım. Bu senaryodaki içeriklerin tamamı yalandır, iftiradır. Hedef, Sayın Özgür Özel'dir. Hedef, 10 sorudan sekizinin konusu da olmayan Sayın Özgür Özel'dir. Takdir, yüce Türk milletinindir.'

Buyurun. Hesap ki 'Bunlar kavgalı. Özgür Özel'i kurultayda desteklemedi. Aday oldu, desteklemedi. Butlan tarafta yer aldı.' Almışlar, diyor ki 'Özgür Özel'e şu iftiraları at.' Bir yerde gri pasaport alacakmış biri, benim yanıma getirmiş. Ben telefon açıp gri pasaport almışım. Allah'tan korkmaz, Malatya Yeşilyurt Belediyesi'nden mehter takımını gri pasaportla götürdünüz, mehteran başı dahil 28 kişi yurt dışına kaçtı. Utanmaz adamlar.

"BÜTÜN AK PARTİLİLERE SORUN, BİR TANE LAF DUYARSINIZ: 'ÖZGÜR ÖZEL'İN PARAYLA İŞİ OLMAZ'"

Şimdi bu ülkenin şerefli yargı mensuplarına sesleniyorum: Türk yargısını lekeleyen, insanlara zulmeden ve sizleri de sürgüne göndermekle tehdit ederek hedefe koyan, iradenizi çarpıtmaya zorlayanları görün. Görüyorsunuz, tanıyın. Tanıyorsunuz, unutmayın. Geçmişte yargı üzerinde karanlık kumpaslar kuranların ülkeye ne bedeller ödettiklerini, kendilerinin de en sonunda nasıl ceza çektiklerini unutmayın. Buradan AK Parti'nin kara düzenine sesleniyorum, bu düzeni kuranlara sesleniyorum, bu kurallara uyanlara sesleniyorum:

Gidin, en iyi bildiğiniz AK Partilileri bulun. Hatta çok gerilere gidin. Bornova Anadolu Lisesi'ne gidin. Ortaokulda ve lisede bizi okutanlara, aynı yatakhanelerde yatanlara. Üniversiteye gidin, askerlik yaptığımız yere gidin. Manisa'da herhangi bir Manisalıya ticaretimizi, siyasetimizi sorun. Manisa'daki AK Parti geçmiş il başkanlarına, geçmiş milletvekillerine, il genel meclisi üyelerine ve MHP'lilere sorun. Gidin, Manisa'da görev yapmış bütün kaymakamlara, bütün valilere, bütün emniyet müdürlerine sorun. Gidin, sorun; 'Özgür Özel ne yapar, ne yapmaz' diye. Çok şey söylerler Özgür Özel ile ilgili. Ama bugün o köşeyi yazana diyorum ya demiş ki 'Özgür Özel parayla siyaseti seviyor.' Ona ömrüm boyunca hakkımı helal etmeyeceğim de bu kadar AK Partili, MHP'li hemşerime, benimle yolu bir yerde kesişmiş bir kişiye, burada birlikte milletvekilliği yaptığım, şimdi siyasetin dışında-içinde olana sorun. Bir tane laf duyarsınız: 'Özgür Özel'in parayla işi olmaz.' Bunun dışında bir laf duymazsınız.

"YİĞİTSEN ÇIK KARŞIMA, SANDIKTA HESAPLAŞALIM"

Eğer birazcık namus ve şeref varsa, hakkımda ne biliyorlarsa açıklasınlar. Elde hangi belge varsa getirsinler. Ama arkadaşlarımız üzerinden, sağdıçlarımız, şoförlerimiz, danışmanlarımız üzerinden artık ellerini çeksinler. 'Eğri oturup doğru konuşalım' dedim ya. Erdoğan'a sesleniyorum: Sayın Erdoğan, yiğitlik midir sana yapılmayanı bana yapmak? Yiğitlik midir yenemediğin rakibini hapse atmak? Yiğitlik midir geçemediğin partiyi kayyımlamak? Yiğitlik midir yenemediğin lideri butlanlamak? Yiğitlik midir kadınla, eşle, çocukla, anayla, babayla uğraşmak? Yiğitlik midir suçsuzlara iftira atmak? Yiğitlik değilse bunlar, yiğitsen çık karşıma. Hesaplaşalım sandıkta."

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi

03.11.2026 15:31:00
AA
 
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Riyad Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Anlaşma kapsamında, iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarının, her 180 günlük dönem içinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla karşılıklı olarak vizesiz seyahat edebileceği belirtildi.

Bu kişilerin, diğer ülkeye giriş ve çıkış yapabilecekleri, ülke üzerinden transit geçebilecekleri ve belirtilen süre boyunca vize almadan geçici olarak kalabilecekleri bildirildi.

Suudi Arabistan'a giriş yapılan tarihte en az 6 ay geçerliliği olan pasaport sahibi olunması gerektiği kaydedildi.

Hac ve umre ziyaretleri anlaşma kapsamı dışında

Anlaşmanın 5'inci maddesi uyarınca hac veya umre yapmak amacıyla Suudi Arabistan'a gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anlaşmanın kapsamı dışında olduğu, söz konusu amaçlar için seyahat edecek olanların bu çerçevede Suudi Arabistan makamlarınca özel olarak verilen vizeye başvurmaları gerektiği ifade edildi.

Hac dönemi dışında olduğu sürece umre seyahatinin, Suudi Arabistan'ın resmi turizm portalından veya havalimanındaki e-vize kabinlerinden uygun vize türü alınarak gerçekleştirilebileceği bilgisi verildi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın ardından diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalamıştı.

Bunun ardından, anlaşmayı onaylayan Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. 

Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması


 
Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturması konusunda, "Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir" dedi.

03.11.2026 12:45:00
Haber Merkezi
 
Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması
Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması

Eylül ayında Borsa İstanbul'da sert düşüşlere yol açan fon krizi gündemdeki yerini koruyor. Hükümet, fonlardan elde edilen olağanüstü kazançların iadesi ve zarar eden yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi için çeşitli adımlar atarken, krizin boyutuna ve sorumlularına ilişkin yeni iddialar yeni sorularla birlikte tartışılmaya devam ediyor.

112 kişi tutuklandı

Fon soruşturmasında 3 Kasım itibarıyla 433 şüpheli bulunuyor. 112 kişi tutuklu, 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri alındı.

Bakan Gürlek'ten kritik açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 3 Kasım'da yaptığı açıklamada, "Fon soruşturmasında kapsamlı bir suç yapısı tespit edildi. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Milletimiz müsterih olsun, devletimiz ve kurumlarımız güçlüdür ve bu sorunu da halledip Türkiye düşmanlarının ellerini boşa çıkaracağız. Suç yapılanmasına iltisak etmiş en üst düzeyden en alt düzeye kadar bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler, siyasi profiller hakkında yasal işlemler yapılmış ve yapılmaktadır. Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hale gelmiştir. Verilen ifadeler yeni şüphelileri ortaya çıkarıyor, soruşturma derinleştirilerek devam ediyor" dedi.

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu (82) bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

03.11.2026 00:30:00
AA
 
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding'in sosyal medya hesaplarında yer alan açıklamada, Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu'nun akciğer kanseri nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği bildirildi.

Açıklamada, Ahmet Nazif Zorlu'nun, 1953 yılında Denizli'nin Babadağ ilçesinde temelleri atılan Zorlu Grubu'nu vizyonu ve liderliğiyle Türkiye'nin önde gelen sanayi gruplarından biri haline getirdiği, grubun uluslararası ölçekte büyümesine öncülük ettiği ve yaşamı boyunca ülkesi için çalıştığı ifade edildi.

Zorlu'nun gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin sanayileşmesine, ihracatına ve istihdamına önemli katkılar sunduğu, eğitim ve kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla toplumsal gelişimi desteklediği belirtildi.

Açıklamada, Zorlu'nun "Önce ülkem, sonra kurumum, sonra ailem" sözleriyle ortaya koyduğu anlayışın, ülkesine ve insanına duyduğu inancın, çalışmaya ve üretmeye verdiği değerin Zorlu Grubu'na bıraktığı en kıymetli miraslardan biri olarak yaşamaya devam edeceği kaydedildi.

Ahmet Nazif Zorlu'nun cenazesinin 4 Kasım Çarşamba günü Levent'teki Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde öğle vaktinde kılınacak cenaze namazı sonrasında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedileceği bildirildi.

Açıklamada, merhumun isteği doğrultusunda cenaze törenine çelenk gönderilmemesi, bunun yerine arzu edenlerin diledikleri bir sivil toplum kuruluşuna bağışta bulunmaları rica edildi.

Ahmet Nazif Zorlu kimdir?

Denizli'de 1944 yılında doğan Ahmet Nazif Zorlu, çalışma hayatına erken yaşlarda baba mesleği olan tekstille başladı.

İş hayatının ilk yıllarında Trabzon'da açtığı mağazayla tekstil ticareti yapan Zorlu, 1970 yılında şirketin merkezini İstanbul'a taşıyarak Zorlu Holding'in temellerini atmıştır.

İlk üretim şirketi Korteks'i 1976 yılında kuran Zorlu, 1990'da tüm şirketleri Zorlu Holding çatısı altında topladı. 1994'te Vestel'i Zorlu Holding bünyesine katan Ahmet Nazif Zorlu, yeni iş alanlarının da yolunu açtı.

Zorlu'nun tekstil sektörüyle başladığı girişimciliği beyaz eşya, elektronik, gayrimenkul, enerji, metalurji, savunma ve e-mobilite gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteren şirketlerle devam etti. Ahmet Nazif Zorlu, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanlığının yanı sıra Zorlu Grubu bünyesinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirkette yönetim kurulu başkanı veya başkan vekili olarak görev yapıyordu.

Sivil toplum kuruluşlarıyla da yakından ilgilenen Ahmet Zorlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Denizlililer Birliği Eğitim ve Kültür Vakfı (DENBİR), Babadağlı Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) üyesiydi.

İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkan seçilen Ümit Kocasakal, Beyoğlu'ndaki baro binasında düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu'ndan devraldı

02.11.2026 15:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu 128. Olağan Genel Kurul Kapsamında düzenlenen başkanlık seçimini Ümit Kocasakal kazanmıştı. Seçimlerin ardından Beyoğlu'nda bulunan İstanbul Barosu binasında devir teslim töreni düzenlendi.

Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu, başkanlık görevini Ümit Kocasakal'a devretti. Devir töreninde konuşan Kocasakal, "Bu süreçte biz bu seçime iştirak eden bütün avukat meslektaşlarımızla bir araya geleceğiz, arayışlarda bulunacağız, gerekiyorsa büyük bir çalıştay, hatta belki de sadece meslek sorunlarının konuşulacağı olağanüstü genel kurultay gibi de düşüncelerimiz var. Dolayısıyla bunları da hayata geçirmek için elimizden geleni yapacağız.

Bu bir görev değişimidir ve değişimin de bu şekilde avukatlara yaraşır bir biçimde olması çok değerlidir. Dediğiniz gibi İstanbul Barosu'nun kurumsal kimliği ve itibarı, avukatlık itibarı her şeyin üstündedir. Avukatın kavgası bile avukata yaraşır biçimde olmalıdır. Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ama bunlar bir araya gelmemizi, bu anlamda mesleki sorunlar bakımından hiçbir biçimde engellemiyor.

O yüzden içtenlikle size iki yıllık mesainizde bu baroya katkılarınız için, emekleriniz için, size ve yönetiminize ve kurullarınıza ve delegasyonunuza bir kere daha teşekkür ediyorum. Biz de şu anda bayrağı sizden devralıyoruz. Biz de elimizden geldiğince hizmet etmeye gayret edeceğiz ve umuyorum ki en azından yapabildiğiniz kadarını yapıp üzerine bir şeyler ekleyip biz de zamanı gelince bu bayrağı bizden sonra gelecek değerli meslektaşlarımıza teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor

Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor

02.11.2026 11:54:00
Haber Merkezi
 
 Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor
 Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor
Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor.

17 Ekim'de İmamoğlu'nun savunmasıyla tamamlanan ikinci celsenin ardından yedi sanığın tahliyesine karar verilmişti ve mahkeme iki haftalık araya girmişti.

Bugün başlayacak üçüncü celseyle 60 tanık, müşteki ve gizli tanık dinlenecek. Ardından davanın delillerinin tartışılması ve esasa ilişkin mütalaa aşamasına geçilmesi bekleniyor.

Mahkeme ayrıca dosyada "İlke", "Zeytin", "Martı" ve "Gürgen" kod adlı gizli tanıkların da üçüncü celse için duruşmada hazır edilmesini istedi.

Yeni Parti lideri Özgür Özel, Aralık 2025'te "İlke" kod adlı gizli tanığın, verdiği ifadelerden kısa bir süre sonra tüm ifadelerini ve gizli tanıklık statüsünü resmen geri çektiğini beyan ettiğini aktarmıştı.

Soruşturmanın başlangıcında İmamoğlu'na yönelik beyanlarda bulunan ancak hazırlanan iddianamede yer almayan "Meşe" kod adlı gizli tanığın beyanlarının da iddianamede "İlke" kod adlı gizli tanığın beyanlarının arasında yer aldığı ileri sürülmüştü.

Bugün başlayacak üçüncü celsenin ardından devam edecek dördüncü celsede ise delillerin tartışılması aşamasına geçilmesi bekleniyor.

Delillerin tartışılması aşamasının geçilmesi halinde ise duruşma savcısının esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.

Mütalaanın ardından tüm sanıklar ve avukatlarının yeniden savunma yapması ve İmamoğlu'nun da esasa ilişkin savunması kapsamında, iddianamedeki suçlamalara ilişkin günler sürecek kapsamlı bir savunma yapması bekleniyor.

İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen 5 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

02.11.2026 06:00:00
AA
 
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, örgüt içerisinde "Baron" lakabını kullanan Yusuf Can Güngör'ün talimatıyla Cem Gölbaşı'na yönelik eylem gerçekleştirmek üzere Adana'dan İstanbul'a geldiği belirlenen İbrahim Çiftçi'nin, 31 Ekim'de Beyoğlu'nda yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, şüphelinin üzerinde yapılan aramada, 1 ruhsatsız tabanca, 2 uzatılmış şarjör ve 1 utaş marka otomatik tabanca ele geçirildiği bilgisi verildi.

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Çiftçi'nin Gaziantep'ten İstanbul'a eylem gerçekleştirmek amacıyla gelen 3 şüpheliyle Esenyurt'taki bir hücre evinde kaldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için düzenlenen operasyonda, Cihan Can Gökkuş, Abdulkadir Demir ve Orhan Bozan'ın da gözaltına alındığı kaydedildi.

Açıklamada, şüphelilerin eylemde kullanmayı planladıkları silahları Çınar Aksoy'dan temin ettiklerinin belirlenmesi üzerine düzenlenen operasyonda söz konusu şüphelinin de yakalandığı, ikamette yapılan aramada 1 uzun namlulu piyade tüfeği ve 200 fişek ele geçirildiği ifade edildi.

Başsavcılığın açıklamasında, şüphelilerin alınan ilk beyanlarından, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları, ancak uygun koşulların oluşmaması üzerine eylemden vazgeçtikleri kanaatine varıldığı bildirildi.

Suç örgütünün tüm eylemlerinin ortaya çıkarılması, yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının deşifre edilmesi amacıyla soruşturma işlemlerinin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
 

CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı

CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı

01.11.2026 19:09:00
Haber Merkezi
 
CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı
CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı
CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin 21 Mayıs 2026 tarihli mutlak butlan kararı Yargıtay'da beklerken, partinin resmi internet sitesindeki arşiv değişikliği dikkat çekti.

"chp.org.tr" adresli internet sitesinde, Özgür Özel'in genel başkanlığı dönemine ait içeriklerin kaldırıldığı görüldü. Sitede yer alan arşiv bölümlerinde Kasım 2023 ile Mayıs 2026 arasındaki yaklaşık üç yıllık döneme ait içeriklere artık ulaşılamıyor.

Sitedeki TBMM konuşmaları, miting konuşmaları, etkinlik konuşmaları, basın açıklamaları, yazılı açıklamalar, sosyal medya paylaşımları, televizyon programları, röportajlar, kabuller, haberler, kurultay konuşmaları ve yurt dışı konuşmaları başlıklı bölümlerdeki içeriklerin Kasım 2023'ten Mayıs 2026'ya atladığı görüldü.

Kaldırılan içerikler yalnızca Özgür Özel'in açıklamalarıyla da sınırlı kalmadı. Yaklaşık üç yıllık dönemde genel başkan yardımcılarının basın açıklamaları, parti sözcülerinin basın toplantıları, parti kurmaylarına ait bültenler, TBMM faaliyetleri, raporlar, fotoğraflar ve diğer içerikler de arşivde yer almadı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

01.11.2026 18:57:00
AA
 
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi.

Duran, NSosyal hesabındaki paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Lee Jae Myung'un davetine icabetle, 1-4 Kasım 2026 tarihlerinde Seul'ü ziyaret edeceklerdir. Ziyaret çerçevesinde 3 Kasım Salı günü yapılacak resmi görüşmelerde, iki ülke arasındaki Stratejik Ortaklık ilişkileri tüm veçheleriyle ele alınacak; güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır. Ziyaret vesilesiyle, ikili ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirecek muhtelif belgeler de akdedilecektir."

Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı

Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Emir Sarıgül'ün ek ifadesi ortaya çıktı. Sarıgül, babası Mustafa Sarıgül'ün Yeni Parti'nin kuruluş sürecinde Özgür Özel'e farklı tarihlerde elden para verdiğini söyledi. Sarıgül, annesinden kalan miras nedeniyle babasıyla yaptığı sözleşmenin ayrıntılarını da anlattı

01.11.2026 17:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Emir Sarıgül, ilk ifadesinde anlatmadığı bazı hususları paylaşmak istediğini belirtti. Mustafa Sarıgül'ün kendisine devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazlar ile Yeni Parti'ye verildiğini öne sürdüğü paralar hakkında beyanda bulunan Sarıgül, suçlamalarla ilgisinin olmadığını savunarak tahliyesini talep etti.

"Özgür Özel'e 250 bin dolar bıraktığını biliyorum"

Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında parti genel merkez binasının eşyaları için para verildiğini iddia eden Emir Sarıgül, "Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara'da Ümitköy'de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel'e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam Mustafa Sarıgül ve Özgür Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı" dedi.

"Otobüsün ses sistemi için de 250 bin dolar ya da euro verdiğini söyledi"

Partiye ait otobüsün ses sistemi ve iç tasarımı için de babasının para verdiğini öne süren Sarıgül, "Yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özgür Özel'e elden verdiğini bana söyledi. Bu paranın Silivri'de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi. Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece'de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

"100 bin doları atkı paketinin içine koydu"

Emir Sarıgül, son olarak yaklaşık bir ay önce Mustafa Sarıgül'ün Özgür Özel'e 100 bin dolar verdiğini iddia ederek, "Geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özgür Özel'e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana Mustafa Sarıgül söyledi. O tarihte babam Özgür Özel'in Ankara'daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti. Bunun üzerine babam bana Vakko'dan 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de İstinye Park'taki Vakko'dan 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul'daki Ulus Platin Konutları'nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu. Paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı'na gitti. Uçakla Ankara'ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri'ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi gün söyledi" diye konuştu.

"Bana 5 taşınmazı devretmeyi taahhüt etti"

İfadesinde annesinden kalan mirasa ilişkin süreci de anlatan Emir Sarıgül, dedesi Abdurrahman Köksaloğlu'nun 1980 yılında öldürülmesinin ardından annesine büyük bir mal varlığı kaldığını, annesinin 1984 yılında vefat etmesi üzerine bu mal varlığının bir bölümünün kendisine bırakıldığını söyledi.

Sarıgül, 18 yaşına geldiğinde annesinden kalan mal varlığının kendi üzerine geçirilmesini istediğini ancak babasının bunu kabul etmediğini belirterek, "Kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim. Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi. Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama katedemeden böyle devam etti" dedi.

Son yıllarda maddi zorluk yaşadığını ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirten Sarıgül, "Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi" ifadelerini kullandı.

"Taşınmazlar devredilmezse 50 milyon dolar verilecekti"

Sözleşmede yer alan taşınmazların Nişantaşı, Marmaris, Mecidiyeköy ve Ankara'da bulunduğunu belirten Sarıgül, taşınmazların kendisine devredilmemesi ihtimaline karşı ayrıca bir senet imzalandığını söyledi. Sarıgül, "Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık. Bu senedi teminat olarak imzaladık. Bu sözleşme ve senedin aslı şu anda avukatım Emrah Cengiz'in kasasında bulunmaktadır" dedi.

Tahliyesini talep etti

İfadesinin sonunda iki kızının bakımından sorumlu olduğunu belirten Emir Sarıgül, "Benim 2 kızım vardır. Başlarında bulunmam gerekiyor çünkü anneleri de şu anda yurt dışındadır. Uzun bir süre de gelmeyecektir. Kızlarım şu an bakıma muhtaç haldeki anneannelerinin yanındadır. Ben tahliyemi talep ediyorum. Ev hapsi seçeneği de dahil değerlendirilmesini talep ediyorum. Böyle bir takdirde bulunulursa başıma bir şey gelme ihtimaline binaen devletimizden koruma talep ediyorum. Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum" ifadelerini kullandı.

Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak


 
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 5-6 Kasım’da düzenlenecek 17. Boğaziçi Zirvesi, “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla yaklaşık 70 ülkeden temsilciyi bir araya getirecek. 32 ülkeden üst düzey siyasiler, bürokratlar ve iş insanlarının konuşmacı olarak katılacağı 20'den fazla B2B görüşmesi de gerçekleştirilmesi planlanıyor. 
 

31.10.2026 15:18:00
Yaşar Cebesoy
 
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen Boğaziçi Zirvesi'nin 17'ncisi, 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. "Dönüşen Dünyada Denge Arayışı" temasıyla düzenlenecek zirve, farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, diplomatları ve iş insanlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında küresel gelişmelerin yanı sıra ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği fırsatlarının oluşturulması da gündeme gelecek. UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede, şu ana kadar 63 ülkeden katılım teyidi alındığını, ancak sayının 70'in üzerine çıkmasını beklediklerini belirtti. Nijerya, Suriye ve Lübnan'dan bakanların yanı sıra Karadağ'dan Parlamento Başkan Yardımcısı'nın da aralarında bulunduğu üst düzey temsilcilerin katılacağı zirvede, Endonezya, Libya ve Karadağ gibi ülkelerden heyetler de yer alacak. Zirve, Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan iş insanları ve siyasileri bir araya getirecek.

Ülkeler rota arayışında

Zirvenin bu yılki temasının, küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik dönüşümden hareketle belirlendiğini söyleyen Özgencil, savaşların, bölgesel gerilimlerin ve değişen uluslararası ilişkilerin ülkelerin konumlarını yeniden değerlendirmelerine yol açtığını dile getirdi. Özgencil, farklı güç merkezlerinin öne çıktığı bu dönemde ülkelerin yeni dengeler içinde kendilerine nasıl bir yer belirleyeceği sorusunun zirvenin ana gündemini oluşturacağını kaydetti. Zirvede iki gün boyunca 20'den fazla panel düzenlenmesi, konuşmacıların ise 32 farklı ülkeden katılması bekleniyor. Özgencil, uluslararası iş dünyasının temsilcilerini buluşturacak etkinlikte en az 70 iş insanının yer alacağını ve 20'den fazla B2B görüşmesinin gerçekleştirileceğini bildirdi.

Siyasi tartışma ortamı sunmuyor

Boğaziçi Zirvesi'nin kuruluşundan bu yana siyasi tartışmalardan uzak durarak ekonomik ilişkileri geliştirmeye odaklandığını belirten Özgencil, platformun farklı ülkelerden iş insanlarını aynı zeminde buluşturmayı amaçladığını söyledi. Özgencil, "Biz hiçbir zaman siyasete girmedik. Ülkeler arasında ekonomik bir zemin oluşturmaya çalıştık. İlk 16 yılda gerçekleştirdiğimiz B2B görüşmeleri ve bu görüşmelerin ardından yapılan iş anlaşmaları, bu konuda başarılı olduğumuzu gösteriyor" dedi. Boğaziçi Zirvesi'nin hazırlıklarının 2009 yılında başladığını, ilk organizasyonun ise 2010'da gerçekleştirildiğini hatırlatan Özgencil, ilk yıl 33 ülkeden temsilcinin katıldığı zirvenin zaman içinde uluslararası ölçekte daha geniş bir katılıma ulaştığını söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.