logo
24 HAZİRAN 2026

Kelle fiyatına hürriyet, esirlik bedava!

22.02.2005 00:00:00
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti seçimini yaptı. Seçim günü (20 Şubat) yayınlanan yazımı şöyle bitirmiştim: "147 bin KKTC'li oylarını verirken, 17 Aralık'ta nasıl satıldıklarını, bugün oylarıyla seçecekleri hükümetin tarihlerinin en kritik kararlarına imza atacağını ve her şeyden önemlisi bağımsızlığın kolay kazanılmayıp, kolay kaybedilen bir şey olduğunu bir kez daha düşünsünler."

Kıbrıslı Türkler düşünmüşler! Bağımsızlığı zül sayan Mehmet Ali Talat'ın partisi CTP oylarını yüzde 10 artırarak 24 sandalyeye sahip oldu. Derviş Eroğlu'nun UBP'si 19, Serdar Denktaş'ın DP'si 6 ve BDH ise 1 milletvekili çıkarabilmiş. Sonuçlar oldukça açık; Kıbrıs Türk'ü Talat'ı ödüllendirdi ve 17 Nisan'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Denktaş'ın yerine kimin geleceği aşağı yukarı belli oldu. Bu konuda fazla bir şey söylemeye gerek yok. Söyleyeceklerimi 20 Şubat'taki yazımda aktarmıştım. Sadece Cem Karaca'nın bir şarkısındaki şu sözleri aktarmakla yetinelim: Kelle fiyatına hürriyet, esirlik bedava! İsteyen istediği yaşama biçimini seçebilir. Bağımsızlık da, kölelik de bir yaşama biçimidir.

***

Bugünlerde Türkiye'de siyaset kazanının fokurdama katsayısı oldukça yüksek. AKP cephesindeki çatırdama sesleri Başkent sınırlarını çoktan aştı, İstanbul'da, Kars'ta, Trabzon'da, Mersin'de rahatlıkla duyulabiliyor. Hatta Washington ve Brüksel'e de ulaştı bu sesler.

Erkan Mumcu'nun istifası çok önemli bir süreci başlattı. AKP'nin pamuk ipliğine bağlı dengeleri bir bir sarsılmaya başladı. Mumcu'yla başlayan, Süleyman Sarıbaş, Miraç Akdoğan Hasan Özyer, Mehmet Erdemir, Fuat Geçen, Sait Armağan ve diğerlerinin katılımıyla devam etmesi beklenen bu kopuş silsilesi AKP'deki 'son'un tahmin edilenden de kısa sürede gerçekleşeceği anlamına geliyor. Ama AKP bu 'son'u çok önceden biliyordu ve buna göre hazırlıklarını sürdürmekteydi. Mumcu istifa edince Erdoğan kabinesinde konuşulan gizli gündemi de kamuoyuyla paylaşmaya başladı. Biz de Erdoğan ve ekibinin neler konuştuğunu ve geleceğe dair planlarını öğrenmiş olduk. Mumcu "AKP kendi içinde erken seçimi konuşuyor" diyerek, AKP'deki en önemli gizli gündemi ifşâ etmiş oluyor.

Peki Erdoğan Hükümeti neden 2006 başında bir erken seçim, hatta Haziran 2005'te baskın bir seçim düşünüyor?

Medya arkasında, AB ile işler iyi gidiyor(!), Meclis'te çoğunluk tamam, etkili bir Meclis içi muhalefet yok, 2007'de cumhurbaşkanlığı koltuğu çantada keklik, ekonomi rayında gidiyor(!), büyüme tam gaz devam ediyor, enflasyon yerlerde sürünüyor? Bu pembe listeyi çoğaltabiliriz.

Tahayyül sınırlarımızın algılama noktasında kapasite sorunu yaşadığı böyle bir hayaller ülkesinin hükümeti neden erken seçim istesin? Normal şartlarda düşünüldüğünde bunların akıllarından zorları var demeliyiz. Ama gerçekler öyle değil. AKP yapay siyaset zemininin altından kaydığının farkına vardı.

Konuyla bağlantısı var mı bilmiyorum ama birden aklıma geldi. Paçavranın "kullanılıp çöpe atılma" felsefesi üzerine kurulu çok acı bir kaderi var!
 
Alperen Polat / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.