Türkiye, AB ile ABD'nin perde arkasından devam eden derin ve etkili rekabetinin mücadele alanı olma yolunda hızla ilerliyor. Artık AB ve ABD, birbirlerine gönderecekleri mesajları Türkiye üzerinden göndermeye başladı. ABD'nin Irak işgali sırasında Türkiye'de tezkere tartışmaları yapılırken, AB'den üst düzey yetkililerin Türkiye'ye yaptıkları ziyaretleri ve yaptıkları telkinleri hatırlayın. Daha o zaman su yüzüne çıkmıştı, mücadelenin Türkiye üzerinden yapılacağı. Tezkere çıkmadığı zaman AB basınının gösterdiği olumlu tepki de, bu görüşü teyit eder nitelikteydi.
Önceki gün Kaş'ta, AB'li bakanların biraraya gelmeleriyle yapılan toplatı bu mücadeleyi açıklaması bakımından önemli.
Önce Yunan adası Meis'te biraraya geldi AB'li bakanlar. Programa göre, Meis'te başlayan toplantı, 20 dakika uzaklıktaki Türk kasabası Kaş'ta noktalanacaktı. Ama Meis'e giden AB'li bakanlardan altısı Kaş'a gelmeden ülkelerine dönmeyi tercih etti. Kaş'a gelmeyen AB'li bakanlar; İspanya Dışişleri Bakanı Anna Palacio, Almanya Dışişleri Bakanı Joshka Fischer, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ve Fransa Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin ile İrlanda, Finlandiya ve Estonya Dışişleri bakanları.
Kaş'a gelmeyen AB'li bakanların ülkelerine dikkat edilirse, hepsi de ABD'ye karşı direncin merkezi olan ve AB'nin çekirdek yapısını oluşturan Fransız- Alman eksenine dahil ülkeler. Kaş'a gelen bakanlar ise birkaç istisna dışında, AB'yi ABD'ye her an satabilecek nitelikte, Fransa ve Almanya'nın endişeyle yaklaştığı ülkeler. Hafızamızı şöyle bir yoklarsak; ABD başkanı Bush'un, eski dışişleri bakanımız Yaşar Yakış'a "AB'yi bölüp parçaladım" derken, kasdettiği ülkeler de Kaş'a gelenlerle aynı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreu'nun "Onların katılmaması Türkiye'nin AB açısından önemini engellemez" açıklamasını yapma mecburiyeti hissetmesine ne demeli. Durup dururken bu açıklama da neyin nesi. Belli ki, adıgeçen bakanların Kaş'a gelmemeleri organize bir hareket. Yani Türkiye'ye net bir mesaj niteliği taşıyor.
Hülasa, AB'nin gerçek sahipleri hâlâ bize çok soğuk. Hatta buz gibi. ABD ise, kuyruğuna taktığı AB ülkeleri kanalıyla Türkiye ile dalga geçmeye devam ediyor. Hükümet hâlâ ABD ve AB arasındaki mücadelenin bizim üzerimizden yapıldığının farkında bile değil.
Önceki gün Kaş'ta, AB'li bakanların biraraya gelmeleriyle yapılan toplatı bu mücadeleyi açıklaması bakımından önemli.
Önce Yunan adası Meis'te biraraya geldi AB'li bakanlar. Programa göre, Meis'te başlayan toplantı, 20 dakika uzaklıktaki Türk kasabası Kaş'ta noktalanacaktı. Ama Meis'e giden AB'li bakanlardan altısı Kaş'a gelmeden ülkelerine dönmeyi tercih etti. Kaş'a gelmeyen AB'li bakanlar; İspanya Dışişleri Bakanı Anna Palacio, Almanya Dışişleri Bakanı Joshka Fischer, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ve Fransa Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin ile İrlanda, Finlandiya ve Estonya Dışişleri bakanları.
Kaş'a gelmeyen AB'li bakanların ülkelerine dikkat edilirse, hepsi de ABD'ye karşı direncin merkezi olan ve AB'nin çekirdek yapısını oluşturan Fransız- Alman eksenine dahil ülkeler. Kaş'a gelen bakanlar ise birkaç istisna dışında, AB'yi ABD'ye her an satabilecek nitelikte, Fransa ve Almanya'nın endişeyle yaklaştığı ülkeler. Hafızamızı şöyle bir yoklarsak; ABD başkanı Bush'un, eski dışişleri bakanımız Yaşar Yakış'a "AB'yi bölüp parçaladım" derken, kasdettiği ülkeler de Kaş'a gelenlerle aynı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreu'nun "Onların katılmaması Türkiye'nin AB açısından önemini engellemez" açıklamasını yapma mecburiyeti hissetmesine ne demeli. Durup dururken bu açıklama da neyin nesi. Belli ki, adıgeçen bakanların Kaş'a gelmemeleri organize bir hareket. Yani Türkiye'ye net bir mesaj niteliği taşıyor.
Hülasa, AB'nin gerçek sahipleri hâlâ bize çok soğuk. Hatta buz gibi. ABD ise, kuyruğuna taktığı AB ülkeleri kanalıyla Türkiye ile dalga geçmeye devam ediyor. Hükümet hâlâ ABD ve AB arasındaki mücadelenin bizim üzerimizden yapıldığının farkında bile değil.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012



























































































