logo
17 AĞUSTOS 2026

Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı

Konya Ovası'nda yıllar içinde artan obruklara ilişkin çalışmalar sürerken, Konya Kapalı Havzası'nda tespit edilen obruk sayısının 740'ın üzerine çıktığı belirlendi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya'da daha önce 600 civarında olan obruk sayısının günümüzde 700 seviyesine ulaştığını belirterek, bölgedeki artışa dikkat çekti

17.08.2026 13:41:00
İHA
 
Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı
Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı
Konya Kapalı Havzası'nda obruk oluşumlarıyla ilgili envanter çalışmaları devam ediyor. Yapılan son çalışmalarla birlikte havza genelinde 740'ın üzerinde obruk tespit edilirken, bunların yaklaşık 700'ünün Konya Havzası içerisinde, 25-30 kadarının Karaman'da, 8-10 kadarının ise Aksaray'da bulunduğu ifade edildi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya'daki obruk sayısının geçmiş yıllara göre önemli ölçüde arttığını belirterek, "Konya'da envanter çalışmaları esnasında 600 civarında obruktan söz ediyorduk. Günümüzde artık 700 civarında obruktan söz ediyoruz" dedi.






2020'den bu yana artış

Obrukların sayısındaki artışın dikkat çektiğine değinen Prof. Dr. Arık, 2020 yılında Karapınar çevresindeki sayımlarda yaklaşık 500 obruk bulunduğunu, günümüzde aynı bölgede 600 civarında obruktan söz edilebildiğini söyledi. Arık, "Konya'da envanter çalışmaları esnasında 600 civarında obruktan söz ediyorduk. Günümüzde artık 700 civarında obruktan söz ediyoruz. AFAD'ın yapmış olduğu çalışmalar halen devam ediyor. Konya, Karaman ve Aksaray için duyarlılık, Konya için tehlike haritasının hazırlığı da devam ediyor. Merkezimiz de bu hususta çalışmalarını sürdürüyor. Örneğin 2020 yılında Karapınar çevresindeki sayımlar sonucunda 500 civarında obruk vardı. Şimdi aynı bölge içerisinde 600 civarında obruktan söz edebiliyoruz" şeklinde konuştu.








Obrukların oluşumunda doğal yapı ve su etkili

Obruk oluşumlarının doğal jeolojik şartlara bağlı olarak meydana geldiğini anlatan Prof. Dr. Arık, "Obruk oluşumları aslında doğal jeolojik şartlara bağlı olarak meydana geliyor. Özellikle kaya yapısı son derece önemli. Suyla karşılaştığı zaman çözünebilir nitelikteki birimlerin olduğu yerlerde su ve kaya etkileşimi sonucunda yer altındaki küçük boşluklar büyük mağaralara evrilebiliyor ve zaman içerisinde mağara tavanlarının ağırlığını taşıyamayarak çökmeleri sonucunda oluşuyor. Bu normal, doğal jeolojik şartlar demek yani kaya türü. Tabii suyun hareketine imkan verecek nitelikte yer altındaki örtülü kırıklar, faylar ve yer altındaki birimlerin gözenekleri bunda önemli etkenler. Yer altı suyunun süreksizliği, yer altı suyunun varlığı, seviyesi ve suyun karakteristiği son derece önemli obruk oluşumları için. Örneğin Konya yöresinde hafif asidik nitelikte sular, çözünürlüğü biraz daha artırıcı bir faktörle karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.








Kuraklık ve aşırı yer altı suyu kullanımı

Arık, "Tabii su seviyesindeki değişkenliklere en önemli etki iklim değişikliği içinde bulunduğumuz dönemde. Örneğin 2025 yılı son 40 yılın, 50 yılın en sıcak dönemi olarak kayıtlara geçti. Ötesinde 2026 yılında da özellikle bahardan sonra meydana gelen yağışlarda yine son 60 yılın en yağışlı periyodu olarak söylenebilir. Yani bu şekilde iklim değişikliğinin tam da özeti olarak söyleyebiliriz. Uzun süreli kuraklıklar, ani yağışlı periyotlar gibi olaylar iklim değişikliğinin sonucu. Tabii vatandaşlar bölgede tarıma da devam edebilmek için mecburen yer altı sularına başvuruyorlar. Yer altı sularını kullanma ve su seviyesindeki değişiklik de yine önemli etkenlerden bir tanesi. Özellikle düşündüğümüzde suyun yer altı seviyesindeki temel etkeni, aşırı suya olan talep olarak söyleyebiliriz" dedi.








"Deprem-obruk ilişkisi için daha fazla veriye ihtiyaç var"

Fayların obruk üzerindeki etkisine de değinen Fetullah Arık, "Tabii bu, obruk oluşumlarıyla ilgili olarak biraz önce fayların da etkisinden bahsetmiştik. Yani faylar birincisi, suyun hareketine imkan veren yer altındaki süreksizlikleri meydana getiriyor. İkincisi, bu faylara bağlı meydana gelmiş olan depremler de obruk oluşumlarını, çökmeyi tetikleyen faktörlerden bir tanesi. Dünyanın pek çok yerinde faylar, depremler ve obruk ilişkileri kurulabilmiş durumda. Bu bölge içerisinde en önemli sorun, obrukların tam olarak ne zaman oluştuğuyla ilgili kesin verilerin olmayışı. Depremlerle ilgili kayıtlarda saati, tarihi her şey net olmasına rağmen obruklarla ilgili böyle bir kayıt olmadığı için depremle obruk ilişkisi de tam olarak kurulamıyor. Ancak bazı depremlerden sonra, o dönemde depremle eş zamanlı ya da birkaç gün sonra veya birkaç hafta sonra bazı obrukların oluştuğunu biliyoruz. Burada deprem-obruk ilişkisi vardır diyebilmek için yetersiz veri olarak özetleyebiliriz" diye konuştu.






Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü

İstanbul Zeytinburnu'nda kentsel dönüşüm kapsamında yıkım çalışmaları başlatılan 4 katlı bir bina, çalışma esnasında aniden çöktü. O anlar bir vatandaşın cep telefonuyla anbean kaydedildi

17.08.2026 13:58:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü
Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü
Olay, Zeytinburnu Telsiz Mahallesi'nde dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan incelemeler sonucunda sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın yıkımına karar verildi.






Proje kapsamında bina boşaltıldıktan sonra yıkım çalışmalarına başlandı. Çalışma esnasında beton kesme makinasıyla vurulan bir darbede bina aniden çöktü. 






Binanın çökmesiyle birlikte cadde toz bulutuyla kaplanırken, vatandaşlar panikle etrafa kaçıştı. O anlar cadde üzerinde bulunan bir vatandaşın cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.






Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahale neticesinde 1.5 saate kontrol altına alınarak söndürüldü

15.08.2026 16:33:00
İHA
 
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Gebze ilçesi Beylikbağı Mahallesi'nde bulunan ormanlık alanda saat 13.00 sıralarında yangın başladı. Kısa sürede yükselen yoğun dumanlar gökyüzünü kaplarken, yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.






Yangının haber verilmesinin ardından bölgeye itfaiye ve orman ekiplerinin yanı sıra polis ve jandarma ekipleri yönlendirildi. Ekipler, alevlerin çevredeki ormanlık alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için çalışma başlattı. 






Karadan yürütülen söndürme çalışmalarına havadan da helikopter destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda yangın yaklaşık 1,5 saat içerisinde kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Alevlerin tamamen etkisiz hale getirilmesinin ardından bölgede yeniden yangın çıkma ihtimaline karşı soğutma çalışması başlatıldı. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.













Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve 20 kişinin çalıştığı gaz dolum tesisinde iddiaya göre gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada tesis sahibi Nazif Kavas ve işçilerden Servet Ekiz hayatını kaybetti

15.08.2026 16:25:00 / Güncelleme: 15.08.2026 16:28:09
İHA
 
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Olay, Salihli'nin Atatürk Mahallesi'nde bulunan Kavas Gaz Dolum Tesisi'nde meydana geldi. İddiya göre, tesiste gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.






Şiddetli patlamaların meydana geldiği yangın ekiplerin çalışması sonucu söndürülüp kontrol altına alındı. Ekiplerin çalışması sonucu tesis sahibi 2 çocuk babası Nazif Kavas(55) ile işçilerden 2 çocuk babası Servet Ekiz'in (45) cansız bedenlerine ulaşıldı.








Soğutma çalışmalarının yapıldığı olayla ilgili soruşturma başlatıldı.




















Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı

14.08.2026 12:18:00
İHA
 
Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı
Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı
Tekirdağ Çorlu'da çıkan tarla yangınında 200 dönüm anız alev alev yandı. Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü






Olay, gece saatlerinde Hürriyet Mahallesi Mine Caddesi civarında meydana geldi. Henüz bilinmeyen bir nedenle tarlada buğday sapları alev aldı.

Yangın rüzgarın da etkisiyle büyüyerek geniş alana yayıldı.

Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi yönlendirildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saat süren çalışmalarının ardından söndürüldü.

Yaklaşık 200 dönüm alanın küle döndüğü öne sürüldü.

Yangının çıkış sebebi ise henüz bilinmiyor.













Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler

Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor

14.08.2026 00:30:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor. Toplumun farklı kesimleri maden projelerine karşı ses yükseltmeye devam ediyor.

Peki, köylüleri, çevrecileri, akademisyenleri ve maden işçilerini sokağa döken, projelerin karşısında durmaya iten temel dinamikler ve kaygılar neler?







1. Ekosistem Tahribatı ve Ormansızlaşma

Maden arama ve çıkarma süreçleri, özellikle yüzey madenciliği (açık ocak işletmeciliği) yöntemi kullanıldığında devasa arazi tahribatlarına yol açıyor:

Ağaç Kesimi ve Orman Kaybı: Maden sahası açmak amacıyla geniş ormanlık alanların yok edilmesi, bölgenin oksijen kaynağını ve biyoçeşitliliğini doğrudan tehdit ediyor.

Toprak Erozyonu ve Heyelan Riski: Bitki örtüsünün kaldırılmasıyla erozyon riski artıyor; dik ve dağlık arazilerde heyelan tehlikesi tetikleniyor.







2. Su Kaynaklarının Kirlenmesi ve Kuruması

Madencilik, doğası gereği yüksek miktarda su tüketen ve ağır kimyasallar (siyanür, sülfürik asit vb.) kullanılan bir sanayi koludur:

Asit Maden Drenajı ve Ağır Metaller: Açıkta kalan kayaların hava ve suyla teması sonucu oluşan asidik sızıntılar, yeraltı su kaynaklarına ve akarsulara karışarak içme ile sulama suyunu zehirliyor.

Su Stresi: Yerel kaynakların maden işletmeleri tarafından yoğun kullanımı, bölgedeki tarımsal ve evsel su erişimini kısıtlıyor.







3. Tarım, Hayvancılık ve Yerel Geçim Kaynaklarının Yok Olması

Maden sahalarının genellikle kırsal bölgelerde yer alması, geçimini topraktan sağlayan yerel halkı doğrudan etkiliyor:

Tarım Arazilerinin Kaybı: Zeytinlikler, otlaklar ve verimli tarım alanları maden ruhsat sahaları içinde kalarak üretim dışı kalıyor.

Kırsal Nüfusun Yerinden Edilmesi: Geçim kaynağını kaybeden köylüler göç etmek zorunda kalıyor; bu durum bölgesel sosyo-ekonomik dengeleri bozuyor.

4. Sağlık Riskleri ve Yaşam Kalitesinin Düşmesi

Çıkarma ve işleme aşamalarında oluşan toz, gürültü ve toksik atıklar, komşu yerleşim yerlerinde ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor:

Solunum Yolu Hastalıkları: Ağır toz emisyonu ve kimyasal partiküller, bölge halkında koah, astım ve kanser vakalarının artması riskini doğuruyor.

Atık Barajı Sızıntıları ve Katastrofik Riskler: Atık havuzlarının çökme veya sızdırma tehlikesi, yerleşim yerleri üzerinde sürekli bir güvenlik tehdidi oluşturuyor.







5. İşçi Hakları ve Çalışma Güvenliği İhlalleri

Protestolar sadece çevre örgütleri ve yerel halkla sınırlı kalmıyor; bizzat maden sahalarında çalışan işçiler de hak arayışı için meydanlara iniyor:

Ödenmeyen Ücretler ve Hak Gaspları: Maaşlarını, kıdem tazminatlarını alamayan ya da zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçiler eylemler düzenliyor.

İş İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Eksiklikleri: Yetersiz denetimler ve iş kazası riskleri, çalışanların can güvenliği talebiyle grev yapmasına neden oluyor.

6. Katılımsız Karar Alma ve "ÇED" Süreçlerine Güvensizlik

Toplumsal tepkinin bir diğer odak noktası ise karar alma mekanizmalarındaki şeffaflık eksikliği:

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporları: ÇED süreçlerinin formaliteden ibaret kalması veya halkın katılımı toplantılarının usulüne uygun yapılmaması kamuoyundaki güvensizliği pekiştiriyor.

Kamusal Yarar Tartışması: Çıkarılan madenlerin ve elde edilen finansal kazancın bölge halkına ya da devlete sağladığı yararın, doğaya verilen zararın yanında çok düşük kaldığı düşüncesi tepkileri büyütüyor.

"Madencilik faaliyetleri yalnızca teknik bir üretim meselesi değil; ekolojik adalet, kamu sağlığı ve demokratik katılım hakkını ilgilendiren çok katmanlı toplumsal bir konudur."







Çözüm Arayışları ve Ekolojik Modernleşme

Sosyologlar ve çevre uzmanları, madencilik alanındaki krizlerin aşılması için şu adımların şart olduğunu vurguluyor:

Katı Yasal Denetim ve Şeffaflık: Maden kanunlarının çevre ve insan merkezli olarak güncellenmesi.

Rehabilitasyon Zorunluluğu: Faaliyeti biten sahaların eksiksiz şekilde doğaya yeniden kazandırılması (ağaçlandırma ve alan ıslahı).

Stratejik Alanların Korunması: Su havzaları, orman alanları ve koruma altındaki biyolojik çeşitlilik merkezlerinin kesin olarak madenciliğe kapatılması.

Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi

Muğla'nın Menteşe ilçesinde bir iş yerinin önünde asılı bulunan Türk bayrağını çakmakla ateşe vermek isteyen kadın, güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu yakalanmıştı. 31 yaşındaki A.A. isimli kadın emniyetteki işlemlerini ardından adliyeye sevk edildi

13.08.2026 11:52:00
İHA
 
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Olay, Menteşe merkezde tarihi Kurşunlu Camii yakınlarında bulunan bir iş yerinin önünde meydana geldi. Sabah saatlerinde kaldırımda yürüyen kadın, iş yerinin önünde duvara asılı Türk bayrağının yanına gelerek, çantasından çıkardığı çakmakla bayrağı ateşe vermek istedi.






Olayın güvenlik kameralarına yansımasının ardından kolluk kuvvetleri kadının yakalanması başlattıkları çalışmada aynı gün yakalanarak gözaltına alındı. 






Yakalanan A.A., Muğla Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerini ardından Muğla Adliyesi'ne sevk edildi.






Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çeşitli kimyevi ürünlerin üretildiği fabrikada çıkan yangında 2 işçi yaralandı. Yangında 2 at da telef oldu

12.08.2026 12:30:00
İHA
 
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Gebze ilçesi Balçık Mahallesi Kumtepe mevkiinde bulunan kimya fabrikasının bir bölümünde yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, jandarma ve AFAD ekibi sevk edildi.






Yangın sırasında yaralanan 2 işçi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangında fabrikada maddi hasar meydana geldi. 






Ekiplerin bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangında 2 atın da telef olduğu öğrenildi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.



























Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan ve birden fazla mahalleyi etkileyen orman yangınında mağdur olan vatandaşlara yönelik destekler sürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangından etkilenen ailelerin yaralarının sarılması amacıyla çalışmalarına devam ederken, Dere Mahallesi'nde evini kaybeden Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri desteğinde bulundu. Hayırsever vatandaşların katkılarıyla temel yaşam eşyaları da temin edilen konteyner aileye teslim edildi

12.08.2026 12:14:00
İHA
 
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangının ilk anından itibaren bölgede yürüttüğü çalışmaların yanı sıra yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Yangından etkilenen mahallelerde ihtiyaçların belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, evlerini kaybeden ve barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlara yönelik destekler gerçekleştiriliyor.






Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri

Yangından etkilenen vatandaşlar arasında Dere Mahallesi'nde yaşayan Çobanoğlu ailesi de yer aldı. Yangında evlerini kaybeden ailenin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşam konteyneri temin edildi. Ailenin yalnızca barınma ihtiyacının değil, günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli temel ihtiyaçlarının da karşılanması için çalışma yürütüldü. Hayırsever vatandaşların destek ve katkılarıyla konteynerin içerisindeki yaşam alanı için gerekli eşyalar temin edildi. Hazırlıkları tamamlanan eşyalı konteyner, Dere Mahallesi'nde Çobanoğlu ailesine teslim edildi.

Yangında evlerini kaybeden Ahmet Çobanoğlu, "Yardım eden ekiplerimize, herkese komple hepsinden Allah razı olsun. Başımızı sokacak bir yuvamız oldu. Allah o yangını kimseye göstermesin" dedi.








Evin kızı olan ve annesi ile babası için endişelenen Kader Çakal, "Yangın esnasında buradaydık. Arazözlere, tankerlere su taşıyorduk. Sonra yangın bu tarafa gelince biz kaçmak zorunda kaldık. Kaçtık gittik. Sonra Çatak'a gittik, keçilerimizi götürdük. Ondan sonra yangın Çatağ'a da geçti. Oradan kaçtık Fethiye'ye gittik. Sonra bir gün sonra geldik. Buralar zaten küle dönmüştü. Ondan sonra böyle böyle ilerledik artık. Hani çok kötü ya, hani Allah'ım kimselere yaşatmasın, göstermesin. Çok kötü bir şey. Hani geliyorsun, her yer simsiyah. Ora gidiyorsun yeşil. İnsana gerçekten o kadar çok koyuyor ki hani anlatamam. Çok kötü bir duygu. Şimdi kafalarını sokacak bir evleri var. Allah'ın izniyle inşallah rahat edecekler. Herkese çok teşekkür ederiz. Allah razı olsunlar."








Dere Mahalle Muhtarı Birol Koyuncu, "Yüzyılın afeti diyebileceğimiz büyük bir afet yaşadık. Bu süreçte altı tane, yedi tane evimiz kullanılamaz halde bir tanesi de bu evimiz. Onun dışında yarım yanan evlerimiz var, birçok evimiz var, ahırlarımız var. Bu süreçte bize yardımcı olan Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Daire Başkanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi'nde Görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Zeliha Balık, "Seydikemer'de yaşanan yangınlardan dolayı birçok vatandaşımızın evi, eşyaları ve günlük yaşamın önemli bir parçası zarar gördü. Biz de Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi olarak Başkanımız Ahmet Aras'ın talimatlarıyla yangının ilk anından beri sahada vatandaşlarımızın yanında olmaya ve ihtiyaçlarını da yerinde tespit ederek destek olmaya çalışıyoruz. Bugün Dereköy Mahallemizde hanesi yanan bir vatandaşımız için konteyner ve eşya getirdik. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak yangından etkilenen tüm vatandaşlarımızın yanında olmaya, ihtiyaçlarını dinlemeye ve elimizden gelen desteği sunmaya devam edeceğiz" dedi.
Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yangından etkilenen vatandaşların yalnız olmadığını belirterek Büyükşehir Belediyesi'nin afet sonrasında da tüm imkânlarıyla sahada olmaya devam edeceğini söyledi. Başkan Aras, yangının ilk anından itibaren ekipler ile sahada oldukları gibi yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini, asıl önemli olanın, afetten etkilenen vatandaşların yeniden hayatlarını kurabilmelerine destek olmak ve yaralarını birlikte sarabilmek olduğunu belirtti.






Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta


 
 
Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi. Kimlik dolandırıcılığına yol açabilir, siber suçluların parolanızı ele geçirmesini sağlayabilir ve hatta kişisel bilgilerinizi ve eşyalarınızı hırsızlık riskiyle karşı karşıya bırakabilir. 

11.08.2026 11:02:00
Hasan Gündoğdu
 
Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta
Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta

Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Kimlik avı saldırılarında ve sosyal mühendislik tekniklerinde artış yaşanırken, sosyal medya üzerinden yapılan aşırı paylaşımlar bu saldırılar için adeta açık kapı hâline geliyor. Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. Bilişim uzmanlarına göre, "sadece arkadaşlarım görüyor" sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.







Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir

Uzmanlar, sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir bilgi kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Asıl önemli olan ise bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.







Sosyal medya paylaşımlarında nelere dikkat etmelisiniz?

• Kişisel bilgiler. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.
• Tatil planları. Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.
• Konum bilgileri. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.
• Pahalı eşyalar. Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir.
• Çocuk fotoğrafları. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.
• İşle ilgili serzenişler. Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.
• Finansal bilgiler. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.
• Yakın çevrenin bilgileri. Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.
• Çekiliş ve kampanyalar. Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatleri, kimlik avı girişimi olabilir.
• Özel mesajlar. Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir.







Güvende kalmak için neler yapılabilir?

• Paylaşım yaparken ne paylaştığınıza dikkat edin: Her zaman (profiliniz kısıtlı olsa bile) yanınızda oturan birine internette paylaştığınız bilgilerin aynısını söylemenin sizi rahatlatıp rahatlatmayacağını düşünün.
• Arkadaş listenizi sık sık gözden geçirin: Tanımadığınız veya gönderilerinizi görmesini istemediğiniz kişileri listenizden çıkarmak faydalı bir alışkanlık olacaktır.
• Arkadaş listenizi ve gönderilerinizi kimlerin görüntüleyebileceğini kısıtlayın: Bu, birisinin paylaştığınız herhangi bir bilgiyi kötü amaçlarla kullanma olasılığını azaltmaya yardımcı olacaktır.
• Fotoğraf erişimini kısıtlayın: Bunlar ideal olarak sadece bilinen arkadaşlar ve onaylı aile üyeleri tarafından görüntülenebilmelidir.
• İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açın ve güçlü, benzersiz parolalar kullanın: Bu, parolalarınızı tahmin etmeyi veya kırmayı başarsalar bile birinin hesabınızı ele geçirme olasılığını azaltacaktır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.