logo
17 AĞUSTOS 2026

Putin haklı mı çıktı?

17.08.2026 00:00:00
 
2023'te Rusya'nın dış politika konseptinde Türkiye neden özellikle öne çıkarıldı? Mekke Anlaşması Moskova'nın öngördüğü değişimin bir işareti mi?
 
Vladimir Putin'in 31 Mart 2023'te onayladığı Rusya Dış Politika Konsepti'ne bugün yeniden bakmakta fayda var. Çünkü üç yıl önce yazılan bazı satırlar, bugün yaşanan gelişmelerle birlikte başka bir anlam kazanıyor. O belgede Moskova, dünyanın tek bir merkezin belirlediği biçimde devam etmeyeceğini savunuyor; farklı ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesini dış politikasının önemli başlıklarından biri olarak ortaya koyuyordu. Türkiye'nin adı da Suudi Arabistan, Mısır ve İslam İş birliği Teşkilatı ülkeleriyle birlikte özellikle geçiyordu. Bana göre burada gözden kaçırılmaması gereken nokta şu: Rusya, Türkiye'yi kendisine yakın olduğu için değil, kendi kararlarını verebilen önemli bir ülke olduğu için hesaba katıyordu.
 
Türkiye'nin durumu zaten başlı başına ilginç. NATO üyesiyiz. Avrupa ve Amerika ile ilişkilerimiz devam ediyor. Aynı zamanda Rusya ile enerji, ticaret, turizm ve bölgesel meselelerde konuşmaya devam ediyoruz. Ukrayna konusunda da Moskova'nın tezlerini olduğu gibi kabul etmiyoruz. Yani Türkiye ne Rusya'nın yanında ne de Rusya'ya karşı kurulmuş bir ülke görüntüsü veriyor. Ankara, kendi çıkarına göre hareket etmeye çalışıyor. Moskova açısından Türkiye'yi değerli kılan da biraz bu. Türkiye'nin Rusya'ya yakın olması değil, gerektiğinde Rusya'dan bağımsız hareket edebilmesi.
 
Şimdi bunun üzerine Mekke'de imzalanan anlaşmayı koyalım. 7 Ağustos 2026'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma anlaşmasına imza attı. Taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yönelik saldırı kabul edilmesi, anlaşmanın en dikkat çekici tarafı. Bunun yanında siyasi ve askeri koordinasyon, ortak tatbikatlar ve savunma sanayii alanında iş birliği gibi başlıklar da var. Fakat burada acele etmemek gerekiyor. Anlaşmanın bütün uygulama ayrıntıları kamuoyuna açıklanmış değil. Bu yüzden daha şimdiden NATO'nun 5. maddesiyle birebir aynı sonuçları doğuran bir mekanizma gibi konuşmak doğru olmaz.
 
Üstelik bu anlaşmayı bir ülkeye karşı kurulmuş yeni bir askeri blok olarak göstermek de doğru değil. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın İran'a veya başka herhangi bir ülkeye karşı olmadığını açıkça söyledi. Pakistan da anlaşmayı savunma amaçlı olarak tanımladı. Dolayısıyla bizim burada yapmamız gereken, anlaşmaya taraf olan ülkelerin açıklamadığı bir niyeti onlara yüklemek değil; ortaya çıkan tablonun ne anlama geldiğine bakmak.
 
Peki bu tablo Moskova'nın işine yarıyor mu? Bence bazı yönleriyle evet. Fakat bunu "Rusya kazandı" diye okumak yanlış olur. Moskova'nın 2023'te ortaya koyduğu yaklaşımda, ülkelerin kendi ilişkilerini çeşitlendirmesi ve tek bir merkeze bağlı kalmadan yeni iş birliği alanları oluşturması önemliydi. Şimdi Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan kendi güvenlik ihtiyaçlarından hareket ederek yeni bir savunma ilişkisi kuruyor. Bu gelişme, Rusya'nın savunduğu dünya anlayışıyla bazı noktalarda örtüşüyor.
 
Ama işin diğer tarafı da var. Bu anlaşmanın merkezinde Rusya yok. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Moskova'nın talimatıyla hareket eden ülkeler değil. Kendi hesapları var. Hatta bu yeni iş birliği Türkiye'nin bölgedeki ağırlığını artırırsa, Moskova açısından ileride yeni bir rekabet alanı da ortaya çıkabilir. Yani Rusya açısından tabloyu sadece "olumlu" diye okumak bana göre eksik kalır.
 
Asıl dikkat çekici olan Türkiye'nin konumu. Ankara aynı anda NATO üyeliğini sürdürüyor, Rusya ile ilişkilerini koruyor, Körfez ülkeleriyle yeni ortaklıklar geliştiriyor ve Pakistan'la savunma sanayii bağlarını güçlendiriyor. Mekke Anlaşması bu ilişkilerin üzerine bir de güvenlik boyutu ekliyor. Türkiye'nin savunma sanayiindeki tecrübesi düşünüldüğünde, ortak üretim ve teknoloji iş birliği gibi başlıkların ileride sadece askeri değil, ekonomik sonuçları da olabilir.
 
Burada benim dikkatimi çeken başka bir nokta daha var. Türkiye'yi hala "Batı mı, Doğu mu?" sorusuna sıkıştırmaya çalışıyoruz. Oysa Türkiye'nin son yıllardaki dış politikasına baktığımızda tablo bundan daha karmaşık. Ankara bir kapıyı kapatıp diğerini açmıyor. Birden fazla kapıyı aynı anda açık tutmaya çalışıyor. Bunun doğru veya yanlış olduğunu ayrıca tartışabiliriz. Fakat bu politikanın Türkiye'ye daha geniş bir hareket alanı sağladığı açık.
 
İşte 2023 Rus dış politika konseptine bugün dönüp baktığımda, "Putin haklı çıktı" demek bana hala fazla iddialı geliyor. Rusya'nın bütün hesapları tutmadı. Ukrayna savaşı Moskova'nın da öngörmediği sonuçları beraberinde getirdi. Batı ile Rusya arasındaki kopuş derinleşirken NATO da genişledi. Dolayısıyla Rusya'nın her öngörüsünün gerçekleştiğini söylemek mümkün değil.
 
Fakat başka bir gerçek de ortada. Ülkeler kendi güvenliklerini ve ekonomik ilişkilerini çeşitlendiriyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Mekke'de attığı adım bunun yeni örneklerinden biri. Bu gelişme Rusya'nın zaferi değil; fakat Moskova'nın yıllardır savunduğu "tek merkezin belirleyiciliğinin azalması" düşüncesiyle çelişen bir gelişme de değil.
 
Bence yazının başındaki soruya verilecek en doğru cevap burada yatıyor: Putin'in hesabı bazı yönleriyle tutmuş olabilir. Fakat ortaya çıkan dünyanın hesabını Moskova yazmıyor. Mekke Anlaşması'nın asıl önemi de bu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan kendi ihtiyaçlarından hareket ederek yeni bir alan açıyor. Türkiye'nin önündeki mesele ise bu alanı kimin adına kullanacağı değil, kendi çıkarları için ne kadar doğru kullanabileceği.
 
Çünkü Türkiye'nin geleceğinde asıl belirleyici olan, hangi ülkenin yanında durduğu kadar kendi ağırlığını ne kadar bağımsız kullanabildiği olacak.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.