AKP 25'ci yılını kutluyor. Bizzat Sayın Erdoğan'dan, kurmaylarından, trollerinden, medyasına kadar müthiş bir destan hikayesi anlatılıyor. Ya anlatmadıkları!
Türk Milleti hiçbir dönemde AKP dönemindeki kadar İslam dininden bu kadar uzaklaşmamıştı. İslam üzerinden bu kadar kindarlaştırılmamıştı.
Hiçbir iktidar, AKP kadar kilise, havra açmamıştı.
Hiçbir iktidar, papazlarla, hahamlarla dua (!) etmemişti.
Hiçbir iktidar 'dört hak din vardır' cümlesini kurmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde fuhuş bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde sapkınlık bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde taciz, tecavüz bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiç bir iktidar döneminde cinayet, gasp, hırsızlık bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde rüşvet, adam kayırma bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde bu topraklar uyuşturucu, kaçakçılık, mafya üssü olmamıştı.
Bu ülkede
Cumhurbaşkanlarına ve makamına, parti liderlerine, devlet kurumlarına, orduya, yargıya toplumun % 90'nın saygısı vardı.
Darbe dönemlerinde bile tutuklanan parti liderlerine, milletvekillerine itibar suikastı yapılmazdı. Şimdi bir lider, vekil veya toplumda öne çıkan bir isim tutuklansın, tutuklanması anında bütün aile fertleriyle toplum önünde infaz edilmeye çalışılıyor.
Dış politika
AKP'yi kuran ve şuanda yönetenler iktidara gelmeden önce ayet ve hadislerle ABD, AB, İsrail karşıtlığı yapıyor, iktidarları ve muhalefeti, 'emperyalistlerle işbirliği yapan, batının emir erliğine soyunanlar' olarak eleştiriyorlardı.
İktidara geldiler! En ABD'ci, en AB'ci, en NATO'cu parti ve liderden daha çok ABD'ci, AB'ci, NATO'cu oldular.
AKP iktidarından sonra güney sınırımızda (Ortadoğu'da) katledilen Müslüman sayısı ABD'ye göre 4 buçuk milyon, bağımsız kaynaklara göre 12 milyon, göç eden Müslüman sayısı ise 38 milyon.
Rakamlara bakalım mı?
Dünyanın 17. Ekonomisine sahiptik. AKP geldi, dedi ki, 'ilk 10'na gireceğiz'. 21'e kadar düştük ve şimdi yine 17'ci sıradayız.
Kişi başı geliri 25 bin dolara çıkaracağız, sözünü verdiler. Gelir adaletsizliğinde Türkiye'yi dünyanın zirvesine çıkardılar.
Enflasyonu % 5'ni altına indireceğiz, dediler. Her yıl TÜİK Başkanı değiştirmelerine rağmen enflasyonda Türkiye'yi, dünyanın ilk beşine soktular.
İşsizliği de % 5'in altına indirme sözü verdiler. Resmi işsizlik verileri %8-10 bandında, geniş tanımlı işsizlik % 30 bandında.
Genç işsiz sayısında Avrupa'da ilk sıradayız. 5 milyon en gencinden bahsedilirken, beyin göçü artarak devam ediyor.
3Y
Yolsuzlukları bitireceklelerdi. Cumhuriyet tarihinin en çok yolsuzluk yapılan dönemi oldu.
Yasakları kaldıracaklardı. Cumhuriyetin en yasakçı iktidarı oldular.
Yoksulluğu bitirecekleridir. Asgari ücret açlık sınırının altında. Emekli maaşı onun da altında.
Temel ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için devletten sosyal yardım alan hane sayısı 4 milyon 574 bin 684 diğer ifade ile 18 milyondan fazla insan.
Kimi büyüttüler
AKP iktidara geldiğinde devletin borcu 132 milyar dolar seviyesinde idi. 24 yılda borcu 550 milyar dolara dayandırdılar. Bu borca 610 milyar dolar faiz ödeyerek cumhuriyet tarihinin en faizci hükümeti oldular.
AK Parti iktidara geldiği ihracatımız 35 milyar dolar seviyesindeydi. 2025 yılı sonu itibarıyla Cumhuriyet tarihinin zirvesi olan 273,3 milyar dolara ulaştırdılar.
Ama!
2002 yılında 50,8 milyar dolar olan Türkiye'nin yıllık ithalatı, 2025 yılında 365,5 milyar dolar olarak daha büyük zirveye ulaştırdılar.
AKP döneminde toplam ihracat 2,8 trilyon dolar seviyesinde iken toplam ithalat 4,1 trilyon doları aştı.
AKP'nin 24 yıllık dış ticaret açığı 1 trilyon 550 milyar dolar.
79 yıllık Cumhuriyet tarihinde (1923-2002 arası) Türkiye'nin biriktirdiği toplam dış ticaret açığı yalnızca 247 milyar dolar seviyesindeydi.
Ne demek bu? Türkiye'de üretimi bitirdiler, üreticiyi bitirdiler. Ülkeyi başka devletlerin üreticileri ve sermaye sahiplerinin pazarı haline getirdiler, demek.
Başka büyümeler de var!
Örneğin hukuk-adalet! 143 ülke arasında hukukun üstünlüğü endeksinde 2012 yılında ise 71'ci sıradaydık. 2025 sonu itibarı ile 117. sıraya geriledik.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında güçler ayrılığı dengesi ortadan kalkmıştır.
Örneğin gelir adaletsizliği! Türkiye, gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu Avrupa ülkesi. 130 ülke arasında en adaletsiz 28. ülke konumunda.
Örneğin yolsuzluk!
Dünya Yolsuzluk Algı Endeksi'nde göre 182 ülke arasında Türkiye, 2013'te 50'ci sırada, 2024'te 107'ci sırada, 2025'te 124'cü sıraya geriledi.
Örneğin kara para
1991'de üye olduğumuz Dünya Mali Eylem Görev Gücü, 2011 ve 2021'de gri listeye aldı.
Neden? Terörizmin finansmanıyla mücadelede yetersizlik. Başka? Bankacılık, gayrimenkul, değerli taşlar ve altın ticareti gibi sektörlerde denetimlerin zayıflığı.
Başka? Kara para aklama suçlarına yönelik yürütülen soruşturma, kovuşturma ve verilen cezaların suçun önlenmesi için yeterince caydırıcı bulunmadığı için.
2025 yılı sonu itibarı ile Türkiye'nin kara para aklamada 177 ülke arasında 62. Sırada 'orta risk' sınıfında yer alıyor.
Sizce bu gibi nice başlıklardan neden hiç bahsetmiyorlar?
Türk Milleti hiçbir dönemde AKP dönemindeki kadar İslam dininden bu kadar uzaklaşmamıştı. İslam üzerinden bu kadar kindarlaştırılmamıştı.
Hiçbir iktidar, AKP kadar kilise, havra açmamıştı.
Hiçbir iktidar, papazlarla, hahamlarla dua (!) etmemişti.
Hiçbir iktidar 'dört hak din vardır' cümlesini kurmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde fuhuş bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde sapkınlık bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde taciz, tecavüz bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiç bir iktidar döneminde cinayet, gasp, hırsızlık bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde rüşvet, adam kayırma bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.
Hiçbir iktidar döneminde bu topraklar uyuşturucu, kaçakçılık, mafya üssü olmamıştı.
Bu ülkede
Cumhurbaşkanlarına ve makamına, parti liderlerine, devlet kurumlarına, orduya, yargıya toplumun % 90'nın saygısı vardı.
Darbe dönemlerinde bile tutuklanan parti liderlerine, milletvekillerine itibar suikastı yapılmazdı. Şimdi bir lider, vekil veya toplumda öne çıkan bir isim tutuklansın, tutuklanması anında bütün aile fertleriyle toplum önünde infaz edilmeye çalışılıyor.
Dış politika
AKP'yi kuran ve şuanda yönetenler iktidara gelmeden önce ayet ve hadislerle ABD, AB, İsrail karşıtlığı yapıyor, iktidarları ve muhalefeti, 'emperyalistlerle işbirliği yapan, batının emir erliğine soyunanlar' olarak eleştiriyorlardı.
İktidara geldiler! En ABD'ci, en AB'ci, en NATO'cu parti ve liderden daha çok ABD'ci, AB'ci, NATO'cu oldular.
AKP iktidarından sonra güney sınırımızda (Ortadoğu'da) katledilen Müslüman sayısı ABD'ye göre 4 buçuk milyon, bağımsız kaynaklara göre 12 milyon, göç eden Müslüman sayısı ise 38 milyon.
Rakamlara bakalım mı?
Dünyanın 17. Ekonomisine sahiptik. AKP geldi, dedi ki, 'ilk 10'na gireceğiz'. 21'e kadar düştük ve şimdi yine 17'ci sıradayız.
Kişi başı geliri 25 bin dolara çıkaracağız, sözünü verdiler. Gelir adaletsizliğinde Türkiye'yi dünyanın zirvesine çıkardılar.
Enflasyonu % 5'ni altına indireceğiz, dediler. Her yıl TÜİK Başkanı değiştirmelerine rağmen enflasyonda Türkiye'yi, dünyanın ilk beşine soktular.
İşsizliği de % 5'in altına indirme sözü verdiler. Resmi işsizlik verileri %8-10 bandında, geniş tanımlı işsizlik % 30 bandında.
Genç işsiz sayısında Avrupa'da ilk sıradayız. 5 milyon en gencinden bahsedilirken, beyin göçü artarak devam ediyor.
3Y
Yolsuzlukları bitireceklelerdi. Cumhuriyet tarihinin en çok yolsuzluk yapılan dönemi oldu.
Yasakları kaldıracaklardı. Cumhuriyetin en yasakçı iktidarı oldular.
Yoksulluğu bitirecekleridir. Asgari ücret açlık sınırının altında. Emekli maaşı onun da altında.
Temel ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için devletten sosyal yardım alan hane sayısı 4 milyon 574 bin 684 diğer ifade ile 18 milyondan fazla insan.
Kimi büyüttüler
AKP iktidara geldiğinde devletin borcu 132 milyar dolar seviyesinde idi. 24 yılda borcu 550 milyar dolara dayandırdılar. Bu borca 610 milyar dolar faiz ödeyerek cumhuriyet tarihinin en faizci hükümeti oldular.
AK Parti iktidara geldiği ihracatımız 35 milyar dolar seviyesindeydi. 2025 yılı sonu itibarıyla Cumhuriyet tarihinin zirvesi olan 273,3 milyar dolara ulaştırdılar.
Ama!
2002 yılında 50,8 milyar dolar olan Türkiye'nin yıllık ithalatı, 2025 yılında 365,5 milyar dolar olarak daha büyük zirveye ulaştırdılar.
AKP döneminde toplam ihracat 2,8 trilyon dolar seviyesinde iken toplam ithalat 4,1 trilyon doları aştı.
AKP'nin 24 yıllık dış ticaret açığı 1 trilyon 550 milyar dolar.
79 yıllık Cumhuriyet tarihinde (1923-2002 arası) Türkiye'nin biriktirdiği toplam dış ticaret açığı yalnızca 247 milyar dolar seviyesindeydi.
Ne demek bu? Türkiye'de üretimi bitirdiler, üreticiyi bitirdiler. Ülkeyi başka devletlerin üreticileri ve sermaye sahiplerinin pazarı haline getirdiler, demek.
Başka büyümeler de var!
Örneğin hukuk-adalet! 143 ülke arasında hukukun üstünlüğü endeksinde 2012 yılında ise 71'ci sıradaydık. 2025 sonu itibarı ile 117. sıraya geriledik.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında güçler ayrılığı dengesi ortadan kalkmıştır.
Örneğin gelir adaletsizliği! Türkiye, gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu Avrupa ülkesi. 130 ülke arasında en adaletsiz 28. ülke konumunda.
Örneğin yolsuzluk!
Dünya Yolsuzluk Algı Endeksi'nde göre 182 ülke arasında Türkiye, 2013'te 50'ci sırada, 2024'te 107'ci sırada, 2025'te 124'cü sıraya geriledi.
Örneğin kara para
1991'de üye olduğumuz Dünya Mali Eylem Görev Gücü, 2011 ve 2021'de gri listeye aldı.
Neden? Terörizmin finansmanıyla mücadelede yetersizlik. Başka? Bankacılık, gayrimenkul, değerli taşlar ve altın ticareti gibi sektörlerde denetimlerin zayıflığı.
Başka? Kara para aklama suçlarına yönelik yürütülen soruşturma, kovuşturma ve verilen cezaların suçun önlenmesi için yeterince caydırıcı bulunmadığı için.
2025 yılı sonu itibarı ile Türkiye'nin kara para aklamada 177 ülke arasında 62. Sırada 'orta risk' sınıfında yer alıyor.
Sizce bu gibi nice başlıklardan neden hiç bahsetmiyorlar?
Akın Aydın / diğer yazıları
- AKP’nin 25’ci yılında anlatılmayanlar / 17.08.2026
- Artık darbeler tanklarla değil tokmaklarla yapılıyor / 16.08.2026
- Zifiri karanlıkta koltuk hesabı / 14.08.2026
- Siyasette sert olmak mı, köşeli olmak mı yoksa yuvarlak olmak mı? / 13.08.2026
- Mekke, Kandil rotasını kim çizdi? / 11.08.2026
- AKP ne kadar İslamcı ise CHP-Y’de o kadar Atatürkçüdür / 10.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -2- / 09.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -1- / 08.08.2026
- Türkiye’yi çerçeveleyecekler / 07.08.2026
- Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu / 06.08.2026
- Artık darbeler tanklarla değil tokmaklarla yapılıyor / 16.08.2026
- Zifiri karanlıkta koltuk hesabı / 14.08.2026
- Siyasette sert olmak mı, köşeli olmak mı yoksa yuvarlak olmak mı? / 13.08.2026
- Mekke, Kandil rotasını kim çizdi? / 11.08.2026
- AKP ne kadar İslamcı ise CHP-Y’de o kadar Atatürkçüdür / 10.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -2- / 09.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -1- / 08.08.2026
- Türkiye’yi çerçeveleyecekler / 07.08.2026
- Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu / 06.08.2026

























































